USLANMAM

UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
Geri git   USLANMAM > GENEL KÜLTÜR > Türkiyem Cennet Vatanım
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Özel Arama
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Türkiyem Cennet Vatanım Cennet vatanımızla ilgili herşeyi buradan bulabileceksiniz.

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-29-2007, 03:37 PM   #11 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Alplik ile Erenligi sahsinda birlestirip Anadolu’nun fethinde ordu icinde yer alan diger zamanlarda tekkelerde ogrenci yetistiren bu seckinler kendilerinden sonra gelenlere yol gostermislerdir. Alperenlikyuksek ahlak ve savasci ruh isteyen bir mertebedir. Onlar Islam’in yogurdugu celik gibi bir sahsiyete ve yilmaz bir savasci iradeye sahiptirler. Halk arasinda oyle kabul gormuslerdir ki cogu dag baslarinda olan turbeleri bile bu gun pek cok insanin ziyaretgahi halindedir.



Dervis Gaziler 11.12. ve 13.asirlarda Anadolu’da henuz fethedilmemis olan yorelere yol agizlarina bogazlara tekkelerini kurmuslardir. Bu Tekkeler Turk ordusunun karakolu durumundaydi.



Bu dervisler Hiristiyan ulkeleri kisa zamanda Turk topragi olarak devlet sinirlari icine dahil etmislerdir. Savasci niteliklerinden dolayi Alperenler kultur tarihimizde “Kolonizator Turk Dervisleri” olarak da anilmaktadirlar.



Ahmet Yesevden aldiklari ilhamla yola cikan bu sahislarin kilic ve sozleri oldugunu belirtmistik. Fakat onlarin sozle yaptiklari cihad daha dikkat cekicidir. Dunya tarihinde diger fetihlerden sonra meydana gelen ayaklanma ve direnmeler olurken bu Dervis Gaziler Anadolu’daki yerli halkin ruh dunyasini ele gecirdikleri icin herhangi bir direnme ile karsilanilmamistir.



Hoca Ahmet Yesevnin talebeleri olan Dervis Gaziler bir carik bir asa birkac bas hayvan ile yerlestikleri yerlerde ilkin yerli halkdan biraz uzak tereddut icinde gecen bir zamandan sonra yerli halka yapilan karsiliksiz iyilik ve yardimlarla meydana gelen guvene dayali dostluk asirlarca surecek kardesce bir arada yasama duzeninin temelini olusturur. O Cennetmek Dervis Gazilerin tesis ettigi sicaklik ile Bizans’in zulmunden bunalan yerli halk Turkmen gocu dalgasina hic direnc gostermez ve zamanla sosyal bir kaynasma meydana gelir.



Batili kaynaklarin: ”Turkler yerli halki Bizans’in zulum ve fenaliklarindan korumak icin tanri tarafindan gonderilmisdir.” Diye bahsettigi Turk Begleri Mogollar gibi yerli halki asla hakir gormeyip onlara insanca yaklastilar.



Uzerinde yasadigimiz ve “Anadolu” olarak isimlendirdigimiz topraklarin Bizans donemindeki adi; Latince “Gunesin dogdugu yer” anlamina gelen Anatolia’ dir. Islam tarihi kaynaklarinda ise Diyar-i Rum (Rum ulkesi) olaerak gecen bu ellere Anadolu isminin verilmesi mutasavvif Dervis Gazilerin diliyle olmustur.



Bu Dervis Gazi’lerden biri de bugun Taslica Koyu’muzde medfn bulunan Kirgiz Ebe ve oglu Oruc Gazi’dir. Bu iki Turk-Islam mucahidinin kabirleri sanki hal o eski yasadiklari yeri gecmiste oldugu gibi bugun de muhafaza etmek ister gibi koyun girisinde ve cikisindadir. Kaynaklara gore Kizilcahamam’in kaydi



bulunan en eski Turk-Islam yerlesim yeri oldugu bilinen Taslica Koyu’nde vuku bulan ve yasadigimiz bu topraklara Anadolu isminin verilmesine vesile olan menkibenin genis seyri kitabimizin turizm bolumunde ele alinmistir



Anadolu Selcuklu Sultani Alaaddin aaakubat (1220-1237) ordusu ile seferde iken yolu uzerindeki Taslica’ya ugrar ve burada Kirgiz Ebe’nin askerlere ayran ikram ettigi sirada gosterdigi keramet karsiligi Kirgiz Ebe’nin dilegi uzerine buralari onun evlatlarina yurtluk olarak bagislar. Koye de vergi muafiyeti taninir.



Taslica Koyu’ne taninan bu vergi mufiyeti Osmanlilar doneminde de yururlukte kalip Cumhuriyet’e kadar devam eder ve 1925 sonrasi siyasi sosyal ve ekonomik duzenlemeler cercevesinde kaldirilir.



Keramet ehli biri olmasindan dolayi Allah’in veli kullari arasinda olan Kirmizi Ebe ve ailesinin siradan bir gocmen ailesi olmayip Haci Ahmet Yesevin talebelerinden birisi oldugu hukmunu cikarabiliriz. Bu topraklara yerlestigi tarih olarak da Melik Mesud’un Ankara’nin kuzeyini fethettigi 1197 veya sonraki 5-10 yil olarak soylememiz mumkundur.



Cunku bu tarihler Haci Ahmet Yesevin talebelerine vasiyeti uzerine olumunden (1166) sonra Anadolu’ya gelmis olabilecekleri tarihlere yakindir. Ikinci bir hareket noktasi da Kirmizi Ebe’ninHaci Ahmet Yesevinyillar once Turkistan’da gosterdigine benzer bir keramet gostermis olmasidir ki bu ozelligin kendisine Haci Ahmet Yesevden tevarus etmis olmasi kuvvetle muhtemeldir. Azi cok etme kerameti manevi yonu cok fazla kisilerde gorulen bir haldir.



Tarihin akisina donersek1176 Miryakefalon zaferinden sonra 2.Kilicaslan tore geregi ulaaai ogullari arasinda pay ederken Ankara ve kuzeyini (Cankiri ve Kastamonu dahil) oglu Ankara meliki Muiniddin Mesud’a biraktigini goruyoruz.



Melik Mesud Bizans’a karsi Sakarya vadisine kadar yaptigi fetihlerle 1197 de Devrek’i Turk topraklarina katar. Devrek’in fethiGerede ve Yabanabad’in bu tarihten once veya en azindan ayni yil Selcuklu hakimiyetine girdigini gosterir.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007, 03:37 PM   #12 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Bu donemlerde Ankara ve Kastamonu cevresine daginik halde 100.000 cadirlik (=400. 000 kisi) Kayi Turkmen toplulugu yerlestirilmistir.



