![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Tanışalım-Kaynaşalım/Geyik Bölümü Haydi Arkadaşlar Muhabbete Katılalım. Uslanmam Burada Geyik Yapıyor! |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#87 (permalink) |
|
Guest
|
Gölgenin Kanatları Belki de gece: süzülüp gelen o gölgenin kanadı. Mekan: tek göz gecekondu odası çığlığı sızı. Belki de açık pencereden içeri sızan hüzün değil de haziranın esrik kırıntısı. Yaşam: uzak bir oyun ki oynayanlar yaralı. Aynı ezgiyi yakalamışlar eteğinden ikisi de (ana ve çocuk) aynı sızının evlatları. Eski bir çıkrıkta yün eğirir umut. Pencerede sokak: puslu gri. Pencerede gerçek: çatlak camın saydam kaderi. Pencerede yansı: umut. Ki umut: annenin yün eğiren elleri. Odada hüzünlü naftalin kokusu. Odada ışık: altmışlık ampulün kılcal telleri. —Sen hiç çocuk oldun mu anne? —Tüm pisliklere karşı yüreğinde olmalı çocukluk kişinin oğul geçicidir gerisi. Pencerede sineklik delik kara yıldız dolu içerisi. —İplikler bizim ekmeğimiz di mi anne? —Ekmek usunda kişinin oğul ve usuna kul bileğinde. İkisinin çabası oluşturur ekmeği. Duvarlarda çatallı yollar işaret ederler eski bir çerçeveyi. Çerçevede resim: resimde adam: sararmış bıyıklı başta kasket yaş elli. —Babam cennette di mi anne? —Taşı yüreğinde babanı oğul. Evlat yüreğidir babaların cenneti. Kadının gözlerinde çocuk. Çocuğun gözlerinde ışık. Çocuk kadının her şeyi. —Biz niye yoksuluz anne? —Koca bir gölgedir yoksulluk oğul. Gerer kanadını üzerimize. Ama sen ışık. Büyüyünce dağıtacaksın tüm gölgeleri. Belki de gece: odaya serilen o gölgenin kanadı. —Karnım çok acıktı anne. —Hırsını katık et oğul ye bitir ekmeğini. |
|
|
|
#89 (permalink) |
|
Yeni Üye
![]() ![]() |
---- GEÇ DÖNEN SEVGİLİ ----*Beş yıl olmuştu beraberlikleri başlayalı
Deniz çok yakışıklı Büşra ise çok güzeldi çok uyumlulardı birbirlerine çok mutlu ve örnek bir aşkları vardı kimseyi umursamadan aşklarının tadını çıkartıyorlar ve sevgilerinin karşısında kimse duramıyordu kendi aralarında sözlenmişlerdi büyük bir aşktı bu. Bir gün yanlış bi anlaşılma yüzünden Deniz ile Büşra kavga ettiler ve Büşra Deniz’ i yüz üstü bırakıp ayrıldı ondan aynı mahallede oturuyorlar ve evleri karşılıklıydı Deniz ne yaptıysa olmadı bir türlü Büşra’nın geri dönmesini sağlayamadı ve uzun süre ayrı kalmışlardı Deniz artık eskisi gibi gülemiyor ve eğlenemiyordu Büşra ise Deniz’ i dışarıda gördüğünde suratına bile bakmıyordu.Bir gün Deniz arkadaşlarıyla bir çay bahçesinde buluşup erkek erkeğe muhabbete dalmıştı birden çay bahçesine giren bir çift Deniz’in dikkatini çekmişti birde dönüp bakınca o erkeğin sarıldığı kızın Büşra olduğunu görmüştü ve o an donmuş kalmıştı Büşra Deniz’i görmüş ama görmezlikten gelmiş Deniz o günden sonra kimselerle konuşmaz olup susmuştu. Artık ne camdan Büşraya bakıyor nede dışarı çıkıyordu artık hayata küsmüştü ve bir gün Deniz bir çocukla Büşraya bi şiir yollamış Büşra şiiri alıp okumaya başlamış...*-Bir sabah sen uyurken bir çığlık kopacakBu çığlık seni ve herkesi uyandıracakKalkıp nereden geliyor diye bakacaksın Baktığında bizim evden geldiğini anlayacaksınSen daha şaşkınlığını atamadığın bir andaBir sela sesi çınlayacak bu şehrin sokaklarındaTüm insanlar toplanacak birden oraya Benim öldüğümü söyleyecekler sana İnanmak istemeyeceksin onlara Sonra koşup geleceksin bizim eveSarmışlar beni beyaz bir çarşafaBir hoca dua edecek baş ucumdaDerken tabuta koymak isteyecekler beniVermemek için tutacaksın beyaz kefenimiYalvaran gözle bakacaksın onlara Dokunmayın diyeceksin ne olur dokunmayın onaBen koyarım onu tabutunaEllerin varmayacak beni tabuta koymayaMecbur olduğunu anlayacaksın bir andaKoyacaksın beni o uzun sandığaVe dönüp onlara beni sevdiğini söyleyeceksinSonra dönüp bana İnan bu sözüm yalan değil diyeceksinSarılıp tabutuma bir off... çekeceksinİşte o an benim aylarca çektiğimi Sen bir anda çekeceksinGeçte olsa hatanı anlayacaksınBir an yaşlı gözlerle bana bakacaksınBak sana döndüm diye yalvaracaksın...Mecburen seni seveni..Beyaz kefeninde bırakacaksınVe o günden sonra insanların dilindeGeç dönen sevgili olarak anılacaksın”*Büşra şiiri tam bitirmişti ki birden bire Deniz’in evinden bir çığlık koptu ve Büşra koşturdu o çığlığa ve Deniz’in tavanda bir urganla asılı olduğunu gördü ve Büşra şiirin aynısını yaşadı. Bu olaydan sonra Büşra`yı ve Deniz’i tanıyan kişilerin dilinde “GEÇ DÖNEN SEVGİLİ” diye anıldı... |
|
|
|
|
|
#90 (permalink) |
|
Yeni Üye
![]() |
NE AŞK AMA
Bu hikaye Avusturalya'dan... Bir kız ve bir delikanlı bir motorsikletin üzerinde 180 km hızla gidiyorlarve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor;Kız:lütfen yavaşla ben korkuyorum Delikanlı:Hayır bak ne kadar eğlenceli Kız:Lütfen lütfen çok korkuyorumDelikanlı:Peki beni sevdiğini söyleKız eni çok seviyorum lütfen yavaşDelikanlı:Şimdide bana sıkıca sarıl Kız delikanlıya sıkıca sarılır Delikanlı:Başlığımı alıp kendine takar mısın?başımı çok sıktı...Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı:Motorsikletkazası; Motorsiklet fren arızası nedeniyle bir binaya çarptı.Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu.Gerçek ise şöyleydi;Yolun yarısında delikanlı frenlerin bozulduğunuanlamış ama bunu kıza belli etmek istememişti.Bunun yerine kızdan kendisini sevdiğini söylemesini istemiş ve kendisine son defa sarılmasını istemişti.Sonrada kendini ölümü pahasına kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı.İşte gerçek aşkın anlamıda bu.... |
|
|
|