![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Sağlık ve Yaşam Uzun Yaşamın Sırları Buradaaa! |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
![]() |
Hormon Hakkında Genel Bilgiler
Hormon Nedir? Büyüme düzenleyici maddelerin kapsamına bitkide doğal olarak oluşan hormonlar ve bitkiye dışarıdan verilen yapay bitki büyüme maddeleri girmektedir. Bitkisel hormonlarla ilgili bir çok kitapta bitki hormonu şu şekilde tanımlanmıştır. Doğal olarak bitkilerde oluşturulan büyüme ve buna bağlı olarak diğer fizyolojik etkinlikleri kontrol eden oluştuğu yerden bitkilerin diğer kısımlarına taşınabilen ve oralarda da etkin olabilen çok az dozlarda dahi etkisini gösterebilen maddelere “Hormon” denir. Hormonlu Besinlere Genel Bakış Tarımsal ürünlerin çabuk büyümesi için bilinçsizce kullanılan hormonlu ilaçlar meyve ve sebzelerin şekillerinde ve tadında bozukluklara yol açıyor. Kanserojen yapıcı etkiye sahip bu ürünleri doğal olanlarından ayırmak için dış görünüşlerine dikkat etmek yeterli.Üretimde büyümeyi artırıcı hormonların gerek hayvansal ürünlerde gerekse bahçe ürünlerinde kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor.Başlangıçta sadece seralarda 10 derece sıcaklık altındaki ürünlerde döllenmeyi sağlamak için kullanılan ilaçların hızlı büyümeyi sağlayıcı etkisi çiftçiler tarafından keşfedilince kullanımı özellikle bahçe bitkilerinde her devrede artış gösterdi.Aşırı hormon uygulaması yapılmış sebzeler insan vücudunda kanserojen yapıcı bir etkiye neden olurken çeşitli zararlı yan etkileri de bulunuyor.Meyvelerin döllenmesini sağlamak için çok düşük dozlarda kullanılan hormonal içerikli ilaçlar insan sağlığını fazla etkilemezken büyümeyi hızlandırarak verimi ve kazancı artırmak için bilinçsizce kullanılan ilaçlar insan sağlığı açısından önemli bir risk oluşturuyor.Manavda ve pazarda bolca satılan ve tüketilen meyve sebzelerin fazla hormon taşıyıp taşımadığını öğrenmek için iyi bir gözlemci olmak ve şekillerine bakmak gerekiyor. Hormonlu Yiyecekler Hormonlu yiyecekler cildi bozar ve sivilce yapar.Seralarda yetiştirilen sebze ve meyveler hormonlarla sentetik maddelerle büyütülür ve haşerelere karşı aşırı ilaçlama yapılır.Besi hayvanları da hastalıklara karşı antibiyotiklerle korunur ve verimliliklerinin artması için de vitaminlerle semirtilir.Bu antibiyotikler ve vitaminler de hayvanlardan ve bitkilerden insanlara beslenme yolu ile geçer.Hormonlu yiyecekler Nasıl Anlaşılır? Kanserojen yapıcı etkiye sahip bu ürünleri doğal olanlarından ayırmak için dış görünüşlerine dikkat etmek yeterli. Çeşitli kaynaklardan derlenen bilgiye göre üretimde büyümeyi artırıcı hormonların gerek hayvansal ürünlerde gerekse bahçe ürünlerinde kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor. Başlangıçta sadece seralarda 10 derece sıcaklık altındaki ürünlerde döllenmeyi sağlamak için kullanılan ilaçların hızlı büyümeyi sağlayıcı etkisi çiftçiler tarafından keşfedilince kullanımı özellikle bahçe bitkilerinde her devrede artış gösterdi. Aşırı hormon uygulaması yapılmış sebzeler insan vücudunda kanserojen yapıcı bir etkiye neden olurken çeşitli zararlı yan etkileri de bulunuyor. Meyvelerin döllenmesini sağlamak için çok düşük dozlarda kullanılan hormonal içerikli ilaçlar insan sağlığını fazla etkilemezken büyümeyi hızlandırarak verimi ve kazancı artırmak için bilinçsizce kullanılan ilaçlar insan sağlığı açısından önemli bir risk oluşturuyor. Manavda ve pazarda bolca satılan ve tüketilen meyve sebzelerin fazla hormon taşıyıp taşımadığını öğrenmek için iyi bir gözlemci olmak ve şekillerine bakmak gerekiyor. NASIL ANLAŞILIR? Sağlıklı meyve ve sebze tüketmek için alışveriş yaparken ürünlerde şu özelliklere dikkat etmek gerekiyor: Domates: Domates kesildiğinde içi fazlaca boşsa meyvenin ucunda sivri memeler ve anormal bir şekle sahipse hormonlu olduğundan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca hormonlu domateslerde dik kesildiğinde ortasında beyaz ve sert bir tabaka görülür. Salatalık: Şekilsiz bir ucu kalın bir ucu ince veya yan yana yapışık meyvelere dikkat edin. İçleri adeta sünger gibi çekirdek evi de kof bir yapıya sahiptir. Yenildiği zaman tat vermez. Biber: Aşırı büyük ve etli bir görünüme sahiptir. Çekirdek evi boş etli kısımda domatesteki gibi beyaz ve sert bir doku hakimdir. Patlıcan: Şekli bozuktur. Kenarında meme gibi şişlikler görülür. Yan yana yapışıktır. Etli kısmı sünger gibi kof olur. Patates: Şekilsiz ve yumruları birbirine yapışıktır. Patateste