En onemli Anadolu beyliklerinden olan Candarogullari Beyligi’nin sinirlari icinde bulunan Yabanabad beyligin basta Osmanlilar olmak uzere diger beyliklerle irtibat noktasinda ve ayni zamanda beyligin egitim ve kultur merkezidir. Bu donemde daha da onem kazanan Yabanabad’in kuzey (Guvem) bolgesinin idaresi Candaroglu Isfendiyar Bey tarafindan oglu Hizir Bey’e verilmek istenir. Buna karsi cikan oteki oglu Kasim Bey’in Osmanlilar’a basvurmasi sonucu Celebi Mehmet’in bolgeye yurumesi uzerine bolge idaresi Kasim Bey’in uzerinde kalir. (1417)



Mogollarla yapilan Kosedag Savasi’nda Selcuklular’in yenilmesi sonucu 1243-1277 arasi Ankara Mogol hakimiyetine girer. Bu yillarda Mogol baskisindan kacan Turkmenler ilk fetih donemlerinde oldugu gibi buyuk gruplar halinde Anadolu’ya girdiler. Bu goc ilesahip olduklari menkul kiymetleri ile az cok mureffeh bir takim koylu halk zengin tuccarlarla beraber Mogol saldirisindan kacan cok sayida ilim adami sanatkar lider seyh dervis ve baba Turkistan ve Horasan’dan Anadolu’ya geldi ve bu goc dalgasindan sonra Turkler Anadolu’da % 85-90 (Ozellikle koylerde % 100 e yakin) bir yogunluga sahip oldular.



Bu sekilde Anadolu’ya gelen baska bir zumre de gocebelerdir. Bunlar ayri ayri yayla ve kislaklarda yasayan yari gocebe unsurlardir. Kendi ihtiyaclari kadar biraz ziraatle mesgul olmakla beraber bilhassa hayvan suruleri yetistiriyorlar Orta-Asya’dan getirdikleri halicilik ve nakliyecilik de onlar icin mutemmim bir uretim vasitasi oluyordu. O zamanlar Anadolu’nun pek meshur olan atlarini yetistirenler halilarini dokuyanlar bunlardi.



12.asrin sonlarina dogru yillar suren futuhat ve istiladan sonra nufus yavas yavas oturmaya baslar. Koyler onemli bir cogunluk idi. Orta-Asya’da koyde yasayanlar goclerden sonra Anadolu’da da derhal koyler kurup zirai uretime basladilar. Bu arada gayrimuslimlerin kurduklari koyler de zamanla Turklesti. Koyler ozellikle ticaret yollari buyuk sehirlerin cevresi ve maden bolgelerinde kurulmuslardi. Fakat yol guzergahindaki koyler daima tahribata ugruyorlardi.




Koylerde kendi topragini isleyen az sayida ciftciden baska toprak sahibi olmayip belli bir ucret karsiligi rencberlik edenler veya baskasinin topragini kendi sermaye ve gucu ile isleyerek yaricilikta bulunanlar da vardir ki koy halkinin cogunlugunu teskil ediyorlardi. Bunlardan baska koy arazisinin buyuk kismini kendi ellerinde toplayarak onlari rencberlerle isleten yariciliga veren sayilari az da olsa bir koy aristokrasisi mevcut idi. Bunlar koyun hakiki hakimleri idi.



Koylerde kendi topragini isleyen az sayida ciftciden baska toprak sahibi olmayip belli bir ucret karsiligi rencberlik edenler veya baskasinin topragini kendi sermaye ve gucu ile isleyerek yaricilikta bulunanlar da vardir ki koy halkinin cogunlugunu teskil ediyorlardi. Bunlardan baska koy arazisinin buyuk kismini kendi ellerinde toplayarak onlari rencberlerle isleten yariciliga veren sayilari az da olsa bir koy aristokrasisi mevcut idi. Bunlar koyun hakiki hakimleri idi.



Y.Ziya Yorukan bu donem Anadolu’sundaki koylu kesimini; Turkler (Eskiden burada bulunmus ve Turkmenler geldikten sonra Musluman olmuslar) Turkmenler ve Yorukler olmak uzere uc kisimda inceliyor. Ifadesine gore Turkmen ve Yorukler Anadolu’ya sonradan muhtemelen Turk muhacereti sirasinda geldiler.



Selcuklu idaresi harp ve anarsi neticesinde zarara ugrayan dagilan koyleri mumkun oldugu kadar himayeye belli bir zaman icin vergiden muaf tutmaya hatta onlari tohumluk ve cift hayvanlari ile donatmaya dikkat ediyorlardi.



Oguzlar’in onemli bir kolu olan Kayilar Selcuklular devrinde genel Oguz muhaceretine katilarak Bati’ya gelmisler Anadolu’ya gelenler muhtelif parcalara ayrilarak cok daginik sahalarda yerlesmislerdir. Ozellikle Amasya Corum Cankiri Kuzeybati Ankara Bolu Eskisehir Mugla Burdur Isparta ve Bilecik cevresinde yogunluk goruluyor. Buralarda hala Kayi isimli koyler var.



Yaband’da ilk meskenlesme buyuk capta ciftlikler seklinde olup az sayida da mezraa bulunmaktadir. Anadolu’daki iskn sekilleri icinde en eski ve koklu unitelerden biri olan ciftlikler cok defa bir veya birkac ailenin gecimini ve yerlesimini saglayan genisce bir toprak parcasi uzerinde kurulmus kucuk bir yerlesim alani ve iskn tipidir. Yabanabad’daki ciftlikler muhtemelen bu gun koylulerin verana / viran dedikleri eski Bizans veya daha eski iskan yerlerinin uzantisidir. Bunlarin bir kismi babadan ogula intikal ederken bir kismi da daha sonra vakfa donusturulmuslerdir.



Anadolu’nun fethinin ardindan iskanin onculeri Dervis Gazi’lerdir. Bu gun en eski iskan kaydi Taslica Koyu’ne aittir ve Selcuklu Sultani Alaaddin aaakubat’ in (1220-1237) o zaman bolgede yerlesmis olan Kirgiz Ebe’ nin oglu Oruc Gazi’ye koy arazisini ciftlik olarak vakfettigini gosteren vakfiyedir.



