Atatürkün siyasi alanda yaptığı inkılaplar

Atatürk’ün siyasi alanda yaptığı inkılaplar Atatürkün siyasi alanda yaptığı inkılaplar



1)saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)
2)Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923)
3)Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)
4)Yeni türk Devleti’nde anayasa hareketleri
4a)İlk anayasanın kabulünden önce çıkarılan anayasa niteliğindeki kanunlar
4b)20 Ocak 1921 anayasası (Teşkilat-ı Esasiye)
4c)20 Nisan 1924 anayasası (İkinci anayasa)
5)Çok partili rejim denemeleri ve sonuçları
5a)TBMM’de çeşitli grupların ortaya çıkışı
5b)Müdafa-I hukuk Grubu’nun kuruluşu ve bunun Halk fırkasına dönüşmesi
5c)Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası Fırkanın kuruluşu Şeyh Sait İsyanı ve fırkanın kapatılması
5d)Atatürk’e süikast girişimi
5e)Serbest Cumhuriyet Fırkası
5f)Menemen Olayı

Saltanatın Kaldırılışı
Milli kurtuluş hareketinin bütün cephelerde başarıya ulaşması sonrasında düşman ülkeler barış görüşmeleri için teklifte bulunmuşlardır Barış görüşmelerine Ankara Hükümeti’nin yanı sıra İstanbul Hükümeti de davet edilmiş böylece Milli Meclis’e bir aaagah kurulmaya tuzak hazırlanmaya çalışılmıştır Bu doğrultuda İstanbul Hükümeti’nin sadrazamı Tevfik Paşa Ankara’ya Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal’e bir telgraf çekerek ortak hareket etmeyi teklif etmiştir


Neticede TBMM İstanbul’daki işgal kuvvetlerine bir yazı göndermiş barış konferansına katılabileceklerinifakat İstanbul Hükümeti’yle ortak hareket etmelerinin mümkün olmadığını bildirmiştir 2 Çünkü Tevfik Paşa’nın teklifini kabul etmek Anadolu’da gerçekleştirilen Kuva-yi Milliye hareketine İstanbul Hükümetini de ortak etmek olacaktı Konunun hemen akabinde Mustafa Kemal 30 Ekim 1922’de TBMM’yi toplayarak saltanatın kaldırılması yönünde çalışmaları başlatmıştır Fakat meclis içindeki bazı üyeler “saltanatsız iktidar ve hilafet olamayacağı” 3 görüşünü savunarak bu girişimi engellemeye kalkışmışlardır Bu engellemelere karşın Mustafa Kemal’in konunun önemini ve hassasiyetini bildiren konuşmasından sonra “hakimiyetin kayıtsız ve şartsız millete” ait olduğu kabul edilmiş 3 Kasım 1922 günü saltanat kaldırılmıştır

Cumhuriyet’in Kuruluşu
İstanbul Hükümeti’nin işgal kuvvetlerinin ‘kukla yönetimi’ durumunda olması ve bu hükümet tarafından Mustafa Kemal ve arkadaşları tarafından Anadolu’da kurulan milli hükümete karşı alınan cephe bir süre sonra kimin yönetimde olacağı sorusunu gündeme getirmiştir Aynı problem TBMM içinde de kendini göstermiş bazı üyelerin saltanat ve hilafeti yaşatma düşüncesinde oldukları görülmüştür Yeniden saltanat ve hilafete dönülürse verilen mücadele boşa gitmiş milletin hakimiyeti tekrar sorumsuz yönetime geçmiş ve geriye dönülmüş olacaktıOysa yenilikçi ve inkılapçı düşünceyi kendine şiar edinen Mustafa Kemal’in bu fikirlerinden taviz vermesi beklenemezdi:

