BÖBREK HASTALARINDA BESLENME


Beslenmenin en önemi amaçlarından biri gün boyunca harcadığımız enerjiyi sağlamaktır. Bu enerji değişik yiyecek gruplarının vücutta yakılması ile elde edilir. Besinlerin yakılması ile açığa çıkan ve vücutta kullanılan enerji miktarı 'kalori' sözcüğü ile ifade edilir.Alınan kalori miktarı harcanandan fazla ise kilo alınır,harcanan kalori alınandan fazla ise kilo verilir. İnsan istırahat halinde iken, saat başına her kilo için yaklaşık bir kalori sarfeder.

Örneğin: 70 kg.ağırlındaki bir kişi 1 günde (70 kg.x24 saat=1680) 1680 kalori harcar. Günlük normal hareketler (konuşmak, okumak, yazmak, kısa mesafe yürüyüşler) ortalama 500-600 kalori ek harcamaya neden olur. Böylece bir günde yaklaşık 2200 (1680+500=2180) kalori sarfedilir.
Değişik yiyeceklerin yakılması ile farklı miktarkarda kalori (veya enerji) elde edilir.Örneğin: 1 gram yağın yakılması ile 9 kalori, 1 gram karbonhidratın yakılması ile 4 kalori,1 gram proteinin yakılması ile 4 kalori enerji elde edilir.

Proteinler: Büyüme ve gelişmenin sağlanması dokuların onarımı ve vücut savunması için en önemli olan besin türüdür. Proteinler aminoasit adı verilen küçük ünitelerin vücudumuzda bir araya getirilmesi ile oluşur. Bu aminoasitlerin bazıları vücut tarafından yapılır, bazıları yapılamaz (esansiyel aminoasitler) ve mutlaka dışarıdan hayvansal gıdalardan alınmsaı gereklidir. Bu bakımdan en değerli gıda yumurtadır. Bunun yanında süt, peynir, diğer hayvansal gıdalar ve kuru baklagillerde de protein bulunur. Proteinler vücutta değişik görevler için kullanıldıktan sonra yıkılır ve bunun sonucu protein yıkım ürünü olan üre,ürik asit, kreatinin gibi vücut için zararlı maddeler açığa çıkar ve sağlıklı kişilerde böbrek tarafından idrarla dışarı atılır. Böbrek yetersizliği varsa söz konusu maddeler dışarı atılamaz ve buna bağlı hastalık belirtileri (halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ağızda kötü koku) ortaya çıkar. Böbrek yetmezliği hastalarında protein alınımın kısıtlanması ile bu zehirli maddelerin üretimi de azaltılmış olur. Bu amaçla kilogram başına 0.5-0.6 gr/gün (genellikle 40 gr) hayvansal kaynaklı protein içeren diyet önerilmekte. Sağalıklı bir erişkinin bir günde alması gerekli protein miktarı yaklaşık kg. başına 1 gramdır (örneğin 70 kg bir şahıs için 70 gr). Bazı hastalar kan üre değerlerini iyice düşürebilme amacı ile diyetlerinde proteini tamamen keserler, bu yanlıştır çünkü vücudun proteine mutlaka ihtiyacı vardır.

Karbonhidratlar: Tüketilen enerjinin %55 ile %70'i üremik hastalarda karbonhidratlardan karşılanır. Türk mutfağında bu tür yiyecekler (ekmek, makarna, yufka ,pasta, börek, pilav ve vb.) genellikle çok tüketildiği için gerekli kalori rahatlıkla sağlanır. Karbonhidratların ve yağların yakılması ile üre ve vb. zararlı maddeler meydana gelmez.Karbonhidratların kısıtlanması şeker hastalğı olan hastalarda önerilir.

Yağlar: Yoğun şekilde enerji sağlayan maddelerdir. Günlük kullanımda yağ dediğimiz zaman tere yağ, margarin,bitkisel yağlar ve çeşitli etlerde bulunan yağlardan kastedilir. Yağ alınmasının asıl amacı vücuda enerji temin etmektir. Aldığımız kalorinin %20 ve %40'i yağlardan sağlanır ayrıca A,D,E,K vitamini gibi yağda eriyen vitaminler de bu besinler ile birlikte emilir. Yağların kendi içinde pekçok alt grubu vardır. Kolestorol çok önemli görevleri olan yağ türüdür. Bir kısmı karaciğerde yapılır, diğer kısmı ise yiyeceklerle alınır.Kanda belirli miktarı aşınca (250 mg ve üzeri) damar sertliğine kalp krizi ve beyin inmeleri için önemli rolü vardır. Böbrek rahatsızlığı olan hastalarda ise hastalığın daha hızlı ilerlemesine sebep olabilir, bu yüzden diyetlerinde kolestorol alımı kısıtlanmalı. Bu hastalara özellikle zeytin, mısır, ayçiçek gibi bitkisel sıvı yağlar kullanmaları tavsiye edilir çünkü, kolestorol sadece hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur

Su : Böbrek yetersizliği cok fazla ilerleyinceye kadar genellikle hastalar içtikleri su ile orantılı miktarda idrar çıkarırlar.

Böbrek yeterszliği henüz başladığı erken dönemlerde kanda üre ve diğer zararlı maddelerin çok yükselmemesi için alınacak en iyi önlem fazla miktarda su içmektir.

Ancak böbrek yetmezliğinin son dönemlerinde idrar miktarı iyice azalır ve su içmekle idrar miktarı artmaz.Fazla suyun vücutta kalması sonucu tansiyon yüksekliğine ,kalp yetersizliğine ,nefes darlığına yol açar.Bu nedenle bir gün önce çıkarılan idrar miktarına 500 ml.(3 su bardağı) kadar su eklenirse alınması gerekli su miktarı bulunur.Bu dönemde hastanın her gün tartılması şarttır.Alınan günlük SU miktarı hesaplanırken içilen çay,ayran,çorba v.b eklenmesi unutulmamalı.

Tuz:Böbrek yetersizliğinde vücuda alınan tuzun atılması azalır ve vücutta birikir.
Fazla miktarda tuz tansiyonu yükseltir vücutta su birikmesine ve kalp yetersizliğine yol açar.Günlük tuz alımı 2-3 gr.olmalıdır.Diyet tuzları böbrek hastalarında çok tehlikeli olabilir.

Potasyum: Tuza benzeyen kan ve dokularda bulunan bir maddedir.Adelelerin ve kalbin kasılmasında çok önemli rol oynar.Böbrek yetersizliğinde potasyum vücuttan uzaklaştırılamaz, böbrekler tarafından ve fazla alınması sonucu kan potasyumun yükselmesine yol açar.Bu çok tehlikeli bir durumdur ve aniden kalp durmasına sebep olabilir.Potasyum en fazla kurutulmuş meyve ve sebzelerde bulunur(üzüm,incir,bamya),taze meyve (muz,üzüm,erik vb.) ve tüm sebzeler.Bu yüzden yemeklerde kullanılan tüm sebzelerin önce haşlanması ve bu suyun atılması önerilmektedir.Her zaman böbrek hastalarına potasyum bakımından kısıtlı diyet önerilmektedir.

Kalsiyum ve fosfor dengesi de böbrek yetersizliğinde bozulmuş ve değişik nedenlere bağlı olarak kemiklerde zayıflık ortaya çıkmaktadır

Kan fosfor düzeylerinde yükselme ve kalsiyum düzeylerinde azalma görülmektedir. Yalnız diyet önerileri ile bunları dengede tutmak mümkün olmuyor çünkü kalsiyumdan zengin gıdalarda fosfor miktarı da fazladır. Bu yüzden mutlaka doktor tarafından önerilen fosfor bağlayıcı ve kalsiyumu yükselten ilaçların kullanılması kaçınılmazdır. Fosfor ve kalsiyum bakımından zengin gıdalar, tüm süt ürünleri ve balıklardır.