Butun bunlara karsi Yabanabad’da Turk Koyleri Vakif veya Timar Ciftlikleri’ nin etrafina kurulmustur diyebiliriz. Kendilerini emniyete almak icin gocebe Turk aileler baska yerlerden gelerek ciftliklerin etrafina yerlesip zamanla buralarin koy olmalarini saglamislardir. Prof Dr. Fuat Koprulu’ ye gore Ankara Savasi’ ndan sonra Celebi Mehmet idaresi altinda bulunan yerlerde kurdugu timarlar sayesinde kardeslerine karsi basari kazanmis ve padisah olmustur.



Kosedag Savasi’nda Selcuklular’in yenilmesi sonucu 1243-1277 arasi Ankara Mogol hakimiyetine girer. Bu yillarda Mogol baskisindan kacan Turkmenler ilk fetih donemlerinde oldugu gibi buyuk gruplar halinde Anadolu’ya girdiler.



Mogollar’ da once Anadolu’ya gelmis olan cok sayida dindar lider seyh dervis ve baba yeni gelen ve yari Samanist olan bu Turkmenlere Islam Inancini tam olarak benimsettiler ve uclarda ki savas kutsal bir anlam kazandi. Bu durum da yayilmayi artirdi. Bu ikinci goc dalgasindan sonra Turkler Anadolu’da % 85-90 (koylerde % 100 e yakin) bir yogunluga sahip oldular. Ankara’da Ilhanlilar (1304-1344) devresindeki bu hakimiyet Eretna Devleti kurulana kadar devam eder (1304) ve Ankara’da Osmanlilar’a kadar surecek bir Ah yonetimi kurulur.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007, 03:37 PM   #13 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

3-OSMANLILAR DONEMI:



Ankara Ah yonetiminde iken stratejik oneminden dolayi Osmanli hukumdari Orhan Bey’in oglu Suleyman Pasa tarafindan fethedilir (1354). Fakat bir sure sonra Ahiler tarafindan geri alininca bu sefer de Osmanli hukumdari I.Murat tarafindan cevresi ile beraber (Yabanabad dahil) Osmanli topraklarina katilir. (1362) Bir rivayete gore Ankara sehrin ululari tarafindan I.Murat’a hediye edilir. Bu donemde Ankara yogun Turk nufusuna olan ihtiyac ve stratejik oneminden dolayi Karaman Beyligi ile cekisme alani haline gelir ve birkac defa el degistirir. Bu yillarda Yabanabad’in dogu ve guneyi Osmanli Beyligi bati ve kuzeyi de Candarogullari Beyligi hakimiyetnindedir.



“Yabanabad” adini ilk ne zaman aldigi bilinmemekler beraber 1423 tarihli ilk tahrirde zikredilen “Yabanova” adinin Selcuklular’dan intikal ettigini kabul etmemiz gerekir. Bu tarihte verilen Yegen Bey Vakfiyesi’ne konu olan vakiflarin kaynagi ilk Osmanli donemine kadar gitmektedir. Yani bolge-yer isimlendirme ve tanimlamalari II.Murat devri tahrirlerini esas almakta onlara da Selcuklular’dan intikal ettigi anlasilmaktadir.



Burada Yabanabad tarihinde onemli bir yere sahip olan ileride sIk sIk karsimiza cikacak olan Turasan Sah Bey’den soz etmemiz gerekir. XIV.asir ortalarinda Horasan’dan gelen Turasan Sah ”Bey” unvani ile Ankara bolgesine yerlesmek istediginde sIk ormani soguk ve bol suyu ile temiz havasindan dolayi o zamanki adi Akcakavak olan 10 hanelik Tekke (Verimli) koyunu secer ve koy bundan boyle Beykoy olarak anilmaya baslar. Zamanla etrafindaki 5-10 hanelik koyler (Ortakoy Verana Hacikoy ve Omurlar) eskiya korkusu ile Bey’in himayesine siginip Beykoy ile birlesirler.



Bundan guc ve nufuzunun cok fazla oldugunu anladigimiz Turasan Sah Bey 1354 de Ankara Kalesi’nin fethine babasi ile birlikte katilir. Yabanabad’da daha sonra kurulan en zengin vakiflar O’na ait olduguna gore bu zenginligini ve nufuzunu bu sirada elde etmis olmasi muhtemeldir.



Ankara Kalesi’nin fethinden sonra bolgede kalici Osmanli hakimiyetinin kurulmasi icin baslatilan ilhak mucadelesine de katilarak bu sirada elde ettigi basari ile yari must bir otorite kuran Turasan Sah Bey’e”Bolgenin bir bolumunun ilhakla elde edilmis ilk sahibi” olmasi sifati ile memleketi imar-ihy ve iskan etmesi sarti ile II.Murat tarafindan ilk mulkiyet berati verilir.



Buradaki Virancik (Orencik) koyu ise 1.Murat zamaninda Iskender Bey’e ait iken iki hisseye ayrilip II.Murat zamaninda Ahi Pasa ve Ahi Arif’e satilir.



Turasan Bey vakfi hakkinda Fatih Sultan Mehmet’in gonderdigi berat ise 1463 Mart’nda deftere islenmistir. Defterde Hiristiyan halkin; Istanoz Gudul Kesanuz ve Erkeksu karyelerinde yasadigi anlasiliyor. Yabanabad’da ise herhangi bir gayri muslim unsur yok.



Gudul’de 11 hane “Kefere-i Gudul” ismi ile kaydedilmis. Kesanuz (Yesiloz)’da 1600 akcalik epeyce fazla cizye miktari buradaki Hiristiyan reaya miktari hakkinda bir fikir verebilir.



Bu sayimda ilcede gayrimuslim unsura rastlanmamis. Bu tesbitle bolgede sadece Turk ve Musluman homojen bir yapi bulunuyor denilebilir. Ancak bazi koylerimizin cevresindeki yer isimlerinin ve “Kurd” isimli koylerin varligi bolgemizde vaktiyle az da olsa bir Kurd iskaninin oldugunu ortaya koyuyor. Mesela Camlidere Yedioren koyunun eski ismi Kurd koyudur.



