![]() |
![]()
|
![]()
Özel Arama
|
||||||
| Türkiyem Cennet Vatanım Cennet vatanımızla ilgili herşeyi buradan bulabileceksiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#31 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Denizli tarafindan Refet Bey’in
Ankara’ya binbir muskulatla ulastirabildigi yari atli yari yaya yari silahli 120 kisilik daginik yorgun bir kafilenin kumandani Ustegmen Serif’i karsilayan Ankara vali vekili Yahya Galip mufreze komutaninin boynuna sarilarak ellerini goge acar ve: ”Yarabbi bu gunleri de gorduk. Sana sukur.” Hesap edin ki o gunlerde korumasiz kalan Ankara icin 120 kisilik yorgun bir mufreze bile bulunmaz bir nimettir.Bu sirada Yarbay Arif Bey halkin goaaaau olarak Kuvviye’ye katilmasi konusunda calisma yapmak uzere Kizilcahamam’da cadiri da Kucuk Kaplica’nin yanindadir. O yillarda Seyhler (Camlidere)’li din ulemasindan Hafiz Halil (Okur) Efendi sevdigi yarbayi sIk sIk ziyaret eder onunla sohbet edip Kur’an okur Arif Bey de bundan cok hoslanirmis. Fakat Yarbay Arif Bey 11-12 Mayis 1920 gecesi cadirinda uykuda oldugu bir sirada bir suikaste ugrayarak sehit edilir. Suikasti yapanin yarbayin seyisi oldugu belirtiliyor. Fakat yapilan sorusturma sonunda asil suclu olarak Kizilcahamam Mufrezesi’nin Gerede’de ugradigi bozgunda kusuru gorulerek Yarbay Arif Bey’in once idam etmek isteyip sonradan affettigi Binbasi Rusdu tutuklanir. Bu suikastten sonra cok sevdikleri ve bagli olduklari komutanlarini kaybeden Karakecili Asireti de izin isteyerek Kizilcahamam’dan ayrilip koylerine donerler.
|
|
|
|
|
|
#32 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Boylece Duzce Isyani bu dramatik yonleri ile Kizilcahamam’a yansimis olur.
Kizilcahamam halki bundan sonra da Kuvvayi Ordu saflarinda goaaaau olarak Milli mucadele’ye katilir. Kendilerine Anadolu’nun Turk-Islam kimligine kavusmasini saglayan Dervis Gazi’lerden devrolan Kutsal Cihad mirasini onlara yarasir bir sekilde kullanarak ayni ruhla bu sefer de mukaddes vatan topraklarini istilacilara karsi korumak icin mucadele ederler. Goaaaaerindeki meseleyi Inonu’ye Sakarya’ya ve Kocatepe’ ye tasirlar. Kimileri sehit olarak en guzel mertebe ile sereflenirken kimileri de Gazi olarak geri doner ve hayatlari boyunca gururla tasiyacaklari “Istiklal Madalyasi” ile taltif edilirler. 1919-1922 arasinda Milli Mucadele’ye Ankara’dan katilanlardan 2317 kisisi kayipdir. Bunlardan 224 tanesi Yabanabad’a aittir. Mekanlari Cennet olsun.Yabanabad’dan Balkan 1.Dunya ve Kurtulus Savaslarina katilip sehit olanlarin listesi kitabimizin sonunda ekler bolumunde verilmistir.Burada bu vesile ile bu mukaddes vatan topraklarinin mirascisi durumunda olan nesli o sehit olup olmadigimiz konusunda bir muhasebeye davet ediyor bir kere daha ecdada sukran ve minnet duygularimi belirtiyorum.
