BODRUM’UN YANI BAŞINDA KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN:
ASOS
Bodrum-Milas arasında gizli bir koyda saklanmış gibi duruyor heybetli Karya kenti İasos’un kalıntıları. Bugünkü adı Kıyıkışlacık olan İasos’ta ister tarihin derinliklerine, ister Ege'nin duru sularına dalabilirsiniz. Ya da zıpkınla balık avlayabilir, o da olmadı Kuş Cenneti’nde kuşların cıvıltısını dinleyebilirsiniz.
Nur KÖKÜÖZ ÜÇOK

Bodrum yarımadasının kuzeyinde yer alıyor İasos. Bölgedeyseniz kesinlikle uğramanız gereken bir yer. Hem bölgenin en bakir koyu, hem müthiş bir arkeoloji alanı, hem de en taze balık ve diğer deniz ürünlerini denizden çıkar çıkmaz yiyebileceğiniz şirin restoranların olduğu nefis bir kıyı şeridi… Bir de mermerinin ünü ve mitolojik söylenceleri var.
İasos, geçmişi 3 bin yıl öncesine tarihlenen bir Karya şehri. M.Ö.9. yüzyılda Argos’tan gelen kişiler tarafından kurulduğu, daha sonra Milet şehri sakinlerinin de göç ettiği söyleniyor.
Kıyıkışlacık adlı yerleşim merkezine varır varmaz hemen yanınızda deniz kıyısında küçük bir tepenin etrafında karşınıza çıkıyor antik kent İasos. Katman katman üstüne inşa edilmiş tarihin çeşitli dönemlerinde. Duvarları antik dönemde M.Ö.4. yüzyılda yapılmış, M.S.19. yüzyıla kadar olduğu gibi korunabilmiş. Ancak 1890 yılından sonra duvar blokları sökülüp köyün inşaat malzemesi olarak kullanılmaya başlanmış. Zeus’a adanmış yazıtın bulunduğu doğu kapısının etrafındaki surların küçük bir bölümü günümüze kadar kalmış.
Rivayete göre, şimdi olduğu gibi, o zamanlarda da bir balıkçılık ve zeytincilik bölgesiymiş İasos. Çocuklar o kadar güzel yüzerlermiş ki, yunuslar İasoslu gençlerle arkadaşlık yapmaya başlamışlar. Derken bir gün yunuslardan biri bir genci açıklara kadar götürmüş. Uzun süre haber alınmayan çocuk, öldüğü düşünülürken, bir gün çıkıp gelmiş. Bu olaydan sonra, yunusla yüzen çocuk deseni İasos paralarında kullanılmaya başlanmış. İasos'un en değerli hazinelerinden biri olan ''Yunuslu Çocuk'' heykeli, Selçuk'taki Efes Müzesi'nde sergileniyor.

Efsaneye göre, Miken döneminde İasos, önceleri bir adaymış. Zamanla alüvyonların dolmasıyla yarımadanın bir parçası haline gelen kentte en eski yerleşimin, M.Ö. 3.binin sonuna kadar uzandığı saptanmış. Bugün denizin ortasında kalan mendirek ve gözetleme kulesi de antik kent kalıntılarının devamı. Yıllar önce tarım arazisi az olduğu için balıkçılık ve ticaretle uğraşan İasoslular, bugün de eski geleneklerini sürdürüyorlar. Ancak balıkçılık ve ticarete şimdi bir de turizm eklenmiş.
Kıyıkışlacık ise şimdiki haliyle 1929 yılında kurulmuş ve bu adı almış. Ondan önceki dönemde, bütün köy Rumların çalıştırdığı bir çiftlikmiş. Aslında, 500 yaşındaki zeytin ağaçları, bölgenin bir zeytincilik merkezi olduğunun yaşayan kanıtları. Burada hâlâ ilkel yağhanelerde sıkılmış olan zeytinlerden elde edilmiş zeytinyağı kullanılıyor.

İasos’ta kazı çalışmaları 1960 yılından beri İtalyanlar tarafından yapılıyor. Bu kazı çalışmalarında kentteki ilk yerleşimin akropol tepesinde yer aldığı anlaşılmış. Kazılarda bulunan Miken çanak çömleği ve Miken evleri burada yerleşimin çok daha erken zamanlara tarihlendiğini gösteriyor. İasos buluntuları Anadolu, Yunanistan ve Girit kültürleri arasında benzerlikler taşıyor.
Şehirde ilk göze çarpan anıtlar şöyle:
Roma çağında inşa edilmiş dört tarafı revaklarla çevrili Agora ve İmparatorluk çağına tarihlenen çok iyi korunmuş Odeon, bütün önemli tanrıların tapınıldığı Sezaryum, Hellenistik çağda yapılıp Roma çağında onarılan İasos halkına ve şarap tanrısına ithaf edilmiş tiyatro, İtalyan arkeologların mozaikler ve fresklerini bulduğu Roma villası, çok iyi korunmuş balık pazarı ve tanrı Demeter ve Kore'ye ithaf edilen kutsal alan...


Şehrin en önemli iki tanrısı Apollo ve Artemis. Şehirdeki çok ilginç yapılardan biri de bir anıtsal mezar. Bu mezarın üzerinde küçük bir Korint tapınağı bulunuyor.
Tepeye tırmanırsanız en yüksekte dikdörtgen tabanlı, duvarları iki metre kalınlığındaki orta çağ kalesiyle karşılaşacaksınız. Bu kaleden köyün tamamını panoramik olarak görebilirsiniz. Kenti koruyan surların ve mezarların dışında, liman bölümünde de Ortaçağ yapısı mendirek kalıntıları bulunuyor.
Köyün içindeki eski bir bina restore edilerek müze haline getirilmiş. Burada İasos buluntuları sergileniyor. Yukarda bahsedilen anıt mezar da bu müzenin avlusunda yer alıyor. Buluntular arasında, çeşitli taş yazıtlar, amforalar, çanaklar, heykeller yer alıyor. Müzede çağdaş bir sergileme biçimi dikkat çekiyor.
Kısaca, İasos antik kentinin bulunduğu Kıyıkışlacık köyü, tam anlamıyla bir açık hava müzesi.

İasos'un önemli bir özelliği ise sınırları içinde koruma altına alınan bir 'Kuş Cenneti'ni barındırması. İasos'taki Güllük Sazlığı ve Kuş Cenneti, sakarmeke, angut, yaban ördeği, pelikan ve balıkçıl kuşlarıyla, yüzlerce yerli ve yabancı turistin bölgeyi ziyaret etmesini sağlıyor.
Kıyıkışlacık sakin ve huzurlu sahili yanı sıra meraklılarına zıpkınla balık avı fırsatı da veriyor. Kıyı boyu sıralanmış küçük şirin balık lokantalarında her istediğinizde taze balık ve deniz ürünleri yiyebiliyorsunuz hem de çok uygun fiyatlarla. Burası aynı zamanda Ege'deki en önemli yat duraklarından biri…
Nasıl gidilir?
İasos'a Söke-Milas Karayolu'nun Kazıklı güzergahından Kıyıkışlacık yoluna devam edilerek ulaşılabilir. Yolda İasos işaretini gösteren kahverengi bir tabela da var.

Ayrıca Bodrum Güllük’ten Koru köyü üzerinden ulaşılan 7 km.'si toprak yolla da gidebilirsiniz.
Kıyıkışlacık’ta konaklama imkanları kısıtlı. Önerim; günübirliğine antik kent gezisi yapmanız ve kıyıdaki lokantalardan birine midenizi teslim etmeniz!