1523-1571 arasi tahrirlerde koyden; ”Kurtler ve Kuzkoykarye-i mezkrenin ehli Kurtlerdir. Ors-i Seriyyeden ve orfiyyeden mu’af ve musellem olup yilda ikisi asakir-i mansureye eserler deyu defter-i kohnede mestur yine kemakan mukarredir.” Diye bahsediyor. 1463 sayiminda Sorba yakinlarinda bir Kurd koyu oldugu kaydediliyor. Bunlardan baska Taslica koyunun kuzey batisindaki Kurdkonagi mevkii ve Beskonak koyundeki Kurtalti mevkii ve Selami Demircan’ in ifadesine gore Yildirim bolgesinde Kocakurdun Dere Tilloglunun Kopru Kurtler mevkileri ve Kurt mezarligi bolgede vaktiyle Kurt iskaninin bir delilidir.



Anadolu’ da istikrarin ve asayisin ortadan kalktigi donemlerde Dogu’ dan bazi Kurt asiretlerinin bolgeye gelip yerlesmis olabilecegi soylenebilir.



2.Mahmut zamaninda gocebelerin azginliklari cogalip syet konusu olunca Ankara sancakbeyligi kaza kadiliklarina gonderdigi fermanla Kurt gocebelerinin kislaklarina donerken Sorba kazasi koylerinde arazi ve hayvanlara zarar verdiklerinden bahisle gerekli tedbirin alinmasini ister. Gercekten Kurt gocebeler 1824 sonbaharinda hayvanlari ile Sorba kazasi sinirlari icinden gecerken halkin 2000’e yakin koyun ve keci 350 den fazla beygir-kisrak 200 kadar kara sigir-okuz ve 65 den fazla merkebini gasp etmisler ekili araziye zarar verip bunlara engel olmaya calisan halki dovmuslerdir. Ayrica bu Kurt gocebeler Taslica’ya ugrayip koy halkindan Mehmet isimli birinin kizina tecavuz etmisler.



Bu bilgiyi aciklayan Seyfettin Bey ayrica koyumuzun Calti tarafindaki Kurt konagi mevkiinin bu goc hareketleri sirasinda bahse konu Kurtler tarafindan kullanildigi ve bu yuzden bu bolgeye Kurt konagi denilebilecegi uzerinde duruyor.



Basta Anadolu’nun fethinde gorev alan beylerinkiler olmak uzere mulkler daha II.Murat (1421-1451) zamanindan itibaren vakfedilmeye baslanir. Gelirleri ile Yabanbad’in gelismesinde buyuk bir paya sahip olup sonraki bolumlerde genis olarak ele alinacaklardir.



Yabannin temeli olarak kurulan bu vakif ve timar ciftliklerinin etrafina kurulan Turk Koyleri isimlerinin bir kismi Beylerin ismini bir kismi asiret boy veya cemaat ismini bir kismi cevrede icra edilen sanat ve cevrenin ekonomik ozelliklerini bir kismi cevrede yasamis evliya veya turbe ismini bir kismi cevrenin arazi sekillerini bir kismi Rum ismi ile kalirken bir kismi da renklerle tasvir edilmistir. (Ornekler idar bolumde detaylica ele alinacaktir.)



Bursa-Tebriz Ipek Yolu (Ankara Cankiri Corum Amasya Tokat Erzincan Erzurum ve Aras) uzerinde bulunan ve icinde Yabanad’in da bulundugu Ankara’nin kuzeyindeki Candarogullari Beyligi’ne ait onemli merkezlerin Osmanli kontrolunde tutulmasi meselesi yuzunden Yildirim Bayezid zamaninda Osmanlilar ile Candarogullari arasindaki



Ankara Savasi’nda (28 Temmuz 1402) Osmanli Hukumdari Yildirim Bayezid’in ordusu ile bugun Cubuk ile Kizilcahamam arasinda yer alan Yildirim Ormanlari’nda otag kurdugunu bazi kaynaklar anlatiyor. Baska kaynaklarda da Timur’un Kizilcahamam yakinlarinda mevzilendigi ve fillerini IsIk Dagi etegindeki ormanlarda sakladigi belirtilir. Hemsehrimiz Huseyin Cinar; “Osmanlidan Cumhuriyete Cubuk Kazasi” isimli eserinde ise Yildirim’in otagini Esenboga yolu yakininda Meliksah koyu yaninda Timur’un ise Pursaklar’in batisinda Kuscu Dagi’nin Sirkeli’ye bakan eteklerinde kurulmus oldugunu belirtiyor. Belgelere dayandigi icin bu gorusun dogru olmasi gerekir.



Ankara Savasi’nda Osmanli ordusundaki Rumeli kuvvetleri icinde bulunan Citak boyu Turkleri’nin savasdan sonra geri donmeyip bolgede yerlesmis olmalari ve bu gunku Citak kokunun temelini teskil etmis olmalari kuvvetle muhtemeldir. Bugun bolgedeki koyler (1840dan itibaren) hep Yildirim on adi ile (Yildirim Oren Yildirim Hacilar Yildirim Catak Yildirim Demirciler Yildirim Olucak gibi) anilir.



Ilcemizin Egerli ve Semer bolgelerinde Ankara Savasi ile ilgili bir tesbit var. Bolgeye ilk gelen asiretlerden atlari egerli askerler Baskoy Alveren Koyu tarafinda atlari semerli olanlar ise Semer tarafinda yerlesmis olduklarindan bolgeye “Egerli” ve “Semer” ismi verilmis oldugu belirtiliyor.



Ancak bu isimlerin bolgede bir zamanlar bulunabilecegi mumkun olan “Egercilik” ve “Semercilik” gibi sanatlarla da ilgili olabilecegi gibi bolgedeki Egri akarsuyunun zamanla bozularak Egerli almis olabilecegi de mumkundur. Cunku Baskoy 15. ve 16. asir sayimlarinda Bas Inegrilu olarak geciyor. Egrili ismi sanki sonradan Egerli olmus gibi.



Savastan hemen sonra Timur 8 gun kadar Ankara’da kalir. Aksak koyu ismini Timur’ un i olan “Aksak” dan almistir. Bilindigi gibi Timur’un bir bacagi hafif sakat oldugu icin aksayarak yururmus.



Bu savasta Yildirim’in yenilmesi ile baslayan Fetret Devri’nde Ankara Yildirim’in ogullari arasinda devamli el degistirir. Mehmet Celebi’nin Anadolu’ yu ele gecirdigini goren Suleyman Celebi kardesi Isa Celebi’yi bir ordu ile Bursa’ya gonderir. Beypazari’nda Karaman ordusu ile carpisarak buradan Bursa’ya gelen Isa Celebi Mehmet Celebi’ye yenilerek Isfendiyar Beyligi’ne siginir.