|
|
|
|
|
|
#33 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
5-CUMHURIYET’TEN BUGUNE :
Kayitlardan ogrendigimize gore ilce merkezi Kizilcahamam’a tasinmasina ragmen Sorba’ daki belediye teskilati calismalarina bir sure daha devam eder.100 Kizilcahamam’ da ise ayni yil kanun geregi belediye teskilati kurulur. Ziraat Bankasi bu yil Askerlik subesi ve Nufus idaresi ise 1925 yilinda Kizilcahamam’a nakledilir. Fakat o yillarda yeterli mesken bulunmadigindan devlet dairelerinin bir kismi gecici olarak kurulan cadirlarda bir kismi da kiralik olarak tutulan birkac evde calismalarini yurutur. Ilce merkezinin Kizilcahamam’a tasinmasi ile beraber Ahiler ve Zimmiler koyleri mahalle yapilarak Kizilcahamam’a baglanir. Sonraki sayimlarda nufusun cogunlugunu bu iki mahalle meydana getirecektir.Bu yillarda Milli Mucadele doneminin asker kacaklarinin ilcemizde cikardiklari huzursuzluk ile ilgili bazi tesbitlere rastladik. Yukarida da bahsettigimiz Cil Ahmet Usaklari denen birilerinin basini cektigi bir gurup asker kacagi daglarda saklanip koyleri basmakta harac toplamaktadir. Ozellikle islek olan Cerkes yolunu kontrol ediyor yolcu ve kervanlardan harac aliyorlardi. Kisitli imkanlarla bunlarla bas edilememisti. 1928 de cikarilan affa ragmen dagdan inmeyen bu eskiya gurubu altlarinda iyi cins bakimli atlari iyi giyimleri ayaklarinda parlak deri cizmeleri ile hatirlaniyor. Neticede idare bunlari cokertmek icin iclerine nifak sokmayi planlar. Devamli takip sonucu bir sefer Derbent degirmeni yaninda (Celtikci yolunda Cay Mahallesi civari) kistirilan gurup makineli tufekle donatilmis bir mufreze asker tarafindan kacan bir kaci haric imha edilir. Cesetler Zimmiler koyunden temin edilen kagnilara doldurulup ilceye getirilir ve simdiki Ataturk anitinin oldugu yerdeki bataklik halde bulunan dere yataginda acilan cukurlara gomulur.Bahsedilen vurusmadan kacmayi basarabilen son bir kaci da ilce icinde kistirilir ve onlar da ayni sekilde vurularak ayni yere gomulurler. |
|
|
|
|
|
#34 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
1933 yilinda Ahiler Mahallesinin ismi Kemalpasa ve Zimmaler’in ismi de Ismetpasa olarak degistirilir. Halkin Uzemler olarak bildigi mahallenin ismi tarihteki kayitlarda Zimmaler olarak gecmekte oldugu icin biz de gecmis olaylarla ilgili anlatimlarda hep bu ismi kullandik.
Zimmi bilindigi gibi Osmanli devrinde gayrimuslim tebaaya verilen isim. O devirde bu mahallede oturdugunu kabul ettigimiz gayri muslimlerden dolayi buraya bu ismin verilmis olmasi muhtemeldir. 1930 tarihli bir haritada da bu iki mahallemizin ismi Zimmiler ve Ahiler solarak yazilmistir. Zamanla da bu kelime halk agzinda degisIklige ugrayarak Uzemler ismini almistir. Cumhuriyet sonrasi degisIkliklerde bazi vatandaslarin kimliklerine dogum yeri olarak Zemiler yazilmasi koyun isminin once bu sekilde degistirildigi daha sonra Ismetpasa olarak kesinlik kazandigi anlasiliyor. Ancak mahalle halki bu ismi begenmeyerek degistirmek icin epey mucadele etmis. Hatta 1979 da bir de referandum (Halk oylamasi) yapilip halki ismin degistirilmesi yonunde oy kullandigi halde her hangi bir sonuc alinamamis. Kayitlarda 1930 oncesi Yabanabad olarak gorunen ilcemizin ismi 1933 yilinda bu iki mahalle ile beraber degistirilerek “Kizilcahamam” haline getirilmistir. Cumhuriyet’in ilani ve Ankara’nin baskent olmasindan sonra ilcemiz baskente yakinligi Ankara-Istanbul karayolu uzerinde bulunmasi kaplica ve dogal zenginliklerine ragmen beklenen gelismeyi uzun yillar yakalayamaz. Uzerine sanki olu topragi serpilmis gibi kapali toplum ozelligi bu donemde de devam eder. Meskenlesme oldukca gec baslar. Oyle ki gelen memurlarin cogu bile yakindaki Zimmaler (Ismetpasa) ve Ahler (Kemalpasa) koylerinde ikamet etmek zorunda kalirlar. Belediye baskanlari zaman zaman yakin koylere giderek halki ilce merkezinde ev yaparak ikamete ikna etmeye calisirlar. Fakat ziraat ve bilhassa hayvancilik yapan koylu icin Kizilcahamam hic de ilginc gelmezAnkara’ya yolculuk yuruyerek (12 Saat) ve hayvan ile yapilirken ilk tasima araclari ile nakliyecilik 1930-40 larda baslar. Cumhuriyetle baslayan egitim seferberligine ve baskente yakinligina ragmen 1926 larda ilcede Maleti’ (Milli Egitim Bakanligi) ne bagli (300 ogrencisi ile) 6 okul bulunmasi yeni egitim kurumlarinin henuz yayginlastirilamadigini gosteriyor. Okullasma genel olarak 1938-39 lardan itibaren basliyor. (Bu donemde farkli sektorlerdeki gelismeler detayli olarak ileride kendi basliklari ile anlatilacakdir.)1915 de ilce Kizilcahamam’a tasinmasina ragmen o kadar az bina vardir ki gelen her dereceden memur uzun sure yakindaki Ahiler ve Zimmiler’deki evlerde kiraci olarak ikamet etmek mecburiyetinde kalir. Kaymakam ise Yusuf Kocak’a ait evde kalir. Ilcede hukumet binasi yapilana kadar da kamu hizmetleri kira ile tutulan evlerde yurutulur. Ilk Hukumet binasi olarak Arif Taskin’in ifadesine gore simdiki binanin oldugu yerdeki bina kullanilmis. Uc katli olan bu binanin alt katinda bazi esnafin dukkanlari ust katlarda ise devlet daireleri bulunuyormus. Simdiki hukumet binasi 1945 de insa edilmis. Mehmet Cavus’un Ziraat Bankasi’nin az ilerisindeki evi ise uzun yillar Adliye binasi olarak hizmet gorur. Ziraat Bankasinin arkasindaki iki katli konak bir sure cezaevi olarak (Sehit Mehmet Erdem Caddesinin onceki ismi Sanayi Caddesi ondan onceki de Cezaevi Caddesidir.) 1945 e kadar simdiki P.T.T. nin yanindaki eski iki katli bina da (1943) Askerlik Subesi olarak kullanilir. Ilce boluk komutanligi ise simdiki Is bankasinin oldugu yerdedir.107 1945 yilinda Cezaevi ilce icinde Soforler odasinin karsisindaki yerine tasinir. (Bu bina o tarihe kadar cocuk islah evi olarak kullanilmis.)Orman memleketi olmamiza ragmen Orman isletmesi ilceye 24 Agustos 1943 de yilinda gelmis ve ilk yillar Deliyusuf Sokak’daki gocmen evlerinin yaninda bir yerde sonra da hukumet binasinin ust katinda hizmet vermis. O yillarda henuz orman muhafaza memurlugu olmadigi icin ormanlar bir sure askerler tarafindan korunur. 1946 da ise Orman muhafaza memurlugu kursu acilir ve 1950 de bu kursu bitirenler orman idaresinde gorevlendirilmislerdir. Yaptigimiz arastirmada ilceye ilk yerlesen dort aile tesbit ettik. Bunlardan biri Taslica’li Yusuf Kocak olup Pazar Rusdiyesi’ni bitirdikten sonra mustantik olarak gorevli iken ilce merkezinin tasinmasindan sonra gorevi ile beraber Kizilcahamam’a gelip simdiki Deliimam Ceddesine yerlesmistir. Bercin Catak’li Haci Hasan Aga ise sehir stadinin yanindaki bolgeye yerlesmis. Camlidere’den goc eden Yusuf Ziya (Tereyagoglu) Efendi Buyuk Kaplicanin yanina Pazar’ dan goc eden Mehmet (Turedi) Efendi ise Kucuk kaplica civarina yerlesmisler.
|
|
|
|
|
|
#35 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Kadirbey semtine ismini veren sahis ise
1920’den sonra (Milli Mucadele sonrasi) ilcemize gelip yerlesen ve nereli oldugu belirsiz biraz esrarengiz olan emekli binbasi Kadir Bey’dir. O’nun tamamen issiz bu semte gelip yerlesmesinin sebebi bilinmiyor. Ancak evinin onundeki buyuk ve zengin bahcesi oturdugu postu ve kopegi unutulmamis. Kadir Bey bazan ilceye iner ve Mehmet Cavus’un kahvesinde oturup cay icermis. Uzun zaman burada yalniz basina oturan Kadir Bey’e izafeten bu semtin ismi bolge iskana acildiktan sonra Kadirbey olarak anilmaya baslar. O zamanlar aileler cocuklarini yalniz basina oturan bu adamin kaldigi yere gondermek ve oralardan gecmelerini istemezler.Yabanbad Osmanli devrinde Ankara Sancaginin en buyuk nufusuna sahip iken Cumhuriyet’ten sonra bu durum tamamen tersine doner. Ankara’nin baskent olmasi ile ortaya cikan cazibe yaninda is ve tahsil gibi sebeplerle buyuk bir goc yasanir. Kizilcahamam ilce merkezi olduktan sonra uzun sure buyuyemez. O yillarda Ahiler koyunun bir merasi gorunumundeki ilcemizde bir hamam ve tedavi icin gelenlerin kaldiklari 60 odali bir handan baska bir iki de mandira bulunuyordu. Sonradan belediye baskanlari zaman zaman koylere kadar gidip halki ilce merkezinde ikamet ettirmeyi ozendirici (Arsa vermek gibi) care ve tedbirler dusunmuslerse de iskan agir ve kendi seyrinde yurumustur. Gene de basta buyuk oranda Camlidere’den olmak uzere yakindaki Akdogan Ucbas Taslica Karacaoren Saraycik Doganozu Kizilcaoren Ugurlu gibi koylerden yapilan goclerle bir miktar nufus artisi olur.Derken 1944 lerde Mengen’den birkac aile birkac yil sonra da Gerede Tosya ve Safranbolu’ dan baska aileler gelip yerlesirler.1949 da ise Bulgaristan’dan goc eden 10 kadar soydas aile Kizilcahamam’da iskan edilirler. Bunlardan 5 aile simdiki (Tuna boyuna izafen) Tuna Sokak’da digerleri de Kizilcaoren Cigirler ve Karacaoren koylerinde yerlestirilirler. Tahminen 1937 de unlu Koc ailesi ile ilgili olarak Cukurca koyunde ilginc bir olay yasanir. Donemin ihtiyaclarini ve insanimizin psIkolojik durumunu anlatmasi bakimindan olayi buraya almayi uygun bulduk. Icme suyu olmayan Cukurca koyu ilceden de bir yardim alamayinca muhtar Hasan Yildirim (Kel Hasan) bu ihtiyacini gorebilmek icin Ankara’ya gider. O zaman en onemli ugrak yeri olan Samanpazari’nda gezerken Pazar koylu birinin tavsiyesi ile Vehbi Koc’dan yardim istemeye karar verir. Vehbi Koc’un kapisinda iki gun beklemeden sonra yanina girmeyi becerip derdini anlatir.
|
|
|
|
|
|
#36 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Vehbi Koc Kel Hasan’a ilgi gosterir. Gerekli malzemeyi aldirip bir kamyon ile Kizilcahamam’a Aci Deresi’ne getirtir. (Bu arada ne kadar uzunlukta boru gerektigi urganla olculmustur.) Malzemeler buradan hayvanlarla koye goturulur.
Calismalari devam ederken boru yetmez. Tam muhtarin evinin onunde bitmistir. Koylu hemen “Muhtar boruyu kendi evinin onunden olcturdu.” Diye bir kulp bulur. Buna icerleyen Kel Hasan koyununu satar ve o para ile Ankara’ya gidip tekrar Koc’un huzuruna cikarak eksIk boruyu tedarik ettirir ve koye doner.Calismalar devam ederken su yoluna bu sefer taslik bir yer cikar. Koylunun bu engeli kendi baslarina asma gucleri yoktur. Caresiz muhtar tekrar Ankara’nin yolunu tutar. Orada Koc sirketinde dinamiti nasil kullanacagini bile gosterdikten sonra kendisine verilen dinamitle geri doner ve su yolu tamamlanir. Gurul gurul akan su ile halk yorgunlugunu unutur. (1938)Koczade cesmesi ismi verilen cesmeden bu gun hala su akmakta. Ulkemiz II. Dunya savasina girmemistir ama gelismeler merakla ilcemizde de takip edilmektedir. Askerligin 4 yila cikarildigi ve bunun yaninda yedeklerin de askere cagrildigi o yillarda herkes hem savasin gidisi hem de yakinlari hakkinda kisitli haberlesme imkanlari ile haber alabilme telafisi icindedir. Bu sIkintilara ilaveten savasin getirdigi ekonomik sIkinti da had safhaya ulasmistir. Ekmek seker gibi bazi temel besin maddeleri karneye baglanmistir. Bu sIkintili gunlerin ardindan 1945 de savas sona erince ulke capinda oldugu gibi ilcemizde de savasin bittigi 2 Eylul 1945 gecesi gece bekcileri halka duyururlar. (Tellal cagirirlar) Daha sonra ilcemizi 1947 de (Bir ifadeye gore 1946 secimleri aninda) Milli Mucaddele’nin unlu komutani Kazim Karabekir Pasa ziyaret eder. Ilcede birkac gun Genc Palas otelinde kalir. Bu ziyaretten sonra belediye baskani Hilmi Kaya tarafindan belediye meclisi karari ile P.T.T. onunden baslayip Buyuk Kaplica’ya kadar uzanan sehrin merkezi caddesine Kazimkarabekir adi verilir.
|
|
|
|
|
|
#37 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Tahminen
Amerika ziyareti donusu 1947 veya 1948 de Celal Bayar ve Adnan Menderes ilcemizi ziyaret ederler. Sanildigina gore Demokrat Parti ilce teskilatini kurmak icin gelen Celal Bayar ve Adnan Menderes yaninda o zamanki ilce baskani Ismail Sezen ve arkasinda kalabalik bir halk toplulugu oldugu halde simdiki P.T.T.’nin oldugu yerden Soguksu’ya kadar yuruyus yaparlar. Ismail Sezen’in evinde kisa bir sure dinlendikten sonra da ilceden ayrilirlar.Ayni yil bu sefer de Ismet Pasa (Inonu) Cumhurbaskani olarak ilcemizi ziyaret eder. Bacaginda kilot pantolon ve kirmizi meshur cizmeleri vardir ve henuz genctir. ”Pasam yasa !” sesleri ve alkislar arasinda O da Soguksu’ya kadar yuruyus yapar. Buradan da o yillarda henuz ilce olmamis olan Camlidere’ye giderek cok sevdigi belediye baskani rahmetli Halil Okur Hoca ile gorusmeler yapar. 1950 de iktidar olan Demokrat Parti Kizilcahamam topraklari uzerinde bir ilce daha kurmayi planlar. Pazar ile Camlidere bucaklari ilce olmak icin muracaat ederler. Fakat hukumet oy kaygisiyla karar vermekte zorlanir. Buna ragmen her ikisine de kaymakam disinda diger memurlari tayin eder. Mahkeme teskilatlari bile kurulur. Tayin edilen memurlar gelerek gorevlerine baslarlar. Bu donemde Pazar’da ki mahkemelerde yargilanan ve hatta mahkum olanlar bile olur. Bu arada yapilan bir secim hukumetin isini kolaylastirir. Yapilan secimde Camlidere Cumhuriyet Halk Partisi’ne Pazar ise Demokrat Parti’ye oy verir. Hukumet secimden sonra her iki merkeze de sonuclari arastirmak ve nabiz yoklamak uzere milletvekili ve bakanlardan meydana gelen gozlemci bir heyet gonderir. Heyet Pazar’a gelince D.P.’ye oy veren halk yanlis yonlendirilir ve onlari C.H.P. bayraklari ile karsilar. Neye ugradigini anlayamayan heyet sasirir ve kizginlikla: - Ilce olmak size haram olsun Pazar’ lilar!” diyerek oradan hizla ayrilip Camlidere’ye varirlar. Burada ise secimlerde C.H.P. cok miktarda oy almistir. Fakat Camlidere’nin ileri gelenleri baslarinda Mustafa Yesil oldugu halde gelen D.P. heyetini aaaahuratla karsilayip hurmet ve saygi gosterirler. Bu karsilama ve kendilerine gosterilen misafirperverlik karsisinda heyet Camlidere’nin ilce olmasi yolunda bir rapor hazirlayip hukumete sunar. D.P. iktidari da bu tercihe uyar ve oraya bir kaymakam tayin ederek Pazar’daki memurlari geri ceker.1950 den sonra cumhurbaskanligi sirasinda Celal Bayar yaninda maiyeti oldugu halde ilcemizi tekrar ziyaret eder. Simdiki Ab-i Hayat Oteli’nin bulundugu yerdeki belediye binasi onunde halka karsi bir konusma yapar.Aradan yillar gecer. 1960 darbesi ile D.P. ileri gelenleri tutuklanip yargilanirlar. Bir kismi (Basbakan Adnan Menderes Disisleri Bakani Fatin Rustu Zorlu ve Maliye bakani Hasan Polatkan) idam edilir bir kismi da hapse atilir. Celal Bayar 65 yasini doldurdugu icin cezasi affedilir. Cezaevinden ciktigi sene yaninda kizi Nilufer Gursoy ve damadi Ahmet Gursoy ile Volkswagen bir otomobille tekrar ilcemize gelir. Simdiki Huzur Pansiyon onunde dururlar. Celal Bayar arabadan inerek o zaman otel (Cicek Palas) olarak kullanilan binaya soyle bir bakar. (Bir zamanlar iktidarda iken gelip muhtemelen ilce baskanligi olarak kullanilmis olan binada kalmis ve o gunleri dusunmus olabilecegi akla geliyor.) Karsidan esnaftan Durmus Buyuk kendisini farkeder ve hemen disari cikarak kendilerine kosar:-Buyrun sayin Reis-i Cumhurum hos geldiniz. Dukkanima buyrun soba yaniyor. Biraz isinin size bir sey ikram edeyim der.Celal Bayar ise tesekkur ederek kalamayacaklarini ve civarda bir pastane olup olmadigini sorar. Durmus Buyuk pastane filan olmadigini ne isterlerse ikram edebilecegini israr ile tekrarlamasina ragmen kalmazlar ve ilceden ayrilirlar.1958 yili Temmuz ayinda (Kurban Bayrami oncesi) ilceye 5 Km uzakliktaki Kizilcaoren koyunde buyuk bir yangin cikar ve 40 hanelik koy havanin asiri sicak olmasi ve ruzgarin da koye dogru esmesi yuzunden tamamen yanar. Bir evde yemek yapilirken cikan bu yanginda evlerin ahsap olmasi ile butun binalar tamamen yanar. Yangini yasayanlar yanan tahtalardan cikan kizgin civilerin kursun gibi etrafa yayildigini anlatiyor.
|
|
|
|
|
|
#38 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Can kaybi olmadan sadece bir kurbanlik hayvan ile bir esegin oldugu yangindan sonra Kizilay
cadir ve battaniye yardimi yapar. Orman idaresi koyluye kereste yardimi yapar. Ayrica hane basina 200-400 TL yardim yapar. Eski yerlesim yerine bu gunku yer insaat sahasi olarak kabul edilip harkes kendi evini yapar. Demokrat Parti iktidarinin son yillarindaki karisIklar doneminde Bediuzzaman Said-i Nursi basbakan Adnan Menderes’ e tavsiye ve nasihatlerde bulunmak uzere birkac defa Istanbul’ dan Ankara’ ya gelir. Bir keresinde otomobili ile Istanbul’ a donerken ilcemize ugradigi sirada ilcemiz esrafindan bazilari ve kendisini seven Murtaza Yildiz tarafindan karsilanir. Biraz hal-hatrir sorma ve hasbihalden sonra Bediuzzaman yoluna devam eder. (1959 Aralik ayi) 1960 dan sonra daha once mahalle olan 11 yerlesim yeri bagimsiz koy statusu kazanir. Bunlar; Gokbel Ugurlu Yesilkoy Turnali Belpinar Beskonak Catalan Balcilar ve Esenler’dir. Bazi koy isimleri de (Tekke) Verimli (Gurcu) Beskonak (Salin) Catalan (Igbeler) Belpinar (Alisenler) Esenler ve (Tasli Seyhler) Taslica olarak degistirilir. Uzunoz ve Kosten koyleri tek muhtarlikda birlestirilerek Balcilar olarak ismi verilir. Bu degisIklikle Turkcelestirmek ve Lalelestirmek amaci gudulurken 124 bu titizlik koylere hizmet goturulmesinde gosterilmemistir. Halk hala bu koyleri eski isimleri ile tanir . Hala“Salin Igbeler ve “Gurcu” isimlerini kullanir. Yani pek benimsenmemis.Son degisIklik ise 1997 de gerceklesir. Bu yil Pazar Akcaoren 1999 da ise Verimli kendi istekleri ile ayrilip daha yakin olan Kazan Ilcesine baglanirlar.Yabanbad tarihi bu bolumde bahsedilenlerden ibaret degil. Ancak bolgemizde sosyal yapi egitim din ekonomi ulastirma spor saglik haberlesme ve siyasi gelismeler ileride kendi bolumlerinde detayli olarak verilmistir. Fakat ilcemiz icin cok onemli bir gelisme olduguna inandigim Mustafa Kemal Ataturk’un 1934 yili 16-17 Temmuz tarihinde ilcemize yaptigi ziyareti ayri bir baslik altinda ve daha detayli olarak ele almayi dusunduk. B-ATATURK’UN ILCEMIZI ZIYARETI: Ataturk’un gezilerinde yanindan pek ayirmadigi yazar (Prof.Dr.) Afet Inan bir toplantida arkadaslarindan Kizilcahamam’in guzelliklerini isitir ve merak ederek ilcemizi gormek ister. Fakat o tarihlerde yol hic de musait degildir ve konaklamak icin yeni acilan bir yatili okuldan (Simdiki Endustri Meslek Lisesinin oldugu yerdeki eski bina) baska bir tesis de yoktur. Buna ragmen otomobil ile Zir (Murted) Ovasi’ni asarak Kizilcahamam’a gelirler.O gunlerde pek az ev olan vadisinde manzara olmayan ama camlik ve akarsuyu pek guzel olan Kizilcahamam hoslarina gider ve ilcemiz hakkinda edindigi olumlu intibari donuste Ataturk’e ballandirarak anlatir. Ataturk de ilk firsatta ilcemizi ziyaret etmeye karar verir.125 Bu firsat 1934 Temmuz ayinda cikar. 2.Turk Dil Kurultayi’nin 18 Temmuz 1934 de Istanbul Dolmabahce Sarayi’nda yapilmasi kararlastirilmistir.126 Bunun icin Istanbul’a gidecek olan Ataturk’ un karayolu ile gitmesi ve yol guzergahindaki Kizilcahamam’da konaklamasi planlanir.Bunun uzerine zamanin Ankara Valisi Nevzat Tandogan tarafindan Soguksu’ ya cadirlar gonderilir. Kamp yerinde gece kalinabilecek sekilde hazirliklar yapilir. Ziyaret heyetindekiler Prof. Afet Inan Dahiliye Vekili (Icisleri Bakani) Sukru Kaya yakin arkadaslari ve Antep Milletvekili Kilic Ali Nuri Conker Bilecik milletvekili Salih Bozok Bolu milletvekili Ismail Hakki Rize milletvekili Hasan Cavit ile ordu mufettisi Fahrettin Altay Pasa ve maiyeti oldugu halde 16 Temmuz 1934 sabahi sicak bir havada Ankara’dan hareket ederek toz-duman icinde otomobil ile Ataturk’u gormek icin yol kiyisina toplanmis halk arasinda Kazan’a ugrarlar. Kendilerini nahiye muduru muhtar kalabalik bir halk toplulugu ve okul ogrencileri karsilar. Kalabalik kendisine yaklasmaya cesaret edemezken guzel giyimli esmer cehreli bir kadin Ataturk’e yaklasarak;“hazirlik yaptiklarini ve hic olmazsa bir tas ayranlarini icmelerini” ister. Ataturk; ”Kadinin kim oldugunu” sorar. Kendisine koyun yeni muhtari Sati Kadin oldugunu soylerler. Sati Kadini acik sozlulugu medeni cesareti ve pratik zeka acisindan dolayi takdir eden Ataturk: ”Iste tam mebus olacak kadin” diye gorusunu belirtir. Kazan’da kendilerini karsilayan Muhtar Sati Kadin’in ikram ettigi ayrani icerler. Ileride belde oldugunda ilk Belediye baskani olan Remzi Cirpan’in annesi olan Sati Kadin bir sene sonra Turkiye’nin ilk kadin milletvekili olarak T. B. M. M.’ne girer.Ataturk’un ziyreti birkac gun onceden duyuruldugu icin koylerden de gelenlerin teskil ettigi buyuk bir kalabalik ile devlet memurlari 16 Temmuz sabahindan itibaren simdiki P.T.T.onundeki alana ve yolun iki yanina dizilerek beklemeye baslarlar. Ankara Caddesinin basindan P.T.T. binasi onune kadar da ilcede bulunan halilar toplanip yola serilir. Emniyet tertibati da daha onceden Ankara’dan gelen asker birlik ve polislerle saglanir.O gun sicak havada ilce girisinde birikenlerin heyecanli bekleyisleri surerken once Muhafiz Birligi’nin motosIklet gurultusu duyulur. Arkasindan da Ataturk’un ustu acik spor arabasi gorunur. Kafile karsilayanlarin onunde durur.Ataturk kendisini alkislayanlara selamla karsilik verir. Arabasinda kendisinden baska Afet Hanim ve yaveri vardir. Diger ileri gelenler de obur arabadadir.Kendisine ilk yaklasan ve “Hosgeldiniz Pasam!” diyen O zaman ki yatili okul muduru Muhittin Akdik idi. Daha sonra kaymakam hakim ve diger ileri gelenler sirayla yanina gidip “Hosgeldiniz” derler. Ataturk un kalabaliga hitaben yaptigi kisa konusmadan sonra Okul mudurunun okulu isaret etmesi uzerine arabalarla okula varilir. Okul gezilirken bir ara Ataturk cebinden cikardigi not defterini inceler ve mudure hitaben: ”1927 yilinda ....... liraya malolan okul bu mu?” diye sorarak binalarin saglam yapilip iyi bakilmasina dair tavsiyelerde bulunur. Okul mudurunden de yapilan egitim calismalari hakkinda bilgi alir.Daha sonra arabalarla Soguksu’ya dogru hareket edilir. Buyuk Kaplica’nin onune gelindigi sirada ziyaret amaciyla durulur. Bu arada yere sermek amaciyla ilcede ancak 4-5 tane hali bulunabilir. Ataturk burada yasli bir kadinla (Celal Demircin’in annesi) sohbet etmeye baslar. Kendisini daha yakindan gormek ve konusmayi dinleyebilmek amaciyla etrafini sIkica saran halki uzaklastirmak icin polislerin hareketini goren Afet Hanim’in: ”Pasam polisler halki rahatsiz ediyorlar” sIkayeti uzerine Ataturk’un yaverine ve polislere hitaben:-”Halki serbest birakin dokunmayin” demesinden cesaret alan halk iyice yaklasir. Buradaki sohbetten sonra Ataturk ilkel durumdaki kaplicaya girip suyunu kontrol eder. Banyo yapma isteginden “ suyun sihhatli olmadigi” gerekcesi ile doktoru tarafindan vazgecirilir. Ayni sekilde Kucuk Kaplica’nin suyunu da bizzat kontrol ederek daha sonra kamp yeri olan Buyuk Soguksu’ya hareket edilir.Kafile bunaltici bir havada Buyuk Soguksu’ya geldiginde karanlik basmistir. Burada ilce idarecileri tarafindan hazirlanan sofrada yemek yenilir. Temmuz sicaginda kufur kufur esen camlikdan cok hoslanmistir. mehtabin butun guzelligi ile camligi aydinlattigi bir ortamda gece yarisina kadar sohbet edilir ve akademik konusmalar yapilir. Etraf ve cadirlarin ici luks lambalari ile aydinlatilmistir. Fakat Buyuk Soguksu Gazinosu’nun oldugu yere kurulan kamp yerinde sivrisineklerin taciz etmesi sebebiyle disarida kalamayip cadirlara gecerler. Bu arada Ataturk mutlaka banyo yapmak isteginde bulundugundan Vali Nevzat Tandogan’in emriyle Ankara’dan iki arazoz ve bir kuvet getirilir. Arazozlerin kaplicadan tasidigi su ile Ataturk banyo yapar. Sonra da istirahate cekilir.
