Hiçbir zaman inkar edemediğim üzerine akıl oyunları yaratamadıgım yaratıpta oynayamadıgım tek duyguydu sevmek şehvetli ve sadıktı öylede olması gerekiyordu aslında gururun sahteliğin dışında tma tersine içten

kocaman ve en şeffaf haliyle yaşanmalıydı.eksikte burdaydı zaten günümüzde nadir rastlarız bu denli içten duygulara

çıkara dayalı ağzımızdan çıkan o değerli sevgi sözcükleri ise ne kadar acı verici olsa gerek.yorgun düşüyordu her seferinde en masum düşünceler

uykusuz kalıyordu tüm uykular yinede açılıyordu gözlerimiz aldatmacalı bir aydınlıga

sabaha

aslında karanlık sacan bu sahte gün ışığına ve hergün aynı sahneleri bir kez daha izlemek zorunda kalmaktı canımızı yakan

aslolan neydi?sorusuna her seferinde yanıt bulamamak yoruyordu zihinleri...giderek kaybediyordu degerini sevmek fiili...ve geriye cıkılması zor merdivenler

yokuşlar kalıyordu
bizlere

çıkamıyor değildik o yokuşları merdivenleri fakat her adım da
her basamakta içimizden birseyler eksiliyor gibiydi ağır geliyordu
duygular ama care yoktu caresizdi tüm careler insanı umutlarıyla
bile yaşatmıyorlardı.Sevgiye dair değildi bakışlar ağlayışlar kayboluşlar
Korkuyordu içimizdeki o sevgiden örülmüş masum cocuk büküyordu
boynunu

üç damla yaş geliyordu o hüzünlere esir gözlerinden...