Sayfa 6 Toplam 13 Sayfadan BirinciBirinci ... 45678 ... SonuncuSonuncu
51 den 60´e kadar. Toplam 128 Sayfa bulundu

Konu: YaĞMuRuN SeSiNe Bak , AşKa DaVeT eDiYoR

  1. #51

    Standart

    Hangi yağmur sensizliği akıtır üzerime,hangi gökyüzü ışığını eskitir bende,hangi koku artık sen'in olmadığını unutturacak kadar keskindir....Her geçen gün benden uzaklaşırken,yağmurlarını da arkanda bırakıp gitmen anlamsız gelmiyor artık...

  2. #52

    Standart



    Gözlerin istanbul oluyor birden
    Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik
    Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden
    Martılar konuyor omuzlarıma
    Gözlerin İstanbul oluyor birden
    Akşamlardan, gecelerden senden uzağım
    Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen
    Durgun sular gibi azalacağım
    Bir gün birdenbire çıkıp gelmesen
    Şarkılarla geleceksin duygulu, ince
    Yalnız gözlerime bak diyeceksin
    Ellerim usulca ellerine değince
    Kaybolup gideceksin
    Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
    Bir elim seni silecek
    Kalbim Ebemkuşağı günde bin kere
    Senin için yeni baştan can kesilecek
    Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
    Sonra seni kaybetmek hemen her yerde
    Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak
    Yapayalnız kalmak iskelelerde
    Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik
    Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden
    Martılar konuyor omuzlarıma
    Gözlerin İstanbul oluyor birden...

    alıntıdır
    __________________

  3. #53

    Standart

    YAĞMUR YAĞIYORDU


    İnceden inceye bir yağmur yağıyor. Hani şu ahmak ıslatan cinsinden. Şemsiyem yok, yani ismine yakışır bir şekilde beni ıslatıyor. Karşılıksız bir aşk için bu kadar acı çekene "Ahmak" denmez de ne denir?

    "Kaldır başını aslanım, dik yürü
    Gül bakayım, nedir bu halin
    Bir ağlamadığın kaldı.
    . . . . . . . .
    Bir gün bakacaksın ki
    Onu düşünmeden bir saatin geçmiş
    Şaşıracaksın. Başka bir gün
    Birisi adını anacak yanında
    “-Hiç yabancı gelmiyor, kimdi o? “
    diyeceksin, sonra hatırlayacaksın
    O'nu ve bu günleri
    Kimse sebebini sormasın diye
    Gizlice güleceksin. . . "

    alıntı

  4. #54

    Standart



    AKŞAMÜSTÜ KIZILAYDA
    Kalabalık akıyor,o yandan o yana
    Aklım sana gidip gidip geliyor.
    Anlamıyor insanlar beni,anlamıyor.
    Çalıyor bir kaset,ortalıkta gürültü
    Senden gayrısını kulaklarım duymuyor,
    gözlerim görmüyor.
    Saatler beş'i vuruyor Kızılay’da
    Sensiz bir akşam daha yaklaşıyor,
    geliyor pervasızca üstüme.
    Ne dizlerimde derman,
    Ne içimde umut kalmış,
    kıpırdamıyorum bile.
    Karanfil sokağı telaşlı,
    Kalabalık akıyor o yandan o yana.
    * * *
    Gözlerim,seni görmüş bir renkte,
    Ben sendeyim,ya da sen bende
    Karanfil sokağı yok,
    İnsanlar yok,
    Kasetçiden gelen ses yok,
    Zaman-mekan kaybolmuş,
    Sen ve ben varız ;
    Bir şeyler fısıldıyorsun kulağıma,
    Anlamıyorum,dinlemiyorum,
    Dalmışım güzelliğine.
    Sesin sadece bir nağme,
    sözcükler önemsiz.
    Konuşuyor,gülümsüyorsun,
    ellerini uzatıyorsun,
    ellerimi uzatıyorum...
    ...ellerim boşlukta kalıyor.
    Gülüşler,garip bakışlar üstümde
    dönüyorum gerçeğe ;
    sen yoksun !..sen yoksun !..
    Utanarak indiriyorum ellerimi.
    Gülümseyişin uzaklaşan bir kızda
    kalıyor.
    Saatler durmuyor
    akşamın altısındayım Kızılayda.
    Bir daha,bir daha uyanıyorum
    ...sensizliğe.
    alıntı

