USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > GENEL KÜLTÜR > Edebiyat > Şiirler
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Şiirler Şiirler Şiirler Aşkımızı Haykıralım

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-12-2007, 05:17 PM   #1 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Post Yahya Kemal Beyatli (1884 - 1958)

Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın
YAHYA KEMAL BEYATLI...

Yahya Kemal Beyatlı 2 Aralık 1884 yılında Üsküp'te doğdu; asıl adı Ahmed Agâh'tır. İlköğrenimini Üsküp'te; orta öğrenimini Selanik ve İstanbul Vefa idadilerinde tamamladı. 1903 yılında Paris'e giderek Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi. 1912 yılında yurda döndükten sonra dil ve tarih konularında makaleler yayınladı. 1915 yılında Darülfünun (Üniversite) öğretim kadrosuna atandı. Kurtuluş Savaşının bitimine doğru (1923) Ankara'ya geçerek Hâkimiyeti Milliye gazetesinde başyazar oldu. Urfadan milletvekili seçildi (1923-1926). Daha sonra Varşova Madrid elçiliklerine atandı. (1926-1931). Tekirdağ ve İstanbul milletvekili olarak 1935-1946 yılları arasında yeniden parlamentoya girdi. 1949'da Pakistan büyük elçisi iken emekliye ayrıldı.

1 Kasım 1958 yılında İstanbul'da öldü.

Yaşarken şiir kitabı yayınlamayan Yahya Kemal'in ölümünden sonra Yahya Kemal Enstitüsünce yayınlanan şiir kitapları:

1961 Kendi Gök Kubbemiz
1962 Eski Şiirin Rüzgâriyle
1963 Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş

Tarih edebiyat v.b. konularında deneme makale ve konferansları da aynı enstitüce kitap olarak yayınlandı.

Yahya Kemal şiir yazmaya lise yıllarında başlamıştı. Bu şiirleri başta Tevfik Fikret olmak üzere Seryet-i Fünun şairlerinin etkisi altındaydı.

Kendi sözleriyle: "Kendi neslimin bütün çocukları üzerinde olduğu gibi ruhumda ahlâkımda zevkimde lisanımda sanatımda en büyük tesiri O (Fikret) icra etmiştir".

Yeni şiir denemelerine Fransa'da bulunduğu yıllarda başladı. Fakat dönüşünde de bunları uzun süre yayınlamadı. Şiirleri ilk kez 1918'de Yeni Mecmua'da yayınlanmaya başladı. Oysa yeni şiirlerinin yazılış tarihi 1910 ve daha önceleridir. Yahya Kemal'in yazmada ve yayınlamada bu titizliğinin günümüzdeki kültür sanat hatta siyaset konulu tartışmalara da ışık tutacak önemli nedenleri vardır. Paris'te Siyasal Bilgiler Okulunda öğrenim gördüğü sırada Albert Sorel'in tarih dersleri "Ona tarih ortasında Türklüğü aramak ve bulmak gibi sonsuz bir heves vermişti..." Dönüşünde gerek dil gerek Türklüğün kökenleri bakımından Ziya Gökalp'le tartışmaya girdi. Yahya Kemal'e göre "Türklüğün kökeni Anadoluda'dır..." Tarih (ulusal bilinç ulusal sanat) konusunda yoğun araştırmalarını ve düşüncelerini ulusal dil konusunda da sürdürüyordu. Ona göre "Bir dilin yalnız kendine mahsus süssüz tabii samimi yalın ifade özellikleri" vardır...

Türkçede ise kendi ifade özellikleri yerine tesirinde kaldığı Arap ve özellikle Fars dilinin ifade özellikleri geçmiştir... Yahya Kemal'e göre "Servet-i Fünun nazmının dili sözcük topluluğu gramer ve hatta söz dizimi bakımından Türkçeden uzaklaşmış yapma bir dildi... Bu dil Fransa dilinin güçlü etkisi altında bir tatlı su lehçesi haline gelmiştir... Ulusal bir çığır açabilmek için ne Servet-i Fünun diline ne de Divan nazımının diline bağlanılabilir... Halk şiirinin dilini de fazla dar ve mahalli bulan şair bu durum karşısında bütün milletin birden mal edineceği bir şiirin dili için tek imkân olarak konuşulan Türkçeyi görüyordu."

Daha önce Tevfık Fikret Rıza Tevfık Mehmet Emin ve Mehmet Akif’te belirtileri görülen bir Türkçedir bu. Fakat Yahya Kemal'in dili "Fikret'in daha çok konuşmalarla sınırlı kalan Rıza Tevfik'te bir düzen ve süreklilik sağlayamayan Mehmet Emin'de İstanbul konuşmasının sınırlarını aşan ve kalıplaşan Mehmet Âkifte fazla halklaşan ve bazen argolaşan Türkçelerden çok üstün niteliktedir... Aruz vezni ile Fikret kuvvetli bir dış musikisi ve ustalıklı bir manzume lisanı vücuda getirmişti. Bu vezni daha temiz daha sade bir Türkçe ile dillendirmek kudretini de Mehmet Akif göstermişti. Fakat tam on asırlık bir atalar mirası olan bu güzel vezinle yalnız şiir söyleyen ilk büyük şair Yahya Kemal oldu... (Nihat Sami Banarlı Resimli Türk Edebiyatı Tarihî). Yahya Kemal "ulusal ve Avrupacı sanatın senaaaini" yaratmış "Türk edebiyatında bir sair ilk defa şiirin Avrupai gelişimini yöntemsel bir görüşle incelemiştir" (bkz. ag.y.) "Türk şiiri bir yandan taklitçilikten kurtulup kendi kaynaklarına dönerek ulusallaşacak öte yandan modern şiirin bütün özelliklerine sahip olacaktır..." (bkz. Kenan Akyüz Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi).

Ulusal tarih ulusal bilinç ulusal dil konularındaki görüşlerinin yanısıra Stephan Mallarmé'nin "Bir mısra kelimelerin yanyana dizilmesinden meydana gelir" tanımını benimseyen Yahya Kemal'e göre eski şiir anlayışında "..şair bir mevzuu bir fikri bir hayali bir hissi pürüzsüz ve selis bir ifade ile söylerse işini görmüş yani mısra söylemiş sayılırdı. Halbuki bu ikinci telâkkide lisan pürüzsüzlüğü selaset ve belagatın bütün kaideleri şiirin söylenmesine kifayet etmiyordu... Şiir ritmin lisan haline gelmesi yani söyleyişin bir musiki cümlesi olabilmek sırrına erişmesiydi..." (N.S. Banarlı Resimli Türk Edebiyatı Tarihi.) "Fransa'da şiir Yahya Kemal'i Parnas'cı şairlerin mükemmel manzumeleri ve sembolizmin derin musikisi ile karşıladı...

Fransız şiirinde ilk dikkat ettiği hadise başlangıçtan en yeni sembolist şairlere kadar eski Yunan mısralarını Fransızca bir mısra haline getirmek için giriştikleri ve başardıkları tarihi faaliyet oldu... Bir aralık Türk şiirini ve zevkini asırlardan beri almış olduğumuz Arap ve Acem tesirlerinden uzaklaştırarak doğrudan doğruya Yunan ve Latin edebi terbiyesine bağlamak" eğilimini duydu. (a.g.y.). Bu eğilim onu aynı mısraların Türkçedeki "ifade sırlarını" bulmak gibi bir çalışmaya (a.g.y.) ve antik şiirin "berrak külfetsiz samimi aydınlık söyleyişine" yöneltti... (K.Akyüz Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi.) Muazzam ve titiz bir çalışmaya koyuldu (a.g.y.). Şiir onun için "musikiden başka türlü bir musiki" "içimizin ahengi"dir... (a.g.y.). "Sembolist şiirin büyük değer verdiği iç ahenkle parnasiyenlerin titizlikle temine çalıştıkları dış ahengi onda bağdaşmış olarak buluyoruz..." (a.g.y.). Buna karşılık "Fransız nazmına ait şekilleri pek az kullanmış Servet-i Fünunun en çok tercih ettiği sone tarzına hiç rağbet etmemiş... gazel şarkı mesnevi ve rubai tarzlarını kullanmıştır... Ahenk bakımından çok daha mükemmel bulduğu aruzu heceye daima tercih etmiştir..." (a.g.y.).

