USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > ÜYELER İÇİN > Tanışalım-Kaynaşalım/Geyik Bölümü > UslanmaM FaN ClupS > Ümitsiz Aşk Fun CLuB
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Ümitsiz Aşk Fun CLuB EgLence ve sohBet Ortamı

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-08-2008, 05:05 PM   #1 (permalink)
Mareşal
 
piSiqo_eLvis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Aşk Kağıda Dökülmüyor

Aşk Kağıda Dökülmüyor
Nasıl bir yazgıydı bu yazanı yazdıranı belli olmayan? Hangi kader çizgisiydi yollarını kesiştiren? Hangi rüzgarlardı o güzel kadını onun sakin küçük dünyasına getiren? Onu sakin denizlerden sürükleyip fırtınalı okyanuslara atan? Sırası mıydı bu aşkın o ununu elemiş eleğini asmış tüm sevdaları sürgünlere göndermişken?

Hangi acımasız yazgıydı onu yeniden aynalara baktıran. O aynalar ki hiç yalan söylemeyi bilmezlerdi. Geçen yılların bırktığı izleri insanın yüzüne acımasızca vururlardı. Azaltamazdı ki kalan saçlarındaki akları yüzündeki çizgileri. Küçülüp eriyordu o güzel kadının belleğine kazınmış resminin yanında. Utanıyordu sevdasından aşkından. Ona giden yollardaki uçurumlar engeller büyüyordu. O giderek uzak ve erişilmez bir tanrıça oluyordu. Kâr etmiyordu hiçbir şey; bilge teselliler kitaplarda okudukları.

İster itiraf etsin ister etmesin düştüğü durumun bir tek tanımı vardı ve o da aşktı sevdaydı. Ve o ömrümde hiç böyle sevdalanmamıştı. Bu sevda platonik romantik gibi klişelere sığmayan bir sevginin ürünüydü. Sözcüklerle tanımlanamayan gece gündüz her saat her an onu düşündüren ona özge bir sevdaydı. Ah bu yürek değil miydi onu yakan bu onulmaz sevdalara düşüren. Sevginin o mütiş gücünü bu sevda ile öğrenmişti yeniden. Sevdiğiyle sadece aynı mekanlarda olabilmenin bile ne büyük bir mutluluk olduğunu onun sadece telefondan duyulan sesinin bile tüm gökyüzünü maviye çevirebileceğini karanlıkları aydınlatabileceğini bu sevda ile yaşamıştı. Ve aşkın insana çılgınlıklar yaptırabileceğini yeniden ta kanında hissediyordu.

Aşık olduğu kadınla olan en kısa ayrılıklar bile ona dayanılmaz geliyordu. Şimdi o yine uzaklardaydı. Ve ona olan hasreti aralarındaki mesafeler artıkça artıyordu. Üstelik günlerdir ondan haber alamamak kendisini deli ediyordu. Ona merhaba diyebilmek bir tek sözcük de olsa sesini duyabilmek için her yolu deniyordu. Ama tüm çabaları sonuçsuz kalıyordu. Gece gündüz her an onu düşünüp ona ulaşamamak korkunç bir ızdıraptı. Kahrolmaktan başka hiçbir şey gelmiyordu elinden. Bu griler grisi mavi yoksunu gökyüzünün altında çıldırasıya özlüyordu o kadını onun gözlerini gözlerinin rengini gülüşünü.

Ayrılık acısıydı bu kolay değildi üstesinden gelmek. Haykırsaydı sevgisini pencerelerden bağırsaydı adını sokalara diner miydi acıları? Yılın son günde yağan karın beyazına dökseydi karanlıklarını aydınlanır mıydı içi? Batmakta olan güneşin kızıllığına sütmavisi kesilen gökyüzüne çizseydi aşkını azalır mıydı o kadına olan özlemi? Kalemini kanına batırıp ak kağıtlara yazsa bu aşkı biter miydi hasret?

Bu son ayrılık onu genç kadına olan sevgisini sorgulamaya zorluyordu. Aklı bu sevdanın hiçbir gerçekliğinin ve geleceğinin olmadığını söylüyor; kendisi için hiçbir şey ifade etmediğin senin sevdana gereksinimi olmayan o kadını neden seviyorsun? diye soruyordu. O ve kalbi akılına karşı inatla direniyorlardı. "Evet değer" diyordu "yüz kere bin kere değer!". Çünkü o kadın yaşamından çıktığında kendisini tekrar ölü hayatların mavisi ve güneşi olmayan günlerin beklediğini biliyordu. "Değer" diyordu "herşeye değer! Uğruna ölmeye çılgınlıklar yapmaya deli divane olmaya Kerem gibi yanmaya değer!"

Niçin mi? Sadece o kadını görebilmek için sadece sesini duyabilmek için sadece güzel gözlerine bakabilmek için o sıcak o çocuksu gülüşünü yaşayabilmek için. Onu görünce heycanlanmak onunla konuşurken toy bir delikanlı gibi ne söyleyeceğini ne diyeceğini şaşırmak için. Onunla birlikteyken onu düşünürken tüm dünyayı tüm kaygıları unutabilmek için.

Tektaraflı sevdaların seveni acılara boğabileceğini ta başından biliyordu ve o acıları ak kağıtlara dökerek şiirleştirip öyküleştirerek yenebileceğini düşünmüştü. Ama bunun olanaksız olduğunu kısa zamanda anlamıştı: Gerçek aşk kendini yazdırmıyor kağıda dökülemiyordu. Ve o aşka tutsak aşık olduğu kadın ona yasak olsa da aşka ihanet etmemek için; insanı insan yapan o yüce duygudan yana olmak için; belki de sadece "onu seviyorum o halde yaşıyorum!" diyebilmek için sonuna kadar direnecekti.

piSiqo_eLvis isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!

 


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Aşk Kağıda Dökülmüyor GaMzeLi Deneme, Hikaye 0 05-20-2008 02:55 PM
Aşk kağıda dökülmüyor... SmTCsR Aşk Hikayeleri 0 06-30-2007 01:47 AM
Bir beyaz kağıda NeFreT_KiN Amatör Aşk Şiirleri 0 06-18-2007 05:14 PM
Aşk Kağıda Dökülmüyor ButterFly Aşk Hikayeleri 0 06-08-2007 12:24 PM
aşk kagida dökülmüyor helin84 Aşk Hikayeleri 0 01-20-2007 11:02 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:12 AM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİME veya 0555 582 46 56 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting