Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
11 den 20´e kadar. Toplam 21 Sayfa bulundu

Konu: Topkapı Sarayı (Eminönü)

  1. #11
    BaL
    Administrator
    BaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Hazine Bölümü

    İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı hazinesi bir süre Yedikule Hisarı’nda korunmuş, Saray-ı Cedid-i Amire adı ile tanınan Topkapı Sarayı’na 1478 yılında taşınmıştır. Hazine Odası olarak kullanılan bir bölüm II. Avluda kubbe altının sağında korunmaktadır. Hazine Odası günümüzde dört odadan meydana gelmiştir. Bunlardan birinci odada Yavuz Sultan Selim’in İran seferi sırasında getirdiği eserler bulunmaktadır. Burada altın ve gümüş yaldızlı üzengiler, firuze zümrüt ve altın süslemeli taslar bulunmaktadır. İkinci oda zümrüt ve zümrütlü eserlere ayrılmıştır. Burada Sultan I.Ahmet’e (1603–1617) ait olan zümrütlü askılar, hançerler, mine ve altınlı kaplar bulunmaktadır.



    Hazinenin üçüncü odasında en önemli eseri ve aynı zamanda Topkapı Sarayı’nın simgesi olan Kaşıkçı Elmasıdır. Bu elmasın ilginç bir öyküsü vardır:

    Kaşıkçı Elmasının Osmanlı Saray hazinesine nasıl geldiğine açıklık getiren, saray arşivinde ve ne de başka yerlerde yeterli bir bilgi bulunmamaktadır. Elmasın saraya gelişi farklı biçimde yorumlanmış, ancak hiç birisinde gerçeği yansıtan bilimsel bir belge ortaya konulamamıştır.

    Yerli ve yabancı kaynaklarda Pigot elması olarak isimlenen ve günümüzde nerede olduğu bilinmeyen bir elmastan söz edilmektedir. Pigot elmasının Kaşıkçı elması olduğunu iddia edenler de bulunmaktadır. Bunu ortaya atanların dayandığı tek nokta Pigot elmasının 85,5 kırat, Kaşıkçı Elmasının da 86 kırat oluşudur.

    Pigot elması ile ilgili öykülerden birine göre, elmas Madaras Mihracesinden satın almıştır. Bunun ardından birçok kez el değiştirmiş ve sonunda Napolyon Bonaparte’nin annesi tarafından satın alınmıştır. Napolyon’un annesi oğlunu Elbe adasındaki sürgünden kurtarabilmek için elması satışa çıkarmış, Mora Valisi Tepedelenli Ali Paşanın bir subayı tarafından 150.000 altına satın alınmış ve Paşaya hediye edilmiştir. Söylentiye göre de Ali Paşa elması kavuğunun ön kısmındaki sorgucunun ortasına koydurmuştur. Dr. Ülbercht Wirth isimli bir Alman yazarı “Der Balkan” isimli kitabında bunu gösteren bir resmi yayınlamıştır. Tepedelenli Ali Paşa gözden düştükten sonra padişah tarafından öldürüleceğini anlamış ve yakınlarına elmasın toz haline getirilmesini, karısının da öldürülmesini istemiştir. Ancak Onun bu vasiyeti yerine getirilmemiştir. Paşa öldürüldükten sonra hazinesi İstanbul’a getirilmiş ve Topkapı Sarayındaki devlet hazinesine konulmuştur.



    Bir başka söylentiye göre de Kaşıkçı elması Ayvansaray yakınındaki bir çöplükte bulunmuştur. İstanbul’un Latinler tarafından soyulduğu günlerde Latinlerin arasında bulunan Robert Clari Bizanslıların hazinelerinden, altın taçlarından, mücevherlerinden söz etmiştir. Bizans hazinesine ait olan bu elmasın çöplüğe nasıl düştüğü bilinmemektedir. Tarihler bu konuda sessiz kalmıştır.

