1 den 5´e kadar. Toplam 5 Sayfa bulundu

Konu: Sporun Tarihçesi

  1. #1

    Standart Sporun Tarihçesi



    SPORUN TARİHÇESİ


    Spor evrensel kültürün bir parçası, dünyada dili, ırkı, dini farklı insanları birleştiren önemli bir vasıtadır. Dünya barışına katkı sağlayan bir etkinliktir, diyebileceğimiz gibi çağımız sporunu; fiziksel faydalarının yanı sıra insanların ruhsal sağlığını da olumlu yönde etkilemek, sosyal ve moral kazançlar sağlamak amacı ile yapılan hareketler topluluğu olarak da tanımlayabiliriz. Görüldüğü gibi sporun belirli sözcükle kalıplaşmış klâsik bir tanımı yoktur.

    Spor sözlük anlamı olarak lâtince DİSPORTARE ve DESPORT biçiminde "dağıtmak, bir birinden ayırmak" anlamına gelen sözcüklerden 17 yüzyıldan sonra günümüze gelinceye kadar ilk hecesi aşınarak "SPORT" biçimine dönüştüğü araştırmacılar tarafından öne sürülmektedir.

    Britannica ansiklopedisi spor'u " Belirli ölçüde güç ve beceri gerektiren yarışmalı ve eğlenceli etkinlikler." olarak tanımlamaktadır.*

    Sportif ögelerin tümünde dinlenmek, eğlenmek olduğu kadar aynı zamanda sosyal bir kaynaşma da vardır. Toplumla kaynaşma ve özdeşleşme konusunda spora önemli görevler düşer. Sporun sağladığı bedensel ve ruhsal anlamdaki doyum olanakları, serbest zamanları ve yaşam seviyeleri düzenli olarak artan sanayileşmiş ülkelerin özlemini duyduğu yeni bir yaşam şeklinin ayrılmaz parçasıdır.

    İnsanlık tarihinden bu güne değin insanoğlu hep çalışagelmiştir. İlk çağlardan günümüze kadar savaş için çalışmış, barış için çalışmış, kendi egoları olduğu kadar içinde bulundukları toplum için çalışıp durmuşlardır. Peki böyle bir efor kaybı ile bu insanların hepsi spor mu yapıyordu? Sözcüğünün bu günkü tanımına göre tarihte spor ne zaman başlamıştır?*

    Sporun ne zaman başladığının belirlenmesi hemen, hemen olanaksızdır. Bazı araştırmacılar bu soruya; "Spor insanlığın yer yüzüne yayılması ile başlamıştır." derken, bazıları ise spor'u; "İnsanların ilk çağlarda ana babalarından, daha sonra içinde yaşadıkları kavim ve kabilelerden taklit etmek suretiyle öğrenmişler." demektedirler.*

    İnsanın doğadaki ilk hareketini spor olarak kabul edersek bu konudaki görüşlerin çatıştığını görürüz. Spor vücudu çalıştırmak suretiyle elde edilen güçle bazı işleri yapmak demektir, anlamında kullandığımızda; ilk çağlardan bu güne değin yaptığımız her türlü çalışmanın spor olduğunun kabullenilmesi gerekerdi.

    Günümüz anlayışına göre spor ilk başta çok önemli bir kitle eğitim vasıtasıdır.*Spor*insan bedenini fiziki yönüyle geliştirdiği gibi oyunlar, hareketler, yarışmalar vasıtasıyla aynı zamanda insan seciyesini, egosunu, davranış niteliğini, psişik yapısını belirleyen*yeni bir bilim dalıdır.

