Sayfa 1 Toplam 13 Sayfadan 12311 ... SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 128 Sayfa bulundu

Konu: YaĞMuRuN SeSiNe Bak , AşKa DaVeT eDiYoR

  1. #1

    Standart YaĞMuRuN SeSiNe Bak , AşKa DaVeT eDiYoR



    YaĞMuRuN SeSiNe Bak , AşKa DaVeT eDiYoR




    Yağmurun sesine bak
    Aşka davet ediyor
    Cama vuran her damla
    Beni harap ediyor

    Bu yağmur seni benden
    Alıp götüren yağmur
    Aşkımızı sel gibi
    Silip süpüren yağmur

    Her damlada ah ettim
    Hayatıma kahrettim
    O kadar yanlizim ki
    Seni nasıl kaybettim
    Hayatima kahrettim

    Ne zaman kapım çalsa
    Sen geldin sanıyorum
    Korkarım ki aşkımı
    Boşyere arıyorum

    Yine yağmur yağacak
    Seni benden alacak
    En acı ızdırabın
    Deryasına salacak

    ERKİN KORAY

  2. #2

    Standart

    Güzellik;Bakan kimsenin gözündedir.

    Ask yagmurda ıslanmaya benzer
    Sırılsıklam olursun üşümekten titrersin
    Ama hep yalnızsın ve tek basınasın
    Hiç dusunmezsın,derdı tasayı hiç umurunda olmaz dunya......





    Ateş veda etti Yağmur'a. Aşk yarım kaldı orada. Bir yol kenarındaydı Yağmur ve Ateş. Ateş bakamadı o anda Yağmur'un gözlerinin içine. Bakamadı ama ben sana o gözle bakmadım dedi ya o anda bitti Yağmur. İçinde kopan fırtınalar, değil yağmasına; soluk almasına imkan vermiyordu. Nefesini tutmak, vermek, yaşamak, ölmek neydi hissettiği. Yağmur, “Tamam dedi”. Kontrolü almalıydı eline. Rahatlatmalıydı karşısındaki adamı. “Sevda bu! Her aşık olan karşılık görmek zorunda değil ki! Hissetmiyorsan, hissetmiyorsundur” dedi Ateş'e. Yine aynı aşk heyecanıyla konuşuyordu ama karşılık göremeyeceği gerçeğini öğrenmişti. Umudunu yıkamazdı sevdiği adamın. Teselli etmeli. İncitmemeliydi duygularını...

    Seni Seven Yüreğime Sor Beni







    Ayaklarım ağırlaştı nicedir
    Yürümek kadar uzlaşmak da zor artık
    Acıyan ve kanayan benim
    Acıtanlar bilir yağmurun hırçınlığını





    Yağmur ıslatır sadece yüreğimi
    Sevmek için sana ihtiyacım var....
    Anlamaz yağmurlar kimsesizliğimi...











