İZMİR'deki Egeria Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Merkezi kurucusu Prof.Dr. Mete Akısü

inek sütü alerjisine çocuklarda her yaş grubunda farklı farklı bulgularla rastlandığını

anne ve babaların bu konuda bilinçli davranmaları gerektiğini söyledi. Prof.Dr. Akısü

“İnek sütü alerjisi ihmal edilirse

çocukta kilo alma ve büyümede gerilik

astım gibi kronik akciğer hastalığı

demir eksikliği anemisi

hiperaktivite

okul başarısında azalma ve davranış değişiklikleri gözlenebilir” dedi.
Prof.Dr. Mete Akısü

bir bebeği büyütürken en doğal beslenmenin

bebeğin annesinin sütü ile sağlanabileceğini vurguladı. Prof.Dr. inek sütünün çok önemli bir protein kaynağı olduğunu belirterek şöyle dedi:
“İnek sütü

anne sütünden tam 4 kat daha fazla protein içerir ve bir buzağıyı büyütecek özellik taşır. Bu denli yüksek protein içeriği ve başka bir türün ürünü olan bu besin maddesi

çocuklarda alerjiye yol açabiliyor. Eğer bebekte süt alerjisi fazla ve annesi de fazlaca süt ve süt ürünü tüketiyorsa bebek sadece anne sütü alsa da alerji bulguları ortaya çıkabiliyor.”
Her yaş grubunda farklı bulgularla görülen inek sütü allerjisi belirtilerinin genelde yeni doğan döneminde yanaklarda pullama ve kızarma

konaklarda artış

göz çevresinde kızarma

burun ve gözlerini kaşıma halinde görüldüğünü bildiren Prof.Dr. Mete Akısü

şöyle devam etti:
“Birinci aydan sonra kolik tarzında karın ağrıları

bebeğin kakasının yeşil- sümüklü ve kan içermesi

çok hapşırma

fışkırır kusmalar ve bebeğin aç olmasına karşın anne memesi ile kavga etmesi

emmeme ve emerken ağlama inek sütü alerjisinin önemli bulgularıdır. Her yaş grubunda farklı farklı bulgularla saptanır. Çocuk

süt

yoğurt peynirin en az birini sevmez. Sütü kakao veya balla içmeyi yeğler. Sütten ya da süt ürününden kötü kokular (inek kokusu) alır ve yemeyi-içmeyi reddeder.”
İnek sütü alerjisinin tedavisinde temel prensibin

alerji yaratan gıdadan sakınmak olduğunu anlatan Prof.Dr. Mete Akısü

şöyle devam etti:
“Tedavi başlangıcında antihistamik ilaçların kullanımı tedavi başarısını arttıracaktır. Ayrıca tedaviye alınan çocuğun inek sütü ile benzer antijenik özellik taşıyan gıdalar açısından izlenmesi gerekecektir. İnek sütü yerine

soya sütü veya koyun sütü ve koyun sütü ürünleri öncelikle tercih edilmelidir. Keçi sütü ile beslenme bazı olgularda benzer alerjik reaksiyonlara neden olabilecektir. Alerjinin azalması ile öncelikle yoğurt ile beslenme denenir ve ardından peynir diyete eklenir ve bir reaksiyon ortaya çıkmıyorsa süt alerjisinin belirgin düzeyde azalma eğilimi gösterdiği söylenebilir. Süte başlarken süt pastörize olsa da çok iyi kaynatılarak çocuğa verilmeli; eğer çocuk reddediyorsa içine diğer katkılar (kakao gibi) konulmalı ve çocuk

inek sütü içmesi için zorlanmamalıdır.”