Yahya Kemal sağlam bir kültür ve dil bilinci üstüne kurduğu şiirlerindeki klasik yalınlık ve güçlülükle sanatının özünde ve biçiminde ulusal ve modern olanın bireysel ve toplumsal olanın tarihsel ve çağdaş olanın senaaaine ulaşmadaki çabaları ve başarılarıyla modern şiirimizin (Kendi Gök Kubbemiz'deki şiirleriyle) büyük bir kurucu ustası klasiğidir. Bu özellikleriyle XX. yüzyıl dünya şiirinin de önemli şairleri arasında bulunduğundan kuşku yoktur.


Eserleri

1964 Aziz İstanbul
1966 Eğil Dağlar
1968 Siyasi Hikayeler
1968 Siyasi ve Edebi Portreler
1971 Edebiyata Dair
1973 Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım
1975 Tarih Müsahabeleri
1976 Bitmemiş Şiirler
1977 Mektuplar - Makaleler

BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 01-12-2007, 05:17 PM   #2 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

AÇIK DENiZ

Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum;
Her lahza bir alev gibi hasretti duyduğum.
Kalbimde vardı "Byron"u bedbaht eden melal!
Gezdim o yaşta dağları hülyam içinde lal...
Aldım Rakofça kırlarının hür havasını
Duydum akıncı cedlerimin ihtirasını
Her yaz şimale doğru asırlarca bir koşu...
Bağrımda bir akis gibi kalmış uğultulu.
Mağlupken ordu yaslı dururken bütün vatan
Rüyama girdi her gece bir fatihane zan.
Hicretlerin bakıyyesi hicranlı duygular...
Mahzun hudutların ötesinden akan sular
Gönlümde hep o zanla beraber çağıldadı
Bildim nedir ufuktaki sonsuzluğun tadı.
Bir gün dedim ki "istemem artık ne yer ne yar"!
Çıktım sürekli gurbete gezdim diyar diyar
Gittim o son diyara ki serhaddidir yerin
Hâlâ dilimdedir tuzu engin denizlerin!

Garbin ucunda son kıyıdan en gürültülü
Bir met zamanı gökyüzü kurşunla örtülü
Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi;
Gördüm güzel vücudunu zümrütleyen deri
Keskin bir ürperişle kımıldandı anbean;
Bakam ve anladım ki o ejderdi canlanan.
Sonsuz ufuktan ah o ne coşkun gelişti o!
Birden nasıl toparlanarak kükremişti o!
Yelken vapur ne varsa kaçışmış limanlara
Yalnız onundu koskoca meydan ve manzara!
Yalnız o kalmış ortada âsi ve bağrı hun
Bin mağra ağzı açmış ulurken uzun uzun...
Sezdim bir âşinâ gibi heybetli hüznünü!
Ruhunla karşı karşıya kaldım o met günü
Şekvanı dinledim ezeli muztarip deniz!
Duydum ki ruhumuzla bu gurbette sendeniz
Dindirmez anladım bunu hiçbir güzel kıyı;
Bir bitmeyen susuzluğa benzer bu ağrıyı

(Kendi Gök Kubbemiz)
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-12-2007, 05:17 PM   #3 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

SESSİZ GEMİ

Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-12-2007, 05:18 PM   #4 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

KAR MUSİKİLERİ

Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.

Bir kuytu manastırda dualar gibi gamlı
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı.

Bir erganun ahengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden.

Zihnim bu şehirden bu devirden çok uzakta
Tanburi Cemil Bey çalıyor eski plakta.

Birdenbire mes'udum işitmek hevesiyle
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle.

Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık
Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık!