  3. #3

    Standart

    AŞK İÇİNDE YAĞMUR DAMLALARI

    BÜTÜN GECEM SENLE GEÇİYOR.
    İÇİME ÇEKİYORUM SENİ
    SEVDA ÇİÇEĞİM.
    İNCEDEN YAĞMUR YAĞDI.
    SEN İÇİMDEN ÇIKAN
    GÖZ YAŞI YAĞMUR DAMLALARI.
    HANİ AĞLARDIM YA SENİN İÇİN
    HEYECANDAN KALBİM DURURDU.
    SEVDİĞİM SEVDA ÇİÇEĞİM.
    YAĞMUR DAMLALARI SUSMUYOR
    İÇİMDEN AKIYOR SEVGİN.
    KALBİM KIRIK SANA SEVDALI
    SEN KALBİMİN AYNASISIN.
    YAĞMUR DAMLALARI
    SON KEZ SUSUYOR.
    DAMLALAR BİTİYOR BU NEFESTE.
    SENİN BÜTÜNLÜĞÜN BENİM BEDENİM
    SENİN ÖPÜCÜĞÜN BENİM AYNAM
    SON KEZ ÖP BENİ.
    ŞU YAĞMUR DAMLALARI BİTSİN
    SON KEZ ÖP BENİ SON KEZ!!
    BU SEVDA BÜYÜK BİR AZAP.
    YAĞMUR YAĞIYOR SEVDİĞİM
    YAĞMUR YAĞIYOR
    ÇAMUR OLUYOR YERYER.
    TOPRAĞA İSMİNİ YAZIYORUM
    HATTA HAVAYA AŞKIMIZI.
    SAATLERCE OTURUYORUM
    TOPRAĞIN KOKUSUNU İÇİME ÇEKİYORUM.
    SEN ONU GİBİ GÜZEL KOKUYORSUN.
    HANİ ÇOK SEVERDİN YAĞMURLARI
    TOPRAĞIN KOKUSUNU.
    SENİN KOKUN OLUR HERYER
    AKAR GÖZÜMDEN GÖZ YAŞLARI.
    SON NEFESİMDE HOŞ GELDİN
    YİNE YAĞMUR YAĞIYOR.
    AŞKIN UĞRUNA
    ÖLÜYORUM......

    lovable-ceren

  4. #4

    Standart

    Yagmur Damlalari
    Hep sen varsın düşüncelerimde. ...geceleri rüyalarımda, gündüzleri hayallerimde sadece sen varsın.. sağımda, solumda, aynadaki yansımamda, nereye baksam hep sen varsın... Artık ben "ben"değilim, anladımki ben "sen" olmuşum..
    Yanımda olamasanda, sana dokunamasamda, hep içimdesin..nereye gidersem gideyim seni içimde taşıyorum!
    Hissettiğim duyguların esiri aklım, sadece delicesine yaşamak var seni seninle..


    Elimdeki resminin her karesini ezberledim artık…kaç kıvrım, kaç çizgi varsa yüzünde hepsi beynimin tam ortasında. Her geçen saniyede sana kavuşacağım güne biraz daha yaklaşıyorum. . kokunu içime çekeceğim, sıcaklığını hissedeceğim, sana dokunacağım o an! Zaman geçtikce sabırsızlanıyorum. .içimdeki sevgi öyle bir coşkuyla sana akıyorki ben bile kontrol edemiyorum kalp çarpıntılarımı. .
    Tanrının bana verdiği mucizeyi şimdi yanımda istiyorum... Hayatımdaki en güzel varlığı, "seni" istiyorum!


    Seviyorum seni delicesine, uğrunda ölürcesine… Herzamankinden daha çok seviyorum seni.. Artık bu sevgi o kadar büyükki içime sığmıyor...
    Özlüyorum seni, mesafelere isyan edercesine akıyor gözyaşlarım. . Hiç kimsenin kimseyi özlemediği kadar özlüyorum seni!
    Sana kavuşacağım anı bekliyorum.. zamanın çabuk geçmesi için uyumak istiyorum, fakat içimdeki heyecan buna engel oluyor..sana kavuşacağım anın heyecanı öyle bir coşkuyla sarıyorki bedenimi artık kontrolü kaybediyorum. ..


    "Yağmur, denize düştüğünde deniz, yeşile düştüğünde yeşil, toprağa düştüğünde toprak kokar...
    Yağmur, saçına düştüğünde sevgi, eline düştüğünde özlem, göğsüne dü$tüğünde aşk kokar.."