Ikisi Ankara’yi Mehmet Celebi’den geri almak isterlerse de Gerede’de yapilan savasta yenilirler. Bunun uzerine diger kardes Suleyman Celebi taze kuvvetlerle bizzat ordusunun basinda Ankara kalesini kusatir ve kenti alir.



Boylece Ankara Yildirim’in ogullari arasinda devamli el degistirir. Yaban noktada mucadeleler sirasinda yapilan seferlere ugrak ve konaklama yeri olarak kullanilir. Sonucta Celebi Mehmet’in Osmanli tahtina oturmasi ile Anadolu Eyaleti’ne bagli bir sancak olarak kalir.



Sultan II.Murat zamaninda Haci Bayram nin Ankara’da yasadigi yillarda koylerine varana kadar imar edilir. Fatih Sultan Mehmet zamaninda ise Karaman Beyligi ile mucadele yillarinda dimi bir ugrak yeri olur.



Anadolu Beyliklerinin en onemlilerinden olan Candarogullari Beyligi sinirlari icindeki Yaban bu beyligin basta Osmanlilar olmak uzere diger beyliklerle irtibat noktasi konumunda ve beyligin egitim ve kultur merkezidir.



Bu donemde daha da onem kazanan Yabanbad’in kuzey (Guvem) bolgesinin idaresi Candaroglu Isfendiyar Bey tarafindan oglu Hizir Bey’e verilmek istenir. Buna karsi cikan obur oglu Kasim Bey Osmanlilara basvurunca Celebi Mehmet’in bolge uzerine yurumesi uzerine bolge idaresi Kasim Bey’in uzerinde kalir. (1417) Kasim Bey Celebi Sultan Mehmet’in damadidir ve Istanbul’ un fethine katilmistir.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007, 03:37 PM   #14 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Bolgedeki Kasimlar koyu adini o gunlerden alir ve o doneme ait onemli kultur izleri tasir. Hidirlar adi da Isfendiyar Bey oglu Hizir Bey’den kalmistir.



Osmanlilarla yapilan savasda yenilerek Candarogullari’na siginan Mentese Beylerinden Mahmut Bey Kizilcahamam’in kuzeyinde (Iyceler Koyu’nun Menteseler Mahallesi) yer alan ve gunumuzde Menteseler adi ile anilan havalide yerlesmistir. Su anda bolgede yasayan Kara soyadli sulle bunlarin devamidir.



XV. Asrin ikinci yarisinda ise Guvem ve kuzey bolgeleri Candarogullari’ ndan Iskender Bey bin Mehmet Bey’in mulkudur. Bolgeye ismini veren Iskender Bey elindeki arazileri vakfettigi halde Seyhamami’ni mulkiyetinde birakir. Eski ismi Kilise olan Seyhamami’ ndaki kilise muhtemelen Iskender Bey zamaninda yikilarak yerine bir cami insa edilmistir.



Osmanli arsiv belgelerinde “tab Binari” ip ucuyla belirtilen “Ilisu” koyunden bahsediliyor. Bu durumda Ilisu koyunun gecmiste Binari kazasina bagli bir koy oldugu soylenebilir. Belgelerde Binari’ ye bagli diger koyler ve Sey Hamami civarinda sicak su kaynaklarinin bulundugu dikkate alindiginda Ilisu koyunun Guvem cevresinde bir koy (veya mezra) oldugu soylenebilir.



Keza Seyhamami’ nin bagli oldugu Yukari Kese koyunde onemli bir yere sahip Deli Imam ailesinin ILIPINAR soyadinin da ILISU baglantili oldugu varsayimi goz onunde tutulabilir.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007, 03:38 PM   #15 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

XIII asir sonlari-XIV asir baslari arasinda bir Horasan ereni olan Seyh Ali-yus Semerkand (K.S.) hazretleri de Yabanbad’i sereflendirir. M.1320 de Isfahan’da dogan ve Hz.Omer (R.A)’in dorduncu batindan torunlarindan bir sulleye mensup olan bu zat Semerkant ve Buhara’da ilim tahsil edip kemle erdikten sonra Anadolu’ya gelir. Irs vazifesine once Karaman’da devam eden Seyh buradan Cankiri Ili Eskipazar ilcesi Seyhler Koyu’ne daha sonra da Yabanbad’a gelerek o zamanki adi Kuzviran olan Camlidere’ye yerlesir. Bu belde Seyh’in yerlesmesinden sonra Ali Dede Seyhler Kriyesi olarak un yapar. Koy Seyh’in mulku olan ciftlik yeri ve degirmeni vakfettigi yaninda ileride bir de camii yapilmasiyla gelismeye baslar. (Seyh’e ait genis bilgi ilerde verilecekdir.)



Seyh’in keri arasinda “Sigircik-veya cekirge- suyu vardir ki Eskipazar Seyhler Koyu’nde bulunan bu su ar ve urune zarar veren hasar karsi usulune uygun olarak kullanilirsa hasaratin oldugu yerde karinlari alti beyaz Sigircik kuslari meydana gelerek zararlilari yok etmektedir. 51 Haziran 1571 tarihli ve padisah II.Selim’in muhrunu tasiyan fermanda; ”Seyh’in evlatlari olan ve sigircik suyuna memur edilen kisilerin her turlu vergi ve angaryadan muaf olduklari ve kendilerine hic kimsenin zulum ve baski yapamiyacagi bu muafiyetlere iliskin ellerinde Huccet-i Serif olup bunun her zaman gecerli oldugu” belirtilmektedir. (Bu fermanlar her padisah doneminde yenilenmektedir.)



Bolgeye Horasan Erenlerinin yerlestigine bir baska ornek de Guvem Hidirlar Koyu camii yanindaki Horasanli Abdullah turbesi. Fakat bu merhum zata ait bugun herhangi bir bilgiye rastlanamadigi gibi turbesinin yerinde de yeller esiyor.



Osmanlilar’ in Rumeli’ye gectigi 14. asir ortalarindan baslayarak bu bolgenin genis anlamda Osmanli hakimiyeti altina girdigi II.Murad ve Fatih Sultan Mehmed zamanina kadar Anadolu’dan ozellikle Turkmen asiretlerinin yogun olarak yasadigi bolgelerden cok sayida insanin buraya yerlestirildigi malur. Ali Kemal Balkanli’nin “SarkRumeli ve Buradaki Turkler” eserinde Yaban’ dan yuzelli hane Turk’un Edirne Eyaleti’nin Filibe Sancagi’na bagli Haskoy yakinlarindaki Uzunca maa sadirvan hamam bir cami-i Serif bir mekteb-i munif on kadar medrese odasi bir dershane ve hademe odalari insa etmistir.