  5. #55

    Standart

    Güldürdü, gülüm gülleri
    Gül arardı gülüm, güller arasında
    Gül yanakları değdikçe, gül kızarırdı,
    Gülerdi, güller açardı gülşende
    Ağlasa eminim gökler ağlardı




    Yağmur yağıyor, buğulanıyor camlar,
    Havada yağmur, havada rüzgâr,
    Küçücük seller, çıplak ayaklı çocuklar
    ...gülüyor, koşuyor...
    Kağıttan gemiler gidiyor mazgallara
    Bir amca geçiyor, yorgun bakışlı, hayli yaşlı
    Bir kuş uçuyor, beyaz kanatlı, siyah başlı,
    Bir dünya geçiyor penceremden, bir dünya
    koşar adım, telaşlı

    Aynalarda izini aradım gülen bir yüzün
    Akşam, gölgeleri gönderiyor üstüme üstüme
    sokakta yağmur dinmiyor, gönlümde hüzün
    Penceremi aralıyorum,
    çiseliyor son bestesi yağmurun;
    Kimse görmeden çıkıp yollara,
    yağmurlara karışıyorum
    Kimse görmeden sarılıp damlalara
    sessizce ...ağlıyorum.

    alıntı

  6. #56

    Standart

    Yağmur ve Manolya






    yağmurda kısalmış gibiyim yine sevgilim
    her damlada yere yağmış,
    ateş sonrası duman olmuş,
    bir cebime zakkum tohumları dolmuş
    bir cebimde manolya çiçekleri
    sabaha uyanınca, çok geçmeden
    zehirleriyle bedenimi saracak, sarmaşık sevişmeleri

    yağmur kurumuş gibi
    kokusunu uykulara bırakmış
    rüyada yeşermiş boş kalan patikalar
    bir cebimde açtı zakkumlar
    bir cebimden düştü toprağa manolyalar
    ellerimde bir zemheri ayaza durur
    ve uzadıkça savrulur

    yağmur küsmeden konuşmuş sevgilim
    sesini sen de bilirsin, uğulduyarak gelir
    yalan aşklara yaslar devrik cümleleri
    öyle görünüyor ki yalnızlığı özlemiş, belli
    tek damla,
    tek damla daha
    yağmur biz gitmeden gidecekmiş gibi

    haydi yetişelim, olsun farketmez ayaklarımız çıplak
    bu son yolculuk
    madem rüyalar boş kalacak
    gitmeden ıslanalım onunla
    uyanınca zehirlenecek herşey
    anason kokusunda...

    alıntı

  7. #57

    Standart



    Yokluğunda Ben



    Kendime izah edemeyeceğim kadar
    anlamsızım.
    vazgeçmiştim hayatımdan ve senden ansızın.
    Şimdi delicesine bir hasretle özlüyorum seni.
    Kanıma dokunuyor fütursuzca git deyişim.
    Biliyorum suçluyum bu sevdada..
    Fakat yinede ’affet beni’ demeyeceğim.

    Olmazdı be gülüm yakışmazdı..
    Yanlıştı ve bir okadar dışlanmıştı aşkımız.
    Biliyorduk..
    ve sadece susuyorduk.
    Git diyemiyorduk..ikimizde..
    çünkü birbirimizi ölesiye seviyorduk..
    Belkide bu sevdanın gizemine saklanmıştık
    Bilemiyorum...

    Çok zor...
    şu, âsi yüreği avutmaya çalışmak..
    sözcükler kifayetsiz kalıyor..
    ve içimden yazmak gelmiyor.
    Söyleyecek bi dolu söz varken..
    kelimeleri hapsetmek..gönül hücreme
    ve karanlıklara mahkum etmek ecelim oluyor.

    Burnunun dibine kadar sokulupta..
    nefesini duyamamak kadar acı..
    ve dokunamamak yüreğinin sıcaklığına..
    bilsen ne kadar sancılı.
    Özlüyorum seni!
    Alışmışım birtanem..
    Görmediğim yüzünün çizgilerine..
    gömmüşüm düşlerimi.
    Duymadığım sesine karışmış hıçkırıklarım.
    Ve süzülürken yanağımdan iki damla yaş
    Hissediyorum o an..
    sessizliğimde..
    seninle ağladığımı canhıraş.

    Belki aynı yıldıza uzanıyor ellerimiz..
    kimbilir...
    belkide aynı rüyayı görüyoruz.
    Bir bütün olmuşken ruhlarımız..
    nasılda varlıklarımızdan umarsızca uzağız.

    Dinliyoruz sevdiğim, işte duyuyoruz.
    Bak! bizim şarkımız çalıyor radyoda.

    ’Dönülmez akşamın ufkundayız’

    Hangi karanlığa gömsem yüzümü..
    Hangi cellada versem bileklerimi..
    Unuturum seni? .
    Gözlerimi bağışlasam mesala..
    Yerinden söküp atsam yüreğimi..
    Nefes alabilirmisin yinede hücrelerimde?

    Hangi yağmur getirdi seni bana?
    Cemre gibi düştün toprağıma..
    Binbir renk baharlar açarken yüzünde..
    İçinde kışları yaşayan ben..
    Nasılda üşüyorum bilsen.

    Yokluğunda ne ateşler yaktım........da..
    .............yinede...........Hasretini ısıtamadım.

    ........Özlüyorum seni birtanem..........


    (21 Mayıs 2008)