    Ben yağmuru göğsüme düşürdüm, simdide beni hayata bağlayan yağmur damlama "sana" kavuşacağım anı bekliyorum


    alıntı

  5. #5

    Standart

    Yağmur

    Yağan damlan da mutluluk buldum
    İstedim gönlüme yağ hergün yağmur
    Yüreğim ıslandı ben mesut oldum
    İstedim bağrıma yağ hergün yağmur
    ***
    Beslenir duygular damlan düşen de
    Lale sümbül olur bağı-gülşen de
    Çiçekler sulanır gönül köşen de
    İstedim bağrıma yağ hergün yağmur
    ***
    Gökten düşer damlan güler yüreğim
    Sana mecnun oldum inan sevdiğim
    Uzaktan uzağa sana geldiğim
    İstedim bağrıma yağ hergün yağmur
    ***
    Suyunu içerim şerbet niyeti
    Uğruna ölürüm olsun diyeti
    Hatrın gönlün için yerim çiğeti
    İstedim bağrıma yağ hergün yağmur
    ***
    Ruhinin düşleri artık ıslaktır
    Umuda sarıldı gönlü yanıktır
    Hazan da yağmura canla aşıktır
    İster ki bağrına yağ hergün yağmur.
    03.11.2008/OLTU

    Ruhi Hatunoğlu

  6. #6

    Standart

    YAĞMURUN GÖZYAŞLARI

    Yağmur yağıyordu saçlarının arasından,
    Damlalar her zerrene dokunuyordu,
    Sen görmüyordun.
    İçindeki haykırışlar sadece gözlerine yansımıştı,
    Tutmak istiyordun kendini,ama yapamıyordun.

    Akıp giden her yağmur tanesi
    İçimdeki yalnızlığa konuyordu,
    Akan her damla yüreğimdeki hüzne ortak oluyordu,
    Pervasızca geçip giden zamanı sorguluyordu,
    Sen görmüyordun.


    Bir kumrunun pencereye sığınmak için konması gibi,
    Bir çocuğun karanlıktan kaçıp korkması gibi,
    Sensizlikten korkuyordum,
    Sensiz kalmaktan kaçıyordum.
    Sen görmüyordun.


    Saçlarımdan süzülen damlalar bedenime değil,yüreğime akıyordu.
    İçimde biriken acı dolu yalnızlığımı körüklüyordu,
    Kan çiçekleri ağlamasın artık hayatımda,
    Akıp gitsin damlalar gibi bilinmeyen uçsuz bucaksız yüreklere.....



  7. #7

    Standart

    MAVİ YÜREK



    Yağmur altında gelincikler gibi oynaşan

    yaramaz küçük çocuk,

    Gözleri telaşlı mavi yürek,

    Boyası dökülmüş bu şehirde sahte

    yüzler arasında yaşamaya çalışan sevdam,

    Namusum gibi,

    Şerefim gibi,

    Sana söylenmiş bu türküler...

  8. #8

    Standart

    gökyüzüne ne zaman baksam yağmur yağar üstüme
    bardaktan boşanırcasına....
    sevmiyorum semsiye taşımasını
    sevmiyorum şemsiyenin üstüme düsen yağmura
    engel olmasını...
    Ve ıslanıyorum saatlerce...
    şemsiyesiz,yağmur altında...
    ne zaman kalbim hızlı atsa biliyorum
    hüznüm yağmur olup kalbime yağacak..
    Ve bir süre sonra güneş tekrar doğsa bile
    kalbim hiç kurumayacak....



