![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Ukala Adam Bütün Ukalalaar Buraya Toplandık. Ukalalık Etmenin Tam Zamanı. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
*û$Läñmäm`îñ MêLêîîî*
![]() |
![]() Akortu bozuk hayatlarda yaşamaya devam etmek mi? Yoksa hayatımıza yeni bir yön vermek mi? Ya da öfke tohumlarını daha da büyütmek mi ? Unutmak mı? Ufak hataları hoşgörmemek mi? Affetmek mi? Hangisi daha kolay ? Bahaneler uydurmak mı? Nerde hata yaptım diye düşünmek mi? Ya Hoşgörüye ne oldu? Geçen zamanda mı kayboldu ? Yoksa biz mi unuttuk? Neler oldu da büyüdükçe çocukluğumuzdan gelen o saf neşeyi kaybettik? Hayatın korkunç hızında nereye gidiyoruz diye kaç kişi soruyor kendine? Kaçımız bugünün güneşini hissediyor tüm sıkıntıları o anda unutup huzur buluyor ? Fedakarlığa ne oldu? Kaçımız hatırlıyor fedakarlığın ne olduğunu ? Yoksa o da mı bulunmaz hint kumaşı oldu? Kaçımız kendimize yalan söylemiyor? Kendini irdeleyebiliyor dürüst olabiliyor ne istediğini biliyor ve cesaretini toplayıp hayallerinin peşinde gidebiliyor? Hangimiz gerçekten "biz" olduğumuz için sevildik ? Kaçımız "doğru insanları"bulup neden - sonuç ilişkilerine girmeden kaygı denizinde boğulmadan değerini bildik ? Ve Kaçımızın " doğru insan " olmamıza rağmen kıymeti bilindi ? Peki kaçımız " kendi gerçek değerimizin" farkına vardık? Ve Kaçımız gerçek değerimizin farkına varıpta içi kof ruhlara hayır diyebildik ? Şu anda kaçımızın gerçekten dostu var ? Söyleyin neler oluyor bize ? Hep biz mi yanlışız yoksa karşımızdakiler mi? Dürüst olmaya çalışan ve dürüstlükten korkmayan kaç kişi var aramızda? Dürüst olanlarda pes ediyor artık farkında mısınız ? Boşluk içindeki kalıplara sıkışmışız herbirimiz. Nefes alamıyoruz boğuluyoruz. Neden ? Kaçımızın elinde aynası var ruhuyla konuştuğu ? Ne kadar ruhumuza yabancılaştık. Farkında mısınız ? Sadece bedenleri sever olduk. İçindeki ruhları yok saydık. Hayat oburu olduk. Herşeyi bir anda yaşamayı ne kadar sever olduk.. Beklemeyi unuttuk. Verilen sözleri tutmayı da.Söz verdikten sonra o sözü unutmak ne kadar moda oldu. Verilen sözleri unuttuk yerine bencilliği koyduk.Güvenmeyi unuttuk. Yalanı çok sevdik Bir yanımız riya bir yanımız çıkar oldu. Peki " yalın sevgiye " ne oldu ? Parayı hayatın en kıymetlisi olarak kabul ettik. Dostluğu unuttuk. Kırıldık. Kırıldıkça vicdanımızı kaybettik. Peki hayatın asıl anlamına ne oldu şimdi ? Kaçımız kendi yansımamızı dürüstçe ortaya koyduk ve bu benim dedik ? Yapabilen kaçımız kaç kere kırıldı incindi kimbilir? Farkında mısınız : "Biz yalansız dolansız sevilmeyi " unuttuk. Bunu bize karşı başarabilen insanlara inanmaz güvenmez olduk. Onlara " koca bir yalan" gibi bakar olduk. Çünkü biz " yalın olarak sevmeyi güvenmeyi" unuttuk. Peki bu sonsuz ikilemde sadece aklar ve karalar içinde hangisi doğru ? Kendimizi olduğumuz gibi ortaya koyacak cesaret mi yoksa maskeli baloda binbir masaaale dans etmeye devam etmek mi...? |
|
|
|