    Ayvansaray’daki çöplükte rastlantı sonucu bulunan elmasın Osmanlı sarayına gelişini Raşit Tarihi ile Defterdar Sarı Mehmet Paşanın Zubde-i Vekaiyat isimli eserinde “Zuhur’u Elmas-ı Kıymet” olarak şöyle yazmışlardır:

    “İstanbul’da Eğrikapı mezbelesinde bir müdevver taş bulunup bulan gafil-i bi-baht bir yaymacı kaşıkçı ile üç kaşığı mübadele. Ba’dehu kuyumculardan biri mezbur kaşıkçıdan ol taşı on akçeye mübayaa eylemiş ve yine kendü esnafından birine göterip elmas olduğu nümayan oldukta hisse talebi ile ol dahi şerik olmak isteyüp beyinlerinde niza vaki ve giderek bu ahval kuyumcubaşıya mün’akis oldu. Kuyumculara birer kese akçe verip taşı ellerinden aldığı Vezir-i Azam Mustafa paşa Hazretlerinin mesmuu oldukta kuyumcubaşıdan kendü için almak daiyesinde iken taraf-ı padişahiye aks olup talebini müş’ir hattı hümayun sadir olup. Hasılı taş meydana çıkarılıp işletildikte 84 kırat bir adım’ül misl elmas zuhur etmeğin Hazine-i Hümayun’a zapt olunup bu mukabelede kuyumcubaşıya kapucubaşılık tevcihi ile ikram ve birkaç kese akçe in’am olundu”



    Bunun yanı sıra Eremya Çelebi Kömürcüyan da Eğrikapı’da “XVII. Yüzyıl sonlarında İstanbul’a gelen F.Genelli, bir gencin Tekfur Sarayı harabeleri içinde bulduğu elmasın Sultan IV. Mehmet’in eline geçtiğini ve değerinin 100.000 kuron olduğunu belirtmiştir. Sultan IV. Mehmet döneminde Rusya seferi için Hazine-i Hümayunda değerli eşyaların tespiti yapılırken düzenlenen hazine defterinde “ Kebir elmas yüzük adet l85 kırat “denilen iri bir elmas yüzükten söz edilmiştir. Büyük olasılıkla bu elmas yüzük Kaşıkçı Elmasıdır. Ayrıca Sultan I. Abdülhamit dönemine ait hazine defterinde de “Kaşıkçı” tabir olunan bir adet büyük bir elmas yüzükten söz edilmiştir.

    Günümüzde Topkapı Sarayı Müzesi Hazine Bölümünde özel bir vitrinde 7610 numaraya kayıtlı olarak sergilenen Kaşıkçı Elması 42x35x16 m/m; çevresindeki pırlantalarla birlikte 70x60 m/m ölçüsündedir. Pershape (armut) biçiminde ve Briolette kesimlidir. Çevresinde iki sıra halinde altın yuvalar içinde 49 pırlanta bulunmaktadır. Bu pırlantalar klasik kesimde ve en tepedeki Kaşıkçı Elmasına eş deş biçimde 11x8 m/m boyutundadır. Bu küçük pırlantanın iki yanından başlayarak elması çevreleyen diğer pırlantalar çeşitli ölçülerdedir. En küçükleri 5x5 m/m, en büyükleri de 8x8 m/m boyutlarındadır. Elmasın alt kısmı foya adı verilen ince bir gümüş varak ve onunda altı 12 ayar altın plaka ile kaplanmıştır.

    Bu bölümde ayrıca bayram tahtı, Osmanlı nişanları, Sultan III. Selim’in avizesi, Sultan II. Mahmut’un pembe sarı mineli güller ve aralarında mavi çiçeklerin de bulunduğu resmi, altın şamdanlar, tuğlar bulunmaktadır.

    Hazinenin dördüncü odasında İran Hükümdarı Şah İsmail’e ait olduğu üzerindeki yazılardan anlaşılan kemer, pazubent ve bir de kupa vardır. Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman’a ait fildişi ayna, Nadir Şah’ın Sultan I. Mahmut’a (1730–1754) armağan ettiği taht, çeşitli altın yaldızlı Kuran muhafazaları, murassa bastonlar, murassa kupalar, mineli hançerler ve mücevherli sorguçlar bulunmaktadır.