    Sporun getirdiği farklı sorunlara ait bilimsel bulgu, tartışma ve metodların oluşturduğu alana SPOR BİLİMİ diyoruz. Günümüz özellikle sporda ileri gitmiş ülkelere on yıl öncesine göre daha farklı algılanmaya başlamıştır. Örneğin spor meslek alanları alt gruplara ayrılmış, bu meslek dalları da kendi konularında uzmanlık gerektiren meslekler haline gelmişlerdir. Çok yakın bir zamana kadar ülkemizde de hepimizin bildiği gibi spor meslek dalı olarak sadece beden eğitimi öğretmenliği ile branş antrenörlüğü bulunmakta idi. Oysa şimdi spor'a ilişkinöğretmenlik, kondisyon ve sağlıkla ilgili meslekler, spor yönetimi, spor basını ve yayımcılığı, spor hukuku, spor danışmanlığı, spor bilimcisi, spor hekimliği, spor istatistikcisi,*ve benzeri*bir çok değişik meslek grupları ortaya çıkmıştır. Bunlar da kendi içerisinde alt gruplara ayrılmaktadırlar.

    Spor bilim adamları son yıllarda "Beden Eğitimi" sözü anlamına itiraz etmekte ve beden sözcüğü canlı organizmanın sadece fiziksel yönünü ifade etmekte demektedirler. Oysa fiziki yapı ile zihnin birbirinden soyutlanamayacağını, günümüz eğitim felsefesi kavramında beden eğitiminin daha doğrusu spor eğitiminin amaçları beden sözcüğünün çok ötesindeki amaçlara yönelmektedir. Bunlar sosyal, fiziksel, duyusal ve bilişsel (vukufi) gelişmelerdir. Bu amaçlar doğrultusunda beden eğitiminin bedenin geliştirilmesinin ötesinde çok daha fazla anlam taşıması nedeniyle spor bilimcileri bu sözcük yerine "Spor Eğitimi" sözcüğünü kullanmaya başlamışlar ve spor kültürü ile hareket fenomeni birlikteliği beden eğitiminden spor eğitimine geçişi sağlamıştır. Böylece 20. yüzyıl sonlarında "Spor Bilimleri" adı verilen yepyeni bir dal diğer bilim dalları arasında yerini almıştır.

    Günümüzde spor bilim adamları eski ve klâsik beden eğitimi kavramından daha üst düzeyde düşünmeye başlayınca insan hareketlerini özellikle sportif hareketleri*egzersiz fizyolojisi, biyomekânik, sosyoloji, felsefe,psikoloji, pedagoji, biyokimyagibi çok farklı bilim dalı kökeninden gelerek incelemeye ve irdelemeye başlamışlar ve sonuçta yaklaşık 20 yıllık böyle bir evrim sonucu "Spor Bilimi" ortaya çıkmıştır.*

    Spor bilimi doktrininin bu denli yeni boyutlar kazanması ile toplumlar, uluslar ve tüm dünya, spor kavramını deyim yerinde ise adeta yeni baştan keşfetmektedirler.*

    Ahlâk eğitimi ile spor eğitimini de birbirinden soyutlamak olmaz. Bu iki kavram etle tırnak gibi birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Büyük önder Mustafa Kemâl ATATÜRK; " Ben sporcunun zeki, çevik aynı zamanda ahlâklısını severim." tümcesinde bu hususu en somut biçimde dile getirmiştir. Çünkü kişi seçtiği spor eğitimi vasıtası ile bu sağlam vücuda çelik gibi bir seciye, sade, temiz, açık, doğru ve hür bir ruh aşılar. Sıhhatini ihmal eden kuvvetsiz ve çürük vücudun iyi bir kafa yapısına aday olması oldukça zorlaşır. Ahlâk eğitimi ile spor eğitiminden beklenen sonuç kuvvetli bir kişilik yapısıdır.

    Spor kavramını tanımlarken dünya barışına katkısından söz etmiştik. O halde biraz da spor'un uluslararası plâtformdaki rolü nedir sorusuna değinelim.

