![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Yazarlar Yazarlarımızın En Güncel Yazılarını Bu Bölümde Bulacaksınız. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
![]() |
Bir medya skandalı Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Bush'un gazeteye savaş açması ve hatta gazetenin patronu ile editörünün hapse düşmesiyle sonuçlanabilecek bir espiyonaj davası bile açmayı düşünmesi bana ilginç ve bir sürpriz olarak gelmedi Başbakan Erdoğan Beyaz Saray ziyaretini gerçekleştirmeden bir süre önce Beyaz Saray'da başka önemli konuklar daha vardı. Başbakan'ın oturduğu koltuğa o gün New York Times'ın patronu Arthur Sulzberger Jr. oturmuştu. Başkan Bush'un tam karşısında ise gazetenin yayın yönetmeni Bill Keller yer alıyordu. Ayrıca görüşmede gazetenin Washington Büro Şefi Philip Taubman (ki NY Times'in kurumsal kültüründe bu büro şefi gazetenin ikinci önemli insanı olur) vardı. Gazete tarafındaki bu isimlere karşın Beyaz Saray tarafında da Bush'un avukatı Harriet Miers Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadleyve General Michael Hayden bulunuyordu. Beyaz Saray yetkililerinin kulağına gazetenin Bush yönetiminin mahkeme izni olmadan telefon dinlemelerine izin verdiği yolunda bilgi geçtiği duyumları gelmişti. Başkan Bush bu konuda bir haber yapılması durumunda ABD'nin zarar göreceğini ve ulusal güvenliğin zedeleneceğini öne sürüp haberin gündemden çıkarılması talebinde bulundu. Şu ana kadar anlattıklarım Türkiye'de sık sık yaşanabilecek türde şeylerdi ama bundan sonra olanlar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ne yazık ki...Toplantı bitti New York Times yetkilileri dışarıya çıktılar ve patron Beyaz Saray bahçesinde beklemekte olan gazetecilere şu açıklamayı yaptı: 'Bugün burada fikrimi değiştirmeme yol açacak hiçbir şey duymadım.'Patronun açıklamasından tam 11 gün sonra gazete James Risen ve Eric Richtblau imzasıyla 'Bush telefonların izinsiz dinlenmesine izin verdi' başlıklı haberini yayınladı.Haberin yayınlanmasıyla birlikte Beyaz Saray New York Times'a büyük bir savaş açtı. Savaş yaşanmakta olduğu ruh halinden belli olan Başkan Bush'un gazeteye savaş açması ve hatta gazetenin patronu ile editörünün hapse düşmesiyle sonuçlanabilecek bir espiyonaj davası bile açmayı düşünmesi bana ilginç ve bir sürpriz olarak gelmedi. Beni daha şaşırtan çok yakın zamana kadar tüm başkanların korkulu rüyası haline gelmiş olan New York Times'in patronu ve yöneticilerini Başkan Bush'un nasıl olup da yanına çağırıp da haber dikte ettirmeye cesaret edecek hale geldiğiydi. Bu duruma nasıl gelindiğini anlamaya çalışmak gerekiyor. Bunu yapmaya çalıştığımızda ise yine baş sorumlunun New York Times ve benzer gazeteler olduğunu görüyoruz. 11 Eylül saldırısından sonra oluşan korku ortamından yararlanan Başkan Bush yalan üreten bir devlet mekanizması kurmuş ve bunların ürettiği yalanlar medya tarafından sorgulanmadan kabul edilmeye başlanmıştı. Hatta New York Times Irak'ta nükleer silah olduğu yalanını manşet haber olarak da vermişti.Bir zamanlar Amerikan yönetimlerinin korkulu rüyası olabilen bir gazetenin Washington Post ile birlikte yalanların yayılma aracı haline gelmesi Başkan Bush'un iyice korkusuz olmaya başlamasına neden olmuştu ve sonunda Başkan Bush patronu ve editörünü yanına çağırıp haber dikte ettirme adımını da atmıştı.Ancak patronun Başkan Bush'u terslemesi ve haberin 11 gün sonra yayınlanması gazetenin tekrar eski günlerine dönmeye başladığının bir göstergesiydi. O eski günlerde çevrilen 'Akbabanın Üç Günü' filminde derin devlet tarafından takip edilen Robert Redford'un oynadığı karakter son umudu New York Times'e kaçmakta bulmuştu. Böylesine güvenilen gazete güvenirliliğini bir süreliğine kaybetmişti ve Bush'a karşı çıkmasıyla eski günlerine tekrar döndüğünü gösteriyordu. Amerikan gazetecileri uyutulma sürecinden yavaştan kurtulmaya başladılar. Ancak bu iş işten geçtikten sonra oldu. Amerikan askerleri her 15 dakikada bir Irak'ta ölmeye başladıktan sonra kamuoyu vicdanı Bush'un aleyhine döndü ve gazeteciler de silkinip kendilerine gelmeye başladılar. Bugünlerde Bush aleyhine yazılarıyla öne çıkan Washington Post'un efsanevi gazetecisi Bob Woodward'ın kısa süre önce sadece Beyaz Saray'dan aldığı bilgileri sorgulamasız kullanarak kitap yazdığını da unutmamak gerek.Yani anlayacağınız Amerikan basını gerçek kimliğine nihayet yeni dönmeye başlıyor. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | UslanmaM | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kokain skandalı her daim karşısında | USLANMAM | Magazin Dünyası | 1 | 02-11-2008 08:16 AM |
| DÖrdÜncÜ GÜÇ OlduĞu Sanilan Medya... | USLANMAM | Güncel HABERLER | 0 | 11-17-2006 04:40 PM |
| GÜndemİ Medya Belİrler | USLANMAM | Politika Haberleri | 0 | 11-04-2006 08:30 AM |
| İşte ikinci Aliye skandalı ! | ABYSS | Magazin Dünyası | 0 | 08-26-2006 03:44 AM |
