![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
AKŞAM..
Ürperen denize kavuşan akşam Ne çok yalnız adam çiziyor ufka Ne çok yalnız adam ne çok kadın ne Yitmiş umutlar gibi bir günü noktalayan Hiç sevinçler göğermez mi bahçelerinde Acı ve hüzün taşıyorlar durmadan Nerde çiçekleri ellerinde nerde inançları Birden geceye bulanıyor saçları Hâlâ gülüşlerini arıyorlar aynalarda Hep ölüm hep karanlık hep korku hep Hep kahır renginde çiziliyor resimleri Yarınsız tedirgin ve yorgun kimileri Şehrin gözlerine yağmurlar doluyor Mor hareli sevecen gözleri ıslak Yılgın bir çocuk ağlıyor için için Sevgi kirleniyor hızla ve küçük özlemler Hiç sevişmeye durmaz mı dal uçları Her şey terk edilmiş bir çölü başlatıyor Hiç baharları patlamaz mı şafakta Tekil delik deşik bir akşam sokakta Aydın Hatipoğlu |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
AL BU ŞİİRİ YAK
Tirse gözlü bir çingene elleri nergis Kuş evleri dar geliyor güvercinlere Yüzünde bıçak yarası dişinde yaldız Çillerini satıyor çocuk elleri Çipil ışık dallarında karga tüneği Köşede küçük ayaklı kızlar kösgeri Ak benekler konuyor kirpiklerine Elinde kırık kopuk sevgilerin gergefi Ört perdeleri açsın çiçeğim vakti bahardır Zincirli hamam kubbesi sütunları mermer Kaş koymuş kaf üstüne simin varak işler Su sızmaz arasından çak camı cama koyver Kan damlamış kar üstüne inci gülüşünden Çöz zemheri aynalara sedef düğmeleri Baş kaldırarak koş çıplak ayak Sen bir yana savrul sevdan bir yana Sarhoş gecenin yollarına yağmur çiselerken Beynim geme gelmez yüreğim dörtnal Uçsun kelebekler daldan dala gün ağarırken Tef vuruyor fır dönerek çalparanı çal Derde dermandır efendim al bu şiiri yak Üç hazan beklet ayazda şerbetlere kat Aydın Hatipoğlu |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
AŞKTIR BU DERDİN DERMANI
Sevgiden sellerin sesidir senden gelen Dağ delen susuşumu duysan tanıyacaksın Seni kavgaların içi gibi sıcak buldumsa Saf dışında kalmak nedir anlayacaksın Düşlerimde yüzü kaldı küçük hayvanlara özgü Yüreğimde közü ılıtır içerim Aşktır bu derdin dermanı aşktır bu dağların kızı Sarar durur dört yanımı yunus gibi bir sızı Hüzünlü bir denizde yıkıyorum gözlerini Sesini düşlemiyorum kimi zaman teller kopuk Tanrının tanrılığını bir kenara bırakıp Öznel güzelliklerimi kendim yaratıyorum Küçük kavgalarda yenilmelerle yıkılmıyorum Küçük yeniklerin büyük savaşına duruyor gücüm Yüreğimi dağlayıp dağlayıp çoğalıyorum Varlığımı sonsuz sevgilere adıyorum adsız sevgilere Aydın Hatipoğlu |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
BAHAR ŞARKISI
Bahardır damıtılan Umudun imbiğinden Üveyikler biliyor Dağların eteğinde Gelin gülüşü gibi Ellerin apak Ne kadar yakışıyor Bir bebek sevincine Suyun dibinde çakıl Duru soluğun okşar Eğilmiş de yüzümü Dudaklarım duyuyor Ne incecik gelincik Ne gümrah mor menekşe İçim papatya tarlası Aydın Hatipoğlu |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
BAHARDIR
Seher yeli Söyle senin bülbüle Bıraksın artık ağlamayı Geceyi yırtıyor nerdeyse şafak Eli kulağında domurların Bahardır Nah işte Tohumu saklayan toprak gibi Yuvaları kuytularda bekliyor Güneş ülkesinin kuşları Sıyırdı mı kılıç kanatlarını Bahardır Sabrın dervişi Koca çınar Gün görmüş gövdesiyle dinelip Tazecik yapraklarını açar yine Bahardır Söyle seher yeli Söyle senin bülbüle Umudun şarkısını söylesin artık Toprağı iten tohumun coşkusudur Gümbür gümbür Sevincin rengine boyayan gökyüzünü Bahardır Aydın Hatipoğlu |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
BEBEK
Seni bir orman ışığı gibi hatırlıyorum Gölgeli serin kucağına düşüyor yapraklarım Seni dalların karanlığından süzüyorum Irmağın sarmalına direnen kırık bebek Beni savruk bıyığımla hatırla Atıp atıp bağrına bas yalnızlığımı Tenha bir eylül yakamozu gözlerin Yorgunum çalınmışım kırgınım Yine de sevinci savunuyorum Terk ettim silahımı yitirilmiş coşkular gibi Şimdi penceresinde kırmızı sardunyalar açan Beyaz badanalı bir köy evidir sevdam Aydın Hatipoğlu |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
BİLİR ZAMAN
Kara sarı yüzünü Gömer durur anasının memesine / kurumuş Hayat soluk alıp verir / belli belirsiz Çatlak dudaklarında soluk resimler / gibi Durur toprak -Doyumsuzluk değil beyler- Açlık çoğalır durur Çürüyen yalnızlık Ve burgacında çırpındığımız korku Ve umutsuzluk / ve durmadan yaşanan Karabasan Özsuyunda taşır yaralı yarınları Uyur tohum Kanım -mı- kaynar Bir yerlerde gün vurur kıl çadırlar üstüne Topukları toprağı döven bir bebek Yeşerir çığlıkları sevincin Boyanır gökyüzü umut rengine Vurur yürek Yorgun bir kuğunun kanadından Salınarak düşen tüy Düş cemreler gibi ufuklarıma Kim hapis kim ölmüş kim öldürülmüş Kim kaçmış kim susmuş kim susturulmuş Bilir zaman Aydın Hatipoğlu |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
DİLLEŞMEK
Savrulan saçların gibi savurur Uzak iklimlere sesin sesimi Güneşe koşan yağız çocuklar Dilleri yüzyılları soluklar Neler der toynakları incecik Akıtması apak sevgililer kuytuda Kavgalarda ilençlerde ne derler Duruşu onurlu bir başkaldırış Sekişi kaçınılmaz bir boyun eğiş Sevgileri kardeştir sevgilerimize Sövgüleri sövgülerimize benzer Gelir sıcacık türkülerim Seklavi eşkin yürür dünyaya Toprağın bağrını deler acısı İçinin yorgun denizleri kurumasın Ses verin sesime ses verin dilleşelim Barışın atlasıdır dilimin coğrafyası Aydın Hatipoğlu |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
DÜNÜ GÜN
Sesimde yalnızlığın tınısı Gözlerim yanıyor uykusuzluktan Suda yağı bitmiş kandil ışığı Uzakta ağlayan çocuk sesleri Dağları deniyorum İsyanın ve hüznün sığınağı Kasvet kesilmiş gökyüzü Dudaklarım çatlamış Usun peşinde yüreğim Elimde kederli eğreltiler Yılkı gölgeleri ufukta Yüzüm solmuş düş bahçesi Yaşamı dölleyen ürperti Kara bulutların izini sürer Bırakıp kuytulara gizini Kırlangıçlar gider Dalından korkular sarkan ağaç Nice acı nice umut nice inanç Bedreddin pir sultan hallaç Mütevekkil asya ve diyarı rum Havada yanık yaprak kokusu Dünya seni tanıyorum Aydın Hatipoğlu |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
FOTOĞRAF....
Dallarına türküler sinmiş meşe Döktü yapraklarını döktü hüzünle Ses oldu karıştı toprağa Ses oldu tohum oldu umut oldu Evvel bahar açıldı çiçeklerle Yağmur oldu yağdı seslerimiz Irmak oldu ağdı toprağa Ağdı toprağa tenlerimiz O çiçekler o çimenler Öğrenir mi seherleyin kuzulardan kuşlardan Söyler mi her bahar türkümüzü -Ak kuğular da sökün etmiş yurdumdan- Baş ucunda semah tutmuş turnalar Üzerinde türlü türlü çimenler Papatyalar gelincikler allı yeşilli -Kaç kuzulu ceylan yad avcı geldi- Koca meşe dayamış da başını Orfeusun dizine dalıp gider Çiçekler çimenlere çimenler rüzgârlara Bizim türkülerimizi söyler Aydın Hatipoğlu |
|
|
|