![]() |
|
|
#41 (permalink) |
|
Tümgeneral
![]() ![]() |
****Akşamlar**** Korkızıl bir renge dalınca ufuk
Yorgun düşmüş günü yutar akşamlar Hicranı ruhuma salınca ufuk Hüznü gözlerime katar akşamlar Gül yüzüm semayı seyre dalıyor Rüzgâr acıları ruha salıyor Yokluğun öcünü böyle alıyor Dertleri kalbime atar akşamlar Sensizlik içime yalnızlık eker Çaresiz özlemler boynumu büker Gölgelerde beni kendine çeker Sessiz ölümden de beter akşamlar Hüzün kokar gurup güneş sönerken Bir kıyamet kopar yürek kanarken Kalemim hep ağlar içim yanarken Böyle geldi böyle biter akşamlar Gel içelim aşkı aynı kaseden Nasıl vazgeçerim tatlı buseden Anlar çekinmesin dertten tasadan Vuslata ermeye yeter akşamlar |
|
|
|
|
|
#42 (permalink) |
|
Tümgeneral
![]() ![]() |
Sustum... Tam sevdamı haykıracaktım ki
O sana has an geldi...Sustum. Tam sevdamın üstüne yüreğimi Zaptetmeyip salacaktım ki Ne yüreğim ne sevdam Bende değil...Yine Sustum. Dostlar “haydi tam sırası haykır” dediler Düşündüm uzun süre.. Şimdi kendi rızamla...Sustum. |
|
|
|
|
|
#43 (permalink) |
|
Tümgeneral
![]() ![]() |
Eylül Sarısı Yine eylül esti tenimde sarısı yüzümde damlayan gözümde... Bakarsın kalmaz bile sancısı demiştim. Bir varmış bir yokmuş oluruz Bak kaldı mı sızısı? Yüreğimizi dağladı demir halka Bak bomboş özgür ellerimiz Kalmadı değil mi izi? Neresinden baksan acımasız haklılıktı Vahşi zavallılık İlkel bağlılık Kalmadı değil mi manası? En mutlusunu da seçsen anlardan Giden geri gelmeyecek Kalmadı değil mi anısı? Hüzün sarısı Veda şarkısı şimdi eylül Yıkılmadı dağ Çatlamadı toprak Yarılmadı deniz Dünya aynı dünya... Eylül de geçer sessiz Ömür de geçiyor sensiz... Bak bitti bile Acımadı değil mi? |
|
|
|
|
|
#44 (permalink) |
|
Tümgeneral
![]() ![]() |
***Sendeyim Sevgili *** ***Sendeyim Sevgili ***
Aşkın semalarında firari sevdaların ağıtlarında sevgilinin yokluğuna kıvranırken ruhum üzüntüyü sarıp sarmalayan bir yolcuyum... Acılarımı harmanlayan şimal rüzgarları ne de çabuk sustu? hüzünlü yüreğimin üzerine hangi el mutluluğu inşa edecek? Dinle; Bu akşam düşte Şahmaran gece destansı aşklara vuruyor yüzünü hilalin yarı loş ışığıyla uykusuzluk; uzuyor düşüyor sağır dilsiz ama nabzı atan mısralara… Şahikalarda asılı kalan duygular ses veriyor düşüncelere; ve Sûru üflemeye hazır İsrafil’ in sabrına aşina ya yürekler aynı nizamla... Sendeyim sevgili Yüreğim göz yaşlarımı kristalleştirerek Belkıs‘a hazırlanan tahttan daha görkemli bir taht hazırladı zaman perdesini çektiğinde ben sendeyim sevgili... Ayrılığın katmer katmer beslediği sevdanın; dudaklarından bir kıvılcım düşerken Kays’ın kalbine tek bir kıvılcımla aşkına kül olan Kays’ın gönül gözlerine tecelli eden o nazlı yarin Leyla’nın da yüreğinde çalkalanan hasret duası ile ben sendeyim sevgili... Melaikelerin şeffaf kanatlarında ölümsüz aşkların vaveylası sonsuzlukta yankılanırken tuttuğum eller sabrın huşulu raksıyla güvene hicret ettirdi ya ben sendeyim sevgili... Bir yediverenin mevsimlerde bereketi bir de sevgilinin o emsalsiz hayali sır olup yerleşti ta içime.. Kimsesizliğe soyunmuş Alplerin güzelliğine göz kırpan tan vakti sahipsiz umutlarla kalbe doğarken; erişilmez aşkların yıldızı Zühre’nin derin iç çekişleriyle ben sendeyim sevgili... |
