1 den 8´e kadar. Toplam 8 Sayfa bulundu

Konu: Yöresel Giysiler

  1. #1

    Standart Yöresel Giysiler



    AYDIN
    Aydın denilince ilk akla gelen efeler ve zeybekler olur. Zeybek kelimesi ve Zeybeklik çeşitli kaynaklarda değişik tariflerle tanımlanmıştır.
    Zeybekler Anadolu'da esas olarak kolluk görevi görmüşlerdir. Bunlar, yolları koruyorlar ve her iki fersah ta bir bulunan kervansaraylarda ve mola verilen yerlerde bekçilik yapıyorlardı. Bu hizmetleri karşılığında ise, yollardan geçen yolculardan aldıkları az miktardaki paralarla geçimlerini sağlıyorlar, ancak bu işi yaptıklarından dolayı buralardan zor kullanarak para almıyorlardı.
    YÖRESEL KIYAFETLER

    Folklorun konuları arasında yer alan geleneksel dokumalar, kıyafetler ve el sanatları ilimizin gösterişli maddi kültür ürünleridir. Giyim kuşam insanın içinde yaşadığı zamana, topluma, geleneklere ve zevklere göre biçimlenmektedir. Günümüzde yöresel kıyafetler sandıklarda yer almakta ancak özel günlerde giyilmektedir. İlimizde kullanılmış olan geleneksel kıyafetler aynı zamanda birer el sanatı örneklerdir. Kadınlar giyecekleri kıyafetleri yıllarca kendi dokuma tezgahlarında el emeği göz nuru dökerek dokumuşlar hatta ihtiyaç fazlasını satarak evlerinin geçimlerine de katkıda bulunmuşlardır. Kıyafetlerini aksesuarlarla süslemişler, duygu ve düşüncelerini nakışla, oya ile dile getirmişlerdir.

    Yörede artık kullanılmayan ancak hala örneklerine rastlayabildiğimiz kıyafetler şunlardır; Başta fes kullanılmaktadır. Fesin üzerine değişik motiflerde dövme olarak yapılan gümüş tepelik takılır. Gümüş tepelik kare biçiminde olup alına gelen kısmına altın paralar dizilmektedir. Fesin kenarına kırmızı renkte ipekli kumaştan çeki bağlanır. Gelin başında çizgilik, aynalık adı verilen aksesuarlar kullanılır. Genç kızlar evleninceye kadar bu baş süslemesini yapamazlar. Gelinin başına yüzünü kapatacak şekilde al veya çatkı adı verilen kırmızı pullarla işlemeli örtü örtülmektedir. Çember veya çevre olarak adlandırılan başörtüsü Göynük'te "tokalı", Kıbrıscık'ta ”Nakışlı Yazma", Mengen'de “Telli veya nakışlı pov” olarak adlandırılmaktadır. “Alaca don” adı verilen giysi dokuma kumaştan dikilen bir tür şalvardır. Boyuna çizgileri olup bordo, mavi veya kırmızı renklerdedir. Fistan ve boy gömlekle giyilmekte iken günümüzde sadece alaca üzerine kazak ile kullanılmaktadır. Yakası işlemeli, önden düğmeli, beyaz üzerine mavi veya kırmızı renkte kareli olarak dokunan iç göynek ve onun üzerine giyilen boy göynek yün pamuk ipliğinden dokunmaktadır. Boy göyneğin etek uçları, yaka ve ön kısmı kök boyalı ( bitkisel boyalar ) ipliklerle işlenmektedir. Bu işlemelerin motifleri at nalı, koyun gözü, aynalı, güllü, kaz ayağı gibi isimlendirilmektedir. Üç etek; fistan ve boy göyneğin üzerine giyilen değişik renk ve desenlerde olabilen üç parçadan oluşan bir dış giyim. Yaka ve etek uçları tığ ile işlemelidir. Ön iki parçası bele takılan kuşakta toplanarak giysi kullanılmaktadır. İlimizde cepkenin çuhadan yapılanına “fermana” kadifeden olanına ise “salta” adı verilmektedir. Giysinin her iki yanı ve kol yanları gümüş rengi sim iplikle işlenmiştir. Üç eteğin üzerine giyilmektedir. Mudurnu ve Göynük ilçelerimizde geleneksel kıyafet olarak “bindallı”, “üç etek”, “top entari”, “bindal ceketi” kullanılmaktadır. Bindallı, başta fes ve çatkı ile kullanılan evli kadınların giydiği bir giysidir. Evlenmemiş kızlar sadece üç etek giyer başlarına gül takarlar. Top entari ve bindal ceket özel günlerde daha çok yaşlı kadınların rağbet ettiği bir giysidir. İlimizin özellikle Kıbrıscık, Seben ilçelerinde ve Bolu merkez köylerinde heybe kullanılmaktadır. Heybe kıl iplikle ve çeşitli motiflerde söz, nişan, kına gibi özel günlerde içine hediyeler koymak amacıyla taşınmaktadır.

  2. #2

    Standart

    Amasya ili geleneksel giyim-kuşam

    Amasya ili geleneksel giyim-kuşam bakımından çok renkli ve çeşitlidir. Kıyafetlerin günümüze değin bozulmadan gelmiş olması, yöre insanının kapalı bir toplum olmasından kaynaklanmaktadır. Dağ köylerinde hâlâ geleneksel kıyafetler ile günlük yaşamı sürdüren insanlar vardır.


    GELENEKSEL KADIN GİYİMİ

    Amasya geleneksel kadın kıyafeti oldukça zengin ve gösterişli bir kıyafettir. Göynücek İlçesi’nin Ilısu Köyü ve Karayakup Köyleri’nde Yörüklerin giydiği geleneksel kıyafetler; fes, pullu yemeni, göynek, üçetek, cepken, yelek, kuşak, çarpana kuşak, şalvar, çorap ve çarık olmak üzere 12 parçadan oluşur


    GELENEKSEL ERKEK GİYİMİ

    Amasya geleneksel erkek giyimi, bayan giysisine nazaran çok sadedir. Erkek giysisi şu parçalardan oluşur: Fes - Çember Baş; İçlik - Melez Göynek; Yelek (Delme); Şalvar; Kuşak (Şal Kuşak); Çarık (Postal-Lakçin-Kaleş); Çorap


    BİNDALLI

    Kadife veya atlas kumaştan yapılan bu kıyafetin üstünde, bitki desenleri sim işlemelerle kabartma yapılarak kumaşın üstüne işlenmiştir. Motifler, baharda çiçek açmış bir ağacın dallarını andırır. Kıyafet, adını da üstündeki motiflerden almaktadır


  3. #3

    Standart

    Buram Buram Anadolu Kokan Zile(Tokat)

    Hititler Dönemi'nde önemli birer yerlesim yeri olan Tapigga (Masathöyük)
    ve Anziliya (Zile Höyüg&#252, M.Ö. 15. yüzyildan sonra Hititler'in en büyük düsmanlarindan
    Kaskalar'in birçok saldirisina ugradi. M.Ö. 8. yüzyilda Frigler'in yönetimine
    giren yöre, M.Ö. 7. yüzyilda Kimmerler tarafindan yagmalandi. Ardindan M.Ö. 6.
    yüzyilda Persler'in, M.Ö. 4. yüzyilda da Makedonlar'in denetimine girdi. M.Ö. 3. yüzyilda
    Pontus Kralligina baglandi ve M.Ö. 66'da Romalilar'in eline geçti.


    Örf ve adetlerine oldukça bagli olan ilçe halkinin akraba iliskileri ve sosyal yasamlarindaki yardimlasma gelenekleri halen sürmektedir. Bu birlesme ve dayanismayi bilhassa dügünlerde, seçimlerde ve ölümlerde görmek mümkündür. Zile halki gelenek ve göreneklerine, örf ve adetlerine bagli, kapali bir kenttir. Günümüze kadar bu yapinin devam ettirilmesinde rol oynayan en önemli faktörlerden birisi de Zile'nin göç alan degil göç veren bir kent konumunda olmasidir. Zile'den disariya göç olayi yasanmaktadir. Bugün Türkiye'nin neresine giderseniz gidin mutlaka Zileli ile karsilasirsiniz. Turhal ilçesinin % 40'i Zileli'dir. En fazla göç Turhal'a olmaktadir.

