Osmanlı İmparatorluğu'nun çökme döneminde

devletin yıkılmaktan kurtarılması için

siyasi kuruluşlar

kişi hakları

yeni kurumların kurulması konularınd yapılması düşünülen köklü değişiklikler için Abdülmecid ve Abdülaziz zamanlarında çıkartılan fermanlardır.
1839'da Gülhane Hatt-ı Hümayunu

1856 Islahat Fermanı ve 1860 Abdülaziz Fermanıdır. Bu fermanlarla

devletin çöküşünün toplumsal ve ekonomik nedenleri araştırılmadan

bazı batı kuruluşlarını ve anlayışını devlete getirmekle devletin kurtarılabileceği sanılmış fakat bu fermanlarla toplumdaki kuruluş ve anlayış ikileme düşmüş

İslam dünya görüşü ve bu anlayışla kurulan kuruluşlarla birlikte batı taklitçisi kuruluşlar türemiştir. Bu iki ayrı görüş ve kuruluşlar arasındaki çatışmalar sonucunda toplumun içinde daha büyük sorunlar çıkmış

çöküşü önleyeceği düşünülen ıslahat fermanları

beklenen etkiyi gösterememiştir.
Bu dönemde Batı'nın ekonomik desteğine

vereceği borçlara gerkesinim duyan Osmanlı Devleti

bunları ancak batı devletlerine çeşitli imtiyazlar tanımak koşuluyla elde edebilmiştir. Bu imtiyazlar sayesinde Osmanlı topraklarına giren yabancı sermaye ve yatırım

sahip olduğu imkan ve güçle yerli sanayii büyük ölçüde öldürmüştür. Böylece Osmanlı Devleti yarı sömürge bir devlet haline gelmiş

bütün ekonomiksi ve zenginlik kaynakları Batılı devletlerin eline geçmiştir.
Bu anlamda Islahat Fermanları

dış görünüşüyle ileriye dönük olmalarına rağmen gerçekte toplumsal ve ekonomik hayatı olumsuz yönde etkilemiştir.