|
|
|
|
|
|
#39 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Ertesi sabah (17 Temmuz) belediye baskani Tahir Barlas oldugu halde ilceden bir gurup
kamp yerine varir. Tahir Barlas Altin Su’dan doldurdugu bir surahi ile once kendisi icip sonra da Ataturk’e bir bardak su ikram eder ve suyun nasil oldugunu sorar. Suyu cok begenen Ataturk: ”Kizilcahamamlilar bu su altin gibi” der ve boylece bu suyun adi da (Altin Su) Ataturk tarafindan konulmus olur. Ataturk ayrica kalabaliga hitaben bir konusma yapar: ”Bu cennet yurt kosesinde mutlusunuz Kizilcahamamlilar” Sozunu de bu sirada soyler. Konusmadan sonra belediye baskaninin girisimi ile acele kamp yerinin tapusu cikarilip Ataturk’e takdim edilir. Saat 11:00’e dogru da butun kasaba halki Istanbul Caddesi’ (Cengiz Topel Caddesi) nden Bolu istikametine ugurlarlar. Kasabada bulunan butun araclar da Gerede’ ye kadar O’na eslik ederler.Bu ziyaretten sonra Ataturk’un altinda dinlendigi cam ozel bakim altina alinir ve soyledigi meshur: ”Bu cennet yurt kosesinde mutlusunuz Kizilcahamamlilar” sozu bir levha yazilarak asilir. Yanina da kucuk bir bustu konur.Ayni gun cikan Cumhuriyet Hakimiyet-e ve Vakit gazeteleri Mustafa Kemal’in ilcemize yaptigi ziyareti asagi yukari ayni sozlerle duyururlar:
|
|
|
|
|
|
#40 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Gazi Hazretleri bu sabah saat 09:00 da beraberinde Dahiliye Vekili Sukru Kaya
mebuslar Kilic Ali Nuri Hasan Cavit Salih ve Ismail Hakki Bey’lerle ordu mufettisi Fahrettin Altay Pasa ve maiyeti oldugu halde Ankara’dan otomobille Kizilcahamam’a hareket etti. “Yol boyunca toplanan koyluler Reis-i Cumhur Hazretlerini buyuk sevinc aaaahurleri ile karsiladilar. Ataturk Kizilcahamam’da camlikta hazirlanan cadira gecti”Boylece Kizilcahamam’lilarin ve ilceye turistik amacli gelenlerin asla unutamayacagi onemli bir tarihi olay yasanir.Prof.Dr. Afet Inan’in hatiralarina gore Ataturk yol boyunca etkilendigi Kizilcahamam ile ilgili olarak su degerlendirmeyi yapar:”Bu turistik beldede oteller yapilmaliydi. Kaplica suyundan daha modern tarzda istifade edilebilirdi. Ormanlarin bakimi ve yenilerinin yetistirilme gayretleri bu yerlere buyuk imkanlar saglardi.” Ataturk bu degerlendirmeleri ile O gunku Kizilca’yi degil sanki gelecegin Kizilcahamam’ini tarif eder gibidir. O gunku sartlarda belki hayal olarak gorulen bu dilekler buyuk olcude ancak 1994 sonrasi gerceklesme durumunda olmustur.Bu ziyaretten baska 1935 de Trakya Manevralari’na gittigi sirada Kizilcahamam’a bir kere daha ugrar. Ilcemiz Pazar Koylu arastirmaci Demirhan Tuncay o yillarda bir ilkokul ogrencisi iken Cestepe onunde Ataturk’u karsilayanlar arasindadir ve kendisiyle bizzat gorusme imkani bulmustur.Ataturk’un ilcemizi ziyareti ile ilgili olarak kendisinin olumunden sonra baska bir gelisme daha olur ki onu da zikretmeden gecemiyecegiz.1939 veya 1940 yillarinda zamanin Ilce Turizm derneginin girisimi ve bir bayram vesilesi ile (Muhtemelen 19 Mayis) duzenlenen gures musabakalarina Ataturk’un kiz kardesi Makbule Hanim ve bir cok milletvelkili de davet edilir. Gureslerden once Turizm Dernegi Baskani rahmetli Murtaza Yildiz Ataturk hakkinda bir konusma yapar. Bu konusmadan sonra kursuye davet edilen Makbule Hanim Kizilcahamam’lilara tesekkur eder ve cantasindan vaktiyle Ataturk’e verilmis olan tapuyu cikararak:-Bu tapu bizden ziyade size layiktir Kizilcahamam’lilar! Diyerek Ataturk’un kamp yapmis oldugu yerin tapusunu ilceye iade eder.Mustafa Kemal’in ayrica Yildirim bolgesinde Aydos Yaylasi’nda bir ciftlik kurdurarak burada koyun surusu beslettigi elde edilen urunlerin de ordunun ihtiyaci icin kullanildigi naklediliyor. Bu ciftlik hakkindaki detayli bilgi turizm bolumunde “Ilcemizdeki ziyaret yerleri” basligi altinda ele alinmistir. alıntıdır
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| • çırpan • akça daglı kadını feryadı komik • KIZILCAHAMAM CENNETE ISA HOCA • MUSTAFA OĞLU MUSTAFA YABANABAT • AKÇADAĞLI KADININ FERYADI |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | UslanmaM | Cevaplar | Son Mesaj |
| Büyük ortadoğu projesi... | cetinmehm | Tarih Bölümü | 0 | 05-17-2007 04:46 PM |
| ABD Kongresi'nde Gazze Projesi Görüşüldü | BoDyGuArD | Güncel HABERLER | 0 | 03-31-2007 09:04 AM |
| Google'dan E-Kitap Projesi | BoDyGuArD | Bilim ve Teknik | 0 | 02-23-2007 04:32 PM |
| İlk Boğaziçi Köprü Projesi | ABYSS | Türk Kültürü | 1 | 02-11-2007 12:30 PM |
| Adem-i Merkeziyet Projesi | ABYSS | Osmanlı Tarihi | 0 | 01-11-2007 06:00 PM |