“… 25 Nisan 1920 tarihinde TBMM Mustafa Kemal Celaleddin Arif Cami Bey Fevzi Paşa İsmet BueyHamdullah Suphi ve Hakkı Behiç tarafından oluşan bir yürütme komitesi seçerek 1 Mayıs 1920’de kabul edilen 5 maddelik bir kanunla seçilecek olan hükümetin seçiliş ilkeleri belirlenir Kısa bir süre sonra da yapılan bir değişiklikle bakanların Millet Meclisi Başkanı tarafından gösterilecek adaylar arasından seçimi kabul edilir Bu uygulama ile artık ‘milletin hakimiyetine’ dayanan bir hükümet yapısı kabul edilmiş olacaktır”

Meclis’in yenilenmesi için yapılan seçimler sonucu I dönem milletvekillerinin çoğu değişmiş hakimiyetin millette olduğuna inanan milletvekilleri II dönem çoğunluk olmuşlardı Dolayısıyla artık Cumhuriyet’in kurulmasına müsait bir zemin vardı Hem Meclis’teki durum ve hem de Fethi Bey kabinesinin 27 Ekim 1923’te istifa etmesi sonucu ortaya çıkan hükümet boşluğu Mustafa Kemal’i harekete geçirmiş ve Türk Milletinin karakterine uygun olan Cumhuriyet 29 Ekim 1923 günü ilan edilmiştir

Mustafa Kemal bu gelişmenin ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin başkanlığına getirilmiş İsmet (İnönü) Bey’i de başbakanlığa atayarak kabineyi kurdurmuştur Atatürk aşağıdaki sözleriyle de yönetim şeklini açıklamıştır:
“…Bugünkü hükümetimiz doğrudan doğruya milletin kendi kendine kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilatı ve hükümetidir ki onun adı Cumhuriyet’tir Artık hükümetle millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır Hükümet millet millet hükümettir”

“…Türk Milletinin yaratılış ve şiarına en uygun olan idare Cumhuriyet idaresidir Türk Milleti hakimiyetini şümullü bir surette gösteren yeni idareye kavuşuncaya kadar daima mevcut kurumların siyasetlerine yabancı kalmıştır”

Hilafetin Kaldırılışı
Halifelik makamı Mısır hükümdarı Kansu Gavri’de işlerliğini kaybetmiş bir şekilde göstermelik olarak duruyorduYavuz Sultan Selim’in 1517 tarihindeki Ridaniye Seferinden sonra Türkler’e geçen halifelik bu tarihten sonra yeniden güç kazanmıştır Hilafet makamı Osmanlı İmparatorluğu’nun güçlü olduğu dönemlerde dünya Müslümanları üzerinde etkili olmuştur Fakat zayıflama döneminde devlet bu gücü kullanamaz hale gelmiştir

Milli Meclis tarafından saltanatın kaldırılmasıyla hilafet makamına getirilen Abdülmecit Efendi’nin kendine kanunla verilmiş olan sıfatlarının dışında “han” “peygamber halifesi” 7 gibi sıfatları da kullanması padişah gibi davranması ve cuma selamlıklarında gövde gösterisi yapması yurtdışından kışkırtıldığı açıkça belli olan bu tartışmalara Mustafa Kemal’in yakın arkadaşlarının da katılması ortalığı karıştırmaya başlamıştı Bu durum genç Cumhuriyet’i tehliaaae sokmaya başladığından 3 Mart 1924 tarihinde TBMM’de verilen bir kanun teklifi ile hilafet makamı ortadan kaldırılmış Osmanoğulları soyu yurt dışına gönderilmiştir Bu ciddi durumu Atatürk şu sözleriyle açıklar:

“Efendiler; açık ve kesin söylemeliyim ki İslamları bir halife heyulasıyla işgal ve iğfal gayretinde bulunanlar yalnız ve ancak İslamların ve özellikle de Türkiye’nin düşmanlarıdır Böyle bir oyuna hayal bağlamak yalnız ve ancak cehalet ve gaflet eseri olabilir”