Kıvırcık saçlarınla düşünüyorum seni,
Saçların gibi sık, ormandaki halini!
Neşeyle koşturduğun o mutlu günlerinde,
Kim bilirdi beyaz adamın av hayalini.

Matem tuttu Afrika her yaşanan gemide,
Ağlamak değil şimdi feryat zamanındı!
Koşup annene sarılmışken yaşlı gözlerle,
Nerden bilecektin, asıl ana, vatanındı.

Okşanıyorken kıvırcık saçların ellerde,
Kuşların göçünü izlerdin mavi göklerde!
O temiz hayallerin afet gibi sönerken,
Ah! Keşke uçabilseydin dönmemek üzere.

Denizaşırı bu meçhul yolculuk nereye?
Acep güneşin battığı yerde mi bitecek?
Dalgalar azgın azgın vurdukça güverteye,
Küçük beyninde yine bir soru belirecek.

Suda bitmeyen çile; zaman mı durdu nedir?
Açlık ve susuzluk; çare kelepçeler midir?
Masumluk: ruhsuzlar için tarihî eğlence,
Seni de ruhsuzlaştıran işkence midir?

Ufukta efendiler ve pamuk ovaları,
Roma’nın aç aslanları gibi beklemekte,
Ve insanların şimdiki hayran bakışları,
Senden yükselen bir medeniyet izlemekte

aaaaaaa.com )