![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Türk Kültürü Kültür zenginliklerimizi burada paylaşalım |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
DenemeModerator
![]() |
Türkiye Bilimsel ve Kültürel Araştırmalar Merkezi (TÜBİKAM) Başkanı Prof Dr Alemdar Yalçın’ın fikir babalığında çoğu bilim adamı 50’ye yakın araştırmacı Anadolu’yu karış karış gezerek hálá yaşayan Türk geleneklerini ölümsüzleştirmek için kamera arkasına geçtiEdirne’den Iğdır’a hatta Suriye ve Irak’ı da içine alan bir coğrafyada henüz kentleşmenin olumsuz etkisine girmemiş 320 köyle bağlantı kuruldu 25’inde tanık oldu "doğan evlenen ya da ölen" için yapılanlara Bayramdan sonra ise Bulgaristan ve İran’daki renkler girecek fotoğrafa Yapım ve yönetimini Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin üstlendiği "Anadolu’nun Renkleri: Doğum Düğün Ölüm" belgeseli en geç aralık ayında tamamlanacak Yeni yılla birlikte önce uluslararası ardından ulusal platformda görücüye çıkacak Uluslararası belgesel film yarışmalarında Türkiye’yi temsil edecek; 2008 Frankfurt Kitap Fuarı’nda Anadolu’yu tanıtacak 13 bölüm olması planlanan belgesel ulusal bir televizyon kanalında da Türk seyircisiyle buluşacak Bu yazı dizisiyle de önce Hürriyet okuyucusuyla tanışacakBilmediğimiz bir dünyaya gözümüzü açar bilmediğimiz bir dünyayla birleşir bilmediğimiz bir dünyaya göçeriz Her doğumla çoğalır hayat her düğünle bütünleşir; her ölüm yeni bir başlangıçtır kimi dönencelerde Bu üç bilinmeyenli denklem üç önemli eşiktir hayatta "Bilinmeyen" korkusu birleştirince insanları her eşik eşin dostun akrabanın desteğiyle aşılmış bugüne kadar Zamanla her eşik için farklı bir ritüel çıkmış ortayaALLAR BAĞLAMAK Eşiklerin "en sancılısıdır" doğum Hem bebek için hem anne için "eşik"tir Yeni durum 9 ay anne karnında yaşayan bebeğin de annenin de ezberini bozar Bebek farkında olmadığı yeni yaşamına baş aşağı tutulup ağlatılarak başlarken anne loğusa ve kırklı çocukları öldürdüğü varsayılan "Al Karısı"nın kötülüklerine uğramamak için kırmızılar bağlarGÖBEK ADI KOYMAK İlk ritüel anne ile bebeği birbirine bağlayan göbek kordonunun kesilmesinde yaşanır Orta Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere Anadolu’nun bazı yerlerinde "Sesi az çıksın kocasının karşısında çok konuşmasın" diye kısa kesilir kız bebeğin göbek kordonu Bazı kültürlerde ise oğlanın göbeğinin kısa kesilmesi halinde sesinin kız gibi ince olacağına inanılır Göbek kordonu kesilirken bir de "göbek adı" konulur bebeğe Kişinin kabirde bu adıyla çağrılacağına inanıldığı için bu ad çoğunlukla Kuran’dan seçilir Ardından sağ kulağına ezan okunurKORDON SAKLAMAK Bebeğin karnı doymaya başlayınca göbek bağının da düşeceğine inanılır 4-7 gün arasında düşen göbek bağı itinayla bir yerde saklanır Kimi "Gezgin olmasın dışarıya çok gitmesin" diye 1-2 sene beşiğine asılı tutar göbek bağını; kimi "Okusun büyük adam olsun" diye okul bahçesine kimisi de "Devlete hayrı dokunsun devlet adamı olsun" diye devlet dairelerinin avlusuna gömerHAMİLE KADINLAR BUNLARA İNANIYOR Araştırmacı-Yazar Gülsen Balıkçı hamile kadınların yapılması ya da kaçınılmasına inandığı davranışları derledi Bunların bazıları şöyle:Hamile kadın ayıya maymuna deveye bakmaz çocuk çirkin olurCenazeye gitmez cesede bakmaz; yüzü renksiz olurCanı ne isterse onu yemelidir; yemezse çocuğun herhangi bir yerinde iz çıkar Sakız çiğnemez çiğnerse çocuk çişli olur veya ağzı çok akarKelle eti yemez yerse çocuk sümüklü olurHamile kadın ve kocası yılan öldürmez öldürürse çocuk sakat olurHamile kadın habersiz kimsenin bir şeyini alıp yemez çocuk hırsız olurHamile kadın diş çektirmez çocuğu düşer; saç kestirmez çocuğun ömrü kısa olurEkşi yerse kız tatlı yerse oğlan doğurur "Ye ekşiyi doğur Ayşe’yi ye tatlıyı doğur atlıyı" denirKız doğuracağı zaman çirkinleşir oğlan doğuracağı zaman güzelleşir "Kız kendini oğlan anayı süsler" derlerKadın doğuma giderken doğum rahat olsun diye evdeki tüm kilitler açılır Doğacak çocuğa hazırlanan giysilerin düğmeleri de açık bırakılırKarnında çocuğu durmayan kadın; çocuk doğana kadar ve doğduktan sonra bir yaşına gelene kadar gece lambayı hiç söndürmez ÇOCUĞUN ÖMRÜ YUMURTA SARISIYLA HESAPLANIRUşak’ta bebeğe kına yakılması kutlamaya gelenlere yemek verilmesi ve helva kavrulması başta Ege Bölgesi olmak üzere birçok yerde "hayatın üç rengi"nin ortak ritüeli olarak karşımıza çıkıyor Uşak’ta bebeğin altı sıcak toprakla (höllükle) bezleniyor ve keçe ile kundaklanıyor Böylece bebeğin dışkısının "tok" olacağına inanılıyor Tören mevlit okunarak "Uzun ömürlü olsun" dilekleriyle noktalanıyorİç Anadolu ve Karadeniz bölgesinin özelliklerini taşıyan Çorum’da doğan bebeğin ömrü ise yumurtanın sarısından anlaşılıyor Bebeğin kırklanması sırasında beşiğinin altına yumurta kırılıyor Bir gün boyunca beşik altında kalan yumurtanın sarısı ertesi gün bakıldığında dağılmamışsa bebeğin "uzun ömürlü" olacağına inanılıyorBaşta Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere Anadolu’nun birçok yerinde ise önce tuzla tanışıyor bebek Kokmasını gözlerinin çapaklanmasını hasta olmasını engellemek için tuzlanıyor Tuz "kırklama" suyunun içine de atılıyor İlk yıkamada erkek bebeğin sabunla kız bebeğin ise "Eti azgın olmasın" diye sabunsuz yıkandığı da söyleniyor |
|
|
|

![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|