Kazanılmış Zamanlar Ülkesi İsviçre



Çakı, çikolata, saat, dağlarda kayak yapma ---fi, şarap ve özel peynirlerin karşı konulmaz cazibesi...
İsviçre denilince sizin aklınıza neler geliyor?


Zaman...
Hayatımıza damgasını vuran bir kavram.
Bir yerlere yetişmeye çalışıp da yetişememek, "Kaybedilmiş bir zaman"...
Biten bir aşkın ardından hissettiklerimiz, "Kaybedilmiş bir zaman"...
Yaşadığımız yıkımlar, yenilgiler, kötü tecrübeler için bile "Kaybedilmiş bir zaman" tasviri yaparız.

Oysa yaşanılan her an, her dakika hayatımıza "Kazanılmış bir zaman" olarak eklenen bir değer değil midir? Bırakın saatler geçiyorsa geçsin. Siz bunu durdurmaya çalışmayın, sadece zamanın değerini bilin.

Son günlerde zaman kavramı hakkında bu kadar kafa yorma nedenim; zamanın tıkır tıkır işlediği, Avrupa'nın yüzölçüm açısından en küçük, ama ekonomiksel yönden en zengin ülkelerinden biri olan İsviçre hakkında çok şey duymamdan kaynaklanıyor. Bu ülkede ne vardı? Özelliği neydi? Yoğun ve bir o kadar da zevkli araştırmalarım sonucunda ortaya çıkan muazzam manzaraları sizinle paylaşmak isterim.

Dağlarda kayak yapma ---fi, çikolata (mümkünse fıstıklı)
Çakı, saat (favorim Vacheron Constantin)
Nefis peynir çeşitleri ve şarap (hayır diyemem)
İsviçre denilince sizin aklınıza ilk olarak neler geliyor?

Bir ülkenin içinde barındırdığı özellikleri ile şekillendiğine inanırım. İnsan, yaşam ve hayatın akışı gibi olgular zamanla o ülkede bulunan özelliklere göre şekillenir.
İsviçre ise saat piyasasında dünyaca ünlü bir ülke olduğu gibi bu ününü yaşam tarzına da uydurmuştur.
İsviçre'nin en büyük iki özelliği saati ve bir saat gibi tıkır tıkır işleyen yaşam tarzıdır.




İsviçre'de aslında pek de alışık olmadığımız bir düzen hakimdir. Düzensizliğin içinde kendimize ait bir düzen yaratan ya da yaratmaya çalışan bizler, İsviçre'ye kolay kolay ayak uyduramayız sanırım.
Ama gezilerin özelliği de hayatımızın içinde olmayan farklılıklara yelken açmak değil midir?
Öyleyse İsviçre'nin dakikliğinin bizlere farklı duygular yaşatacağı apaçık ortadır.

İsviçre'yi ünlü gezgin Mehmet Yaşin, "Sürprizi Olmayan Ülke" olarak tabir ediyor. Bu şehirde otobüsler, trenler hiç geç kalmaz. Her şey belirli saatler çerçevesinde yaşanır. Ve bu bağlamda da sürprize, şaşkınlıklara yer yoktur.

İsviçre, başkent Bern, ülkenin en büyük şehri Zürih, bir kültür şehri olan Cenevre ve kayak merkezleri ile size farklı doyumlar yaşacak bir ülkedir.

Dakikliğinin haricinde, ülkede genel bir hareketlilik hakimdir. Özellikle Zürih, banka ve bankacılık sektörünün gelişmiş olması ile ciddiyetin ve günün belli saatlerinde bir yerlere yetişmeye çalışan insan manzaralarının görüldüğü bir şehirdir.
Ancak, bu ciddiyetin içinde adını Zürih Gölü'nden alan bu şehirde, yazın gölün üzerinde gezen kuğuların süzülüşü, kışın ise muazzam bir sessizlik hakimdir.




Bankaları ile ünlü olan Strasse Caddesi dünyaca ünlü markaların bulunduğu mağazalarıyla bu ül---e gelen turistlerin uğrak mekanı arasında yer almaktadır. Victorinox, Silk&Cashmere, Esas ve daha bir çok markaların oldukça şık mağazalarını bu caddede görebilirsiniz.

Zaman kavramının bu kadar önemli olduğu bir ülkede "Sevdiklerinize en güzel hediye zamandır" demek isterim. Aslında burada anlatmak istediğim zaman kavramı, sevdiklerinize kendi zamanınızı bir parça ayırmanızdır. Ama bu seferlik en azından bu ül---e ait olan zamanı hediye edebilirsiniz. Mesela şık, orijinal ve bir o kadar da fiyatları ile pahalı olan ama bir ömür boyu kullanılabilecek, Vacheron Constantin marka saatler kendinize ya da sevdiklerinize çok hoş bir armağan olacaktır.
Eğer kendinize pahalı bir saat almak için para harcamaya kıyamazsanız, o zaman damak zevkinizi hitap edebilecek bir parça mutluluğa ne dersiniz? "Çikolata Ülkesinde" olduğunuzu unutmayın. Normal zamanlarda yüksek kalorili olduğu için yememeye çalıştığınız çikolatalardan İsviçre'deyken uzak kalmanız mümkün olmayacaktır. Ülkenin en işlek caddelerinden ara sokaklarına kadar her köşesinde bir çikolata dükkanı görmeniz mümkün. Çikolataların lezzeti kadar, çikolata mağazalarının "Al beni" diyen dizaynları da sizi içine çekecektir.


Zamanın Durduğu Anlar

Zamandan bu kadar bahsetmişken şimdi "Kayak zamanı" demenin zamanı geldi sanırım.
Beyaz bir düş gibidir İsviçre dağları. Gözünüzün alabildiğine beyaz. Dağların eteklerinden ayak ucunuza kadar uzanan kar taneleri arasında ışıl ışıl parlayan kış güneşinin altında, belki de dünyanın en özgür sporu olan kayak yapmak bu ülkede zamanın durduğu anlardan biridir.

Oldukça iyi kayak yapan bir arkadaşım, kayak yapmanın aslında zor bir şey olmadığını, biraz dikkat ve sabırla kolaylıkla öğrenilebileceğini, kayak yaparken en önemli şeyin düşmekten korkmamak olduğunu söylemişti.




İsviçre'de bembeyaz karların üzerine düşmekten kimsenin korkacağını zannetmem. Ama kayak yapmayı da İsviçre'de öğrenmeyi istemezdim. Alp Dağlarında 5 yaşında bir çocuğun, ayakta kalmaya çalışan acemilerin arasından slalom yaparak geçmesi açıkçası biraz moralimi bozardı. İsviçre dağlarındayken, bana sadece bu manzarayı hayret ve büyük bir ---ifle izlemek düşerdi sanırım.

Zürih'ten yaklaşık 3,5 saatlik uzaklıkta olan ve dünyanın en önemli kayak merkezlerinden biri St Moritz'dir. St Moritz, Avrupa sosyetesinin uğrak mekanları arasında yer alan ve İsviçre denilince akla gelen ilk bölgelerden bir tanesidir. Konaklama, yiyecek ve kayak malzemelerinin fiyatlarının oldukça yüksektir. Ancak binlerce insanın beyaz karların üzerinde kayak yapmalarını seyredebilmek bile bu ül---e gitmek için büyük bir nedendir.

Zaman kazanma ya da kaybetme kavramının hayatımızın içine bu kadar girdiği bu günlerde, her dakikanın tıkır tıkır bir saat gibi işlediği bir ül---e zamansız bir zamanda, hayatınıza zaman kazandırmak için gitmeye ne dersiniz?