  9. #9

    Standart

    yağmurlu bir gündü

    Yağmurlu bir gündü
    Bekliyordum seni
    Soğuktan tir tir titreyerek
    Umursamıyordum üşümeyi
    Tam bir bir buçuk saat beklemeyi
    Seni görecektim ya
    Ne önemi vardı
    Islanmıştım bir de
    Takmıyordum kafaya
    Sen gelecektin ya
    En sonunda geldin
    Özür diledin
    Boş ver dedim
    Seni üzmek istemedim
    Yürüdük biraz
    Sallana sallana
    Sakince
    Sessizce
    Hala üşüyordum
    Fakat sen koluma girince
    Boş verdim her şeyi
    Devam ettim yürümeye
    Üşüyorsun diyordun
    Titremeni fark ediyorum diyordun
    Doğruydu
    Yürümeye devam edelim dedim
    En iyisi böyle dedim
    İyice sokuldun bana
    Başını yasladın omzuma
    Başında beren ellerinde eldivenler
    En iyi şekilde gelmiştin
    Öyle şirindin ki
    Bense ince bir mont giymiştim
    Üşümüyordun
    Bu yeterdi
    Daha ne isteyeyim
    Daha da yürüdük
    Sen nereye dersen gidiyorduk
    Sahile geçelim dedin
    Geçtik
    Bir ağacın altına kurulduk
    O anın sevincimden midir nedir
    O ana kadar gördüğüm en güzel manzarayı gördüm
    Ağacın uzun dalları arasından görülen bir ay
    Dallar arasından görülen belli belirsiz bir iki yıldız
    İleride denizde hareket eden sadece ışığı gözüken bir tekne
    Yakamoz
    Bazen zıplayan bir iki küçük balık
    Bir de sen
    Zaten seni seviyordum
    Delicesine ölesiye
    Bir de bu manzarayla birleşince
    Off off
    Sonra bakıştık
    Sen bana ben sana uzun uzun baktık
    Böyle bir bakış
    Parıldayan gözler
    Sanki mutluluktan parıldayan gözler
    Bir gülümseme
    Ve taktığın berenin kenarından sarkan saçların
    Ahh o kadar güzeldin ki
    Anlatamıyorum
    Hatırladıkça ağlıyorum
    Bakıştıktan sonra yaklaştık
    Ben üşürken sarıldık
    Sonra yüzlerimiz de yaklaştı
    Sessiz sessiz öpüştük
    Sonra sarıldık
    Bir daha öpüştük
    O an için üşümedim
    Senin varlığın yetti bana
    Isıtmıştın içimi
    Sarmıştı bedeni mi
    Huzur dolmuştum aşkınla
    Mutluydum doyasıya
    Biraz daha durduk orada
    En romantik şekliyle
    Gözlerimizle
    Bir süre sonra evlerimize doğru yola koyulduk
    Ayrıldık oradan
    Üşüyordum
    Yağmurlu bir gündü
    Seni gördüğüm son gündü
    Keşke sebebini bilsem
    Ve
    Söylesem



    Emre Şeyda

  10. #10

    Standart

    Kıyıya vardıklarında saydam bir kayık onları bekliyordu. Deniz her zamankinden durgundu. İskele tahtalarına vuran küçük dalgalar Yağmur’un ayaklarını ıslatıyor, bedenine tatlı bir ürperti veriyordu. Rüzgâr ise hiç konuşmuyordu. Gidişi onu çok üzecekti. Hala kızgındı kendine. Onu göndermeyebilirdi istese, ya da onunla birlikte gidebilirdi. Ama kayık tek kişilikti ve yalnızca yağmuru taşıyabilirdi.

    Yağmurun o gün üzerine giydiği siyah uzun elbiseyi ona rüzgâr almıştı. Saydam vücudunu ortaya çıkaran, daracık bir elbise… Kaçıncı olduğunu unuttukları bir doğum gününde bir anda giydirivermişti ona yeni elbisesini. Yağmur utanmıştı o an rüzgârdan. Çekingen bir tavırla: “Neden siyah bir elbise aldın” diye sordu. Huzursuzdu bu elbise ile görünmekten.

    - Biliyorum, bir gün gelecek ve sen gideceksin. Bu elbiseyi o gün için aldım.
    - Gitmek mi? Bu da nereden çıktı?
    - Kendini kandırma. Rüzgârım ben, hayatın hangi yönde estiğini bir ben bilirim. Gün gelecek ve sen benden kopacaksın. Uzak diyarlara yelken açacak, bensiz yağıp ağlayacaksın.
    - Lütfen böyle sözler söyleme, ben senden asla ayrılmayacağım!
    - Ve ben seni özlüyor olacağım. O gün üzerinde bu elbise olsun istedim. Aklımda son kez bu elbise ile kal. Onu benden uzak diyarlarda yaşarken giydiğini bileyim. Bu bana yeter…
    - Rüzgâr…

    Yağmur ağlıyor, Rüzgâr ise bulutların oluşturduğu şekillere bakıyordu. Yağmurun ağladığını fark edememişti bile. Gördüğü her şekli ona benzetiyordu. Şurada kuzeydoğu yönünde uzanan bembeyaz bulut Yağmur”un uyurkenki haliydi sanki. Onun yanında uzanan bulut kümesi, Yağmur”un yemeğini eline yüzüne bulaştırdığı zamanki utangaç gülüşüydü işte. Peki, batı yönüne esen bu kara bulutlar neydi? Evet, yeni elbisesiydi bu karanlık bulutlar yağmurun…

    Hatıralardan sıyrıldığında kayığa binmeden son kez sarıldı yağmur rüzgâra. Güneş ise sabırsızlanıyordu. Daha doğması gereken bir diyar vardı ve bu ayrılık onu geciktiriyordu. Kızgın bir ses tonu ile: “haydi Yağmur, geç kalacağız” diye bağırdı. Rüzgâr elini yağmurun belinden hafifçe çekti. Giderken onu incitmekten korkuyordu…

    - Söylemiştim sana buralardan gideceğini. O gün inanmamıştın bana.
    - Neden bir şeyleri değiştirmek için uğraşmıyorsun? Neden sen de kalabileceğime inanmıyorsun?
    - Bunu yapamayacağımı ikimiz de biliyoruz, yağmur! Sen ne zaman ağlayacağını kestirebiliyor musun? Güneş ne zaman yola çıkacağını biliyor mu?
    - Bu kez karşı koyabiliriz kadere. Hem bak, sen bu elbiseyi seviyorsun. Sen istediğin sürece ben bu elbiseyi hiç çıkarmam üzerimden. Hep karalar bağlar, varolmamış gibi gezerim. Adım haine çıksa da senden ayrılmam!
    - Biliyorum, ama müdahale edemeyeceğimiz şeyler var artık aramızda. Ne sen karşı koyabilirsin, ne de ben…
    - Ama rüzgâr,
    - Hadi, bin kayığa…

    Yağmur yine ağlıyordu. Rüzgâr ise kıpırtısız öylece bakıyordu yağmurun gidişine. Elbisesi ne de çok yakışmıştı saydam tenine. Kayığa ayağını bastığı zaman deniz bir anda uyanıverdi. Yağmur kayığa oturduğunda, Rüzgâr son bir kez gözlerine bakabilmek için kayığa doğru eğildi. Ama Yağmur başını öne eğmiş, kendi kendine mırıldanıyordu…

    “Sevgilim, bak, gidiyorum işte.
    Bırakıyorum tüm sevinçlerimi seninle.
    Batan güneşle terk ederken bu diyarı,
    Bir sana ağlıyorum siyahlar içinde.”

    Rüzgâr ona sesleniyor, ama Yağmur duymazlıktan geliyordu. Kırgındı ona. Yelkenin güneşe doğru gidebilmesi için rüzgârın nefesi gerekliydi. İstemese üflemezdi ayrılığı saçlarının arasına. Ama istemiyordu işte, istemiyordu onu yanında. Madem o Yağmur”u istemiyordu, Yağmur neden ona ağlıyordu ki?

    - Yağmur, yüzüme son bir kez bak ne olur.
    - Bakın martılar, saçlarım dümdüz bugün. Rahatça dolaşabilecek gözleri tenimde. Her zaman dilediği gibi tarıyorum ben de…
    - Yağmur, deniz sabırsızlanıyor, güneş homurdanıyor, tüm dünya bekliyor ayrılığımızı. Hadi, son kez bakmama izin ver yüzüne…
    - Güzel olmuş mu yeni giydiğim elbise? Biliyor musunuz martılar, onu bana Rüzgar aldı. Ben fark edemeden giydirdi üzerime. Çok da beğendi.
    - Yağmur, ne olur bu şekilde bırakma beni.
    - Hem bakın birazdan gelecek, yine ağladığımı görürse çok kızar bana. bulutlardan şekiller yapacağız. Ben her gördüğümü ona benzeteceğim, o ise sadece izleyecek…
    - Yağmur, susma…
    - Biz birbirimizi çok severiz martılar. Ben ağlarım, ıslaktır hep gözlerim. O ise gözyaşımı siler nefesiyle. Ellerini gezdirir hep saçlarımın arasında. Nerede kaldı rüzgâr martılar? Gelmeyecek mi yoksa?
    - Yağmur…

    Hikâyenin bundan sonrasında anlatılanlar yalnızca efsane imiş. O an Rüzgâr öyle bir üflemiş ki nefesi ile; Yağmur tek damla gözyaşı dökemeden bulmuş kendini güneşin kollarında. Fakat Rüzgâr denizdeki dalga seslerini yağmur’un gözyaşları sanmış. Müthiş bir hızla Yağmurla güneşe yetişmiş ve onlarla beraber dünyaya düşmek zorunda kalmış. Bu hareketine çok kızan Doğa Ana, Yağmur ile Rüzgâr”ı sonsuza kadar ayırmış.

    Derler ki; Yağmur ne zaman yağsa kimseyi tanımaz, her şey ile yeni tanışır gibi damlarmış yeryüzüne. İçinde hiçbir zaman hatırlayamadığı sevgilisinin hasreti ile yağar, daha toprağa düşmeden ağlayıverirmiş kaderine. Rüzgâr ise ne zaman ona ulaşmaya çalışsa, Yağmur onun estiği yöne gider ve rüzgâra sırtını dönermiş.

    * * *
    Otogara vardıklarında otobüs peronda yolcuları bekliyordu. Otogar her zamankinden durgundu. Kapı altlarından gelen ılık esintiler Yağmur’un çıplak ayaklarına vuruyor, bedenine tatlı bir ürperti veriyordu. Rüzgâr ise hiç konuşmuyordu. Gidişi onu çok üzecekti. Hala kızgındı kendine. Onu göndermeyebilirdi istese, ya da onunla birlikte gidebilirdi. Ama…

    Hatıralardan sıyrıldığında otobüse binmeden son kez sarıldı Rüzgâr Yağmur’a. Muavin ise sabırsızlanıyordu. Daha almaları gereken yolcular vardı ve bu ayrılık onları geciktiriyordu. Kızgın bir ses tonu ile: “aşağıda yolcu kalmasın!” diye bağırdı. Rüzgâr elini yağmurun belinden hafifçe çekti…

    - Oraya vardığında beni aramayı unutma, tamam mı?
    - Seni aramayacağım.
    - Yağmur, her şeyin suçlusu benmişim gibi davranma. Ben çok mu istiyorum burada kalmayı?
    - Rüzgâr, sen “Yağmur ile Rüzgâr”ın Öyküsü”’nü hiç duydun mu?
    - Hayır, duymadım.
    - Boşver o zaman…

    Otobüs kalkarken Yağmur camdan dışarıya bakmak için can atıyor, ama bir türlü bakamıyordu. Rüzgâr sesleniyor, son bir kez gözlerine bakmak istiyordu. Yağmur ise başını öne eğmiş, sürekli aynı şiirin mısralarını tekrarlıyordu.

    “Sevgilim, bak, gidiyorum işte.
    Bırakıyorum tüm sevinçlerimi seninle.
    Batan güneşle terk ederken bu diyarı,
    Bir sana ağlıyorum siyahlar içinde.”


    alıntı

Sayfa 1 Toplam 13 Sayfadan 12311 ... SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Cem Kılıç - Aşka davet
    By Pis in forum Yerli Şarkı Sözleri
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 08-15-2008, 05:02 PM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]