Boşanma ve Sonuçları
Boşanma; “evlilik ilişkisinin yasal olarak ortadan kalkmasıdır.”
Ailenin toplumun temel birimi olarak görülmesi, aileyi koruyucu ve
boşanmayı zorlaştırıcı önlemler alınmasına yol açmıştır. Örneğin; Hristiyanlığın
katolik mezhebi boşanmayı yasaklamıştır. Yine, Musevîlik ve Hristiyanlıkta
kadınların evlenirken getirdiği malı boşanırken geri alması, boşanmaları zorlaştırıcı
önlemlerdendir.
Günümüzün sanayileşmiş toplumlarında ise boşanma oranları artmaktadır.
Türk toplumunda evlenme ve boşanma ile ilgili hükümler Medenî Kanun’da
belirlenmiştir.
Medenî Kanun’da boşanma nedenleri şöyle sıralanmıştır:
Zina : Eşlerden herhangi birinin bir başkasıyla cinsel ilişkide
bulunmasıdır.
Akıl hastalığı : Eşlerden birinin sürekli olarak davranış bozukluğu
göstermesidir.
Cana kast : Eşlerden birinin diğerine eziyet etmesi, dövmesi ya da
öldürmeye teşebbüs etmesi gibi davranışlardır.
Terk : Kadın ya da erkeğin evden ayrılmasıdır.
Suç işleme : Eşlerden birinin utanç verici bir suç işlemesi ya da toplum
tarafından kabul edilmeyecek davranışlarda bulunmasıdır.
Geçimsizlik : Kadın ve erkek arasında görülen uyumsuzluklardır.
Boşanma ile eşlerin birbirinden ayrılması, hem eşleri ilgilendiren hem de
tüm toplumu etkileyen birtakım sorunların yaşanmasına neden olur.
Boşanmanın ortaya çıkardığı en önemli sorun çocukların bakımıdır. Anne
ya da babanın yokluğu ve ayrılmanın yarattığı toplumsal, ekonomik ve psikolojik
sorunlar, çocuğun kendisinden beklenen davranışları kazanmasını engelleyebilir.
Boşanma, eşler üzerinde de olumsuz etkiler yapabilir. Boşanmadan sonra, eşler hem
ekonomik, hem de toplumsal sorunlarla karşılaşabilirler. Örneğin; ekonomik
güvenceden yoksun eşler ve özellikle çalışma yaşamından yoksun kadınlar,
boşanma sonucunda geçim sorunuyla karşı karşıya kalabilirler.