  2. #12
    BaL
    Administrator
    BaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Silah aaaaiyonu (Dış Hazine)

    Kubbealtı’nın yanında yer alan sekiz kubbeli hazine binası Kanuni döneminde yapılmıştır. Fatih döneminde II. Avludaki hazinenin yeri kesin olarak bilinmemektedir. Burada devlet gelirlerini oluşturan vergiler saklanırdı. Maliye Defterhanesi, Osmanlı padişahlarının elçilere ve saraylılara hediye ettikleri hilat denilen kaftanlarla bazı değerli eşyada burada saklanırdı.

    XVI.- XVII. yüzyıllarda ve dış cephede geniş bir saçağının olduğu bilinen yapının bu bölümünde hazine görevlileri ve koruyucuları ulufe günlerinde paraları torbalara koyarak hazırlık yaparlardı. Yapının içinde ve girişin tam karşısında yer alan iki katlı iç hazine bölümü çok iyi korunmaktaydı. Defterdarın sorumluluğundaki Hazine, gerektiğinde açılır ve sadrazamda bulunan padişah mührü ile mühürlenirdi.

    Bina günümüzde Topkapı Sarayı Müzesi’ne ait içinde değişik dönemlere ait silahların sergilendiği Silahlar aaaaiyonu olarak kullanılmaktadır. Topkapı Sarayı Müzesi dünyanın sayılı silah koleksiyonlarını bir araya getirmiştir. Bu bölümde VII. Yüzyıldan XX. yüzyıla kadar uzanan pek çok silah teşhir edilmektedir. Burada on binin üzerinde silah bulunmaktadır.

    Osmanlı Devletinde ilk kez silahlar Cebehane ismi altında Edirne’de toplanmış, daha sonra İstanbul’da Aya İrini’de koruma altına alınmış ve bunların büyük bölümü de Topkapı Sarayı’na götürülmüştür. Topkapı Sarayı’nda silahlar iç hazinede saklanmaktadır. İç Hazine kalın duvarlarla çevrili dikdörtgen bir mekân olup, burası üç büyük payenin taşıdığı sekiz kubbe ile örtülüdür. Yapı üslubundan bu bölümün XV. yüzyılın sonlarında yapıldığı sanılmaktadır. Değişik zamanlarda onarılmış ve değişikliğe uğramıştır. Son olarak da XVIII. yüzyılda salonun kuzeyine bir bölüm eklenmiştir.

    Topkapı Sarayı Silah Bölümünde Arap, Memluk, İran ve Osmanlı silahları önemli bir yer tutmaktadır. Burada koleksiyonun en eski örnekleri olan Arap kılıçları, Memluk kılıçları, Memluk zırhları, miğferleri, baltaları, topuzları, şeşperleri, mızrakları, alemleri; ganimet veya hediye yolu ile toplanan İran silahları arasında kılıçlar, baltalar, miğferler, zırhlar, topuzlar, şeşberler, mızraklar, ok ve yaylar, alemler bulunmaktadır.

    Topkapı Sarayı’nda Türk dönemine ait silah koleksiyonu dünyanın en zengin koleksiyonlarındandır. İstanbul’un fethinden başlayarak Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışına kadar geçen süre içerisinde toplanan bu silahlar arasında, kılıçlar, yatağanlar, zırhlar, miğferler, tüfekler, tabancalar, baltalar, topuz ve şeşberler, ok ve yaylar, at başı zırhı, mızraklar, kalkanlar, alemler kronolojik bir sıra halinde sergilenmiştir

  3. #13
    BaL
    Administrator
    BaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Cam ve Porselen Bölümü

    Topkapı Sarayı Müzesi’nde İstanbul’da yapılmış yerli porselenler ve Çin porselenleri ayrı bir bölümü meydana getirmiştir. Yıldız Sarayı’nda kurulan atölyede yapılmış olan eserler başta olmak üzere XVIII. yüzyıldan itibaren Galata, Beykoz, Eyüp ve Balat’taki çini ve çömlek atölyelerinde yapılan porselenler ve cam işleri burada bir araya getirilmiştir. Eser-i İstanbul damgalı eserlerin yanı sıra Beykoz imalathanesinde yapılan porselenler, Venedik işi camlar yine bu bölümdeki önemli eserler arasındadır. Ayrıca Hüseyin Zekai Paşa imzalı Yıldız porselen tabağı, Sultan II. Abdülhamit armalı porselen fincan ve tabaklar, çay takımları, tuğralı saatler, değişik tipte çeşmi bülbüller, çeşmi bülbül sürahiler, kristal leğen ve ibrikler, vazolar, aşure testileri, porselen levhalar, seledon kaplar, Çin Mink Çağı ibrik ve kâsesi, mavi-beyaz çini tabak, Mink Çağı’na ait tabak, Atam imzalı Yıldız porselen sürahisi, Yıldız işi Topkapı Sarayı’nın ikinci kapısının resmedildiği kapaklı kâse, padişah portreli fincan ve tabaklar, İsveç vazosu, Sevr porselenleri, Japon porselenlerinin çeşitli örnekleri bölümün başlıca eserleri arasındadır.