Varşova 1927
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-12-2007, 05:18 PM   #5 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

HAZAN BAHÇELERİ

Kalbim yine üzgün seni andımda derinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden
Yorgun ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan behçelerinden

Senden boşalan bağrıma gözyaşları dolmuş
Gördümki yazın bastığımız otları solmuş
Son demde bu mevsim gibi benzimde kül olmuş
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden



GÜFTESİZ BESTE

Sizi dün bekledim o yollarda
Ki gezindikdi bir zaman karda
Kararan gözlerimle rüzgarda
Sizi dün bekledim o yollarda!...

Sanıyordum unuttunuz adımı
Dediniz hissedince maksadımı:
"Beni hala bu genç unutmadı mı
Ki bugün bekliyor bu yollarda?"

Nice sevdalılarla sevgililer
Aşkı yollarda böyle beklediler!
Nice sevdalılar da var ki diler
Akşam olsun bu kuytu yollarda!...
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-12-2007, 05:18 PM   #6 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Dönülmez Akşamın Ufku

Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç

Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile
Avunmak istemeyiz böyle bir teselliyle

Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan

Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece
Gruba karşı bu son bahçelerde aaafince

Ya şevk içinde harap ol ya aşk içinde gönül
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-12-2007, 05:18 PM   #7 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

DUYUŞ VE DÜŞÜNÜŞ
Sevdiklerim göçüp gidiyorlar birer birer
Ay geçmiyor ki almayayım gamlı bir haber.

Kalbim zaman zaman bu haberlerle burkulu;
Zihnim düşünceden dağınık gözlerim dolu.

Kaybetti asrımızda ölüm eski hüznünü
Lakayd olan mühimsemiyor gamlı bir günü.

Çok şey bilen diyor:'Gidecek her gelen nesil!
Ey sade-dil! Bu bahsi hayatında böyle bil!

Hiç durmadan hayat öğütür devreden bu çark
Ölmek sırayladır sıralanmakta varsa fark.

İlmin derin görüşleri aklın hükümleri
Doldurmuyor boşalmış olan hisli bir
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-12-2007, 05:18 PM   #8 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

AKINCILAR

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi ``ilerle''
Bir yaz günü geçtik tunadan kafilelerle
Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan
Şimşek gibi Türk atlarının geçtığı yoldan
Bir gün yine doludizgin atlarımızla
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla
Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde
Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-12-2007, 05:18 PM   #9 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

ENDÜLÜS'TE RAKS

Zil şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...
Şevk akşamında Endülüs üç def' kırmızı...

Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
İspanya neş'esiyle bu akşam bu zildedir.

Yelpâze çevrilir gibi birden dönüşleri
İşveyle devriliş saçılış örtünüşleri...

Her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır;
İspanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır.

Alnında halka halkadır âlşüfte kâkülü
Göğsünde yosma Gırnata'nın en güzel gülü...

Altın kadeh her elde güneş her gönüldedir;
İspanya varlığıyle bu akşam bu güldedir.

Raks ortasında bir durup oynar yürür gibi;
Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...

Gül tenli kor dudaklı kömür gözlü sürmeli...
Şeytan diyor ki sarmalı yüz kerre öpmeli..

Gözler kamaştıran şala meftûm eden güle
Her kalbi dolduran zile her sîneden: "Ole!"
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-12-2007, 05:19 PM   #10 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

EYLÜL SONU

Günler kısaldı. Kanlıca'nin ihtiyarları
Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları.

Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa...
Yazlar yavaşca bitmese günler kısalmasa...

İçtik bu nadir içki'yi yıllarca kanmadık...
Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor yazık!

Ölmek kaderde var bize ürküntü vermiyor;
Lakin vatandan ayrılışın ıstırabı zor.

Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile
Bitmez bir özleyiştir ölümden biter bile.


GEÇMİŞ YAZ

Rüya gibi bir yazdı. Yarattın hevesinle
Her anını her rengini her şiirini hazdan.
Hala doludur bahçeler en tatlı sesinle!
Bir gün bir uzak hatıra özlersen o yazdan

Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin:
Geçmiş gecelerden biri durmakta derinden;
Mehtap... iri güller... ve senin en güzel aksin...
Velhasıl o rüya duruyor yerli yerinde!
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz