Türkiye’de her sekiz saaatte bir serebral palsili bir çocuk hayata gözlerini açmaktadır.
Serabral palsi spastisite sanıldığının aksine çok yaygın bir hastalıktır ve ülkemizde günümüze değin

çeşitli branşlarca

çoğunlukla yetersiz bir şekilde

tedavi edilmeye çalışılmıştır.
Spastisitenin nedenleri konusunda bilgi veren Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Memet Özek hastalığın belirtilerini ve çocuklarda belli başlı yarattığı sorunları anlattı: Spastisite beyin veya omurilik dokusunda oluşan kalıcı bir hasara bağlı olarak kaslarda ortaya çıkan kıvam artışı

yani sertliktir. Bunun sonucunda hastanın hareket yetenekleri kısıtlanır

ağrılı spazmlar ortaya çıkar

kontraktürler gelişir. Hastanın yaşam kalitesi

eğitimi

bakımı

meslek edinmesi zorlaşır. Bu nedenle aslında toplumumuz için önemli bir sosyal sorundur.
Bebek anne rahminde gelişirken oluşabilecek bir damar tıkanması ve anneye bağlı nedenlerden beyin dokusuna yeterli oksijen gitmemesi örneğin bir nedendir. Doğum olayının yetersiz koşullarda gerçekleşmesi

(evde

tarlada doğum yapmak gibi) ve bu sırada bebeğin anoksik kalması

yani beyin dokusuna az kan gitmesi yine bir başka nedendir. Özellikle doğar doğmaz ağlamamış

mor doğmuş bebekler risk grubunu oluşturur. Prematüre bebekler yine riskli bebek grubuna girmektedirler.
Gelişimi takip edilmeli
İlk planda risk taşıyan bebekler olası spastisite açısından dikkatle izlenmelidirler. Bu bebekler daha önce vurguladığım gibi zor doğum olmuş

doğar doğmaz ağlayamamış veya mor doğmuş bebeklerdir. Doğum öncesi kalp atım hızı yavaşlamış

kordon dolanmış bebekler de yine bu risk grubuna girmektedirler. Bunun yanısıra

gelişme basamaklarında gecikme olan bebekler zaman kaybetmeden hekime başvurmalıdırlar. Örneğin bir bebek üç ayı bittiği halde başını hâlâ tutamıyorsa

9 aylık olmasına rağmen desteksiz oturamıyorsa

bu bir gelişme geriliğidir. Bu aşamada rehabilitasyonun erken dönemde başlaması sonucu çok daha başarılı kılacaktır. Günümüzde rehabilitasyon çalışmaları ne kadar erken başlarsa klinik sonucun o denli iyi olduğu ısrarla vurgulanmaktadır.
Tedavide merkez farkı
Anne babaların hangi konularda dikkatli olmaları gerektiği de çok önemli. Çocuğun ulaşması gereken gelişim basamakları geciktiğinde

ya da zaten doğumun problemli olduğu bebeklerde mutlaka gecikmeden bu konu ile tecrübesi olan bir merkeze başvurulmalıdır. Bu aşamada hekim değil

merkez önemlidir. Zira spastik çocukların tedavisi tek bir hekimin

branşın işi değildir. Bu çocuklar fizik tedavi

nöroloji

çocuk beyin cerrahisi ve ortopedi tarafından ortak izlenmesi ve tedavi edilmesi gereken hastalardır. Bu amaçla da hastanemizde ücretsiz konsey toplantıları yapılmakta ve bu konunun hocaları bu hastaları aynı anda görüp yol göstermektedir. Spastisitenin tedavisinde seçilecek yöntem spastisitenin ağırlığı

tutulan adele grubunun genişliği

hasta yaşı ve tedavide amaçlanan hedeflere göre seçilir.
Çocuklarda epilepsi
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Dr. Uğur Işık çocuklarda epilepsinin nedenleri

öncü belirtileri ve tedavi süreci hakkında şu bilgileri verdi. Çocuklarda epilepsi sıklığı farklı ülkelerdeki çalışmalarda 1000 çocukta 2.4 ile 11.6 arasında değişmektedir. Ülkemizde yapılan çalışmalarda 1000’de 8 ile 11 arasında bulunmuştur. Epilepsinin çok farklı sebepleri olup

doğum öncesi veya sonrasında beynin oksijensiz kalması

anne karnında geçirilen enfeksiyonlar

kromozom bozuklukları

kafa travması

beyin kanamaları

doğuştan gelen aaaabolik hastalıklar

migrasyon anomalileri

beyin tümörleri

menenjit veya ensefalit gibi enfeksiyonlar başlıcalarıdır. Bazı tipleri genetiktir veya sebebi bilinemez.
Nöbet geçirme çok farklı şekillerde olabilir. Yenidoğan bebeklerde kollar ve bacaklarda çevirme hareketleri

yalanma ve yutkunma ya da kasılma şeklinde

daha büyük bebeklerde ani

üstüste sıçramalar

büyük çocuklarda kasılma

ritmik atma

morarma

çenede kitlenme gibi. Bazı tür nöbetler sadece dalma

yalanma yutkunma

anlamsız hareketler ve konuşmalar ile gidebilir. Tanısı için iyi bir hikaye ve fizik muayenenin yanısıra EEG(elektroensefalografi) ve MRI tetkikleri gereklidir. Bunun yanısıra bazı hastalarda genetik

aaaabolik tetkikler gerekebilir.
Öncelikle ilaç tedavisi düşünülür. Günümüzde çok sayıda epilepsi ilacı mevcut olup

nöbet türüne ve EEG bulgularına göre hangi ilaçtan yarar göreceğine karar verilir ve başlanır

her hasta farklı olmakla birlikte en az 2 sene ilaca devam edilir. Bazı hastaların (tümör

kist

migrasyon anomalileri gibi) cerrahiye daha iyi yanıt verdiği bilindiğinden bu hastalar cerrahi ile tedavi edilir. Bunun yanısıra vagus nerve stimülasyonu (pil) cerrahi adayı olmayan ve ilaca yanıt vermeyen epilepsi hastalarında kullanılabilir.