    Emine Genç

    __________________

  8. #58

    Standart

    YAĞMUR VE SEN…


    Benden kalan çok şey yok belki

    Belki bu aşk sende tükendi



    İliklerime kadar ıslandım bu akşam

    Senin sevdiğin gibi yağıyordu yağmur

    O şehirde koluma girip de

    Böyle yağmurlarda yürüdüğümüz günleri hatırladım

    Karanlık olurdu sokaklar

    Kırmızı olurdu bulutlar

    Yağmur çisil çisil yağardı

    Yürürdük

    İnsanlar bize bakardı

    Arabalar geçerdi yoldan

    Karşıdan tramvaylar

    Biz yürürken hayat akardı

    Biz yürürken yağmur ıslatmazdı

    Otobüs duraklarında soluklanırdık

    Gelip geçenlere el sallardık

    Onlar bizi tanımazdı belki ama

    Biz onları ezelden tanırdık

    Yüzünden damla damla inerdi yağmur

    Ben silerdim onları zayıf ellerimle

    Şimdi o ellerin

    Kim bilir kimin elinde

    Şimdi o tanıdık dediğim gelip geçenler

    Gözüme o kadar yabancı görünüyor ki

    Oysa bir zamanlar onlar da aşkımıza şahitti

    Bu şehrin her köşesinde bir tebessümün saklıydı

    Sorular yoktu o zaman

    Acı acı gülen zamana aldırmıyordum

    Biz vardık sokaklarda

    Caddelerde , parklarda

    Bizim aşkımız vardı

    Bizi gösterirdi insanlar birbirlerine

    Koşardık , yürürdük , gülerdik , ağlardık

    Böyle yağmurlarda gök kubbeye bakardık



    Bu akşam uzak bir kasabada

    Senin sevdiğin gibi yağıyordu yağmur

    Kendimi tutamayıp çıktım dışarı

    Koştum , yürüdüm , güldüm , ağladım

    Biraz zor oldu ama

    Gözlerim yanıyordu ama

    Başımı kaldırıp gök kubbeye baktım

    Senin şehrinde de yağıyor olmalıydı bu yağmur

    Sen de beni hatırlamış olmalıydın

    Belki dışarı çıkmadın ama

    Belki şimdi tutsaktın ama

    Biliyorum sen de beni hatırladın



    Şimdi ellerim cebimde

    İçimden bir şarkı söylüyorum usulca

    Senin bana zorla söylettiğin o şarkıyı

    İnsanlar geçiyor yanımdan

    Gülmeyen insanlar , seni tanımayan insanlar

    Bu yağmurdan bile kaçan insanlar

    İçim nasıl sızlıyor bilemezsin

    Bir türlü söküp atamadım yokluğunu içimden

    Bir türlü söndüremedim içimdeki yangınını

    Dünyanın tüm şehirleri bu yağmuru bıraksa sokaklara

    Yine de sönmeyecek

    Omuzlarımda öyle bir yük var ki

    Bir gün beni bu sokaklara gömecek

    Şimdi duraklar boş

    Bizim şehrimizde böyle değildi

    Belki de hep böyleydi ama

    Gözlerim senin sevginle görüyordu onları

    Belki de senin yokluğun bana

    Onların yalnızlığını bıraktı



    Yağmur hala yağıyor

    Ve ben karanlık akşamın soğuk koynunda

    Yapayalnız yürüyorum

    Hatıralar dökülüyor gözlerimden

    Gök kubbeden eski zamanlar yağıyor

    Şimdi bu yağmur benim

    Şimdi sokaklar benim

    Ve sen beni bambaşka bir şehirde

    Sonsuza dek bırakmış olsan da

    Ben yine seni düşünmekteyim



    Benden kalan çok şey yok belki

    Belki bu aşk sende tükendi

    Belki de bu yağmurda yürüyorsun

    O şehrin kuytu sokaklarında

    Şimdi bu yağmur beni sana getirdi
    bilge aaavanoğlu

  9. #59

    Standart

    AYNI
    Ya yağmur yağıyordur
    Ya da güneşin dansı vardır
    Ayrılanlar olmuştur
    Ya da ilk kez sevişenler vardır
    Düşler geceyi sever
    Şimdi uyuyorlardır
    Ay doluna girerken
    Yolundan çıkanlar vardır
    Kaybolup yitenler
    Yeniden doğanlar vardır
    Aşk için ağlayan
    Aşka gülenler vardır
    Gördüklerim bildiklerim aynı
    Sustuklarım söylediklerim aynı
    Kaçışlarım tutulmalar aynı
    Gizli gizli sevmelerim
    Gün gelir de bir gün durulur muyum
    Sorular sormaktan yorulur muyum
    Eski yalanlarla avunur muyum
    Değişir miyim döne döne
    Gün gelir de bir gün yenilir miyim
    Oyun bitti diye sevinir miyim
    Gün gelir de bir gün ölüverir miyim
    Ne olduğunu anlamadan
    Dahalarım bitmemişken


    Feridun Düzağaç

  10. #60

    Standart

    BENİ RAHATTA DİNLEYİN
    Yağmurda tanıdım seni yağmurda
    Sevdim senide
    Seni yağmurdan çok
    Bak denizin ortasındayız rüzgarlar altında
    Ve yağmurumuz artık yok
    Ölüm ayrılıktan da zor senin gibi ölünce
    Gözlerin dolacak mı beni görünce
    Bir ölürsem ki ölürüm
    Yüzünü gecelerde görürüm
    Ellerimi uzatsam sana deymez bilirim
    Adı var kendi yoklardan bıktık
    Adı var kendi yoksa bende yokum
    Yarım kalsa da sevgimiz fark etmez dostum
    Bir gün bitecek türkümüz bitecek dostum
    Söyleyecek


    Feridun Düzağaç

Sayfa 6 Toplam 13 Sayfadan BirinciBirinci ... 45678 ... SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Cem Kılıç - Aşka davet
    By Pis in forum Yerli Şarkı Sözleri
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 08-15-2008, 05:02 PM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]