Kırklareli Lüleburgaz ilçesinde bulunan Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nin bir bölümünü oluşturan cami Mimar Sinan tarafından yapı topluluğu ile birlikte yaptırılmıştır. Caminin külliye ile birlikte yapımına 1568 tarihinden önce başlandığı sanılmaktadır.

Sokulu Mehmet Paşa Camisi’nin tek kubbeli Osmanlı camileri arasında özel bir yeri vardır. Burada tek kubbeli cami plan sınırlarının genişletilmesi ortaya çıkmıştır. Caminin doğu ve batı yönünde ana mekan birer kemerle genişletilmiş ve buralara iki taraftan merdivenlerle çıkılan mahfeler yerleştirilmiştir. Ayrıca dışarıdaki dört kenarda yer alan köşe kuleleri de yapıya daha ağır ve görkemli bir görünüş kazandırmıştır.

Külliyenin ana noktasını oluşturan camiye, külliyenin ana girişinden başka avlunun iki yanından da girilmektedir. Camide koyu yeşil mermer üzerine yazılan tarihsiz bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabe Dua Kubbesi’nden revaklı avluya açılan kapı üzerindedir. Son cemaat yeri iki bölümlü olup, iklim nedeniyle de üç tarafı kapatılmıştır. İç kısımdaki son cemaat yeri sekiz stalaktit başlıklı, dokuz sivri kemer üzerine oturan sekiz kubbe ve bir tonozdan meydana gelmiştir. Caminin ikinci son cemaat yeri de sekiz baklava başlıklı olup, bunlar sivri kemerlerle birbirlerine bağlanmışlardır. Bu bölümün üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür.

İbadet mekanını örten kubbe bir taraftan mihrap duvarına, diğer taraftan da sütunların taşıdığı geniş kemerler üzerine oturmuştur. İbadet mekanını aydınlatan pencereler iki sıra halindedir. Alt sıradaki pencereler dikdörtgen şeklinde, düz silmeli, bronz şebekelidir. Üst pencereler ise, sivri kemerlidir.

Caminin Klasik devir özelliklerini yansıtan mihrabı mermerden yapılmıştır. Beşgen nişli oldukça yüksek olan mihrap yedi sıra mukarnaslıdır ve ortasında istiridye biçiminde bezemeler, yanlarında da yarım silindirik köşe sütunları bulunmaktadır. XVI.yüzyıl Klasik devir özelliklerini yansıtan bezemesi son derece sadedir. Minber geometrik şebekeli ve mermerden olup, bütün yüzeyleri naturalist çiçekler, Rumiler ve hafif kabartma süslemelerle işlenmiştir. Kuzey duvarındaki kadınlar mahfeli önünde yer alan müezzin mahfeli Bursa kemerlerinin taşıdığı mukarnas frizli, geometrik geçmeli kabartma korkulukları ile dikkati çekmektedir. Caminin iç kısmı kahverengi üzerine açık renkte rumi ve çiçeklerle bezenmiş kalem işleri ile süslenmiştir. İçerisindeki yazılar, kervansarayın kitabelerini de yazmış olan Hattat Hasan Çelebi ile Abbas Mursi’ye aittir.

Caminin minaresi kesme taş kaide üzerinde yuvarlak olup, tek şerefelidir. Lüleburgaz’ın Bulgarlar tarafından işgali sırasında yıkılmış, Cumhuriyetin ilk yıllarında da yeniden yapılmıştır.