![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() |
Büyük devlet adamı Atatürk'ün gerçek bir beyefendi olduğunu gösteren özelliklerinden biri de sofra adabına verdiği önemdi. Sofrası Atatürk'ün en büyük zevklerinden biriydi. Çok muntazam
çok dikkatli olduğu için sofranın da çok muntazam olmasını isterdi. Onun için sofraya otururken herşeyin yerli yerinde düzgün halde bulunmasına özellikle dikkat ederdi. Sofranın tanziminde sofra örtüsünde tabaklarla çatal bıçaklarda bir çarpıklık bir yanlış görürse bunları bizzat düzeltir ondan sonra sofraya otururdu. Bu düzene sadece kendi evinde değil davetli bulunduğu başka yerlerde de dikkat ederdi. Sofra Atatürk'ün karar ve düşüncelerinin bir nevi mihrak noktası müdavimlerinin ise adeta feyz kaynağı idi. Atatürk'ün sofrası bir yemek sofrası bir içki sofrası bir eğlence sofrası değil bir nevi akademi adeta bir nevi dershane idi. Sabiha Gökçen Ata'nın bu özelliğini şu sözleriyle anlatmıştır: "Şu bilinmelidir ki Gazi Paşa'nın sofrası asla bir işret alemi yeri bir vakit geçirme bir zaman öldürme yeri değildi.. O bu sofrayı adeta bir okul haline sokmuştu. Dünya sorunlarının yurt sorunlarının ilmin felsefenin sanatın insanlık idealinin ve uygar Türk Ulusu'nun geleceğinin sabahlara kadar tartışıldığı bir okuldu bu sofra... Aydınlıklarla iyi niyetlerle dolu bir sofra." (Atatürk'ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti Sabiha Gökçen s.55) Bununla beraber sofra bazılarının sandığı ve telkin ettirmek istedikleri gibi bütün devlet işlerinin müzakere yeri değildi. Atatürk sofrasında dedikodu mevzularının konuşulmasına da asla müsaade etmezdi. (Atatürk'ün Hususiyetleri s.100) Akşam sofrasında iltifat etmek istediği beş-on arkadaşını etrafına toplamak onlarla konuşmak sohbet etmek ve böylece tatlı bir gece geçirmek biricik eğlencesiydi. Onlarla geçmiş şeylerden bahseder olaylar nakleder sırasına getirerek hoş öyküler söyler maceralar anlatırdı. Bu onun için bir zevkti. Atatürk sofra adabının yanı sıra ince bir musiki zevkine de sahipti. Atatürk alaturka sazdan hoşlanır çoğu zamanlar kendisi de şarkılara iştirak ederdi. Ancak en aaaifli eğlence anında sofrada bile karşısında görevlilerden birini gördü mü sohbeti konuşmayı hemen yarıda keser "Beni mi istiyordun?" diye kalkıp giderdi. Ülke işlerini herşeyin üstünde tutardı. (Devrim Tarihi ve Toplum Bilim Açısından Atatürk s.138) |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | UslanmaM | Cevaplar | Son Mesaj |
| Peygamber Aİlesİnİn Sofrasi | HeLiN | Dini Bilgiler | 0 | 04-27-2007 06:40 PM |
| Atatürk'ün ailesi | EXiR | Hayatı ve Anıları | 0 | 04-23-2007 11:26 AM |
| Atatürk'ün Uşağı | DeViL | Kitap Tanıtımları | 0 | 04-22-2007 05:42 PM |
