1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: Çocuklarımızın “Pozitif düşünce” Geliştirebilmeleri için Neler Yapabiliriz?

  1. #1

    Standart Çocuklarımızın “Pozitif düşünce” Geliştirebilmeleri için Neler Yapabiliriz?



    Çocuklarımızın “Pozitif düşünce” Geliştirebilmeleri için Neler Yapabiliriz?
    Çocuklar ne yapıldığını görerek ne yapacaklarını öğrenirler. Çocuğun büyüme çağı doğru tutumları öğretmek için en önemli yıllardır. Erken yaşlarda başlayan gelişim çocuğun gelecekteki başarısının başlıca nedenidir. Yaşamın ilk yıllarında oluşturduğumuz duygu ve tutumlar bizim bir parçamız olurlar.Yanlış bile olsalar kendimizi onlarla rahat hissederiz.
    Bir şeyi yanlış öğrenmek ve sonra onu unutarak yeniden öğrenmek, başlangıçta doğru öğrenmekten çok daha zordur. Bu elbette tutumlarımız için de geçerlidir.Erken yaşlarda duyumsadığımız ve kabul ettiğimiz şeyler, biz daha iyisini bilsek ve değişmeyi arzulasak bile, ısrarla bizi bırakmamaya çalışırlar. Yaşamımızdaki ilk izlenimler tek izlenimler değildir, ancak çoğu zaman en uzun süre kalanlardır.
    Çocuklarımız için iki açıdan iyi model olabiliriz. Bunlardan biri diğerlerine karşı, ikincisi de çocuğumuza karşı gösterdiğimiz olumlu yaklaşımlardır. Eğer biz pozitif bir bakış açısına sahipsek, çocuklarımızın da bu şekilde yetişmesi olasılığı o kadar yüksek olacaktır.
    Olumlu ya da olumsuz tutumlarımızı, düşüncelerimizi sürekli tekrar etmek onları güçlendirir. Olumlu tutum geliştirme alıştırmalarından biri, olumlu düşünceyi bir karta yazarak gün boyu okumaktur.
    Buraya kadar, bilincine vardığımız gibi tutumlar kendiliğinden oluşmaz.Tutumumuzu, bakış açımızı bugünkü haline getiren başlıca etkenler aşağıda sıralanmıştır:

    Kişilik/mizaç
    Doğum Çevre
    (güven verici, korku verici, tutarsız v.s.)
    1-6 yaş Sözcüklerin ifadesi
    Büyükler tarafından kabul edilme / onaylanma
    6-10 yaş Benlik imajı
    Yeni deneyimlere atılma
    11-21 yaş Akranlarla birlikte olma
    Fiziksel görünüm
    21-61 yaş Evlilik, aile, iş
    Uyum sağlama
    Yaşamı değerlendirme
    Tüm bu etkenlerin yaşamlarımızda önemli rolü vardır. Aslında hiçbiri yaş dilimleriyle sınırlanamaz. Yine de en etkili oldukları belli yaşlar vardır.
    Bizler farklı bireyler olarak doğarız.Aynı anne babaya, aynı çevreye ve aynı eğitime sahip iki çocuk bile birbirinden tamamen farklıdır. Her kişiliğin sergilediği farklı tutumlar vardır. İnsanlar genellikle mizaç özelliklerine göre tutumlar geliştirirler.
    Çevrenin, çocuğun tutumunu, kişiliğinden ve kalıtsal özelliklerinden daha fazla etkilediği söylenir.İnanç sistemini geliştiren, çocukluğun ilk dönemlerinin geçtiği ortamdır.Bu yüzden tutumun temeli doğduğumuz çevrede yatar.Doğru bir bakış açısıyla çevremize de umut verebiliriz. Bilge insan, “yaşayan bir umut”tur.
    Büyükler tarafından kabul edilmek, onaylanmak çocuk için çok önemlidir. Okul yıllarımızı bir düşünelim. En beğendiğimiz öğretmen kimdi? Neden? Herhalde en sıcak anılarımız bizi kabul edip onaylayan birisiyle ilgilidir. Öğretilenleri anlamaktan çok anlaşılmayı bekleriz. Öğretilenleri unuttuktan çok sonra bile kabul edilmeme ve reddedilme sonunda neler hissettiğimizi anımsarız. Size önemli olduğunuz, sevildiğiniz ve takdir edildiğiniz kaç kez söylendi ? Siz bunu çocuklarınıza kaç kez söylediniz, davranışlarınızla da gösterdiniz? Unutmayın. “İnsanlar onları ne kadar umursadığınızı bilmeden, ne kadar bildiğinizi umursamazlar.”(Jhon Maxwell)
    “İnsan ne olduğunu düşünüyorsa odur”.Genellikle benlik imajımıza uygun hareket ederiz. Davranışlarımız kendimizi nasıl algıladığımıza bağlıdır. Başkalarının bizi nasıl gördüğü bizim kendimizi nasıl göreceğimizi etkileyeceği gibi bizim kendimizi nasıl gördüğümüz de başkalarının bizi nasıl göreceğine yansır. Biz kendimizi seversek bu başkalarının bizi sevmesi olasılığını güçlendirir.Benlik imajı, tutumumuzun oluşmunun temel taşıdır.
    Yaşamımızda yeni deneyimler kadar hem stres yaratan hem de gelişme olanağı sunan bir şey yoktur.Çocuğunuzun yeni deneyimler kazanması için ona ne tür fırsatlar sunuyorsunuz? Bir anne ya da baba olarak çocuklarınızı olumsuz olabilecek yeni deneyimlerden yalıtmanız mümkün değildir. Öyleyse benlik imajını ve özgüvenini oluşturup güçlendirecek deneyimler yaşamaları çok önemlidir. Hem olumlu hem de olumsuz deneyimle çocukları yaşama hazırlamak yararlı olacaktır. Çocuklar böyle güçlü, cesur ve mücadeleci bir tutum geliştirirler.
    Tüm bunların yanında medyanın çocuklarımız üzerinde büyük etkisi olduğunu yadsıyamayız. Televizyon programlarındaki ve filmlerdeki çarpıcı örnekleri yakalayıp o örnekler üzerinde beraberce konuşup tartışabiliriz. Olumlu örneklere dikkatlerini çekip, olumsuz yaşantılardan olumlu yönleri bulma konusunda yönlendirebiliriz.
    Çocuklarımızın verici, iyilikçi ve pozitif insanlar olarak yetişmeleri için en önemli faktör, onların ilgi, şefkat ve iyilik dolu bir atmosferde yaşamalarıdır.
    On bir yaşında da olsanız, iki yaşında da olsanız ya da altmış beş yaşında da olsanız yaşama karşı tutumunuz hala oluşum içindedir.Tutumunuzu belirleyen etkenleri anlayarak siz ve sizin etkilediğiniz kişiler daha sağlıklı, olumlu bir bakış açısı kazanabilirsiniz.
    Özetle;
    Düşünceleriniz pozitif olsun
    Çünkü düşünceleriniz sözleriniz olur.
    Sözleriniz pozitif olsun,
    Çünkü sözleriniz davranışlarınız olur.
    Davranışlarınız pozitif olsun,
    Çünkü davranışlarınız alışkanlıklarınız olur.
    Alışkanlıklarınız pozitif olsun,
    Çünkü alışkanlıklarınız değerleriniz olur.
    Değerleriniz pozitif olsun,
    Çünkü değerleriniz kaderiniz olur.

    ailem

  2. #2

    Standart

    Paylaşım için teşekkür ederim

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 03-13-2008, 12:10 PM
  2. Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 02-07-2008, 04:17 PM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]