    Zile'nin Bindalli Hanimlari (18.12.1949)



    Günlük kiyafet olarak giyilmeye devam edilen yöresel özellikler tasiyan giysiler, bazi köylerde otantik yapisi içinde yasamaya devam etmektedir.




  4. #4

    Standart

    Giyim-Kuşam (Geleneksel KiyafetlerBilecik yöresi)

    Bugün Bilecik’te dokunup giyilen kıyafet çok azdır. Bazı köylerde ağaç el tezgâhlarında dikilip giyilmektedir. Bir de beyaz dokumadan yapılan kumaş, tere otu ile kazanlarda kaynatılıp siyaha boyanır. Bu dokumalardan erkek poturu. pantolonu ve yeleği dikilir. Kadın ve erkeklerin kıyafetleri kullanılma zamanına göre değişmektedir. İş kıyafetleri yörük ve manav köylerinde hemen hemen aynıdır.

    Manav kadın ve erkekleri de yörük erkekleri de iş kıyafetlerinin yenisini yabanlık, urba veya bayramlık diye isimlendirirler.

    Manav köylerinde kadınlar don, entari, başta çember ve onun üzerinde beyaz renkte örtme, sırtta ise siyah renkte saya denilen giysi vardır. Örtme ve sayanın örtünme işi özel bir marifet istemektedir. Ayaklarında ise örme çorap ve lastik ayakkabı (daha eskiden çarık) giyilir. Erkeklerde ise pantolon, ceket, entari, koyun yününden örme kazak, başta şapka, ayakta ise yün çorap ve ayakkabı vardır.

    Yörük köylerinde de aynı kıyafetler giyilir. Kadınlar saya giymez. Yalnızca örtme’nin üzerini çeki ile bağlarlar. Önlerine önlük takarlar. Bu kıyafetler yaz kış giyilir.

    Düğün ve önemli günlerde yörük erkek ve kadınlarının giydikleri kıyafetler çok değişiktir. Kadınlar içte al göynek (kızlar giyer), ak göynek (evliler giyer) üstüne de üç etek giyilir. Kırmızı yünden dokunun kaba kumaş bele sarılır. Üzerine de bele gümüş kemer takılır. Bunun kıyılarında sağından ve solundan sarkan işlemeli yağlıklar vardır. Öne önlük giyilir. Üste ise kadife kumaştan yapılmış ve işlenmiş genelde al renkte veya onun tonlarında cepken bulunur. Başı örten başlık kendine has rengi, özelliği ve bağlaması ile dikkati çeker. Saçaklı vala diye isimlendiren başlık ortası al renkte olup, tel işlemelidir.

    Valanın kıyı kısımları oya, boncuk, pullarla işlidir. Bu kısımlar üçgen şeklinde omuzlardan aşağı doğru sarkar. Uçları başın üstünde bağlanır. Bunun üzerine iğne oyalı boncuklu, pullu işlemeli çember bağlanır. Valanın altına baş altınlarını tutan fes, ayağa ise nakışlı uzun çorap giyilir. Altta da çorapları örtmeyen uçkurlu ağlı iç şalvarı bulunur.


    Erkeklerin içlerinde yukarıdan giyilen önü kapalı ak göynek vardır. Bunun üstünde yakasız göynek, onun üzerinde de kollu işlemeli cepken vardır. Altta ise ağlı, arkadan kabartmalı işlemeli uçkurlu potur, diz kapaklara kadar uzanır. Bele sarılan bir de kuşak vardır. Püsküller yandan sarkar. Bu kuşağın sabit durmasını sağlar. Ayaklarda ise diz kapaklarına kadar uzanan örme yün çorap vardır.

    Bugün bu kıyafetler yaşamakta ve giyilmektedir. Kadınlar takı olarak; baş altını, gümüş kemer, örgülü saçlara mavi boncuklu nazarlıklar, gümüş, altın bilezikler, beşi bir yerde, sarı lira altın, gümüş küpe gibi ziynet eşyaları takarlar. Bu kıyafetler Bilecik’in mahalli kıyafetleridir.