  4. #14
    BaL
    Administrator
    BaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Kaftanlar Bölümü

    Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşitli imalathanelerinde yapılmış saray mensupları için özel olarak dokunmuş saray kumaşları bu bölümün başlıca eserleri arasındadır. Ünü Avrupa ülkelerine kadar yayılmış olan Bursa aaagâhlarında dokunan çatma, kadife, atlas, çuha, kemha kumaş örnekleri yine bu bölümde sergilenmektedir.

    Enderun hazinesinden Topkapı Sarayı Müzesi’nin bu bölümüne geçen kumaşların bir kısmı hediye, savaş ganimeti, sipariş ve satın alma yolu ile elde edilmiştir. Bu eserler üzerinde yüzyılların birikimi, özellikle padişahın iç ve dış giysileri görülmektedir. Osmanlı geleneğine göre ölen padişahların tüm giysileri bohçalanır, mühürlenir ve Silahtar Hazinesinde saklanırdı. Bu nedenle de padişahlara özgü giyim eşyaları sarayın önemli bir koleksiyonunu oluşturmuştur. Bunların arasında Fatih Sultan Mehmet’in 21 kaftanı, Kanuni’nin 77 kaftanı, Sultan I. Ahmet’in 13 kaftanı, Sultan II. Osman’ın 30 kaftanı ve Sultan IV. Murat’ın 27 kaftanı bulunmaktadır.

    Bunların yanı sıra Sultan II. Beyazıt’ın kaftanı, Kanuni Sultan Süleyman’ın ipek kaftanı, Kemha Kaftan denilen kaftanlar, Seraser kaftanlar, çatma kaftanlar ve Selimiye denilen kumaşlar bulunmaktadır. Bu bölümde Çatma, Çuha, Atlas, Gezi, Hatayi, Kadife, Kemha, Seraser, Sof, Serenk denilen örnekler de vardır.


  5. #15
    BaL
    Administrator
    BaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart İşlemeler Bölümü

    Topkapı Sarayı İşlemeler Bölümünde Selçuklular döneminden başlayan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun sonuna kadar süren zaman dilimi içerisinde Türk işlemeleri, motifleri ve düzenleri ile bir arada sergilenmiştir. Bu işlemelerin üzerinde çeşitli bitkiler, güller, narçiçekleri, sümbüller, laleler, karanfiller, çarkıfelekler, çeşitli meyveler, yapraklar, Çin bulutları, üç benekler ve çintemaniler bulunmaktadır.

    Bu işlemelerdeki motiflerde peyzaja önem verilmiş, özellikle çiçeklere özen gösterilmiş, kıvrık dallar, meyveler, fiyonklar ve vazolar da onları tamamlamıştır.

    Bu bölümde Buhara işi örtü, çeşitli makrameler, sedir yastıkları, bohçalar, nişan bohçaları, kadın giysileri, kaşbastılar, mendiller, çevreler, uçkurlar, ayna örtüleri, nihaliler, berber futası, yorgan yüzleri, yastık yüzleri, taht örtüsü, taht saçağı, deri üzerine altın simle işlenmiş kutu, üç etekler, XVII. yüzyıl çizmeleri, çeşitli yazmalar, peşkirler, hilatlar, kahve örtüleri sergilenmiştir.


