![]() |
![]()
|
![]()
Özel Arama
|
||||||
| Türkiyem Cennet Vatanım Cennet vatanımızla ilgili herşeyi buradan bulabileceksiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#21 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Arazi gaspi olayina vakiflarin da adinin karistigi goruluyor. Mesela 1852 de Sorba’ya bagli Dodurga koyu’ndeki Akserafeddin Vakfi mutevellisi Haci Suleyman
ayni koyden merhum aaaleci Ali Aga’nin kizlari Fatma ve Ummu Gulsum’e kalan ev ve tarlalari haksiz olarak gasp ettigi gerekcesi ile adi gecen kizlar tarafindan Divan-i Humayun’a sikayet edilir. Divan’dan Ankara Valisine yazilan yazida adi gecen gayrimenkulun varislere geri verilmesine iliskin yapilacak yargilamada haksizlik yapilmamasi isteniyor.Bundan baska 1787 de Sorba kazasinda yol kesen Firuz Ibn Ali’nin ve 1817 de Yabanbad Seyhler Koyu’nde Deli Omer’in yargilanmalari da merkez yonetim tarafindan Ankara Naibi’ne birakilmistir. Seyhler (Camlidere) koyu halkindan Sari Dede oglu Seyh Ahmet arazisini elinden zorla alanlari Sadrazam’a sikayet etmis ve bu konu ile ilgili Sadrazam fermani Ankara Sancagi Mutasarrifi ve Yabanbad Naibi’ne gonderilmistir. Fermanda soyle denilmektedir:
|
|
|
|
|
|
#22 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
ANKARA SANCAGI MUTASARRIFI VE YABANÃBAD NAIBINE HUKUM KI:
“Yabanabad SeyhlerKaryesi ahalisinden Sari Dede Oglu Seyh Ahmed’in sundugu dilekcesinde: -Seyhler karyesi topraginda iki yuz yildan beri sahip oldugum belli sinirlar icerisindeki mulk ve arazimin osur ve vergisini verirken bu araziye kimsenin karismaya ve hak iddia etmeye hakki yokken adi gecen koy halkindan Hasan Dede oglu-Pasa oglu Omer ve seyh Ali isimli kisiler 1814 yilinda hic haklari yokken arazi ve mulkume zorla el koyup uc yildan beri surup islemektedirler. Bu mulk ve arazilerimin mahkeme yoluyle bana verilmesi icin ilgililere emirlerinizi arzederim.- Diye Divan-i Humayun’uma muracaat etmektedir. Sen ki Vezir-i Mesarileyhimsin. Yerinde Serh-Kanun uzre amel olunmak bunda amel olasiz. Soyle bilesiz alamet-i Serifime itimad eyleyesiz.”Bu ferman ile kanun geregi islem yapilmasi istenmektedir. Gorulen davalarin sonunda mahkeme ile taraflarca mecli-i Valya oradan da Fetvahane’ye (Seyhulislmlik) gonderilmektedir. Sorba Kazasi Yukari Viran (Yukari Karaviran olabilir) karyesi ahalisinden bir cinayet sonunda oldurulen Tur Ali’nin varisleri ve birinin ismi Ibrahim oldugu anlasilan 4 sanikla ilgili davanin ilmi bu sekilde ilgili makamlara gonderilmis.Arastirmamiz sirasinda bolgemize zaman zaman Iran (Acem) asilli ailelerin de goc ederek yerlestigini tesbit ettik. Bunlardan biri Alisenler (Esenler) koyunun kurucusu olan Alisen ve kardesleridir. 19.asrin son ceyreginde (1875 den sonra 93 harbi sirasinda Anadolu’ya yapilan yogun goc esnasinda) bolgeye gelen Alisen ve kardesleri Cestepe’nin 5 Km. ilerisine yerlesmisler. Pazar’da ise Acemogullari denen bir sulle de bu sekilde Iran’dan goc eden bir ailenin devamidir.1880 yilinda ilce merkezinin nakledildigi Sorba’nin ilk adi Guney Koy’dur. Konumu itibari ile guneye baktigi icin bu isimle anilan koyde anlatildigina gore gelene gidene corba ikram ettigi icin Corba Dede diye anilan muhterem bir zatin olumunden sonra koyun ismi Sorba kalir. Bu yillarda yapmi dusunulen Ankara-Istanbul yolunun ilce merkezinden gecmesi veya ilce merkezinin bu yol uzerinde olmasi istenildigi icin Sorba’ya tasindigindan bahsediliyor.