Ayni eserde Haskoy ile Uzunca arasindaki mesafenin bir milden az oldugu bolgenin kara ve demiryollari kavsaginda bulundugu ipek susam anason pamuk tutun ve uzum yetistigi tavukculuk ve hayvancilik yapildigi belirtiliyor. Ayrica yakin bir yerde kaplicalar da bulunan bolgeye sonradan Bulgar gocmenleri de yerlestirilir. Fakat 1912-13 Balkan savasi sirasinda butun Turk evleri yagma ve tahrip edilir camiler yikilir camii vakfi olan buyuk han da yakilir.



Rumeli’de Turklerin Anadolu’dan goturulup yerlestirildigi yerlerden biri de Cirpan ilcesidir. Ahmet Hezarfen bunlarin Yabanabad Cirpan koyu ahalisi olduklarini soyluyor. Belgelere gore buradaki Cirpan ilcesi Ali Pasa koyu ahalisi Aralik 1811 de Istanbul’da Divan-i Humayun’a gonderdikleri dilekcelerinde yol uzerinde bulunan koylerinin Dagli eskiyasinin hucumuna ugrayip yakilip yikildigini ve bu koyun yerine yeni bir koy kurmak istediklerini belirtiyorlar.



Kanun Sultan Suleyman devri (1520-1566) baslari ve II.Selim devri (1566-1599) sonlarinda yapilan sayimlardan anlasilmaktadir ki Yaban Asirda en parlak devrini yasamistir. Nufus ve uretime paralel olarak refah artmis ekilebilir alanlar genislemistir.



Alisilan yerlesIk duzenin gerektirdigi hayat surerken yayla zamani cikan tatsizliklar koylerde bazan vukr ve sipahilerle aralarinda cikan nizzilerinde bazi yillar akarsularin tasip urunu mahvetmesi degirmenlerin yikilmasi bataklik ve salgin hastaliklardan dolayi tabiatla giristikleri bitip tukenmek bilmeyen mucadeleler etkiliyordu.55



Merkezden uzak sarp yerlerde kurulan bazi koylerin halki bilhassa kis mevsiminden yollarin kapanmasi yapilan tehlikeli yolculuklardan korktuklari davarlarin bazilarinin heloldugu ve hirsizlar tarafindan gasp edildiginden sIkayetcidir. Yaban Oremis koyu halki bolgelerinin imardan uzak oldugu ve guvenlikten yoksun oldugu icin Ankara Kadisina muracaat ederek koylerinin Derbent olmasini isterler. (Kasim 1568) Koylunun bu istegi padisaha bildirilir.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007, 03:38 PM   #16 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Divan-i Humayun’dan (Yabanad veya Ankara kadisi oldugu anlasilan) Rahmi Bey’e yazilan yazida ise konunun arastirilmasi adi gecen koyun korkunc ve tehlikeli yerde olup olmadigi bunun icin Derbent olmasi gerekip gerekmedigi koyun eskiden beri mamureden uzak olup olmadigi hususunun bildirilmesi istenir.



Anadolu’nun Cel isyanlarla sarsildigi XVI. Asir sonlarindan itibaren Osmanli Devleti’nin oldukca saglam iktisad ve mill sebeplere dayanan bu hareketi bastirmakta zorlandigi gorulur. Toplum icin tehlikeli hale gelen bu isyanlar uzerine koylu yol kiyisinda ve ovadaki koyunu birakarak Cellilerin erisemeyecegi gozden uzak noktalarda 5-10 haneli koyler kurarak buralarda yerlesmeye baslamis. 57 Bu gun elverissiz yerlerde toplanmis akil disi gibi gorunen daginik koylerimiz bu kacisin bir gostergesidir. Atlarin tirmanamayacagi ve barinmanin zor oldugu dag doruklari ve yol vermeyen orman izbeleri gibi yerlesim yerleri bolgemizde fazlasiyla mevcuttur.



Idarlumde bahsedecegimiz Altiviran koyu de belki bu sekilde kayboldu. Cunku kuytu sahalarda kurulan koylerimizin cogu gunumuze kadar gelmisken acik sahalarda kurulu olanlarin cogu silinmis dagilmis veya yer degistirmis.



Kendini korumakla gorevli devlet memuru ve pasadan bile gelen zulum uzerine koylu yol kiyisi ve duz arazideki koyunu birakarak atlilarin tirmanamayacagi kayalik yerler ciplak dag doruklari ve orman icleri gibi gozden uzak 5-10 hanelik yerlere yerlesme yolunu tutmustur. Bugun en elverissiz yerlerde toplanmis akil disi daginik koy yapimiz bu kacisin bu gunlere gelmis bir uzantisidir.



Isyanlarin arttigi 16.asir sonlarinda bazi kaza kadilari halki silahlandirmaya baslar. Elinde Emr-i serif bulunan bazi devlet gorevlilerinin de karistigi bu isyanda halkin devlete ve ehl-i orfe (hukumet) guveni kalmaz. Bu yuzden bilhassa 1595-1596 yillarinda bazi kasaba ve sehirlerde ehl-i orf’e karsi saldirilar gorulur.



Bu saldirilardan biri de Yabanbad’da yasanir. Yabanbad kadisi ile Naib Abdulkadir muhafiz oldugu anlasilan Mustafa Cavus’u “Halka zulum etmek” le suclayip mahkemeye cagirirlar. Diger yandan da Naib Abdulkadir halki toplayarak ”Emr-i Serif mucibince Dem-i hederdir” diye kiskirtmis ve Mustafa Cavus’u mahkeme etmeye bile gerek duymadan kasaba halkina silah tas ve sopa ile parcalatmistir. Ayrica iki elini de kesip evini de yagma ettirmistir.



Celi onderlerinden Karakas Ahmet de 17. asir baslarinda Ankara sancaginda tahribat ve talana girisir. 1603 de Yaban Murtazabad Ayas ve Baci kadilari Istanbul’a hukumete ortak bir dilekce yazarak bu sirada Ankara Sancagi Mirlivasi Edip Bey’in kaymakami olan “Ali Kethuda’ nin hareketleri hakkinda bilgi vermislerdir. Bey’in vekili sifati ile guya devriye gezen Kaymakam Celali levendlerden meydana gelen 200 silahli ile bu kazalarda koy koy dolasip “Burada kital olmus” diyerek cebren para tahsilati yapiyordu. Bu tahsilat sirasinda Yabanad koylerinden 6 yuk nakit akce olmak uzere diger kazalardan toplam 185 yuk (bir milyon sekizyuzellibin akca) haracdan baska at katir deve ve bir cok esyayi da zapdetmisti.