|
|
|
|
|
#45 (permalink) |
|
Tümgeneral
![]() ![]() |
Yorğun Yürek İnançlara
set çekildiği yerde Kavğayı yazdım sayfalara Gelecek nesiller Okusun diye. O gece yıldızlar sönmüştü Mumlar yaktım karanlıkta. Kabusa dönen hayatımda Başbaşa kaldım Yorğun yüreğimle. Kanımla yapıştırdıgım Bu sayfalar Işık olsun Sevgi çiçeklerine. Umut olsun yarınlarda Şimdilik kapanan Eski defterim. Eylül-1980 |
|
|
|
|
|
#47 (permalink) |
|
Tümgeneral
![]() ![]() |
Ayrılık Sevdaya Dahil görinen yıldız değil yir yir delinmişdür felek
gün yüzünün hasretiyle tir-i ahımdan benüm necati -1. açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın en görkemli saatinde yıldız alacasının gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın -2. rüzgâr uzak karanlıklara sürmüş yıldızları mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan onu çok arıyorum onu çok arıyorum heryerinde vücudumun ağır yanık sızıları bir yerlere yıldırım düşüyorum ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan -3. ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var .......... .......... |
|
|
|
|
|
#49 (permalink) |
|
Tümgeneral
![]() ![]() |
Kayıp Mutluluk Aradım günlerce mutluluğu
Kitaplara şiirlere yazdım adını Afişlere baktım duvarlarda Aradığım yerlerde yoktu. Ağlayan anaları babaları gördüm Kimsesiz çocuklara Çöpten ekmek toplayanlara sordum Mutluluğu bulamadım. Bir yanda bedel ödeyenleri gördüm Bir yanda asalakları Ezenleri ezilenleri tanıdım Mutluluğu tanıyamadım. Eğlenenleri gülenleri gördüm Sevenleri sevilenlere sordum. Büyük kitlelere ulaştım Mutluluğa ulaşamadım. Sordum heryerde insanlara Kimileri mutluluk için yaşarmış Tanımadığım mutluluk için yaşamam. Bugün yaşıyorsam eğer Yarınlara umutlarımdandır. |
|
|
|
|
|
#50 (permalink) |
|
Tümgeneral
![]() ![]() |
Ben Sana Aşık Oldum İstanbul! Bir şebnem sabahında buldum seni
Islak caddelerinde en güzel kokusu aşkın Benden bana yakın yıldızlar Gözlerimle kokladım sevda şiirini Eyyüp’deki camide gördüm kendimi.... İstanbul! Ahh! İstanbul! Yâr İstanbul! Ben sana aşık oldum... Dudaklar anlatamaz senin gül cemâlini Gül gönlünü yazarken ağlar kırılır kalem Bir şehir değildir bu ayrı bir dünya sanki İnsanı ki evrenin en mücella çehresi Ey adına şarkılar söylenen bırakma beni.... İstanbul! Ahh! İstanbul Yâr İstanbul! Ben sana aşık oldum... Kız Kulesine doğru doğan güneş izlemek Lâcivert’i aşmış gece İstanbul Köprüsü’nde Çamlıca Tepesi’nde güneşin batışı var... Aşıklar sarılmışlar birlikte ağlıyorlar... Bense yalnız değilim İstanbul gibi yâr var... İstanbul! Ahh İstanbul! Yâr İstanbul! Ben sana aşık oldum. Marmara kıyısında balıklar dans ediyor Mavi değil gökyüzü bilinmez bir renk almış İstanbul Boğazı’na dudağım veda diyor Kalbim el sallamıyor; gitmiyor ki kalıyor Benim sevdalı şehrim senin olmam imkânsız... Zuhal Yıldızı....İstanbul06:30... |
|
|
|