  5. #5

    Standart


    Adana Yöresi


    Çok değişik medeniyetlerin yaşamına sahne olan Çukurova'da Folklorun da zengin olması doğaldır. Tarihin çok eski çağlarında yaşayan medeniyetlere ait folklor ürünlerinin hangilerinin bu güne kadar yaşadığı, hangilerinin folklor verimi ile bütünleştiğini tespit etmek mümkün değildir. Yöre Türk Folklorunun tarihi başlangıcını da 7.yüzyıl olarak söylemek doğru olur. Anadolu Folklorunun genel karakteristiği yöre folklorunda da, bazı değişikliklerle aynen görülmektedir. Tarihin her döneminde çeşitli uluslarca binlerce kültür varlıkları Anadolu'da bırakılmış olsa da folklorda genel çizgileriyle Türk-İslam egemenliği hakimdir. İklim, iş bölümü, gelenek ve görenekler, folklorun bölge içinde diğer bölgelere göre başkalaşmasına önemli ölçüde etken olmuştur.

    FOLKLOR
    Çukurova'nın milli oyunu halaydır. Halay davul zurna eşliğinde oynanmaktadır. Halayda baştaki oyuncuya büyük görev düşmektedir. Çünkü, baştaki oyuncu zaman zaman ortaya çıkarak çeşitli figürler sergiler. Bu figürler davulun ritmine göre hızlanmakta yada yavaşlamaktadır.
    Bu yörede oynanan başlıca türleri şunlardır:
    Halay, Üç Ayak, Lorke, Kırıkhan, Serçe, Kaba, Sarhoş, Hasan Dağı Şirvanı, Ceyhan Garibi, Pekmez, Yağlı Kenar, Gel Gel, Temir Ağa, Acem, Çifte Telli, Kına, Adanalı, Sinsin, Solak, Depki Halayı, Köroğlu, Hoş Bilezik, Topal Kız, Mehgi vb. gibi. Halay başlamadan önce halayın ortasında söylenen uzun havalar vardır. Bunlara Ceren, Garip, Döne Gelin, Alo Paşa, Kele Dezze, Medine örnek olarak verilebilir.

    YÖRESEL YEMEKLER
    Ceyhan mutfağının değişmez ham maddesi bulgurdur. Bulgur, içli köfteden çiğ köfteye, pilavdan çorbaya kadar bir çok yemeğin yapımında temel maddedir. Hele hele eskiden sebze hiç yenmezdi. Mutfaklarda pişen yemekler bulgur, makarna, çeşitli hamur işleri, et, bakliyat ve çorbalardan ibaretti. Domates bile 19.yüzyılın sonlarında Ceyhan'a girmiştir. Bütün Çukurova'da halkın domates salçasına hala alışamadığı, yemeklerinde biber salçasını tercih ettiği bir gerçektir. Yöre yemeklerinin bir diğer özelliği ise baharatın fazlaca kullanılmasıdır. Yörede baharatsız yemek bulmak oldukça zordur. Yörenin başlıca yemekleri; Adana kebabı, humus, içli köfte, çiğ köfte, kısır, yüzük çorbası, işkembe dolması, güveç, dolma çeşitleri, döğme pilavı vb. gibi.

  6. #6

    Standart

    Afyon Emirdag Yöresel Kiyafetler....




    Yurdumuzda il ve yöresine göre halk oyunlarında günlük Türk giyisilerinin dışında kalan eski giysilerin yer alması bir gelenek olarak sürdürülmektedir. Mahalli giysilerimizde efe, zeybek, kabadayı, kızan, seyman, ağa gibi giysilerinde ki bazı parçaları oyun giysilerimizde de görülmektedir. Yapılan araştırmalara göre beldemizde giysi olarak en çok özellik taşıyanları, Emirdağ ve Dinar yörelerinde bulunmaktadır. Bu yörelerde yaşayan halkın çoğu Türkmen aşiretinden oluşmaktadır.

    Kadın Giysileri:



    Göynek: Özellikle sarı bürümcük veya şile bezi denilen kumaştan dikilen, bol, yakasız, önden düğmeli bir giysidir. Kalçaları örtecek uzunlukta, yanları ufak işlemelidir. Şalvarın dışında kalır. Halk arasında "kara boyalı göynek" de denir.

    Şalvar: Kırmızı desenli kumaştan dikilir. Şalvarın içine bazı yörelerimizde kaput bezinden yapılmış ayrıca bir şalvarın giyildiği de görülür. Her yerde olmasa bile yanlarında işlemeleri vardır. Belden topuğa kadar uzanır.

    Zıbın: Bazı yörelerimizde "cepken" de denilmektedir. Bir adı da "kolçaklı zıbın"dır. Bazılarının kol ağızlarında hayvan figürü olduğu görülmektedir. Göğüs altında tek düğmelidir. Kolları ve önü hep işlemelidir.

    Birzak: Emzikli kadınlar kullanır. Zıbının üzerinden bele kadar takılır. Boyundan ve sırttan bağlanır. Göğüs üstü sıkı, aşağısı boldur. Kadının rahatça çocuğunu emzirmesini sağlar. İpek, basma veya parça kumaştan dikilir.
    Kuşak: Şalvarın üstünde bele arkadan bağlanır. Arkadan üçgen görünümü verir.Kumaşın belli bir özelliği yoktur.

    Peştamal: Boyuna çizgili ipekli kumaştan yapılmış bel büzgülüdür. Arkadan öne sarılır. Belden 3-4cm. genişlikte kola geçecek kısmı vardır. Dizin altına kadar uzanır. Önde iki katlıdır, büzgüleri bele eşit aralıklı şekilde dağıtılır ve kolun arkasında bağlanır. Kuşak, şalvar ve peştamal, birlikte günlük giysi olarak kullanılmaktadır.

    Alaca: Peştemalin başka bir türüdür.Alakoyun yününden kadınlar kendileri dokurlar. Önce koyunun yünü incecik eğrilir, kök boyası ile yıkanır ve yumak yapılır. Mısırlara sarılır ve dövende dokunur. Düz ve baklava şeklindedir.

    Çorap: Kadınlar çeşitli motiflerden ördükleri çorapları giyerler. Motifler kadının iç dünyasını yansıtır ve üzerine çarık giyilir.

    Baş: Çuhadan yapılmış kırmızı fesin üzerine "çeki" adı verilen işlemeli, oyalı, pullu örtü takılır. Fes üzerine iki sıra altın dizilir. Buna "penez" adı verilir. Fesin tepesinde (tam ortasında) tepelik denilen gümüşten bürgüyü tutacak aksesuarlar vardır. Üzerinde "neil" veya "bürgü" adı verilen örtü bulunur. Bazı yörelerde ardına pullu çiçek takılır.

    Pullu Çiçek: Puldan veya kuru karanfilden yapılır. Karanfiller ıslatılarak ipliğe dizilir, arada ufak boncuklar da bulunur.Pullu çiçeğin dik durması, kadının mutluluğu; zülüfle birlikte sarkması, evlenmek istediği anlamına gelmektedir.

    Takı: Gök boncuktan altın veya gümüşten takılar takılır. Her genç kız, gümüş küpe takar, ayrıca kuru karanfil ve çiçeklerle bezenmiş kolyeler takılır.Bunların arasında paralar bulunur. Genç kız ve kadın-larda özenle takılan zülüfler vardır. Ancak yaşlı kadınlarda bırakılan zülüf, pek hoş karşılanmaz, ayıplanır.

    Üç etek: Genellikle kına gecelerinde giyilir. Özellikle dikine çizgili kumaştan yapılır. İkisi önde, biri arkada olmak üzere üç adet etekten yapıldığı için bu adı almıştır. Üç eteğe "enteri" de denilmektedir. Yırtmaçları ve öne gelen dilimleri bulunur. Simli ipekle veya kaytanla işlenir.

    Erkek Giysileri :
    Dinar ve Emirdağ yörelerinde özellikle erkek giysilerinde efe, kızan ve zeybek giysileri görülmektedir. Eski giysilerde Afyonkarahisarlı erkekler, başlarında fes, fesin üzerinde ince koyu renkli sarık, üzerine de yine koyu renkli yazma bağlarlar ve yanda düğümleyerek omuz üzerine düşürürlerdi. Bazılarında yarım kilodan fazla ağırlıklı olan püskül de sallanırdı. Erkeğin tamamen saçları kesilir ve saç gözükmezdi. İçte, içlik(işlik) kullanılır, üzerine kolsuz bir yelek giyilir ve kuşak içine sokulur. Önden ilikli yapılır ve düğmeleri ipliktendir.Yeleğin ilikli kullanılması gerekir. Onun üstüne kolu ve kol uçları geniş bir cepken giyilir, parmakların ikinci boğumuna kadar kol uzar. Cepkenin üzerinde de kolsuz bir cameden bulunur. Alt ta bol kumaşlı, kenarları işli, geniş ve kısa bir şalvar giyilir. Bu şalvar, diz kapağı altına kadar uzanır. İçte bel kuşağı beli sıkı tutmak için kullanılır.

    Dışta şalvar ve yelek vardır. Cepken uçlarını içine alacak genişlikte dış kuşak kullanılır. Bunun içine gümüş tabaka (sigaralık), kehribardan sigara ağızlığı, sapları gümüşten işlenmiş kama ve yatağan veya "çift kulaklı" adı verilen kesici silahlar bulunur. Üzerine tek bağla (kayışla) bağlanan "efe silahlığı" takılır. Göbek altından göğüs boşluğuna kadar bir genişlikte olur. Vücudun yan kısımlarına kadar uzanır. Bu iki kısmı, ince arkadan tutturulmuş tek kayış birleştirir. Üzerine yağlık (büyük el mendili) veya dışa yarısı sarkacak biçimde, silâhlık üzerinden kuşağa sokulur.

    Ayakta "tozluk" ile "dizlik" kullanılır. Bunlar uzun yün üzerine giyilir. Dizlik, diz kapağı altına kadar gelir ve ön kesiminde dizin yere teması durumunda yerde bulunan çizici ve kırıcı şeylerden korunması için kalkan gibi çıkıntılı yapılır. Ayaklarda uzun konçlu, altı tabanlı kundura veya küçük boy mes gibi çizme kullanılmaktadır.

    Bazılarında içdonlar uzun olup, dizler tozluk içine sokularak örtülür. Diğerlerinde ise, dizleri açıkta bırakan "topdon" giyilmektedir. Bir kısmı da uzun ağızlı çizme kullanarak koncu diz kapaklarına kadar çıkartır. Bu ayakkabı sebebiyle dizlik yada tozluk kullanılmamış olur. Erkek giysileri; mavi, lâcivert, dekani renkte çuha üstüne, kaytan işlenerek yapılmaktadır.

  7. #7

    Standart

    Adıyaman'da GİYİM KUŞAM
    GİYİM KUŞAM


    Kadın ve erkek giyiminde yöremiz özelliklerini en iyi yansıtan, asırlar boyu süre gelmiş,günümüzde ise hemen hemen yok olmaya yüz tutmuş yöresel kıyafetlerimiz bugün sadece kırsal yöredeki halkımızca tüm özelliklerini muhafaza eder şekilde kullanılmaktadır.

    Şehir merkezinde kadın ve erkek kıyafetlerine baktığımız zaman geleneksellikten tamamen uzaklaştığı ve modernleştiği dikkati çekmektedir.

    ERKEK KIYAFETİ

    Kadın kıyafetindeki değişiklik sürecini burada da görmek mümkündür. Son on yıldaki hızlı değişim giysi kültürümüzde kalıcı etkiler bırakmıştır.

    Kırsal kesimlerde yöresel kıyafetler örneklerine rastlamak mümkündür. Dağ köylerinde kıl kumaştan yapılmış şalvar, Aba denilen ceket ve yakasız gömlekten ibarettir. Ayakta çorap ve yemeni bulunmaktadır.

