USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > GENEL KÜLTÜR > Edebiyat > Şiirler
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Şiirler Şiirler Şiirler Aşkımızı Haykıralım

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-17-2007, 04:16 PM   #31 (permalink)
Tümgeneral
 
SenabiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Aşk Çıkmaz Sokakta Kirlenir Yazıldığı can duvarını kurutur
“vermek aşkı yaratır” düsturu
Gönül gözüne bağlanan mendil
solgun ve sefil
bekler saygıyla inanılmaz kusuru
Kalbinin rüzgarı doldurur
açık denizde hoyrat yelkenleri
kendisi kıyıda oturur

Kaldıkça yeniden filizlenir esaret
O çok özlenen aşka has suret
bahçede gül ölürken görülür
Sadakatin çelik kutsallığı
kendi çöplüğüne gömülür
Kölenin bilenmiş antik bıçağı
ilk düştüğü yerde açar kozunu
kanar güz ömrün yaralı boynu

Ekmek teknesine taşır korkusunu
bedeni tarla sayılan kadının ufku
Teslim kapısını açar resmi kurum
açılan o aralıktan girer içeri
dipsiz kuyuya atılan şiir
Toprağın sırtında büyür uçurum
esirdir esir şehirde ahali
Aşk çıkmaz sokakta kirlenir

Cümle insanlığı özgür kılarak
çocuk sevincine kavuşabilir şehir
Özgür kadın ruhunu bularak
saf bereketle hayatı emzirebilir
o dem olduğunda ancak
aşkın tarihi
insanlığın tarihi olacak
SenabiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2007, 04:16 PM   #32 (permalink)
Tümgeneral
 
SenabiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart


Görüş Bitti...
şimdi muhtemelen
bu kör saatlerde
dönüp durmaktasındır ranzanda
belki elli kişilik koğuşta
benden de muhtaçsındır
bir tek candan Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın sarılışına
zaman ektiğini biçme zamanıdır

pişmanlığın sivri ucu
bükmektedir kitapların belini
kesmektedir şakaların dilini
elini eteğini de çekmiştir
çoktan hayallerin
zaman
sigara dakikalarını artırma zamanıdır

yine muhtemelen
düşünce odalarında
ben gezinmekteyim
yine muhtemelen
gamsız uçarı bir görüntü çizmekteyim
onca sevgimi nasıl erittiğini
gözlerine savurmaktayım
zaman beni suçlama zamanıdır

şu an ne yaptığımı düşünüyor olabilirsin
muhtemelen isabettir tahminlerin
yine de uzaktan şöyle bir “acaba? ”
içini kıyıyordur
zaman hesaplaşma zamanıdır

pazar görüşlerini çoktan çıkardın da aklından
epeydir mektuplarım da gelmiyor değil mi?
yüzdesiz bir umuttasın
bir zamanlar bana verdiğin gibi
gözlerin bakamasa da gardiyana
yüreğinden sesleniyorsun
kendi adını alışkanlığına
son mektuba kadardır sabrın
ve başlamışsındır çoktan küfretmeye
ya kadere
ya bana
ya aşka
bu sevgi kendi başladı
kendi kendini bitirdi
sen yine günahsızsın
zaman bahtına kahretme zamanıdır

sana hiç beklemeyi öğretmemiştim
her zaman vardım değil mi?
sevgimde savurgandım
öfkemde cimri...
hala da öyleyim ama
ne öfkem kaldı sana
ne sevgim
çoktan geçmişti bitirme zamanı da
zaman erteleme zamanıydı

masum hatam
çekildim artık hayatından

görüş bitti....
SenabiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2007, 04:17 PM   #33 (permalink)
Tümgeneral
 
SenabiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Ayaz Keskini Bıçak ne yeminler
ne yeminler bozdum.
kaç kez tövbe kapılarından döndüm
her seferinde bütün ihtişamınla karşımda sen-idin
tutuksuz gecemin sansürü
kaç kez ölüm
kaç kez sorgu
her bozduğum yeminde
anladım ki ihanet kendine can...

