Mısır Çarşısı
Kapıdan girer girmez kendinizi bambaşka bir dünyanın içinde bulursunuz.Gözleriniz içerinin loşluğuyla buluşunca bir an için kararır...Ama aynı anda keskin bir baharat kokusu size nerede olduğunuzu hatırlatır birden. Sonra

içleri rengarenk baharatlarla dolu çuvallar

dükkanın kapılarında asılı patlıcan

kırmızı biber

bamya kuruları

kocaman pastırmalar birer birer netleşmeye başlar.
Dün de

bugün de

bir yabancının gözünde Mısır Çarşısı

Doğu'nun egzotizmini Batı'ya taşıyan bir yer olma özelliğini korumuş. Uzakdoğu'dan

bilinmeyen diyarlardan gelen büyülü lezzetleri elde edebilecekleri nispeten yakın bir nokta gibiymiş. Çarşının adı da bunu kanıtlar sanki. Uzakdoğu'dan

Arabistan'dan

Hindistan'dan gelen baharatların hemen hepsi Mısır üzerinden ulaştırılırmış İstanbul'a. Mısır Çarşısı XVII. yüzyıldan başlayarak ticari hayatta
çok önemli bir yer tutuyor.
İstanbul çarşıları genellikle aynı
tür malları satan esnaf ve tüccarların
toplandıkları yerlerdir. Kuyumcular
Çarşısı

Bakırcılar Çarşısı da böyle.
Mısır Çarşısı ise aktar dükkanlarının ve pamukçuların toplu olarak bulunduklan bir yermiş... İstanbul'un iki numaralı kapalı çarşısının olduğu yerde Bizans devrinde Makron Emvolos denilen

Venedikliler ve Cenevizlilerin ticaret yaptıgı kapalı bir çarşı varmış. Yeni Cami onarılırken burası da bakımdan geçmiş ve camiye vakfedilmiş. 1663 yılında IV. Mehmed'in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından yaptırılan çarşının mimarı Kasım Ağa. "L" biçiminde bir plan şeması göstermekte ve hepsi kubbeli ve karşılıklı yerleşmiş 88 adet dükkan bulunmakta. 1940 yılında çarşı restorasyon görmüş.
XVII. Yüzyılda Mısır Çarşısı'nın kurulmasıyla

şehrin degişik yerlerinde bulunan aktarlann büyük kısmı burada toplanmışlar. Aktarlar

yani baharat ve şifalı bitkiler satan bu kişiler bir anlamda o dönemin eczacılarıymış... Çeşitli hastalıklara ve ağrılara iyi gelen ilaçlar hazırlarlarmış. Dükkanlarının üzerinde asılı olan bir takım alamet-i farikalar

onların uzmanlık dallarını belirtirmiş. Ayrıca bu "şeyler"

dükkanın o isimle anılmasını

sahiplerinin de aynı şekilde isimlendirilmesini sağlarmış. Kuleli

makaslı

püsküllü

fenerli dükkan ya da Püsküllü Hüsnü Efendi gibi. Bazı drogların da uğurlu olduğunu düşünür ve onun için asarlarmış.
Eskiden Mısır Çarşısı'nda satılan maddelerden bir çoğunu bugün bulamıyoruz. Aslında bu da olağan; çünkü o zamanlar bu dükkanlarda hazırlanan ilaçlar

baharatlar kadar

belki de daha da fazla önem taşıyordu. Bu halk ilaçları nesilden nesile

ustadan çırağa geçerek devam ediyordu. Şimdi ise Mısır Çarşısı denince akla yalnızca mutfakların egzotik tatları

binbir çeşit baharat geliyor...