    Şalvar ve yakalı veya yakasız gömlekle bütünleşen kıyafetin üzerine “fillik kuşak “ denilen ipek,püsküllü, beyaz renkte bir kuşak sarılmaktadır.

    Adıyaman ilinde gerek erkek gerekse kadın kıyafetlerinde,özellikle son yıllarda, genelde şehir merkezinde geleneksel giyimin tamamıyla terk edildiği,ancak kırsal kesimde kültürümüzün özünü yansıtacak önem ve değere sahip kıyafetleri, büyük bir zevkle giyildiği görülmektedir.

    TAKILAR

    Adıyaman ili genellikle altın takılara büyük önem vermektedir. Ancak geleneksel takılar zamanla değişen zevkleri sonucu, yerini daha iyi işlenmiş takılara bırakmıştır. Maddi durumun farklılaşması nedeniyle de alternatif takılar çoğalmıştır.

    Altın ya da gümüşten imal edilen bel kemeri önemli takılardandır. Çelen ismi verilen ve başın ön kısmından başlayıp iki yandan birbirine kavuşturulup arkadan kenetlenen altından imal edilen başlık da çok kullanılmaktadır. 8 ya da 10 gremmisenin altın bir zincir üzerine dizilerek elde edilen gerdanlık da geleneksel takılar arasındadır.

  8. #8

    Standart

    Van Halk Oyunları


    Giyimi, figürleri, anlatımı, ritmi bir başkadır Van oyunlarının. Bugün Van'da oynanan oyun sayısı 30'u aşmaktadır. İsmi bilinen oyun sayısı ise 120 civarındadır. Van Halk oyunları, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, Kültür Müdürlüğü, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve bütün okullarda usta öğreticiler tarafından öğretilmektedir. Van Halk oyunları davul-zurna eşliğinde oynanır. Van'ın en eski davul-zurna ekibi Tosun Özister kardeşlerdir.
    Halen oynanmakta olan oyunlarımız:
    Toycular, Edremit Nanayı, Nare, Nure, Hedili, Kirse, Kirsânî, Viro Barı, Şamran, Hoycan, Hırhır, Havasor, Şevko, Şerânî, Peyda, Dokuzlu, Meyroke, Papori, Tozi, Tozineke, Basso, Süleymânî, Üç ayak, Kaz Kaz, Lorke, Torimaman, Temi, Dingo.


    MAHALLİ GİYİM
    Erkeklerde: Evliya Çelebi, Vanlılar'ın çuha şalvar, serhaddin, çekmen ve samur kürk giydiklerini bellerine alaca kuşak, kuşaklarına hançer taktıklarını, başlarına ise fes giydiklerini kaydetmektedir.

    Kadınlarda: Genellikle canfes yün kumaşlardan yapılmış etekler, geniş belden büzgülü oldukça uzun, kiloş denilen biçimde kapalı entari giyerlerdi. Bu entari üzerine boncuklarla işlenmiş yelekler, başlarına ise kofi denilen işlemeli başlık giyerler. Onun üstüne leçek (yazma) örterler. Süs ve zinet eşyası olarak boyuna gümüş takılar, altınlar, beşibirlikler kullanılır. Van savatlı takılar ayrıcalık belirtisi sayılır.


Benzer Konular

  1. Batman’in YÖresel Gİysİlerİ
    By ABYSS in forum Türk Kültürü
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 12-27-2006, 12:30 AM
  2. AMASYA Yöresel Halk Oyunları
    By ABYSS in forum Türk Kültürü
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 12-26-2006, 11:39 PM
  3. EskİŞehİr’de YÖresel El Sanatlari
    By ABYSS in forum Türk Kültürü
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 12-26-2006, 09:12 PM
  4. Sirkeli(Ankara) yöresel bazı gelenek ve görenekler
    By ABYSS in forum Türk Kültürü
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 12-26-2006, 06:46 PM
  5. Kırşehir'in yöresel yemekleri
    By ABYSS in forum Etli Yemekler
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 10-07-2006, 11:08 PM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]