|
|
|
|
|
|
#23 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Ilce merkezinin tasinmasindan sonra Sorba’da hizli bir meskenlesme yasanir. Bu sirada zenginler arasi adetler yaris baslar ve sanki birbirine nisbet olarak yapildigini ima etmek ister gibi adina “Nisbet Konaklari” denilen luks binalar yapilir. Her katinda W.C. ve banyo
zemin katta ambar samanlik ahir ve kiler odalarda yukluklerin (gomme dolap) bakir kaplarin dizildigi sergenlerin (raf) bulundugu bu konaklarin yapim yillarinda sehrin imarina da onem verilmis.Birbirine paralel uc cadde ve bunlari kesen sokaklarin kenarlarinda yaya kaldirimlari ve altlarinda kanalizasyon sebekesi o devrin imkanlari goz onunde tutuldugunda hayli mamur oldugu anlasilir. Sorba’nin bu mamur gunlerinde baglarinin bollugu da biliniyor. Fakat zamanla doga tahribi sonucu baglarin yani sira ormanlar da yok olmus. Kacak odun temini ve kereste ticareti amaciyla ormani yok edilen bu topraklar bugun ciplak. Vaktiyle geyik ve ayi gibi yaban hayvanlarinin da bulundugu bu ormanlardan kacak olarak elde edilen kereste hayvanlarla ormanci ve zabita korkusu altinda yapilan uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Ankara Polatli Haymana ve hatta Serefli Kochisar’da pazarlanip satilarak yerine alinan tahil ve tuz ile geri donulurmus.Bu arada ilce merkezi Sorba ile Pazar’in ayri ayri yerlesim yerleri oldugunu da belirtmeliyiz. Cunku zikredilen o doneme ait borc senetlerinde Sarac Igmir Igdir Karaviran ve Cestepe ile beraber Pazar da ayri bir koy olarak geciyor. Bu donemle ilgili olarak Semsettin Sami Bey’in Kamus-u Alam isimli eserinde; ”Ankara Sancagi’nin kuzeyinde bir ilce oldugu Dogu ve Kuzeyden Kastamonu Batidan Beypazari ve Ayas Guneyden Zir (Simdiki Yenikent) ve Cubuk ile cevrili oldugu ilce merkezinin Corba Kariyesi (Koyu) hepsi Musluman olmak uzere 175 koy ve 48.250 nufusa sahip oldugu ve ilce hudutlari icinde 130 camii 15 mescid 8 medrese bir rusdiye bir iptidciye (ilkokul) 15 sibyan mektebi (Cocuklarin temel din ve Kur’an egitimi aldiklari okul) 72 dukk ve 190 adet de degirmen oldugundan” bahsedilir. Abdulhamit Han’in son devirlerinde Ingiltere’nin Osmanli Devleti’nde gorevli subaylarindan Sabki ve arkadasi Sandison iki tercuman ile Izmirden baslayip butun Anadolu’yu izin almadan gezerler. Amac Osmanli topraklarinda ayaklanma ve huzursuzluk cikmasi muhtemel yerleri tesbit etmektir. Ekip gezi sirasinda Ankara-Yabanbad (Sorba Kizilcahamam Guvem) yolu ile Cerkes Kursunlu Ilgaz ve Kastamonu’ya giderler.Durum Serasker Mehmet Pasa tarafindan 29 Eylul 1905 de Hukumete bildirilir. Bu seyahat sonradan (Mayis-1923) Lozan baris gorusmelerinde bahis konusu olur. Ingiliz basbakan Lord Gurzon Osmanli bunyesindeki azinliklara haksizlik yapildigini ispat etmek ister gibi;”Bu seyyahlar Turkiye’nin her tarafini gezip gorduklerini rapor ettiler” diye konusur. Goruldugu gibi o doneme ait belgelerden Yabanbad halkinin tarim ve hayvancilikla mesg oldugunu bunun yaninda ororite ve istikrarin bozuldugu guvenin sarsildigi donemlerde yer yer gasp gibi olaylarin yasandigini ogreniyoruz. Herseye ragmen gene de o gunun sart ve imklari dahilinde baskent Istanbul’da olup bitenler takibedilebilmekte ve siyaset kendine taraftar bulabilmektedir. Yabanbad’li Mesud nam ve Ittihat ve Terkki taraftari oldugu anlasilan biri Istanbul’a cektigi 16 Ocak 1909 tarihli telgrafda Sadrazam Mehmet Kamil Pasa’ yi 31 Mart Olayi’nin bastirilmasindan dolayi kutlar ve ilcede istibdat ! doneminde yolsuzluk yapan memurlarin cezalandirilmasini ister. Telgrafta sunlar yazilidir:
|
|
|
|
|
|
#24 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
“DERSAADET’DE MAKAM-I SADARETPENAHÃ’’
“Ankara Vilayeti’nde mulhak Yanababad kazasi ahali-i umumiyesi namina fahim-hanenizi acizane tebrik iderim.El-yevm kazamiz mustebit saibe mesbuku-i-ahvesinde arz idileceginden kazamiz hakkinda lutf-i fahimanenizin ibzi musterhamdir-ferman.”Ahali namina Mes’ud Bu zat ileride Yabanbad Mudafaa-i hukuk Cemiyeti baskanligi yapacak ve Ingilizlere protesto telgrafi cekecektir. Cumhuriyet’in iln edildigi yil ise bir ara Kaymakam vekilligi yapmis. Cemal Kocak’a (1922) gore Mesud bey ilcede 1932-1946 arasi belediye baskanligi yapan Tahir Barlas’in babasidir.Bilhassa II.Mesrutiyet’in iln edildigi ilk yillarda ilcemizde kisa zaman icinde birkac kaymakamin gorev yaptigi anlasiliyor.Mesel bu tarihlerde Yabanbad kaymakami iken gorevinden azledilen Mustafa Sadik Efendi’nin Dahiliye Nezareti’ne 27 Eylul 1909 tarihli telgraf ile basvurarak “Magduriyetinin ve sefaletinin giderilmesi icin kendisine harcirah odenmesini talep ettigini”ancak “Gorevinden azledilen memurlara harcirah odenemeyecegi“ gerekcesi ile bu isteginin yerine getirilmedigi bir baska belgeden anlasilmaktadir.Mustafa Sadik efendinin (31 Mart vak’asinin ardindan) gorevden alinmasindan sonra ilceye kaymakam olarak Emin Bey atanir. Fakat gorevi sirasinda yolsuzluk yaptigi ve uygunsuz hareketlerde bulundugu iddiasiyla Hasan bin Huseyin isimli biri tarafindan Ankara Valiligi’ne sIkyet edilir. Sorusturma sirasinda (tahminen) kaymakam gorevden alinarak Uluborlu’ya tayin edilir. Fakat sorusturma sonunda Emin Bey’in sucsuz oldugu tesbit edilir ve durum Dahiliye Nezareti tarafindan 2659/16 sayi ve 29 Agustos 1909 tarihli bir yazi ile Ankara Valiligi’ne bildirilir.Sorusturma sirasinda Uluborlu’ya atanan Emin Bey’in yerine Yababad’a atandigini tahmin ettigimiz Ibrahim Ethem Bey de burada durmak istemez. Ankara Valiligine yazdigi18 Eylul 1909 tarihli dilekcesinde; ”Mulkiyeden mezun olduktan sonra Kalecik ve Mihaliccik’da kaymakamlik yaptigini sonra da Yabanbad kaymakamligina atandigini burada 5 ay kadar calistigini fakat buranin su ve havasina alisamadigini bu nedenle sagliginin bozuldugunu ustelik ailesi kalabalik oldugu icin gecim sIkintisi cektigini bunun icin terfi ettirilerek Aydin Hudavendig (Bursa) veya Kastamonu illerindeki ucuncu sinif bir ilceye kaymakam olarak atanmasini” istemektedir. Ankara Vilayeti bu dilekceyi geregi icin Dahiliye Nezaretine gonderir. Dahiliye Nezareti 24 Eylul 1909 tarihli cevapta; ”Kaymakam Ibrahim Ethem efendinin arzu ettigi vilayetlerde acik yer olmadigi icin yerinde durmasini” istemektedir. II.Abdulhamit devrinin sIkyet konusu yapildigi bir baska olay ise gene 31 Mart vak’asi sonrasi yasanir. Yabanbad kazasi sandik emini (Veznedar) Karsli Ahmet gorevindeki suistimalinden dolayi Ankara valiligi tarafindan gorevden alininca Dahiliye nezaretine bir telgraf cekerek (7 Subat 1910) il yoneticilerini sIkyet eder. Telgrafda; ”Dayanagimizin Kanuolmasi gerekirken Ankara Vilayeti yoneticilerinin hepsinin istibdat yanlisi olduklarini ve Vilyeti bunlarin elinden kurtarmak icin Maliye ve Dahiliye nezaretlerinden tarafsiz ve adil birer heyet gonderilmesini” talep ederek kendinin gya o sirada iktidarda bulunan Ittihat ve Terakki partisi taraftari olarak kayirilacagini tahmin etmektedir. Halbuki Ittihat ve Terakki partisi iktidara geleli 11 ay olmustur. Karsli Ahmet eger bu iddiasinda samimi ise il yonetimini nicin o zaman sIkyet etmedigi merak konusudur.Bu yillarda Seyhler’ (Camlidere) de meydana gelen ve buyuk capta nufus hareketine yol acan yanginla ilgili gelismeler soyle cereyan etmistir. |
|
|
|
|
|
#25 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Belgelere gore
bu yanginda 700 den fazla ev 120 dun ve bir de cami yanmis. Yangini kasitli cikardigi sanilan Gerede Ovacik koyunden 8 kisi Camlidere’li Haci Hasan Efendi’nin tesbiti ile sIkyet edilir. Bu sahislar Bolu Mutasarrifligi’nca yakalanip Yabanbad kaymakamligina teslim edilir. Fakat sIkyetci Hasan Aga ile sorgu hakimi Rifat Efendi kardes olduklari icin Bolu mutasarrifi ve Ankara valiligi Icisleri Bakanligini adalete golge dusebilecegi fikriyle uyarir. Ic Isleri Bakanligi da geregini yapar. (14 Eylul 1909) Yanginda meydana gelen zarar icin Yabanbad kaymakamligi hane basina 500 Kurus olmak uzere toplam 350.000 Kurus yardim ve zaruri ihtiyaclar icin odenek talep eder. Ankara valiligi bu talebi uygun gorerek oldugu gibi Ic isleri Bakanligina bildirirse de bakanlik istenenden daha az bir miktar (40.000 Kurus) odenek gonderir. Bu yardim da iki parti halinde yangin magdurlarina odenir.Bu yangindan sonra Camlidere halkinin buyuk bir kismi Kizilcahamam ilce merkezi ve koylerine yerlestirilir. Ilce merkezinin 1915 yilinda bugunku Kizilcahamam’a nakli ile ilgili olarak bazi rivyet ve belgeler var. Kamu oyunda yaygin bir goruse gore Catakli Haci Hasan Aga bolgede hatiri sayilir ve sevilen biridir. Her hafta Corba pazarina geldiginde cocuklar karsilamak icin onune cikar. O’da onune ilk gelen cocuga baglamasi icin atini verir ve hepsine de bahsis dagitir. Pazarda da butun esnaf ve cevre koylerin halki kendisine buyuk saygi gosterir. Bunu cekemeyen esraftan Hamdi Aga cocuklari toplayarak onlara para dagitir Haci Hasan Aga’yi artik karsilamamalarini her hafta kendilerine para verecegini ve pazara gelip giderken O’nu yuhalayip arkasindan teneke calmalarini soyler. Cocuklar da Hamdi Aga’nin dediklerini yaparak Haci Hasan Aga’yi rencide ederler. Haysiyeti zedelenen Haci Hasan Aga bir pazar donusu gene yuhalaninca koyun hemen disinda atinin ustunde geri donerek:
|
|
|
|
|
|
#26 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
-Hamdi Aga ! oturdugunuz bu yerleri viran ettirmezsem bana da Haci Hasan Aga demesinler ! diye seslenir.
Koyune donunce de hazirladigi hediyelerle Istanbul’a gider. Orada tanistigi saray marangozunun yardimi ile Dahiliye Naziri’ (Icisleri Bakani) nin huzuruna cikip durumu anlatir ve ilce merkezinin Corba’dan naklini talep eder. Fakat bu gunlerde ilce merkezinin Kizilcahamam’a tasinmasina sebep olan asil olay yasanir. Hamdi Aga iki evlidir ve zengin ve koklu ailelerinden birinin kizi ile yaptigi ikinci evliligi ile daha da guclenir. I.Dunya savasinin basladigi gunlerde beklenen olay vukf hanimlarinin yaptigi nim Kaymakamin esinin ayaga kalkmamasi ve kendisi ile ilgilenmemesine ustelik diger hanimlarin bu duruma gizlice gulmelerine oldukca icerler ve durumu kocasina bildirir. O gunlerde nufuz hus r. Aga’nin hismindan korkan koy halki ve resmgorevliler mudhele edemezler. Cunku Ittihat ve Terakki Partisi iktidardadir ve Hamdi Aga’nin kucuk kardesi Dr.Mehmet Fahri Bey etkili bir Ittihatcidir. Ustelik bu yillarda Osmanli’da otoritenin iyice azaldigi yillardir. Bu durum karsisinda kucuk dusen kaymakam ise atina binip ilceyi terkeder ve Kizilcahamam’a gelir. Burada bir hana yerlesir. Ardindan gorevliler de gelirler ve ilce filen Kizilcahamam’a tasinmis olur. (1914) Ilcemiz o zaman yaz aylarinda kaplica tedvisi icin gelenlerin kaldigi 60 odali bir han ve bir hamamdan ibarettir. Olaydan haberdar olan Ankara Valiligi ve Istanbul hukumeti ise duruma yasal yonden mudhele ederek adetSorba’yi cezalandirir.Ankara Valiligi’nden Icisleri Bakanligi’na yazilan 18.Ocak.1914 tarihli bir yazi ilebad’in ilce merkezi olan Corba Kazasi’nin koylere uzak olmasi Kizilcahamam’in ise merkezi bir konumda olmasi ve sifli sulari ile ileride daha da gelisebilecek bir yerlesim yeri oldugu” ndan bahisle buranin ilce merkezi olmasi teklif edilir. Ancak bu talep Icisleri Bakanliginca Il Daimi Encumeni karari eksIk oldugu icin kabul edilmeyip geri gonderilir. Bunun uzerine ayni islemler yenilenip uygun bir sekilde duzenlenerek Ic Isleri Bakanligina yeni bir teklif yapilir. Bu yeni teklifte onceki yazilanlara ilaveten; ” Kizilcahamam ve civarinda bulunan Sey Hamami ile Visi (Maden) suyunun kasabaya cok buyuk bir ticaret kaynagi olacagi yakinda pek buyuk bir kasaba haline gelecegi civardaki celtik tariminin saglik bakimindan sakinca teskil etmesine ragmen bunun kisa bir calisma ile ortadan kalkabilecegi ve ayrica ilce merkezinde gerekli resmi binalarin halk tarafindan ucretsiz yaptirilabilecegine dair halktan alinan taahhutnamelerin de ekli oldugu “ belirtilerek yeni ilce merkezinin Kizilcahamam’ a tasinmasinin uygun oldugu bir kere daha teklif edilir. Bu teklif uzerine Kizilcahamam kanunen ilce merkezi olur. Yazismalar 1914 icinde olur. Ancak Kizilcahamam’in resmen merkez olmasi o gunku sartlarda yazilarin gec ulasmasi sonunda 1915 Kasim ayina kadar uzar.1898 de nahiye yapilan Camlidere ise daha once Beypazari’na bagli iken ilcenin tasinmasi ile 1915 de Kizilcahamam’a baglanir.
|
|
|
|
|
|
#27 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
4-MILLI MUCADELE DONEMI:
Buraya kadar anlattiklarimizdan da anlasilacagi gibi Yabanbad’in fazlasi ile enteresan yonleri ile dolu zengin bir gecmisi var. Gerileme Devri’nden itibaren istikrarsizlik savaslarda alinan yenilgiler ve bunlarin getirdigi sIkintilar Anadolu halki uzerinde yillarca surecek derin izler birakir. Halkin gayreti ve cevredeki sivil kuruluslarin yardimi ile asirlardir kendi basina ayakta durma cabasi icinde olan Anadolu halki her seferinde vergi vererek cepheye asker gondererek kanun ve nizamlara uyarak gorevini yapmistir. Kaybedilen I. Dunya Savasi butun sIkintilarin uzerine tuz-biber eker. Sosyal bir kargasanin yasandigi yonetim boslugunun hukum surdugu ve yer yer isyanlarin ciktigi Milli Mucadele’nin basindaki sIkintilardan ilcemiz de nasibini alir.Bu donemde Yabanababad adini Istanbul’daki Ingiliz Yuksek Komiserligi’ne cekilen bir telgrafda goruyoruz. Ancak olayin basini hatirlamakta yarar var. Ingilizlerin Sevr Baris Konferansi’na; ”Istanbul’un milletlerarasi bir hale getirilecegi Turk Hukumetinin yeni merkezinin Anadolu’da kurulacagi Istanbul’un ise Halifelik merkezi ve Din baskent olarak kalacagi” seklinde teklif goturecegi haberinin ardindan Mustafa Kemal 8 Ocak 1920 de durumu 3.Ordu mufettisligine telgraf ile bildirerek halkin bu durumu protesto etmesini ister. Hemen ertesi gunu (9 Ocak 1920) Anadolu’ daki 15 Mudafaa-i Hukuk cemiyeti Istanbuldaki Ingiliz Yuksek komiserligine protesto telgrafi gonderir ve Komiser Robeck oldu denilen Turk halkinin bu duyarliligi karsisinda sasirir kalir. Telgraflar; Konya Tokat Hacibektas Ayas Kastamonu Beypazari Tekke Trabzon Gerede Bogazliyan Zonguldak Develi Cerkes Nazilli ve Yabanbad’dan gonderilmistir. Bu telgraf ile Yabanbad’da o yillarda bu komitenin kurulmus oldugu anlasilmaktadir ki halkimizin Mill Mucadeleyi yurekten destekledigi ve vatanin kurtarilmasi konusunda ne kadar hassas davrandiginin da bir delili sayilmalidir. Anadolu’da yaygin olan ”Istanbul’ un dusman eline gececegi ve baskentin Anadolu’ya tasinacagina” iliskin korku ve kaygi bolgemizde de mevcuttur. Ancak 1919 Kasim ve 1920 Temmuz aylari arasinda Mill Mucadele icin Anadolu’dan gonderilen yardimlarin yer aldigi listede Yabanbad ismini goremedikYabanbad’dan telgraf gonderen zat Mudafaa-i Hukuk komitesi baskani Mesud ve iki uye arkadasidir. Bu zatin 31 Mart dolayisiyla Sadrazam Mehmet Kamil Pasa’yi kutlayan Mesud olmasi muhtemeldir. Mesud Bey’in itibarli biri oldugunu dusunduk.1923 de Seyh Ali Semerkand zaviyesi turbedrinin secimi ve bu secimin onaylanmasi sirasindaki yazi trafiginde 11 Kasim 1923 tarihli bir yazida “Kaymakam Vekili” olarak isim ve imzasini goruyoruz. Kaymakamliga bir burokratin vekalet etmesi gelenegi o donemde de vardir ve Mesud Bey o yillarda Tahrirat Katibidir. (Yazi Isleri Muduru) Bu donemde ilcemiz cevredeki isyanlardan da etkilenir. Bunlarin en onemlisi Duzce Isyni’dir. T.B.M.M. Hukumeti isynin bastirilmasi icin bazi birlik ve cete kuvvetlerini isyancilarin uzerine gonderir. Meclis de bazi tedbirler alir.
|
|
|
|
|
|
#28 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Bu isyan Anzavur Isyani’nin kollarindan biridir. Anzavur
Gonen’de Cerkez Ethem’den agir bir darbe yiyince Istanbul’a kacar. Burada fazla durmayarak eline verilen “Ankara hukumetinin taninmamasi ve Mustafa Kemal’in idami hakkinda” fermanlar ve heybeler dolusu Ingiliz altini ile suratle Duzce’ye gelir ve isyana burada devam eder.Meclis de tedbir olarak Geyve’deki 24.Tumen komutani Kurmay Yarbay Mahmut Bey’i emrindeki kuvvetlerle Anzavur’ un uzerine gonderirken dort milletvekilini de halka nasihat etmek ve olup biten hakkinda bilgi toplamalari icin Gerede ve Bolu’ya gonderir .Mahmut Bey Anzavur’u bir carpismada yener fakat gene kurtulmayi beceren asi Istanbul’ a kacar cetesi de dagilir. Fakat isyan halka sirayet etmis ve tehlikeli olmaya baslamistir. Mustafa Kemal’in komutanlara gonderdigi yazi uzerine Afyon’da bulunan Yarbay Arif Bey emrindeki kuvvetlerine Karakecili Asireti’nden de 300 kisiyi katarak isynin baska bir kolunu bastirmak uzere (24 Nisan 1920) Beypazari’na girer. Ilce ileri gelenleri: ”Halkin birkac tahrikci tarafindan kandirildigini isynla bir ilgileri olmadigini bunu bilmeyen askerlerin sehri yakmak istediklerinin duyuldugunu” soyleyerek ozur dilerler. Mustafa Kemal’ in istegi ile Meclis’deki din adamlarindan bir grup telgraf basinda Beypazarlilar’la gorusup teminat aldiktan sonra bagislanmalari kararlastirilir. Mustafa Kemal once halkin ve meclisin moralini bozmamak icin Beypazari olaylarini mecliste anlatmamis fakat tedbir olmak uzere Etlik ve Kecioren tepelerinde silahli nobetciler bekletilmistir.Halka nasihat etmek uzere Gerede’ye hareket eden milletvekilleri Kurmay Binbasi Husrev Bey Bolu Milletvekili Dr.Fuat (Umay) ile Osman ve Sukru Beyler Ankara’dan ciktiktan iki gun sonra Yabanbad’a gelirler. Burada Bolu’nun Duzce isyanina katildigi haberini ogrenince hemen Gerede’ye hareket ederler. Amaclari Dortdivan Bucaginda oturan ve civarda sozu gecen Husrev Bey’in kayinpederinin de yardimi ile MillKuvvet toplayip Bolu uzerine yurumektir.Geceyi Akyarma’ da bir koyde geciren milletvekilleri ertesi gun Gerede yonunden top sesleri duyunca bunu “Meclisin acilisini kutlamak” veya kendilerine “Hos geldin” karsilamasi icin atildigini sanip sevinirler. Fakat az ilerleyince baslarinda 31 Mart isyaninin elebasilarindan Kel Ali Hoca olan bir gurubun kendilerine yaklastigini gorurler. Gurup kendilerine: ”Gelmeyin Islam’i Islam’a kirdirmayin!” diye ilerlerken Gerede yonunden uzerlerine yaylim atesi acilir.
|
|
|
|
|
|
#29 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Bu sirada gelen gurubun saldirisina da ugrayip dovulurler. Ancak Gerede’den gelen jandarmalar sayesinde kurtulurlar ve dort saat belediyede hapsedilirler. Belediye onunde cevreden de gelerek toplanan halk
asmak icin kendilerini ister. Daha sonra zincire bagli olarak Duzce’ye gotururler. Burada isyancilarin “Bu milletvekillerini nerede asalim?” tartismalari surerken Cerkez Ethem’in de dahil oldugu Milli Kuvvetler yetisir ve kurtulurlar. Hemen orada kurulan Divan-i Harp’de suclular idam edilir. Bu gelismeleri burada birakip Ankara’ya donersek T.B.M.M.’nin acilisinin ikinci gunu (24 Nisan 1920 Cumartesi) reis-i sin Serif Bey baskanliginda acilan 5. celsede ”Agnam vergisi” uzerindeki gorusmelerden sonra meclis baskaninin Yabanbad kaymakamligi ve belediye reisliginden meclisin kusadi munasebeti ile gonderilen tebrik telgrafini okuttugunu goruyoruz.“Millet Meclisi Riyaseti Celilesine “Butun islam’in mukadderatina nasekibane muntazir oldugu makam-i akdesi hifetin masuniyeti tammesi ve vicdan-i insaniyet ve medeniyyette hududu gayri kabil-i red bir surette cizilen muazzez vatanmizda mustakilen yasama hakkimizin temin ve mahfuziyeti icin manen ve maddeten gostermekte olduklari muzaheret ve muavenete de mazhar-i teyid olan mucahedat-i milliyemize istinaden ve avni bariden istimdaden tedvir-i umura baslayan Meclis-i Milli’ mizi kaza ahalii namina tebrik ederiz. A’sar-i tarihiyyemizin hic birine nasip olmayan bu muazzam ve mubeccel muzaheret-i milliye ve diniyyenin vahdet-i kahharanesi mutlaka eser-i ilham-i subhanoldugundan halasimiz bir emri mukarrerdir. (Alkislar) Bu umniyyenin husulu icin siz muhterem ve fedakar vekillerimize teveccuh eden fakat berendazane vezaif-i muhimmenin nail-i teshilat olmasini temenni eyleriz.” (Alkislar Amin sadlari)Belediye Reisi Vekili Namina Yabanabad Kaymakam ve Hikmet Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Idaresi namina Hakki Yabanabad T.B.M.M’nin acilisini kutlarken isyancilar da bos durmaz ve Koc Bey isminde bir emekli binbasi Bukeler’e gelip halki Ankara hukumeti ve Kuvva-yi Milliye aleyhine kiskirtir. 21 Nisan 1920 Carsamba gunu gerceklesen bu olayi ogrenen kaymakam meclisi haberdar etmek uzere baska bir telgraf daha ceker.25 Nisan 1920 de Ihanet-i Vataniyye Kanunu gorusulurken Mustafa Kemal milletvekilleri arasindan meclis baskan vekili Celalettin Arif Bey’e bir yazi gonderir. Baskan yaziya soyle bir goz attiktan sonra okutur : “Ankara’da Buyuk Millet Meclisi Baskanligimiza ![]() Simdi alinan guvenilir bilgiler soyledir. Koc Bey (Duzce isyani elebasilarindan) isminde biri bugun Bukeler Koyune gelmis ve Padisahin iradesini teblig edeceginden onumuzdeki Carsamba gunu butun ahalinin ilce merkezinde (Kizilcahamam’da) bulunmasini ve padisahtan ne suretle ayrilmis olduklarinin ahaliden soracagini imzasi altinda (bulunan) yazilarla ahaliye teblig etmistir. Haber aldigimiza gore butun ahali bu toplantiya gelecektir. Bu halde bizim durumumuzun tayin buyurulmasini rica ederim. Cunku artik telgraf muhaberesinin de kesilecegi kuskusuzdur.”
|
|
|
|
|
|
#30 (permalink) |
|
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
![]() |
Yabanabad Kaymakami Hakki
Bu telgraf butun ulkede Ingiliz altinlari ile kandirilan kisilerin giristigi fesadin tipik bir ornegidir. Bu telgrafin yarattigi ofke ile “Hiyanet-i Vataniyye” kanunu mecliste kabul edilir ve meclisin 2 numarali kanunu olarak yururluge girer.Bu sirada Mustafa Kemal’in kursuye ciktigi goruldu. Baskan telgrafi karsiliksiz kaymakami da talimatsiz birakmamisti:-Musaadenizle bu telgrafa yazilan cevabi da okuyayim der ve oku: “Yabanabad Kaymakamligina ![]() “Koc Bey’in ahaliye yaptigi tebligat Ingilizler’in emellerini guden millet hainlerinin tertip eseridir. Halifemiz Istanbul’da Ingilizler’in esareti altinda kalmistir. Gayemiz halifemizi ve milletimizin hayatini istiklalini kurtarmaktir.“Ingilizler ahalimizi bu vasitalarla kandirip Islam ehlini birbirine kirdirmak ve ondan sonra memleketimizi istedikleri gibi esaret altina almak istiyorlar. “Bu gercekleri halka ilan ediniz.Ahaliden kuskusu olanlar Ingiliz yardakcilarina degil Buyuk Millet Meclisi’ne basvursunlar. Buna karsin fesatcilarin ve Ingilizler’den yana olanlarin yalanlarina kapilarak ayaklanmaya kalkanlar olursa Buyuk Millet Meclisi bunlarin kafalarini ezmeye karar vermis ve ezici kuvvetlerini de hazirlamistir. Dokulecek kanlarin butun vebali de fesatcilara ve onlara uyanlara ait olacaktir.Sayet Yabanabad’i terke mecbur olursaniz bize guvenilir bir vasita ile haber gonderiniz. Yaptiklarinizi da devamli olarak bize bildiriniz.” Turkiye Buyuk Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Meclis’de bunlar olurken Yarbay Arif Bey de emrindeki iki tabur piyade 8 makineli tufek 2 sahra ve 2 dag topundan olusan kuvvetleri ile Bolu’ya ilerler. Istanbul Hukumeti’ nin ”Kuvva-yi Milliye” ye karsi kurdugu “Kuvva-yi Inzibatiye” nin hareketinden guc alan isyancilar 3 Mayis 1920’de Yarbay Arif Bey’in kuvvetlerini sararak 4 Mayis da Bolu’ya hakim olurlar. Mutasarrif Vekili ve subaylari oldurerek evlerini yagma ederler. Bu durum karsisinda Yarbay Arif bey geri cekilirken Cerkes’de bulunan Binbasi Vasfi Bey emrindeki 58. Alay ile Gerede’ye hareket eder. Sehrin yakinlarina gelindiginde Ilce Boluk komutani Yuzbasi Memduh’un teminat vermesi uzerine tedbir alinmadan yaklasan askerlere sehirden birden ates acilir ve alay dagilir. Binbasi Vasfi Bey de tekrar ilerlemeyi uygun bulmayarak elinde kalan 85 er ile Cerkes’e geri doner.Bir gun sonra Kizilcahamam’da toplanan goaaaauler Binbasi Rustu Bey’in komutasinda 400 er ve 4 makinali tufekle Gerede’ye hareket ederse de ayni Akibete ugrarlar ve bozularak dagilirlar. Binbasi Rusdu Bey’de elinde kalan 89 erle guclukle Kizilcahamam’ a geri cekilir.Birbirlerine cok yakin olmalarina ragmen koordinesizlik sebebiyle disiplinin saglanamadigi mufrezelerde bu bozgunlar yasanir. Bu durum karsisinda Mustafa Kemal Geyve’deki Ali Fuat (CEBESOY) Pasa’yi telgrafla arayarak: ”Duzce’deki isyanin Ankara’yi tehdit eder boyuta geldigini Ankara’nin muhakkak guvence altinda tutulmasi gerektigini isyani bastirmak uzere Geyve’den ayrilmasinda bir sakinca yoksa Ankara’ya tesrif etmesini” ister. Ayni gun (8 Mayis 1920) Konya Ereglisi’ndeki 11.Tumeni de butun kuvvetleri ile Ankara’ya cagirir. Hatta ele ne gecerse gonderilebilmesi icin Antep ve Denizli’ye rica telgraflari ceker
|
|
|
|
![]() |
| Beğenilen Sayfayı İşaretleyin |
| Konuyla Alakalı Etiketler |
| • KIZILCA HAMAM YILDIRIM ÖREN KÖYÜ |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | UslanmaM | Cevaplar | Son Mesaj |
| Büyük ortadoğu projesi... | cetinmehm | Tarih Bölümü | 0 | 05-17-2007 05:46 PM |
| ABD Kongresi'nde Gazze Projesi Görüşüldü | BoDyGuArD | Güncel HABERLER | 0 | 03-31-2007 10:04 AM |
| Google'dan E-Kitap Projesi | BoDyGuArD | Bilim ve Teknik | 0 | 02-23-2007 05:32 PM |
| İlk Boğaziçi Köprü Projesi | ABYSS | Türk Kültürü | 1 | 02-11-2007 01:30 PM |
| Adem-i Merkeziyet Projesi | ABYSS | Osmanlı Tarihi | 0 | 01-11-2007 07:00 PM |