  6. #16
    BaL
    Administrator
    BaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Padişah Portleri Bölümü

    Topkapı Sarayı Müzesi’nde Osmanlı padişahlarına ait portreler zaman zaman sergilenmektedir. Çoğunlukla Avrupalı ressamların yaptığı bu portrelerin sergilenmesini ilk kez Atatürk istemiştir. Çeşitli nedenlerle gerçekleşemeyen bu sergileme II. Dünya Savaşı’ndan sonra yapılmıştır. Saray-ı Enderun denilen üçüncü avluda ilk kez Osmanlı padişahlarının, sultanların ve devletin önde gelen kişilerinin tabloları sergilenmiştir. Daha sonra bu sergileme ayrı bir bölüm oluşturmuştur.

    Bu portreler arasında Sultan Osman’ın XVII.-XVIII. yüzyıla tarihlenen, Dr.Marten tarafından 1929 yılında müzeye hediye edilen portresi, Baiazıtth’nin yapmış olduğu Yıldırım Beyazıt’ın portresi, XVII.-XVIII. yüzyılda resmedilmiş, 1943 yılında T.K.Koperler’den satın alınan Çelebi Mehmet’in, Sultan II. Murat’ın yağlı boya resimleri, Fatih Sultan Mehmet’in 1865’te Venedik’ten Sir Henry Layard’dan satın alınan ve Dolmabahçe Sarayı’ndan müzeye getirilen yağlı boya tablosu, Sultan II. Beyazıt’ın XIX. yüzyılda Fransa ekolünce yapılan tablosu, Yavuz Sultan Selim’in 1926 yılında Dolmabahçe Sarayı’ndan getirilen yağlı boya portresi, A.Ehrenfeld’den 1930 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından satın alınan Kanuni Sultan Süleyman’ın tuval üzerine yağlı boya tablosu, orijinali Münih’te bulunan bir sanatçının elinden kopya olarak çıkmış Kanuni Sultan Süleyman tablosu, Venedik ekolü bir ressamın XVI. yüzyılda yaptığı Yavuz Sultan Selim portresi, Sultan III. Murat’ın, Sultan III. Mehmet’in Fransız ekolü yağlı boya tabloları, Sultan I. Ahmet’in, Sultan IV. Murat’ın, Sultan İbrahim’in, Sultan IV. Mehmet’in, Sultan II. Süleyman’ın, Sultan II. Ahmet’in, Sultan II. Mustafa’nın, Sultan III. Ahmet’in, Sultan I.Mahmut’un, Sultan III. Osman’ın, Sultan III. Mustafa’nın, Sultan I.Abdülhamit’in, Sultan III. Selim, Sultan IV. Mustafa, Sultan II. Mahmut, Sultan Abdülmecit, Sultan Abdülaziz, Sultan V. Murat, Sultan II. Abdülhamit, Sultan V. Mehmet Reşat’ın tabloları bulunmaktadır.

    Bu tablolar yabancı ressamlar tarafından XVI.-XIX. yüzyıllar arasında yapılmıştır. Bu resimler Osmanlı saray giysileri konusunda da ayrı bir bilgi vermektedir. Son Osmanlı hükümdarı IV. Mehmet Vahdettin’in duralit üzerine yağlı boya tablosu Antranik isimli bir sanatçı tarafından 1915–1916 yılında fildişi üzerine yapılmış olup, buradan Yaşar Çallı tarafından büyütülmüştür.


  7. #17
    BaL
    Administrator
    BaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Saat Se ksiyonu (Silahtar Hazinesi)

    Saatler Enderun Avlusu’nda Hırka-i Saadet Dairesi’nin yanında Eski Silahlar Hazinesi’nin bulunduğu yerde teşhir edilmektedir. Bu bölümde çeşitli dönemlerde kullanılmış 350’ye yakın saat bulunmaktadır. XVIII.-XIX. yüzyıllara tarihlendirilen bu saatler içerisinde 30 kadarı Türk yapımıdır. Diğerleri Avrupa’dan satın alınmış ve Sultanlara hediye edilmiştir. Türk saatlerinin en eskisi 4 adet olup, XVII. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Türk saatleri imzalı ve üzerlerinde yapan ustaların isimleri yazılıdır. Saatlerin muhafazaları, kadranları ince bir işçilik göstermektedir. Aynı zamanda Osmanlı kuyumculuk sanatı ağaç ve maden işçiliği ile birleşmiştir.

