USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > NE ARARSAN KÖŞESİ > Sağlık ve Yaşam
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Sağlık ve Yaşam Uzun Yaşamın Sırları Buradaaa!

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-14-2007, 11:01 PM   #1 (permalink)
Mareşal
 
HeLiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Sosyal Psikiyatri Açısından Sigara Alışkanlığı

İnsanların sigara ile olan arkadaşlık ve yakınlaşmasının çok uzun yıllara dayandığı bilinmektedir. Bu maddenin aaaif verici ve psikolojik bir rahatlama husule getirici tesirlerinin yanısıra özellikle kalp damar sistemi, solunum sistemi, mide barsak sistemi ve üreme organları üzerindeki olumsuz tesirlerinin bulunduğu da bilinen bir şeydi. Bu zararlı tesirlerinin kişiden kişiye değiştiği ve ancak zayıf bünyeli kimselerde rahatsızlık verici ölçülere vardığı sanılıyordu. Bu sebeble de sigara ve tütünün benzer yollarla kullanılması giderek yayılıyor ve bir kitle alışkanlığına dönüşmekte gecikmiyordu.

Ne acıdır ki tıp dünyası da bu maddeye karşı uzun yıllar kayıtsız kalmış, sadece palyatif, nasihat kabilinden, zayıf ifadelerle iktifa edilmişti.

1950’li yıllarda bir İngiliz hekimi olan R.Doll ve çalışma arkadaşı AB.Hill tarafından yapılmış bir çalışmada sigara ile kanserin bağlantılı olabileceği iddiası dünya hekimlerinin dikkatini birden bu maddeye karşı ciddi bir şekilde çevirdi ve bu konu ile ilgili çalışmalar bir çığ gibi büyüdü.

1962 yılında “Rolay College” hekimleri ortak bir sigara raporu hazırladılar.

1964 yılında hadise Amerika’ya sıçradı ve “surgeon-general” de sigara ile ilgili ilk rapor neşredildi.

1967 yılında New York’ta Sigara ve Sağlık konulu ilk Dünya Konferansı toplandı.

Bu gelişmeler İngiltere’de tesirini gösterdi ve Hükümet sigaraya karşı İngiliz halkını şuurlandırmak ve korumak amacı ile 1968’de bir “Halk Eğitim merkezini” kurdu.

1969 yılında bu konsül ilk hamlesini yaptı ve İngiltere çapında bir anti sigara kampanyası başlattı.

Bütün dünya konuyu kavramaya ve bu çalışmalardan etkilenmeye başlamıştı. Aynı yıl WHO, (Dünya Sağlık Teşkilatı) meselenin ehemmiyetini idrak etti ve bu zararlı madde ile ilgili lik raporunu bildirdi. Bu bildiri sigaraya karşı başlatılmış olan mücadelede çok önemli bir merhaleyi oluşturuyordu. Artık bütün dünyadaki hekimler ve sağlık kuruluşları, sigaranın gerçekten zararlı olduğunu tesbit etmişler, ortak bir görüş ve ortak bir tavır benimsemişlerdi. Düşman tanınmıştı, ferdi bir alışkanlık yapan madde olmadığı, bütün dünya insanlarını tehdit ettiği ve gelecek nesilleri de olumsuz yönde etkilediği anlaşılmıştı.

1975 yılında New York’ta Sigara ve Halk Sağlığı konulu üçüncü Dünya Konferansı toplandı.

1979 yılında Stokholm’ de dördüncü Dünya Konferansı toplandı ve sigara zararlarını bildirir bir rapor yayınlandı.

Bu anti-sigara kampanyasının sonuçları son derece yüz güldürücü oldu, nitekim kısa bir süre sonra WHO, (Dünya Sağlık Teşkilatı) bütün dünyada kişi başına 2 kilogram olan yıllık tütün tüketiminin 0,8 kilograma düştüğünü açıkladı. İngiltere’de Royal College hekimler birliği pipo içicilerin oranında çok önemli bir düşme tesbit edildiğini bildirdi.

Amerikan Psikiyatri Cemiyeti “DSM III” adlı psikiyatrik hastalıkları sınıflayan ve tariflerini yapan kitabında “habit forming drug” iptila yapan maddeler içinde sigarayı da aldı ve böylece sigaraya ilk defa bir tıp literatüründe organik bağımlılık yapan ve bedeni zararları yanında psikolojik zararlarının da olduğu açıklanan bir madde olarak tarif edildi.

Sigaranın bu kısa tarihçesinden sonra şimdi de ferdi ve insan toplulukları üzerindeki tesirlerinden bahsedelim. H.Russel, sigaranın psikolojik bir hastalık olduğunu ve bu hastalığın iptila özelliği taşıdığını bildirmektedir. Bu alışkanlığın organik veya psikolojik olarak ayrılması pek mümkün değildir. Sigara içen her dört kişiden üçünün pek çok kere bu maddeyi bırakma teşebbüsünde bulunduğu, böyle bir isteği olduğu bilinmesine rağmen bırakanların sayısı oldukça düşüktür. Bu hadise organik bir bağımlılık için doğrulayıcıdır. Her ne kadar bu maddenin terk edilmesinde ortaya çıkan “withdrawal” gerileme belirtileri alkol ve eroin de olduğu kadar şiddetle geçmese bile DSM III’ ün de kabul ettiği şekilde bulantı, kusma, konsantrasyon zorluğu, yorgunluk ve kalp ritminde değişiklik şeklinde organik kesilme belirtileri husule gelmektedir. Bir saat içinde en az üç sigara içen bir tiryakinin sigarayı bırakma teşebbüsü halinde ciddi bir kesilme sendromu ile başbaşa kalacağı bilinmektedir.

Pek çok insanın sigarayı “sadece merak saiki ile” dudaklarına almaktadır. Arzu edilen, bu maddeyi içerek tanımak değil, toplum içinde yeteri kadar büyümüş görünmek arzusudur. Sigara içmenin “body image” beden imajı geliştirme arzusu ile bir paralellik gösterdiği ifade edilmektedir. Çok yiyerek, sporla adelelerini geliştirerek kişinin mekanda “daha geniş bir hacim işgal etmek” gibi bir eğilime kapıldığı, sigara içme sırasında da beden buudlarının sigara dumanının yayıldığı ölçüde genişlediği duygusunu almanın insana emniyet ve huzur verdiği düşünülmektedir.

Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın

Beden imajını çevresindeki diğer yetişkinler ve büyükler kadar genişlemiş hisseden yeni yetişmekte olanlar, bu yoldan çevresindeki kişilere artık bir büyük olduklarını ispatlamanın kolay bir yolunu bulmaktadırlar. Sigara içmenin yeni yetişmekte olana artık ‘büyüdüğü, sosyal olgunluğa erdiği ve en önemlisi erkek olduğu ve cinsel olgunluğunu tamamladığı imajını çevresine ve karşı cinse verme imkanı sağlar görünmektedir. Çevrenin delikanlıdaki bu alışkanlığı tasvip eder ve hoşgörür bir şekilde davranması içme olayının sıklıkla tekrarlanmasına sebeb olmakta ve bu ikinci safhada nikotinin hipotalamik sistem üzerindeki farmakolojik etkilerinin başlaması başlangıçta sadece sosyal sebeblerle başlatılmış olan bu davranışın artık organik bir alışkanlık haline dönüşmesine sebeb olmaktadır.

Tıpkı diğer madde alışkanlıklarında olduğu gibi sigara alışkanlığında da en önemli hadise doz artırma mecburiyetinin ortaya çıkmasıdır. Doz arttırma mecburiyeti ile beraber paket taşıma devresine giren delikanlı veya genç kız daha fazla maddeyi daha kısa zamanda teneffüs edebilmek için giderek daha derin nefesler çekmekte ve daha fazla madde beyin dokusuna ulaşmaktadır. Böylece başlangıçta sigaranın dudakta tutulması şeklinde başlayan hadise acıkma ve zehirlenme devreleri halinde sürekli tekrarlanmaktadır. Bu içme şeklinin ‘Smoking pattern” değişmesi kişinin karakterini ve davranışını da etkilemekte ve değiştirmektedir. “Assortative mating” dengi dengine kaidesine göre de içenlerin yanında yerini almakta ve her açılan paket önce karşısındaki insana uzatılmakta ve sigara şahsi kullanılmakta olan bir madde olmaktan çıkıp ortak kullanılması mecburi bir madde alışkanlığı oluşturmaktadır.

Russel, sigaranın kendine has bir “subculture” alt kültür yapısı olan topluma ait bir madde alışkanlığı olduğu fikrini savunmakta ve en tehlikeli yönünün aşağıda belirteceğimiz diğer madde alışkanlıkları ile bağlantı kurması ve bu maddelerin içilmesinin ve alınmasının kolaylığını sağlaması olduğu görüşünü getirmektedir. Bunlar;
Esrar, hemen bütün dünya ülkelerinde sigara beraberliğinde alınan bir maddedir. Jamayika’ da halkın % 60’ının bölgede “ganja” olarak tanınan esrar maddesinin müptelası olduğu, Khat adlı bir madde de hemen bütün Afrika ülkelerinde yaygın olarak kullanılmakta ve sigara ile çok yakın işbirliği ve arkadaşlık içinde bulunmaktadır.

Ülkemizde sigara ve esrar kaynaşmış iki düşman olarak karşımıza çıkmaktadır. Esrar maddesinin en kolay kullanılan şekli sigara içine sarılmak sureti ile olanıdır. Bu yönüyle sigara kendisinden daha tehlikeli bir zehirin koruyuculuğunu yapmakta ve ona arka çıkmaktadır.

Sigara ile yapılan mücadelede neler yapılabilir, İngiltere’de HEC (Halk Eğitim Merkezi) ve ASH (Halk Sağlığı ve İçme Hareket Merkezleri) aşağıya çıkarmış olduğumuz tedbirlerin mücadelede başarılı bir yol olduğunu bildirmektedirler. Bunlar sırasıyla,

a— Halkın sigara zararları konusunda şuurlandırılması ve dikkatlerinin çekilmesi, özellikle hekimlerden oluşan bir baskı gurubunun kurulması ve sürekli olarak sigara konusunun bu gurup aracılığı ile basın ve yayın organlarında canlı tutulması. Belirli aralıklarla kampanyalar açılması ve halkın bu kampanyalara katılmasının sağlanması.

b— Kanunlar yolu ile mücadele. İngiltere, 1965 yılında sigaranın televizyondan reklam edilmesini yasaklayan bir kanunu kabul etti. 1980 yılında 16 yaşın altındaki çocuklara sigara satılmasını yasakladı. Norveç 1973 yılında tütünden mamul her çeşit maddenin televizyon ve yayın organlarında reklam edilmesini yasakladı. Ancak çok acıdır ki bizim ülkemizde ithal malı yabancı sigara ve tütün mamullerinin girişi ile beraber sayfa sayfa gazete ilanları görülmeye başlandı ve şehrin en güzel görüntü veren mahallerinde duvar boyu sigara reklam panoları asıldı.

c— Sosyal kontrol mekanizmasının işletilmesi, toplu mahallerde sigara içilmesinin yasaklanması ve menedilmesi. İngiltere 1971 yılında toplu taşıt vasıtalarında, tiyatrolarda ve konser salonlarında, 1972 yılında uçaklarda sigara içilmesini men etti. Bu yasakların bir kısmı bugün için bizim ülkemizde de uygulanmakta ise de çoğu kere sınırlı ve yetersiz kalmakta ve halkın konuya iyi şuurlandırılmaması sonucu iyi bir sonuç alınamamaktadır.

d— Fiat kontrolu. Bu metodun pek çok ülkede özellikle İngiltere’de çok etkili ve faydalı olduğu görülmüştür. Fiatların yükselmesi içimi azaltmakta ve tersi sigara içilmesini artırmaktadır. Ancak bizim ülkemiz insanının psikolojik yapısı ve kendine has davranışı bu yoldan bir fayda sağlamanın zorluğunu akla getirmektedir. 5zellikle gelir düzeyi düşük olan kesimin dudaklarından eksik olmayan yabancı kaynaklı sigaraların fiat unsurunu hiçe indirdikleri göstermektedir.

f— Sigarayı bıraktırma tedavileri. Sigarayı bıraktırmaya yönelik ilk hastahane 1958 yılında İngiltere’de Sölford şehrinde açılmıştır. Bu gün için 40 civarında klinik bu işi yapmaktadır. Hükümetlerin bu hastahanelerin çalışmalarını pek ciddiye almayışı ve destek sağlamayışı ülke çapında hizmet vermelerine engel olmaktadır. Ancak varlıkları ve halkın gözüne bir sigara hastalığı hastahanesi olarak görünmelerinin bile çok faydalı psikolojik tesirlerinin olduğuna inanıyoruz.

g— Halka yönelik tavsiyeler. Özellikle sağlık kesiminde çalışan personelin, sağlık bakanlığında çalışan bütün vazifelilerin, din adamlarının, öğretmenlerin, toplu iş yerlerinde çalışan üst seviyeli memur ve idarecilerin halka misal teşkil etmek gayesi ile sigara içmemeleri ve içenleri kırmadan, cezalandırmadan, ikna edecek şekilde uyarıda ve tavsiyelerde bulunmalarının da çok faydalı olacağına inanılmaktadır.

h— Sigarayı bırakmış olan kişilerin henüz başlayanlar ve içenler üzerinde kendi aralarından çıkmış bir insan olarak içmeyen kimselerden daha fazla bir inandırıcılık gücüne sahip oldukları bilinmektedir. Bu gibi kimselerin amatörce hizmetlerinden çok önemli ölçüde istifade edilebileceği anlaşılmıştır.



HeLiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
psikiyatri NeFreT_KiN Sağlık ve Yaşam 27 04-13-2007 03:28 PM
Okuma Alışkanlığı ve Toplumumuz HeLiN Deneme, Hikaye 0 04-12-2007 12:35 AM
sigara içen erkekler sigara "önemli birşeyiniz"i kısaltıyor izleyin:::::::> seejay922 Tanışalım-Kaynaşalım/Geyik Bölümü 6 02-17-2007 04:59 PM
Atatürk'ün beslenme alışkanlığı ABYSS Ulu Önderimiz M.Kemal Atatürk 0 01-07-2007 09:01 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:53 PM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİME veya 0555 582 46 56 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of UslanmaM control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules CONTACT or dial +90555 582 46 56