    Uluslararası spor karşılaşmalarının bir savaş değil tersine bir barış unsuru olduğu hepimizce bilinmektedir. Nasıl ki bir devletler hukuku varsa bir de uluslararası spor hukuku vardır. İnsanoğlunun tekâmülü ile eski Yunandan bu güne değin gelişen kurallar, bu gün ileri düzeydeki prensiplerine ulaşmışlardır. Dolayısı ile*sporda kuvvetli olan kazanır,*zor kullanan kaybeder. Bireysel anlamda spor, kişinin egemenlik ve olanaklarını değerlendirme duygularını geliştirir. Dolayısı ile kişi ve ulusların eğitimini tamamlar. Müşterek eğitim esasına dayanır ve spor ulusların akıl ve eğitim düzeyinin aynasıdır.*

    Spor uluslararası plâtformada savaşların en asilidir. Çünkü o barışın savaşıdır. Uluslararası spor savaşları politik savaşlara benzemez, hizipler, gruplar oluşmaz. Sportif karşılaşmalar mertçe, hilesiz, dostça ve kısacası sportmencedir. Böyle bir sportmenlik için insan doğuştan sporcu olamaz, o unvanı hak etmesi, kazanması lâzımdır.*

    Uluslararası yarışmalarda sporcuların hepsinde aynı duygu vardır. İç dünyalarını aynı heyecan ve düşünce kaplar. Bu öyle bir dünya savaşıdır ki, hiç bir ulusa yönelmiş değildir. Taraflar karşı karşıya gelmekle birlikte ideal tektir. Dünya gençliği bu muhteşem kalabalık içinde her renk saça, her cins tene ve dünyada mevcut bütün ırklara rastlamak mümkündür. Zaten Olimpiyad Oyunlarının birbirine geçen beş halkası, beş kıtanın birbiri ile kenetlenmesini ifade etmiyor mu? Bu topluluk gençlerin bir dava uğrunda birleştiği muhteşem bir tablodur. Bir dünya barışı tablosu...*

    Sporun anayasası sağlığa, birlik ve beraberliğe, kardeşliğe, arkadaşlığa ve dostluğa dayanan bir insan topluluğu ekolüdür. Alıntı



    Spor Nedir? Sporun Tarihçesi


    Spor ne demektir? İnsanlar ne zaman spor yapmaya başlamışlardır? Sporun tarihçesi, özellikleri, dalları hakkında bilgi.

    Spor;*bireysel ya da kolektif oyunlar biçiminde yapılan, bir yarışma temeline dayanan ve belirlenmiş kesin kurallar çerçevesinde uygulanan bedensel hareketlerin tümüne verilen addır. Spor, genelde çeşitli dallara ayrılır: atletik sporlar (atletizm, jimnastik, halter); dövüş ve mücadele sporları (boks, güreş, judo, karate, taekwondo); takım sporları (futbol, basketbol, voleybol, hentbol, ho***, rugbi, Amerikan futbolu), atlı sporlar (binicilik, at yarışları, polo, cirit); su sporları (yüzme, yelken, kürek, kano, sörf, sutopu); kış sporları (kayak, patinaj, bobsleigh, atlama, buz ho***i); mekanik sporlar (bisiklet, motosiklet, otomobil, deniz motoru); havacılık sporları (uçak, planör, paraşüt), vb. Genel olarak spor, bedene sağlık ve sağlamlık kazandırmak amacıyla yapılır. Bunun için sistemli, disiplinli bir çalışma gerekir. Bedensel ve ruhsal yarar sağlamak için yapılmasının yanı sıra, zevk için spor yapanlara “amatör” adı verilir. “Spor”u bir geçim aracı olarak benimseyen ve bunu meslek edinmiş olanlar “profesyonel” olarak adlandırılır. Spor, bedeni geliştirme, kas ve eklemleri çalıştırma, dolaşımı hızlandırma yönlerinden sağlığa yarar sağladığı gibi, ruhsal gerginlikleri ve bellek yorgunluklarını giderme açısından da yararlıdır. Spor, özellikle 20. yüzyılda, ulusları birbirlerine yaklaştıran, toplumlar arasında dostluk ilişkileri kurulmasına yardımcı bir öğe sayılmıştır. Günümüzde spor, aynı zamanda, turizm endüstrisinin bir dalıdır.Sportif ilişkiler nedeniyle, çok sayıdaki meraklı ve taraftar için spor karşılaşmalarını izlemek üzere geziler düzenlenir.