    XIX. yüzyıldaki saatçi ustalarının büyük çoğunluğu Mevlevi olduğundan bazı saatler Mevlevi sikkesi biçiminde yapılmıştır. Arşiv belgelerinden öğrenildiğine göre padişahlar bu saatçi ustalarını himaye etmişlerdir.

    Topkapı Sarayı’nda yabancı kökenli saatler çoğunluktadır. Bunların başında İngiliz, Alman, Avusturya, Fransız, İsviçre ve Rus saatleri gelmektedir. Büyük çoğunluğu yabancı devlet adamlarının elçiler vasıtası ile sultanlara hediye ettikleri saatlerdir. Bu saatler arasında ünlü Markwick-Markham, Le Roy markaları da bulunmaktadır. Saraya hediye edilen saatlerin çoğu Osmanlılar için özel olarak yapıldığından rakamlar Arapçadır. İçlerinde müzik kutulu olan saatler de bulunmaktadır.

  8. #18
    BaL
    Administrator
    BaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Sultan III. Ahmet Kütüphanesi

    Topkapı Sarayı’nın III. Avlusunda, Enderun’da Arz Odası’nın arkasında bulunan kütüphaneyi Sultan III. Ahmet 1719 yılında yaptırmıştır. İlk yapılışında Türkçe, Arapça ve Farsça olmak üzere 3.515 yazma eser burada bulunuyordu.

    Kütüphane zemin kat üzerine tek katlı olarak yapılmıştır. Kitapların rutubetten korunması amaçlanmış, ön kısmına merdivenle çıkılan dar bir revak yerleştirilmiştir. Bunun önüne de aynı dönemde bir çeşme yapılmıştır. Kütüphane içerisinde okuma için gerekli aydınlatma iki sıra halindeki altlı üstlü pencerelerle sağlanmıştır. İç kısımda duvarlar XVI. yüzyıl çinileri ile bezenmiştir. Ayrıca kitap dolaplarının kapakları sedef, fildişi ve kakma olarak ağaç işçiliğinin en güzel örnekleridir. Duvarlarında da hattat padişahlardan olan Sultan III. Ahmet’in bir yazısı bulunmaktadır.

    Kütüphane içerisinde Sultan III. Ahmet’in vakfiyesi, kitapların ilk envanter defteri ve kütüphane temelinin atıldığı bir kazma bulunmaktadır. Bu kazma aynı zamanda Sultan Ahmet Camisi’nin yapımında da kullanılmıştır. Kütüphanede Osmanlı Hat, Minyatür ve aaahip sanatının en güzel eserleri bir araya getirilmiştir. Piri Reis Haritası da burada bulunmaktadır.


  9. #19
    BaL
    Administrator
    BaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Saray Mutfakları

    Topkapı Sarayı II. Avlusunun girişinin sağında yer alan Saray Mutfaklarına üç ayrı kapıdan girilmektedir. Bu kapılardan biri Kiler-i Amire Kapısı, ortadaki Has Mutfak Kapısıdır. Bab-üs Sade Kapısına yakın olan üçüncü kapı Helvahane Kapısıdır.

    Mutfaklar ayrı birimler halinde olup, iki taraftan saçaklı bir servis yolu üzerindedir. Birun ve Enderun için yemek pişirilen mutfakta on ayrı göz vardır. Ulufe dağıtımında ve şenliklerde de bu mutfaklarda yemekler hazırlanmaktadır.



    Mutfaklar sarayda yaşayanlar ve çalışanlar için ayrı bir düzen içerisindedir. Padişah mutfağında yalnızca padişah için yemek pişirilir ve çeşitli yemekler özel olarak hazırlanırdı. Padişah mutfağında Serçini denilen bir baş aşçı ile 12 yardımcı aşçı görev yapardı. Serçini denilen baş aşçı aynı zamanda elçi kabullerinde ve padişahın kullandığı porselen takımların da sorumlusu idi.

    Saray mutfağı için imparatorluğun değişik yerlerinden canlı hayvanlar, sebzeler, meyveler ve baharat getirilirdi. Oldukça kalabalık bir kadrosu olan mutfakların asıl sorumlusu Matbah-ı Âmire Emini olup, bu görev vezir rütbesine yakın derecede idi. Mutfaklarda tatlıların yapıldığı helvahanelerin yapıldığı Helvacıbaşı kalabalık bir ekiple tatlı yaparlardı. Kilercibaşı personelin yönetimini üstlenmiştir ve aynı zamanda mutfaklarda görev yapanların göreve getirilmeleri veya işlerine son verilmeleri ile ilgilenirdi.