_______ve herkes kendinin tatli zehiri acı ilacı
şimdi ayaz keskini bıçak
hey uzak diyarı sevgili
savaşsız bir dünya
ayazım olsun
SenabiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2007, 04:17 PM   #34 (permalink)
Tümgeneral
 
SenabiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

***Dost***
Kırık kaldırımları adımlayan âmâ bir çocuk(muşum)
çamurlu sokaklar olmuş atlasımız
sinmiş is kokuları iki yüzlü rüzgarın
soluksuz bıraktığı sokak lambalarına...
Doğurgan karanlıkların sürdüğü izlerde
siyah bir kumaşın ötesinde
sırtını uçuruma dayayan alkış
Sesi(sin) sen!
avizeler kadar ırgat ışık kadar yetim…

menfaatlerle dolu mayınlar döşenmiş dostluk yoluna
gül bahçesi diye utanmadan sunarlarken bana
yürümeliydim değil mi? Koşarcasına mayınlara

-Korkum yok dost / Olamaz..
doyasıya güven(dim) sana -

Hassas ama acıların
nasırlaştırdığı yüreğim sen de parçalanıp dağılacaksa
dosttan gelen / unutulmazım olacaksa
razıyım mayınlara basıp virane olmaya

Bir gölün duruluğunda sevişirken / gölge oyunları
kaosta atan şah damarına tut / yalanlarını...
bekle diline kurduğun köprüde
yelkovan ve akrebin nazı / şahı kalktı neredeyse
ne şafak kendine gelebildi / ne de sarmaşıklar gözlerimde
yenilendi. Donup kaldım zaman seyrinde
göz yaşlarıma bilenen
gururum da yasakladı kahrolmamı..

-kilitlendim dilime- düğüm üstüne düğümdü
gökten bir el. Nisyan kusuyordu el.

Ayna(da) kendini gören kelime gözlerine
mil / babil

Açık bir kapı bırakmıştım / fıtratlara binaen
susma (lar) daireler çizdi / öğüttü değirmen boşluğu
yürek cellâdı / kan sundu kaf dağına
kaf dağı devlerin imzası baş tacı
eğil de bak / Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın kervanı dostsuz …

-Korkum yok dost / olamaz..
doyasıya güven(dim) sana-
SenabiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2007, 04:17 PM   #35 (permalink)
Tümgeneral
 
SenabiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

**Yar Yarası Durun bana dokunmayın
Konuşturup hiç yormayın
Doktor tabip çağırmayın
Benim yaram yar yarası

Yarim benden kaçar oldu
Gönlüm yara duçar oldu
Yarınlarım naçar oldu
Benim yaram yar yarası

Aylar geçti yar gelmedi
Göz yaşımı dindirmedi
Neden halim bilinmedi
Benim yaram yar yarası

Ömrüm geçti bu uğurda
Yar yarası aha burda
Dermanı da yok doktorda
Benim yaram yar yarası

Gelecekse o yar gelsin
Göz yaşlarım biraz dinsin
Bütün dünya alem bilsin
Benim yaram yar yarası
SenabiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2007, 04:18 PM   #36 (permalink)
Tümgeneral
 
SenabiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Aşk Yürekten düşenbir tohum
Boy verirgönül tarlasında
Dalgalanır taze başaklar
Uçarsevgi kelebekleri.

Yüreğin aynası gözler
Yankılanır bedende
Isıtırcan verir
Yakar aşk ateşini..

Gönüller bir
Dikenler gül olur.
Sıcak bir sevda düşer
Yüreklere.
Yangınlara döner
Akar
Ateş ırmakları gibi.
SenabiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2007, 04:18 PM   #37 (permalink)
Tümgeneral
 
SenabiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

-Kalbimden Sana Taç Mahal Yaptım- Sana ne verebilirdim?
Bülbülü versem
Sabırsızdır sitemlidir.
Gülü versem
Gül yerinde güzeldir.
Yıldızlar mı?
Senin yanında sönük kalır.
Ay; yüreğindeki mehtabı kıskanır..

Bendeki sana bakarak
Başladım mabedimi yapmaya.
Kalbinin temizliğini kullanarak
Bembeyaz mermerler oluşturdum.
Gözlerinden aldığım parlaklıkla
Mermerlerin içine pırlanta koydum.
Sevmeye doyamadığım ruhunla
Kubbe var oldu tüm vakarıyla.
İnsanca yaşamaktaki azminle
Minareler göklere uzandı haşmetle.
Bana akan sıcaklığınla
Duvarların her yerine
'Seni seviyorum' yazdım.
Yüreğinden taşan sevginle
Öyle bir bahçe oluştu ki
Kaşmir´deki Shalimar´dan görkemli.

Şah Cihan görseydi
Sana gıpta ederdi.
Mümtaz´a olan sevgisi
Seninkinin yanında azmış derdi.

Üzgünüm canım..
İçimdeki seni
Hiçbir kalıba sığdıramadım.
Yere göğe koyamadım.
Kalbimden sana yakışır
Taç Mahal yaptım.
Şahı sen Sultanı benim.
Saltanatın ise
Yüreğim...!
SenabiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2007, 04:19 PM   #38 (permalink)
Tümgeneral
 
SenabiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Çığlıktı Düştü Geceydi Bir uzak şehirdi düşlerim
şimdi aşılmaz bir sınır
sana
dair şarkılar gibi
duvarlara çarpardı çığlığım.

_____ayazdı
ay az gelirdi...
bu yüzden olsa gerek
gözlerin gelmez oldurdu geceme

___düştü geceydi çığlıktı duvardı
__duvarlar üç adımda biterdi...
bir gülüşlük mevsimdi akşamlar

__________şimdi
seni özledimli zamanlara bırakıyorum
gül kokardı gülün gülmesiydi geceye...
ayın yansimasıydı

_________düştü
____düşün gülüşüydü
akşamdı duvardı duvarların dili yoktu
___benim sesim yoktu
aydı
hatta ay kadar güzeldi
tutsaktı
çıglığı duvardı
duvarlarin dili yoktu...

benim sesim hic yoktu...
SenabiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2007, 04:19 PM   #39 (permalink)
Tümgeneral
 
SenabiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart


Sakarya Türküsü
İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan hep basamak basamak;
Benimse alın yazım yokuşlarda susamak.
Her şey akar su tarih yıldız insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş büyük küçük kâinat;
Şu çıkan buluta bak bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka yokuş mu çıkıyor ne
Kurşundan bir yük binmiş köpükten gövdesine;
Çatlıyor yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse sular büklüm büklüm burulur
Sırtına Sakaryanın Türk tarihi vurulur.
Eyvah eyvah Sakaryam sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor bu dâva öksüz bu dâva büyük! ..

Ne ağır imtihandır başındaki Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal
Yalnız acı bir lokma zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık anneden vatandan arkadaştan.
Şimdi dövün Sakarya dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin cömert Nil yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir bu girift bilmeceler;
Sakarya kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya
Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan gitti ölümsüz gerçek;
Siz hayat süren leşler sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin kılını çekmez akıl!
Sakarya sâf çocuğu mâsum Anadolunun
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma böyle gelmiş bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl ben gideyim Son Peygamber Kılavuz!

Yol onun varlık onun gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün ayağa kalk Sakarya! ..
SenabiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07-17-2007, 04:20 PM   #40 (permalink)
Tümgeneral
 
SenabiL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

*Uyan Zaman sükût etti hesabın ağırlığıyla
Cahil ve zalimane sırtladık emaneti
Emanet ki
İhanetle titredi
Titredi dağlar taşlar
İnsan tuğyana köle
Zulümle sarmaş dolaş
Ve arkadaş

Arkadaş sokağımın duvarlarıdır yanan
Yanan üç beş hece ile kelime
Kelimeler utancından kızarmış
Azgınlığı bulvarımızı sarmış
Sarmış kokuşmuş ahlak
Arsız ve hayâsızca magazin sayfasını
Mahkûm kalmış aydın söz
Yürek kara ama göz

Gözde yosun yüreği sırılsıklam
Sırılsıklam buluttan insanlığa su sıksam
Sıksam mermerden ruhu
Acaba yumuşar mı?
Yumuşar mı? Vurgun yemiş iki başlı ejderha
Ejder nefesi yangın kıtaları aşar mı?

Kutlu yolun gemisi
Kuşanmış sevdaları
Almak için iffet hayâ heybemi
Heybem hayat dağıtsın
Dağıtsın umutsuza
Umutsuzun hamisi mi?
Serseri

Serserice caddeleri arşınlar sabah akşam
Akşam yaşlı ve yorgun
Bakar sarar kucaklar
Gölgeler gecenin içine gömülünce
Loş ışığın altında
Kayar ayak izleri
İzleri takip etse görür çirkin yüzleri

Kimi kemirir sözü
Olmuş zulme payanda
Zalimden arta kalan dişlerinden sızan kan
Kan kaybediyor gemi uyan insanlık uyan!
SenabiL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz