Sosyolojik Açıdan Din
Din; “Kutsal olduğu varsayılan doğaüstü bir güce ya da güçlere
tapınma ve ibadet etmedir.”
Toplumlar değişik kültürel özelliklere sahip oldukları için dinsel inanışlar
da farklı olmuştur. Ancak, bütün dinlerin temelinde kutsal olduğu varsayılan
olaylar ya da varlıklar ve bunlara tapınma vardır.
Özellikle, ölüm korkusu ve bazı doğa olayları karşısında güçsüz kalmak
insanı birtakım inançlara ve düşüncelere götürmüştür.insanlar bu olayları doğaüstü,
gizemsel nitelikli güçlerle açıklamaya yönelmişlerdir.insanlık tarihi boyunca da
çeşitli dinler ortaya çıkmıştır. O hâlde ilk dinler nelerdir? Hemen belirtmek gerekir
ki ilk dinler arasında tam bir zaman sıralaması yapılamamaktadır.
Totemizm: Totem denilen bir bitki, hayvan ya da cansız bir nesneye
tapınmaya dayalı dinsel inanç ve toplumsal düzendir. Totemcilik (totemizm) klânda
görülen din şeklidir. Totem aynı zamanda klânın adı ve sembolüdür.
Fetişizm : Totem adını alan bitki ya da hayvanın bir resmi ya da heykeli
yapılmış ve ona tapılmasıyla fetişizm ortaya çıkmıştır. Resim ya da heykele fetiş
(put, uğurlu nesne) adı verilmiştir.insanlar bu nesnelere (fetişler) sahip olmanın ya
da onlarla ilişkide bulunmanın uğur getirdiğine, tehlikeleri önlediğine inanıyorlardı.
Günümüzde de çeşitli nesnelerin uğur getirdiğine inanılmaktadır.
Animizm : Ruha tapma anlamına gelir. Doğadaki tüm varlıkların bir ruha
sahip ve canlı olduğu, tüm evrenin ruhlarla yönetildiği inancıdır. Animizmin
rüyalardan doğmuş olduğu varsayılır. Rüya gören bir insan uyandığında yattığı
yerden ayrılmadığını anlar. Bu sonuçtan da görülmeyen bir şeyin (ruhun) olduğu
kanısına varır.
Natürizm : Natürizm, doğa güçlerine (güneş, ay, yıldızlar gibi) tapma
biçimindeki din anlayışıdır.
Politeizm : Çok tanrılı din anlamına gelir. Çok sayıda tanrıya inanmadır.
Tanrıların, kendi aralarında sıralanmıştır ve onların da insanlar gibi yaşayıp insan
özellikleri taşıdığına inanılmıştır. Eski Mısır, Yunan ve Roma gibi toplumlarda
görülmüştür.
Monoteizm : Tek tanrılı din anlamına gelir. Bu dinlerde her şeyin yaratıcısı
ve yöneticisi olarak bir tanrı kabul edilir. Tanrı, cisimlikten tümüyle çıkartılarak
soyut bir kavram olarak kabul edilmiştir. Musevîlik, Hrıstiyanlık ve Müslümanlık
tek tanrılı dinlerdir.
Özetle toplumların tarihsel gelişim sürecinde inanç ve tapınmalar da
değişmiştir. Fiziksel güçlere, yıldızlara, kahramana, ataya tapmadan soyut bir güce
tapmaya doğru bir değişim gerçekleşmiştir. Evreni yaratan ve yöneten Tanrı’nın
varlığını savunmak teizm (tanrıcılık) olarak adlandırılır. Tanrı’nın varlığını kabul
etmeyen görüş ise ateizm (tanrıtanımazlık)dir. Tek tanrılı dinlerin, Tanrı’nın evreni
yarattığı inancı yerine, Tanrı’nın evrenin bizzat kendisi olduğu ve var olan her şeyin
onun değişik görünümü olduğu inancı ise panteizm (tüm tanrıcılık) dir.
2. Din ve Toplumsal Düzen
Din kurumunun birtakım toplumsal ve bireysel işlevleri vardır.
Dinin toplumsal işlevleri şunlardır:
• Dinler birtakım kurallar koyarak toplumsal düzeni sağlamaya çalışır.
• Dinler, inananlar arasında dayanışmayı artırır.
Dinin bireysel işlevleri ise şunlardır:
• Dinsel törenler insanların psikolojik olarak rahatlamalarını sağlayabilir.
Bireyin, korkularından, günlük kaygılarından uzaklaşmasına yardımcı olur.
• Bireyin nasıl bir hayat sürmesi gerektiği hakkında birtakım önerilersunar.