    Tarihi:*Sporun geçmişinin insanlıkla yaşıt olduğu varsayılır. İnsan, beden gücüyle hemcinslerinden üstün olmak ve onlara karşı üstünlük sağlamak gereksinimini duydu, bu da sporun temel felsefelerinden biri olan “rakibe üstünlük sağlama” içgüdüsünün ortaya çıkmasına yol açtı. Beden kültürüyle ilgili bu etkinliklerin ilk izleri, ilkçağlarda Ortaasya, Önasya, Mezopotamya, Nil ve Akdeniz havzalarında görülür. Asya’da Türk, Çin ve Hint kültürleri; Nil Deltası’nda Mısır; Mezopotamya’da Sümer, Asur-Babil uygarlıkları; Anadolu’da Hitit ve daha sonra da ton kültür ve uygarlıkları bu konudaki büyük gelişmelere de sahne oldu.Bu uygarlıkların tümünde beden kültürüne verilen önemin gerçek nedeninin, o çağların belirli niteliği olan savaşla ilgili olduğu görülür. Varolma, başka uygarlıklar üzerinde egemenlikler kurma zorunluluk ve tutkusunun sonucu olan savaşlarda başarılı olabilmek, ancak beden gücü ve dayanıklılıkla gerçekleşeceğinden beden kültürü üzerine önemli eğilindi. Eski Yunanlılar’da görülen “gymnasion” adını taşıyan spor salonları bu amaca yönelik kurumlardır. Tanrı ve tanrıçalara ancak güçlü beden ve bedensel güçle lâyık olunabileceği inancı varolduğundan, spor, aynı zamanda kutsal bir anlam ve değer de kazandı. Tanrılar Tanrısı*Zeus*adına düzenlenen kutsal “Olimpia” şenlikleri de bunun sonucuydu. Eski Roma’da da spor geniş ilgi gördü, ancak burada daha başka bir kimliğe büründü. Zırhlı eldivenlerle yapılan boks, rakibinin kolunu, bacağını, boynunu kırma, onu boğazlamayı sakıncasız sayan güreş, insanların vahşi hayvanlarla yaptıkları mücadele, kanlı gladyatör gösterilerine kadar uzandı. Roma’da spor, “stadion” adı verilen eski Yunan spor alanlarından çıkıp, “circus” adı verilen kanlı gösteri alanlarına girdi.

    Spor, yüzyıllar boyu gelişerek 19. yüzyıl içinde en büyük aşamaya uğradı. 1863′te İngiltere’de futbol ortaya çıktı, bunu 1880′de atletizm kulüplerinin kurulması izledi. Spor, İngiltere’den ABD’ye sıçradı, bu ülkede daha başka ve özgün bir nitelik kazanarak genişledi, çağdaş bir biçime dönüştü, gerçek anlam ve değerini buldu, giderek tüm dünyaya yayıldı. Spor, günümüzde tüm dünyada belirli kurallara uygun olarak yapılmakta, bu uluslararası kuralların gerek belirlenmesi, gerekse yürütülmesi, uluslararası federasyonlarca sağlanmaktadır.


    Alıntı
    Konu Sergei Dragunov tarafından (03-15-2014 Saat 08:25 PM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
  3. #3

    Standart

    Rica ederim : ) Spor nedir? Sporun Tarihçesi .... Bu başlığıda renkli yaparsanız daha güzel olur tlfnla yapamadım ben size de zahmet veriyorum böyle ama : )

  4. #4

    Standart

    Alıntı Güz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Rica ederim : ) Spor nedir? Sporun Tarihçesi .... Bu başlığıda renkli yaparsanız daha güzel olur tlfnla yapamadım ben size de zahmet veriyorum böyle ama : )


    Rica Ederim Zahmetmi Olur Düzeltiyorum Şimdi (:

  5. #5

    Standart

    Alıntı Sergei Dragunov´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Rica Ederim Zahmetmi Olur Düzeltiyorum Şimdi (:
    Tsk ederim şık olmuş güzel olmuş : )

Benzer Konular

  1. Sporun Yararlari
    By ByemonaR in forum Sağlık ve Yaşam
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 05-07-2007, 12:45 PM
  2. Sporun Zararlari
    By ByemonaR in forum Sağlık ve Yaşam
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 05-07-2007, 12:44 PM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]