Güler Kömürcü'nün
Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Gazetesi'ndeki yazısından bir bölümü alıntılıyorum.
Kerkük'ü sadece bir petrol denizi olarak görenlerin bu satırlardan etkilenip etkilenmeyceğini de maalesef bilemiyorum.
"....Ateş altındaki
hemen hemen her gün 'bir Türkmen şehidimiz daha...' haberleriyle içimizi parçalayan Kerkük'ten bir misafirim vardı dün; Kerkük İl Meclisi üyesi Ali Mehdi Sadık... Ali Mehdi Bey'in canı çok sıkkın
çok üzgündü
yakın bir arkadaşını kaybetmişti zira... Geçtiğimiz günlerde Kerkük'te peşmergelerce pusuya düşürülüp vurulan Türkmen mühendislerLinkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayınden biriydi vefat haberini aldığı dostu. Kerkük'te acil tıbbi müdahale yapılamadığı için apar topar İstanbul'a getirilen Ahmet Sadıreldin geç kalındığı için ne yazık ki kurtarılamamıştı (Allah rahmet eylesin...) Ali Mehdi Bey hüzünle anlattı
anlattı
son 2 ayda sadece Kerkük'te 30'u aşkın Türkmen vatandaşın şehit edildiğini söyledi
gelgelelim ölümlerin önemli bir bölümünün 'vurulanlara-saldırıya uğrayan Türkmenlere 'acil müdahale-tedavi-ameliyat yapılamadığı' için meydana geldiğini belirtti. Devamını Ali Mehdi Bey'in ağzından aktarıyorum;
'Kerkük'te iki devlet hastanesi var fakat maalesef etnik ayrım her yerde yapıldığı gibi
hastanelerde de yapılmakta. Peşmergenin hakimiyetinde olan bu hastanelere Türkmenler kabul edilmemekte ya da büyük zorluklar çıkararak tedavileri engellenmekte. Saldırıya uğrayan
peşmergelerce kurşunlanan
yaralanan birçok Türkmen kardeşimiz Kerkük'te acil müdahale yapılamadığı
hastanelere kabul edilemediği için ne acı ki hayatını kaybetmiş
kurtarılamamıştır. Bizim Türkmenli Vakfı tarafından kurulan Kerkük'teki Şifa hastanemizin ise acil bakım ünitesi-ameliyathanesi olmaması nedeniyle çaresizliğimiz katlanmaktadır. Kerkük'te her an Türkmen soykırım
büyük kitle katliamları bekleniyor. Bu anlattığım şartlarda kurşundan kurtulan Türkmenin hastane-acil müdahale imkanı olmadığı için imkansızlıktan ölmesi kaçınılmazdır efendim...' "
Konular ilgisiz gibi görünse de bir büyük ikiyüzlülük (şimdilerde çifte standart deniyor ya..) topluma gayet güzel pompalanıyor.
Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın
Hrant Dink'in öldürülmesiyle

farklı düşüncelerin
birileri tarafından bertaraf edilmesi endişesi başgöstermişti. Göğsümüzü katillere" Hepimiz Ermeni'yiz!" diyerek siper etmiştik.
Bu tavrımızla " azınlık" durumundaki herkesin hakkına kefil olduğumuzu

hiç kimsenin zayıf

az

küçük olmaktan dolayı ezilemeyeceğini gösteriyorduk. ( Ya da ben öyle anladım

umarım yanlış anlamamışımdır?)
Aynı günlere rastgelen Kerkük'te suikast teşebbüsü haberi

Kuzey Irak Kürt aşiretlerinin Irak Türk'lerine yönelttiği şiddet ise nedense hümanistlerimizin hiç ilgisini çekmedi? Hayır.. "Biz de Türkmen'iz!" demelerini elbette beklemiyorum

zira Türkmen'lerin problemlerini birer insanlık meselesi saymak bizde ancak "faşizm" veya" ırkçılık" olabilir.
Sanırım Türkiye'deki bu sessiz bekleyiş

Irak Türk'lerinin son ferdine kadar Barzani ve Talabai eşkıyası tarafından katledilmesine kadar sürecek. Ondan sonra da zaten sorun kendiliğinden çözülmüş ve Kuzey Irak'ta barış sağlanmış olacak. 1959 Türkmen katliamının olmadığını iddia edenlere o günlerde çekilmiş bir fotoğrafı armağan ediyorum.