Sivas HALK OYUNLARI


Sivas Halk Oyunları “Halay” grubuna girmekte ve günümüzde halayların merkez bölgesi Sivas sayılmaktadır.
Halaylar İç Anadolu Bölgesi’nin bir bölümü ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde oynanmaktadır.
Bu yörelerde halay kelimesi; alay, aley, haley olarak değişik biçimlerde kullanılmaktadır.
Halaylar yapısı itibariyle sosyal yaşantının figürlerle ifadesidir. .


Sivas Halayları yapısıyla diğer illerimizden ayrılmaktadır.
Sivas oyunları kendine özgü figürleriyle göz kamaştırıcıdır.
Kızlar ve erkekler ayrı ayrı halay çekmektedir. Alaca (karma) diziliş Sivas yöresinde görülmemesine rağmen
bazı oyunlar alaca dizi şeklinde kapalı mekanlarda ve aile içerisinde oynanmaktadır.




Kız ve erkek oyunlarında baştaki oyuncuya 'Halay Başı' sondaki oyuncuya
'pöçük' ismi verilmektedir. Halayları erkekler mendillerini savaşta
kılıç kullanıyormuş gibi çevirirler. Kadınlar ise
krep kullanmaktadır. Sivas halaylarında oyuncu sayısında sınırlama görülmemektedir. Ancak;
7-12 kişi arasinda çok rahat oynandigi görülmektedir.
Erkek oyunları genellikle düğün ve eğlencelerde oynandığından açık hava tercih edilmektedir.
Bunun için Sivas halayları meydan ve harman oyunları olarak anılmaktadır.


Sivas halayları genellikle 2-4 bölümden meydana gelmektedir. Bu bölümler; 1. Ağırlama, 2. Sıkıştırma ,
3. Oynatma, 4. Hoplatma ismini almaktadır. Her bölümde figürler ve musiki değişmektedir.
Oyunlar ağırdan başlayıp, gittikçe tempo artarak hızlanmakta, ve en sonda doruk noktasına ulaşmaktadır.



Sivas halaylarının bir diğer özelliği, bilinen bütün oyun formlarının kullanılması, sergilenmesidir.
Sivas yöresi oyunlarında tabii faktörlerin hepsi görülmektedir. Çiftçilik, iş tabiattaki bitkiler, hayvan taklidi
oyunların ortaya çıkmasında ve oynanmasında etkili olmuştur.
Ağırlama, aczin ve çaresizliğin;


Halay Türleri

1.Erkeklerin oynadığı halaylar :
Yöre oyunlarının tüm özelliklerini taşıyan asıl halaylardır. Figürlerin zenginliği, hareket
kabiliyetinin üstünlüğüoynayanı, seyredeni coşturmaktadır. Erkek halayları; Sivas Halayı, Köy Ağırlaması,
Abdurrahman Halayı, Kızık, Karkın (Garkın) vb.

2. Kızların oynadığı halaylar :
Erkek oyunlarına göre daha kolay oyunlardır. Türkülü , türküsüz olarak oynanmaktadır. Hareketler daha yumuşaktır.
Kız halayları : Hanımesme, Sarıkız, Yanlama, Karamuk, Madımak, Pınarınbaşı vb.

3. Erkek ve Kızların oynadığı halaylar :
Bu halayları hem kızlar hem de erkekler oynamaktadır. Figürlerde ufak tefek farklılıklar görülmektedir. Genellikle
kızlar türkülerini söyleyerek oynamaktadır. Bu halaylara; Sarıkız, İş halayı, Zara Karahisarı, Sivas Halayı, Tersbico,
Maro vb.

Sivas yöresinde halk oyunları kıyafetleri yörelerine göre değişmektedir. Erkekler; yemeni, aynalı çorap (yün),
zıvga, şal, yelek, gömlek, köstek (bazen fes takıldığı üzerine hindi, yazma sarıldığı da görülmektedir.)

Kızlar; üçetek, şalvar, çorap, işlik (gömlek), önlük, pöçüklük (arkalık), yanbağ, çarık, fes, tepelik, pullu yazma
(bazen kemer takıldığı da görülmektedir.)

Sivas Halayları isimlerini bazen oynanan yörenin, ilçe ve köyün ismini almaktadır. (Kızık, Karkın) Bazen insan
isimlerinden (Abdurrahman), bitkilerden (madımak, karamuk) bazen de hayvan isimlerinden (çekirge, horoz, kartal,
turnalar) son bölümdeki oyunlar taklidi oyunlardır.

Sivas Yöresinde Oynanan Halk OyunlarıSivas Halayı, Köy Ağırlaması, Abdurrahman Halayı, Karahisar, Temürağa, Harami, Hoş Bilezik, Özenteki, Tamzara, Sarıkız, Karkın Halayı, Kızık Halayı, Kabak Halayı, Kartal Halayı, Sallangel, Ahçik, Maro, Yanlama, Tozan Halayı, Arnavut Halayı,Çekirge Halayı, Hanım Esme, Hayda Bico, Ters Bico, horhon Bico, Çedene, Çemberim, Karamuk, Madımak, Turnalar, Pınarınbaşı, Çökelek, Köy İş Halayı, Karaduman, Şeyhani, Nenni Nenni, Dik Oyun, Deveci Emmi, Kol Oyunu, Meral Halayı, Ellik, Samahlar, Omuz Halayı, Garipler Semahı, Ireşvan, Pabuç Çitir, Kafe Çeçen, Onbaşı Oyunu
Yaklaşık olarak 1894 yılında Sivas’a bagli Sarkisla ilçesinin Sivrialan köyünde dogan Veysel. 7 yasinda geçirdigi çiçek hastaligindan dolayi önce sag gözü görmemeye daha sonra diger gözü tamamen bir kaza sonucu kör olmustur. Babasi zamanının çoğunu halk ozanlarinin siirlerini Veysel’e ezberleterek geçirmistir ve ilk derslerini almasini saglayan da babasi Ahmet Emmi’dir. Veysel’in ilk hocasi Çamsih’li Ali Aga’dir. Bu ayrinti önemlidir: sanilanin aksine babasi Veysel’i oyalamak için degil, onun bu konuda yetismesi için çaba sarfetmistir, ki Veysel’in birçok konuda görenlerden daha çok görmesinin altinda derin bir Anadolu kültürü ve folklorü yatmaktadir.

25 yaşındaki ilk evliliğinin hemen arkasından Veysel annesi ve babasını kaybetti. Bununla birlikte esinden olan ikinci çocugu anne memesinden dolayi bogularak ölmüs, esi daha sonra baska bir erkekle kaçmistir. Bu son kaçisla birlikte ilk çocugunun da ölmesi üzerine Veysel daha da içine kapanir. 1933 yilina kadar hep baska ozanlarin siirlerini söyleyen Veysel'in Veysel’in çekingenligini ve utangaçligini kiran ünlü sair Ahmet Kutsi Tecer olmustur.

Veysel’in hayatinda.1933 yilinin baska bir önemi daha vardir . Bu yildan sonra Anadolu’yu yürüyerek dolasmaya baslar.

mahalli çalgı; davul, zurnadır. Kaba zurna tercih edilmektedir. Bazen ince sazla da oynanmaktadır.

Sivas folklorunu tanıtmışken ,her yönüyle Anadolu kültürünün ve ozanligin en önemli yansiticilarindan biri olan Aşık Veysel'den de bahsetmemek olmaz.


Alıntıdır ..