Bu dilekceye Istanbul’ dan gelen cevapta isnat olunanlar dogru ise hemen hakkindan gelinmesi (idami) ferman olunmus. Ancak Ankara Sancak beyinin vekili olan Ali Kethuda’ nin Karakas Ahmet’ e karsi nasil bir tavir takindigina dair bir kayit bulunamamis.



Osmanlilarin ozellikle Yukselme devrinde parlak bir hayat seviyesine ulasmis olan Anadolu ve uzerindeki koylerde Duraklama devrindeki ic karisIkliklardan olumsuz etkilenmeler goruluyor. Genelde yol uzerinde kurulmus olan koyler her zaman baskina ugrayinca buralardan daha emin oldugu dusunulen dag izbelerine bile goc edilip yerlesmeler baslar.



Koylerin birbirine saldirmasinin ve birbirilerinin arazilerinde hak iddia etmelerinin sebebi anarsiden dogan otorite boslugudur. Bu bosluktan faydalanmak isteyen komsu Y. Karaoren koyu halki koyumuzden toprak talep edince Taslica koyu halkindan Seyyid Ibrahim 1729 yilinda Sorba kadisina bir dilekce ile basvurarak koye yapilan mudahalenin menini ister.



Ayrica bahse konu topraklarin kendilerine ait oldugunu belirten ve Kanun zamaninda (1542 yili ortalari) verilen vakif beratini gosteren Taslicalilar Oruc Gazi adina tanzim edilmis vakif beratini sahitler huzurunda mahkemeye ibraz ederek; ”(Ekim-1729): ”Ecd Rahmetullah Hazretleri bir ciftlik yer vakfedup ol zamandan beri tasarruf eyledigimiz topraklardir.” diye koylerinin hakkini savunmuslardir. Kadi ise bu durumda mudahil Y.Karaoren halkini bu mudaheleden men eyleyip hukmunu bir il ile belirtmistir. (Ek-9)



Koyun tarih onemini goz onunde bulunduran Kultur BakanligiAnkara Kultur ve Tabiat Varliklarini Koruma Kurulu’nun 21.11.1991 tarih ve 2056 sayili karari ile Taslica Koyu’nu tekrar koruma altina almistir.



Anadolu’ da bir kisim acikgoz otorite boslugundan da istifade ederek haksiz kazancin yollarini bulmaktadirlar. Bunlardan Murtaza Malkocoglu koyunden Katip oglu Seyit Mehmet ve Yaban etmislerse de kirk koy halki korkularindan bu sIkayet aleyhine ifade vererek toplanan paranin kazanin masrafi icin kullanildigini ve ayanlardan memnun olduklarini beyan etmislerdir.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007, 03:38 PM   #17 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Fakat bir sure sonra tekrar sIkayet edilmisler bu ayan iddiasinda bulunanlarin bir cok kimseyi de yanlarina alarak cevreye zulum yaptiklari ifade edilince Seyhulislam Durri-zde’ nin de talimati ile bu isi incelemek uzere bir molla tayin edilip fakir fukaranin hakkinin geri verilip ilgililerin ayanlik iddiasiyla halka eziyet etmelerinin men edilmesi emredilir.



Iddiada Katipoglu Seyyid Mehmet ve Cil Ahmet’ in 1776 dan beri her vergi toplanisinda kendileri icin deftere beser sekizer akce ekledigi ileri suruluyordu. Fakat kayitlarin kendilerine gore duzenlendigi ve Katipoglu’ nun kardesi Kadi Halil’ in davaya bakmasi ve baski yapmasindan dolayi davanin tam olarak gorulemedigi yolundaki ihbar uzerine davanin yeniden gorulmustur.



Nitekim 1784 Haziran’ inda de yazilan bir ferman geregi Katipoglunun bundan boyle derebeylik yapmamasi vazifelerinden disari cikmamasi aksi halde hatir gonul dinlemeden cezalandirilacagi belirtilmistir.



Katipoglu ile beraber ayanlik pesinde kostugu iddia edilen Cil Ahmet oglu Hasan bir sure sonra yakalanip Aytuz kalesine kapatilir. Fakat Cil Ahmet kale dizdarinin kizi ile evlenip kacar. Bu olay uzerine kale dizdari ile Cil Ahmet’ in yakalanip baslarinin kesilerek Istanbul’ a gonderilmesi emrolunmussa da Cil Ahmet’ in bundan sonra ne oldugu bilinmiyor.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007, 03:38 PM   #18 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Ilcemizde Seyyid’ler bulunabilecegine dair elde kayit var. 1786 da Nakib-sraf tarafindan Ankara eski Kaaim makami Fevzullah Efendi Zade Es-Seyid Lutaaaaah Efendi Ankara; Merkez Yabanbad ilcelerindeki seyyidlerin basina kaymakam olarak atanmis.



Ilce merkezi Demircioren’de iken II.Mahmud donemine ait 1831 tarihli bir belgede padisah emri ile Yabanabad’dan 70 demirci ustasinin top arabalarinin kundaklarinin yapiminda calistirilmak uzere Istanbul’a sevk edilmesi istenmis olup bugun bu koyde bir tek demircinin bulunmamasi garipdir. Istanbul’a gonderilen bu demircilerin yakin zamana kadar koyde yasadigi bilinen Rumlar olabilecegi belirtiliyorsa da1463 sayiminda ve ondan sonraki sayimlarda gayri muslim tebaanin olmayisi bu gorusu curutuyor. Ancak bu aileler eger etnik olarak Rum iseler sonradan musluman olmalari soz konusu olabilir.



Bugun Demircioren’de ilce merkezi oldugu devirden kalma “Mudur’un Mezari” olarak bilinen ve kitabesinden vergi daireleri genel muduru eski Ankara milletvekili Said Efendi’nin validesi Habibe Hanim’a oldugu anlasilan bir mezar (Olum tarihi:1312-1897) mevcuttur. Koyun yakinlarinda ise yeri tam olarak bilinmeyen bir kilise haresi oldugu soyleniyor.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007, 03:38 PM   #19 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

1877-78 Osmanli-Rus Harbi’nden sonra Anadolu’ya Balkanlar’dan ve Kafkasya’dan onemli miktarda goc akini olur. Vahsi Rus ordularinin onunden kacan Turk ve akraba topluluklari o donemin zor sartlarina ragmen Anadolu’nun cesitli bolgelerine yerlestirilir. Bunlardan 20 Cerkez ve 1 Bosnak aile Celtikci bolgesindeki Alibey Koyu’ne yerlesir. 93 harbi de denen bu savastan once gelen Kazak Turk aileler de Gol Koyu’ne yerlestirilmis. Gol koyu bu yerlesim ile kurulmus olup koyun bulundugu arazi daha once Cirpan’a ait iken Orencikli Meshur Cin Ali’ nin korkusuna vermisler.