aşırı gübre ve hormon kullanılırsa içinde kararmalar görülür. Çilek: Aşırı büyük çift yapışık ve içleri boştur. Karpuz: Hormonlu karpuzların çekirdek evleri boştur. Yendiği zaman aşırı nişasta kokusu verir. Arılar devrede: Hormon savaşçıları Türkiye`de tarım ilaçlarının yüzde 40-70`inin kendi bölgelerinde tüketildiğini belirten Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi uzmanları `doğal` üretim koşullarını araştırıyor. - Türkiye `hormon`u tartışırken Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi uzmanları doğanın binlerce yıldır türleri çeşitlendirmek için kullandığı yöntemi kullanıyor: Arılar! ABD ve Belçika ile ortaklaşa yürütülen NATO destekli araştırma sonucunda Antalyalı bir firma `bombus` yetiştirmeye başlamış hatta geçen yıl 20 bin civarında arı kolonisi satmış. Prof. Dr. Osman Kaftanoğlu çalışmayı şöyle anlattı:"Türkiye`deki 49 Bombus cinsinden en uygununu laboratuvarda yetiştirdik uygulama çiftliğimizdeki altı seraya bıraktık. Domates biber patlıcan çilek ve kavuna baktık. Bombuslarla döllenen ürünlerin hepsi ağırlık kalite lezzet ve aroma bakımından hormonla döllendirilen ürünlere tercih edilir nitelikteydi." Hormonlu ürünün içi boş çünkü...Peki arılar ne işe yarıyor? Kaftanoğlu kapalı seralarda polenlerin uçamadığını bitki tozlarını taşıyacak böceklerin de tarım ilaçlarıyla öldüğünü vurguladı: "Böylece ürünler döllenip çiçek açamıyor. Hormon meyve ve sebzenin döllenmesiz çiçek açmasını sağlıyor ama bu yolla olgunlaşan ürünlerin `içi boş` oluyor. Yani seralarda yetiştirilen sebzelerin içlerinin boş olmasının nedeni hormon kullanımı. Bu konudaki tek istisna çilek. Çilek cinsinden dolayı içi boş ve büyük olabiliyor" Tek başına Türkiye`deki tarım ilacı tüketiminin yüzde 10.4`ünü üstlenen Adana`da `yanlış kullanım` 9 milyon ton ürün kaybına neden oldu. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi uzmanı Prof. Dr. B. Oğuz Yurdakul tarım ilaçlarının `aşırı` `zamansız` ya da `uygunsuz` kullanımının Türkiye`de yarattığı tabloyu şöyle anlattı: "Hastalık zararlılar aşırı ilaç veya yetersiz tarımsal savaş nedeniyle Türkiye hububatta 6 milyon 400 bin meyve ve yaş üzümde 1 milyon 600 bin ton sebzede 632 bin ton diğer tarla bitkilerinde 312 bin ton ürün kaybediyor." |
|
|
|

|
|
#2 (permalink) |
|
Administrator
![]() |
GDO'ların Türkiyedeki Durumu
Türkiye’de GDO’lu tohum yasak. Sadece deneme amaçlı olarak izin veriliyor. Genelde baktığımızda devlet bunu konuşmamayı tercih ederek kamuoyundan gizlemeye çalıştı. Tarım Bakanlığı’nda bazı sivil toplum kuruluşlarının da zaman zaman katıldığı Ulusal Biyogüvenlik Komitesi var. Adana Nazilli Harran Diyarbakır Bornova gibi onu aşkın yerde üç firmaya pamuk patates mısır gibi üç dört ürün üzerine deneme amaçlı izin verildiğini biliyoruz. Fakat Türkiye’de gümrüklerden giriş beyana dayalı olduğu için bir kontrol mekanizması yok. İthal eden "transgenik değil" dediğinde devletin tahlil yapması gerekir ama böyle bir olanak yok. 1986’dan itibaren Türkiye’ye önemli ölçüde transgenik tohum girişinin olduğunu biliyoruz. Zaman zaman bazı sahalarda bunun sonuçlarını görüyoruz. Ama böyle ürünlerde etiketleme gibi bir yasal yaptırım olmadığı için burada da bir bilinmezlik söz konusu. Transgenik gıdanın hem tohum hem yem olarak girdiğini düşünüyoruz. Yem Sanayicileri Birliği bir açıklama yaptı "Biz yıllardır ithal ediyoruz zaten Arjantin’den Amerika’dan hiç de bir şey olmuyor" diye. En son Unakıtan Cargill’den alınan bir-bir buçuk milyon ton mısırın transgenik olduğunu civcivlere yem olarak verdiklerini açıkladı. Türkiye’yi bekleyen tehlikeler Türkiye’de gen aktarımı yapılmış ürünlerin tarımı yasak fakat imalatçı firmalardan yasal belge istenmiyor; yani ithalat beyana dayalı. Ayrıca ülkemize tohum olarak değil ürün olarak ithal edilen maddelerin hammaddesi kullanılarak üretilen gıdalar var. Soya bitkisel yağlar kahvemize koyduğumuz krema mısır cipsleri gibi gıdaları tüketerek gen aktarımlı gıdalarla tanışmış olmamız yüksek bir ihtimal. Her türlü GDO analizi biyoteknoloji ve biyogüvenlik analizi risk değerlendirmesi araştırmaları için gereken laboratuvar altyapı çalışmaları devam ediyor. Türkiye ABD’den ithal edilen GDO yemler hayvan beslemede kullanılıyor. Ve bu hayvanlardan elde edilen ürünlerde (et süt yumurta) etiketleme zorunluluğu yok. GDO’lu yemlerin (tohum hariç) ithalatı konusunda bir yasaklama ya da sınırlama yok. saglikvakfi.org den alıntı yapılmıştır.. Herkese sağlıklı günler |
|
|
|