Gümrük Birliği
Gümrük Birliği

malların ülkeler arasında hiçbir gümrük vergisi ve eş etkili vergi uygulanmaksızın serbestçe alınıp satılması ve tarafların üçüncü ülkelerden gelen ithalat için aynı gümrük vergisini ve aynı ticaret politikasını uygulamaları demektir. Bu nedenle

Gümrük Birliği’ne taraf olan ülkeler üçüncü ülkelerden yaptıkları ithalatta

kendi ulusal gümrük tarifeleri yerine ortak gümrük tarifesini uygulamaktadırlar.
AB içinde gümrük birliği sanayi alanlarında 1968

tarım ürünleri alanında ise 1970 yılında gerçekleşmiştir. Bu sayede üye devletlerin gümrük alanları

tek bir gümrük alanı haline gelmiştir. AB üye devletleri arasında gümrük vergileri ve eş etkili vergilerin kaldırılarak serbest dolaşımı söz konusu olmuştur. Üçüncü ülkelere Ortak Gümrük Tarifesi uygulanmaktadır. AB’ye sonradan üye olan ülkelerin gümrük birliğine uyum sağlamaları için bu ülkelere bir geçiş dönemi tanınmaktadır. Ayrıca

Ortak Gümrük alanının korunması amacıyla

damping uygulamalarına karşı koruyucu önlemler ve menşei kuralları saptanmış

serbest bölgelerin işleyişi düzenlenmiş ve üçüncü ülkelerle ticaret müzakereleri AB kurumlarına bırakılmıştır.
Türkiye-AB Gümrük Birliği
1963 yılında yürürlüğe giren Ankara Anlaşması

Türkiye ile AB arasında kurulacak olan Gümrük Birliği'nin üç aşamada gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Bunlardan ilki olan 5 yıllık 'Hazırlık Dönemi'nin ertesinde

Katma Protokol'ün 1 Ocak 1973 tarihinde yürürlüğe girmesiyle

toplam 22 yıl sürecek olan 'Geçiş Dönemi' hukuken başlamıştır. AB geçiş döneminin hemen başında

1971 yılı itibariyle

Türkiye menşeli sanayi ürünlerinin gümrük vergilerini sıfırlarken

Türkiye'nin AB kaynaklı sanayi ürünlerinde gümrük vergilerini aşamalı olarak sıfırlaması öngörülmüş ve böylece Gümrük Birliği'nin fiilen yürürlüğe girmesi için 22 yıllık bir süre tanınmıştır.
Gümrük Birliği'nin tamamlanması ve sürdürülmesi için gerekli koşulları belirleyen 'Gümrük Birliği Kararı'

Türkiye-AET Ortaklık Konseyi'nin 6 Mart 1995 tarihli toplantısında kabul edilmiştir. Böylece

birkaç kez kesintiye uğrayan 22 yıllık Geçiş Dönemi

1.1.1996 tarihi itibariyle son bulmuş ve Ankara Anlaşmasında Son Dönem'e girilmiştir.
Türkiye-AB Gümrük Birliği

tarafların birbirlerine uyguladıkları gümrük vergileri ile eş etkili vergilerle

ikili ticaretin önündeki her türlü engeli kaldırmaları ve üçüncü ülkeler kaynaklı ürünlerde ortak bir gümrük vergisi tahsil etmelerini içermektedir. Bunun yanı sıra

dünya ticaretinde GATT kuralları bazında gelişen yeni koşullar ve AB'nin 1992 yılında hayata geçirdiği Tek Pazar uygulamaları çerçevesinde

Topluluğun Ortak Ticaret ve Ortak Rekabet Politikalarının temel unsurlarına uyumunu da kapsamaktadır. Yani; fikri

sınai ve ticari hakların korunması

rekabet

devlet yardımları

kamu ihaleleri

vergilendirme alanlarında mevzuatın yakınlaştırılması ile yerleşme hakkı ve hizmetler konularında uyumu içermektedir.