Celtikci’nin batisinda bulunan ve derin bir vadi ile yarilmis olan Alicin Deresi’ne ismini veren Cin Ali hakkinda pek fazla bir malmata ulasamadik. Ancak cevrenin kendisinden kortugu bir gercek. Belki bir eskiya idi. Toplumdan soyutlanip boyle bir yerde yasamis olmasi boyle bir fikir uyandiriyor. Derenin yamaclarinda insanin ulasmasi mumkun gorunmeyen magaralarda yasadigi anlatiliyor. Hatta buralara tirmanmanin ve yasamanin normal insan isi olmadigi ancak “Cin” gibi insanlarin yapabildigi ve bunun icin kendisine Cin Ali dendigi gibi enteresan bir de tesbit var. Baglica’li Seyit Ipek’in (80) ifadesine gore; Cin Ali bu derenin yamaclarindaki magarada yaninda bir kadin ile yasar ve kadini da herkesden kiskanirmis. Bu kiskanclik o dereceye gelmis ki bir gun turku soyleyerek dere boyu yuruyen bir adamin uzerine kopekleri saldirtarak oldurtmus.



Ilcede Ali Cin’den baska tesbit edebildigimiz bazi eskiyalik vakalari daha var. Bunlarin cogu Osmanli’da istikrarin bozuldugu gerileme devrine rastliyor.



1753 de Sorba’da bir dervisin esyasini calan kapisiz (Issiz takimi) eskiyasi Ankara Mutasarrifi Abdullah Pasa tarafindan yakalanip cezaevine konur. Fakat Sorba ayni Haci Omer oglu Haci Osman’in cobani da kapisiz takimindandir. Mezkr cobanlar tahliye edilince eski bir hesap yuzunden Haci Osman’in cobani tarafindan yaralanir. Bu isi kasden yaptirdigi sanilan Haci Osman Ankara kalesine hapsedilir. Bunu onur meselesi yapan Ankara ‘nin diger kaza aynlari topladiklari 300 kisilik bir kuvvetle kaleye saldirarak Haci Osman’i kacirirlar.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2007, 03:39 PM   #20 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Olay Divan-i Humayun’a bildirilince padisah I.Mahmud Abdullah Pasa’ya yazdigi fermanla; ”Sen ki beyler beyisin Bu Haci Osman’i ahaliden iste. Saklandigi yerden bulup cikarsinlar. Nasil olsa yakalanacaktir. Onu kimse saklamaya arka almaya calismasin. Boyle yapanlarin sonu fena olacaktir. Engel olup gucluk cikaranlarin uzerine asker sur. Haci Osman yakalaninca bir gorevli ile hemen Istanbul’a yolla. Bu isi oluruna birakma. Ustaca yap.” Buyurur.



1796 Ekim ayinda ilce halkina baski yapan esya ve para gasp edip cinayet isleyen Cabi oglu Ali ve Turedi oglu Hasan isimli eskiya yakalanir ve Ankara kalesine kapatilip yargilanirlar.



Delilbasi Huseyin Aga tarafindan Divan’a yazilan yazida; Suleyman oglu Huseyin ve Omer’in pazara giderken adi gecen eskiya tarafindan yollarinin kesilip olduruldukleri mal elbise ve atlarinin gasp edildigi ayrica Mustafa Aga’nin ciftligini basip Bekir ve Ispir isimli hizmetkarlari oldurup ciftligi yagma ettikleri kaza ahalisinin olenlerin kanli gomleklerini Delilbasi’na goturup feryad ettiklerini bu gomleklerin Istanbul’a gonderildigi bahsediliyor.



Bir baska eskiyalik vakasi 1851 yilinda gerceklesir. Yabanbad kazasi Ozmen (?) koyunden Mustafa oglu Mahmud Mustafa oglu Dervis ve Akcakese koyunden Omer oglu Ali isimli kisiler Gerede civarinda uc koyluyu Cukurviran koyunden Cafer oglu Abdullah Kirmizi oglu Ali ve Kara Ahmed oglu Huseyin isimli kisiler de Mihallicik civarinda Filibeli Lazar veled-i Petri isimli zimmiyi soyarlar. Yakalanip yargilanan bu sahislar kurek cezasina carptirilirlar.



Bolgedeki bazi arazi tecavuzlerinde ise yapilan sikayetler uzerine mahalli zabita gorevlendirilir. Bercin Catak koyunden Haci Hasan Aga’nin koy merasina



tecavuz edip 15 donum araziyi gasp etmesi uzerine koy idaresi durumu Ankara Valiligine sikayet eder. Valilik Yabanbad Kaymakamligina yazdigi 4 Eylul 1909 tarihli yazi ile Haci Hasan Aga’nin mahalla zabita ile men’ini istemektedir.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin
Konuyla Alakalı Etiketler
• KIZILCA HAMAM YILDIRIM ÖREN KÖYÜ


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Büyük ortadoğu projesi... cetinmehm Tarih Bölümü 0 05-17-2007 05:46 PM
ABD Kongresi'nde Gazze Projesi Görüşüldü BoDyGuArD Güncel HABERLER 0 03-31-2007 10:04 AM
Google'dan E-Kitap Projesi BoDyGuArD Bilim ve Teknik 0 02-23-2007 05:32 PM
İlk Boğaziçi Köprü Projesi ABYSS Türk Kültürü 1 02-11-2007 01:30 PM
Adem-i Merkeziyet Projesi ABYSS Osmanlı Tarihi 0 01-11-2007 07:00 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:49 AM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı yasa gereği destek(@)uslanmam.com veya 0537 403 03 03 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of UslanmaM control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules destek(@)uslanmam.com or dial +90537 403 03 03


Powered by vBulletin Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : TEKplatform
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]
Alexa
Sagopa Kajmer*Bilgi*izafet*Melekler Mekanı*Web Hattı*MaxiCep*araba