    Günümüzde Kiler-i Âmire’nin kapısından girince sağ tarafta bulunan vekilharç dairesi onarılmış ve müze atölyeleri haline getirilmiştir. Fotoğraf atölyesi ile konservasyon atölyesi de burada bulunmaktadır. Bunun karşısındaki kiler ve yağhane ise onarılmış ve Müze Saray Arşivi olarak kullanılmaktadır.

    Yağhane binasının yanındaki iki katlı ahşap Aşçılar Mescidi bugün de korunmaktadır. Mescidin iki yanında aşçılar, helvacılar ve tablakârların koğuşları bulunuyordu. Günümüzde bu mekânlar müze teşhir salonu olarak kullanılmaktadır. Aşçılar koğuşunun bulunduğu yerde yapılan binada Gümüşler, Avrupa porselenleri ve Billûrlar teşhir edilmekteydi. 1999 depreminden sonra bu bölümlerden Gümüş aaaaiyonu dışındakiler ziyarete kapatılmıştır. Karşıda ayrı bölümler halinde müze teşhir salonları haline getirilmiş mutfaklarda, Çin ve Japon porselenleri teşhir edilmektedir.

  10. #20
    BaL
    Administrator
    BaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Has Ahırlar (Istabl-ı Âmire)

    Topkapı Sarayı’nın II. avlusunun Haliç yönünde, Silah aaaaiyonu, Kubbealtı ve revakların arkasında kalan alanda Has Ahırlar bulunmaktadır. Buraya Babü’s-Selam’ın sol tarafındaki meyilli bir yolla ulaşılmaktadır. Yolun II. Avludan sonraki kısmında Has Ahırların kapısı, cenazelerin çıkarılmasında kullanıldığı için Meyyit Kapısı adıyla anılır.

    Fatih Sultan Mehmed’in Has Ahırları, II. ve III. Avlu denilen Divan Meydanı ve Enderûn’daki binalardan sonra, Sûr-ı Sultâni’nin tamamlanması sırasında yaptırmıştır. II. Avlu’nun bu yönünü tamamı ile kaplayan Has Ahırlarda padişahın ve Enderun’daki yüksek rütbeli kişilerin bineceği seçme atlar bulunurdu.

    Haz Ahırlar ince uzun bir yapı olup, kuzey ucunda üzeri kubbe ile örtülü bir mekân ve onunla bağlantılı odalar, Raht-ı Hümayun Hazinesi bulunuyordu. Burada padişah ve yüksek rütbeli kişilerin atlarında kullanılan değerli taşlarla süslenmiş koşum takımları, eğerler korunuyordu. Bu bölümde ayrıca, Ahır Emini ile diğer üst düzey yöneticilerin odaları da bulunuyordu. Istabl-ı Âmire’de (Has Ahır) Osmanlı kaynaklarından öğrenildiğine göre, 3.000’den fazla kişi görev yapıyordu. Ayrıca sarayın bahçelerinde ve İstanbul’un çeşitli yerlerinde bu kısma bağlı örgütlenme, tavla, atölye ve çeşitli binalar da bulunmakta idi.

Benzer Konular

  1. Topkapı Sarayı Krokisi
    By ABYSS in forum Osmanlı Tarihi
    Cevaplar: 1
    Bölüm Listesi: 01-17-2009, 06:36 PM
  2. Topkapı Sarayı
    By HeLiN in forum Tarihi Eserler ve Yerler
    Cevaplar: 2
    Bölüm Listesi: 03-29-2008, 12:17 AM
  3. Topkapı Sarayı
    By RebelliouS in forum Turizm & Gezi & Tatil
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 08-30-2007, 11:15 AM
  4. Topkapı Sarayı her ay 1 gün ücretsiz
    By RebelliouS in forum Turizm & Gezi & Tatil
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 08-22-2007, 04:44 PM
  5. Topkapı Sarayı
    By ABYSS in forum Tarih
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 08-10-2007, 05:54 PM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]