Canım Anama Mektup;

Gurbette soğuklar başladı anam!Üşüyorum ama sanma ki yağan kardan...Yokluğundan.Olsaydın`yavrum`diye sarsaydın.`Gitme kızım`diyen haykırışların çınlıyor kulağımda `gitme kızım, gitme o kadar uzaklara`. Gitmeseydim keşke anam yokluğun zulüm oldu bana, tutmadı hiç bir el sen gibi, öpmedi hiç bir dudak sıcaklığın gibi. Zor derlerdi gurbet, yalan gelirdi. Başa gelmeyince bilinmiyormuş anam...

Ben bilirim ya gurbet gurbet olalı böyle ayrılık görmedi, böyle zulüm çekmedi... En çok da ne zaman özlüyorum biliyor musun seni? Gece oluyor ya, sönüyor ışıkları tüm şehrin, yalnızlığımla kalıyorum baş başa, aynalarla konuşmaya başlıyorum sonra, birden kramp giriyor tüm vücuduma işte o zaman güneşin bile gökyüzüne küstüğü zaman... Özlüyorum işte ...

Hala daha küçük kızınım ben senin ama hayat dinlemiyor be anam, güçlü sandığın kızın, her şeye dimdik duran kızın yıkılıyor bir anda, hıçkırıklara boğuluveriyor sonra... Sanma ki söylerim sana bunları, yakar mıyım hiç canını... Ama ne edeyim kalem susmuyor...

Hiç bir ayrılık bu kadar koymadı. Ana özlemi ne de yakarmış canları. Hiç bir darbe bu kadar vurmadı. Küçücük viranem bile dayanamadı, boyası dökülüyor yokluğunda duvarlarımın...

Ah be ana ağlamasaydın keşke son konuşmamızda, parçalandı ciğerlerim bir gözyaşına... Uzak yollar dayanamadı feryadına, ruhum bitap düştü haykırışlarına... Umudum yok oldu üstüme gelen duvarların arasında. Kaldım gene çıkmazı olmayan duygularla başbaşa...

Bekle beni anam, az kaldı,sayılı gün aaa geçer derler geçer belki anam. Kavuşurum gene sana, uyurum sıcacık koynunda...

`Bekle beni anam,bir sabah çıkagelirim bir sabah.
Acını süpürmek için açtığında kapını...`

Ayrı koyarmış şarkılar yalnız kaldığında insana. Şimdi gidiyorum. Sen üzülme sakın. Ağlamasın gözlerin, kızın hep senin...




(alıntıdır)