![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Ukala Adam Bütün Ukalalaar Buraya Toplandık. Ukalalık Etmenin Tam Zamanı. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Banned
![]() |
Keşkelerde kaybolmuş bir gecenin soluğunda
sensiz on iki mevsimden sonra sana mektup yazmaya karar verdim kırmızı… Ardında bırakıp gittiğin karanlık siyaha bir kibrit çaktım ve kalemimi elime aldım. Yalnızlığın sarhoşluğuna verdim her şeyi ve dolmamış boşluğuna doldurdum kadehimi. Gelmeyecek baharın soğuğunda çoktan vazgeçilmiş duyguların uzağında ve yüzünü hayal ettiğim bir sigara dumanı eşliğinde yazdığım tüm mektuplarım sanadır kırmızı…Uykusuz sahraların uykuya nöbet bir ağustos sıcağında yarım bırakıp gittin. Giderken saçtığın üç beş tane kendinden bile utanan gözyaşı haricinde hiç şahidi olmadı ayrılığımızın. Derin yara almış her canlıda olduğu gibi ilk hafta hiç bir şey hissetmedim. Nasıl olsa aklı başına gelecekti sinirlerimin ve kanayacaktı sen gibi koyu kırmızı... Tıpkı her hesapsız ayrılıkta olduğu gibi düğümlendi boğazım ve bir daha çözemedim. Yutkundum ağlayamadım. Konuştum tanıyamadım...Sonraları bir deniz koydum aramıza dalgaları hasret yakamozları umut oldu. Ona verdim tüm gözyaşlarımı fırtına yaptı geri çevirdi bana. Ne tekneler batırdım uğrunda ve ne sevgiler alabora ettim yağmurlarında. Kıyılarına oturup mehtaba daldım her sensiz geçen gece uğruna o sonsuz sularda bir taşta ben kaydırdım. Çaresizliğe yazılmış tüm şiirlerin bulunduğu kâğıtları uçak yapıp sana yolladım. Rüzgâr bile yarı yolda bıraktı beni ve sana çıkan tüm uçaklarımı denize terk etti…Ne var ki sokakta unuttuğum tüm hatıralar hiç unutulmuşları oynamadılar. Tüm hüzünlerde sabırsız başrol oyuncusuydular. Her uçurumun kenarında düşmem için rüzgâr her süratli gidişimde tutmayan fren oldular. Bir kahraman edasıyla ne zaman başımı kaldırsam senden gelen koca bir gürz olup yıktılar. Boş vermişliğe vurdum olmadı doluya koydum boşalmadı tümünü alıp ölümün kapısına vurdum o bile işe yaramadı...Hiç kimseye anlatılmayacak bir sevdanın ayrılığa konmuş bir kelebeğisin artık. Yetimsin yüreğimde ve taş duvarlarla çevrili bir hücrede yüreğime hançerini bırakansın. Rengini verdiğin güllerin çoktan donduğu soğukta adı konulmuş bir geçmişe özlemsin. Tüm bunlardan sonra bu sana hastalıklı bir gecenin ilk bırakılan mektubudur kırmızı. Bitkin ve yalvaran gözlerle bakan hüzünlerin dile gelişinin ilk sayfası yıldızların çırpına çırpına ilk çıldırmasıdır. |
|
|

![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | UslanmaM | Cevaplar | Son Mesaj |
| göz bebeklerim kırmızıya teslim olmuş!!! | ThE SecreT | Sevgini Haykır | 4 | 05-12-2008 06:59 AM |
| Kırmızıya Mektuplar | ThE SecreT | Deneme, Hikaye | 0 | 05-08-2008 06:50 PM |
| Kırmızıya aşık olmak isteyenler için. | ÇiÇEK | |||