1 den 6´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Konu: Laboratuvar Tanı Testleri ve Sonuçları (Biyokimya, İdrar, Tam Kan, vb.)

  1. #1

    Exclamation Laboratuvar Tanı Testleri ve Sonuçları (Biyokimya, İdrar, Tam Kan, vb.)



    LABORATUVAR TANI TESTLERİ




    Birçok hastalığın teşhisinde, hastanın genel durumu hakkında bilimsel veriler toplayabilmek için istenilen kan ve idrar tetkikleri vücudumuzun genel durumu hakkında hekime tıbbi dille bilgi veren en güvenilir araçlardır.


    SGOT-AST-SGPT-ALT-GGT:


    Kısaltmalar ile gösterilen bu testler karaciğer fonksiyon testleri anlamına gelir. Karaciğerin etkilendiği düşünülen hastalıklarda hekim tarafından istenilir. Örneğin alkol bağımlılarında, bu testler bakıldığında istenilen değerlerin yükseldiği görülür. Fiziksel muayenesinde karaciğer ağrılı olabilir. GGT(gama-Glutamil-Transferase) olarak isimlendirilen değer böbrek, pankreas, karaciğer, safra kesesi ve prostat epitel (deri) dokusunun hücre mebranında bulunan bir enzimdir. GGT; alkol ve bazı ilaçların etkisi ile yada akut kolesistit ( kolon iltihabı), akut pankreatit( pankreas iltihabı), karaciğer nekrozu( karaciğer dokusunun kansız kalması), ve karaciğer :-):-):-):-)stazlarında artış gösteren bir enzimdir. SGOT; Karaciğer hastalıkları, kalp hastalıklarında yükselebilir. SGPT; Karaciğer hastalıkları, kalp hastalıkları ve bazı maddelerin (ilaçlar) karaciğerdeki toksik etkileri ile kandaki değeri artabilir. Tüm bu testler genellikle karaciğerden kaynaklanan hastalıkların şüphe edilmesi durumda kanda bakılan testlerdir.


    HDL, LDL:


    Kan kolesterol seviyesi parmak ya da kolunuzdan alınan kan örneğinden ölçülür. Bu testte total kolesterol ve iyi kolesterol (HDL) seviyeniz belirlenir. Kan testi öncesi aç olmanız ya da özel bir şey yapmanız gerekmez. Ancak bu verilerin sonucunda kötü kolesterol (LDL) seviyesinin direkt ölçümü gerekebilir, bu test için aç olmanız şarttır. Kötü kolesterol seviyesi doktorunuza kalp hastalığı riskinizle ilgili daha fazla bilgi verir ve tedaviyi belirlemede yardımcı olur.


    HGB ( HEMOGLOBİN ):


    100 cc kanda ne kadar demir taşıyıcı hemoglobin molekülünün bulunduğunu gösteren bir değerdir. Hemoglobin; kanda varolan oksijenle birleşmiş alyuvarlardır. Hemoglobin miktarının normal değer aralığından düşük olması anemi( kansızlık) belirtisi sayılabilir. Hemoglobin; aşırı sıvı kaybında ve Polisitemilerde yüksek çıkarken; anemilerde değeri normalden düşüktür.


    HEMATOKRİT:


    Kan iki kısımdan oluşur. Şekilli elemanlar ve serum olarak ikiye ayrılır. Hematokrit; kanın şekilli elemanlarının, kanın serum miktarına oranıdır. Kan kaybı fazla olan yada yoğun adet kanaması geçiren kadınlarda hemotokrit değeri düşük çıkabilir.


    WBC (Lökosit):


    Beyazküreler yanı akyuvarlarımızın sayısını belli eder. Kanda bakılır. Akyuvar sayısının belirlenen normal kriterlerin üzerinde çıkması vücutta enfeksiyon olabileceğinin işaretidir.


    Trombosit sayısı:

    Kanın pıhtılaşmasını sağlayan şekilli elemanlardır. Eksikliğinde kan yeterli sürede pıhtılaşmayacağı için ağır kanamalara neden olabilir. Bu nedenle trombosit değeri vücut için önemli bir bulgudur. Eksikliğinde periferik yayma denilen ikinci bir test ile trombositlerin durumu incelenir. Operasyon yada doğum gibi kanamanın fazla olabileceği uygulamalardan önce KZ ( Kanama Zamanı) ve PZ (Pıhtılaşma Zamanı) olarak adlandırılan iki test daha yapılarak kişinin kanamaya karşı direnci ölçülür. KZ ve PZ testleri parmağa batırılan lancet( steril iğne) ile çıkan kanın hangi sürede duracağı hesaplanarak yapılır.


    MCV:


    Tam kan sayımında önemli olan bir bulgudur.Özellikle gebelik döneminde annenin kırmızı kan hücrelerinin şekli hakkında genel ve uyarıcı bilgi verir. MCV kırmızı kan hücrelerinin çapı anlamına gelir. Talasemi gibi önemli genetik bağlayıcılığı olan hastalıkların teşhisinde tam kan sayımı içerisinde bakılabilen oldukça pratik ancak genel durum hakkında uyarıcı bilgi veren bir tetkiktir. Talasemi hastalarında MCV oranı düşük çıkar.


    RBC(Kırmızı kan hücreleri):


    Kanda bulunan eritrosit/alyuvar miktarıdır. Kemik iliği hastalıkları yada diğer kan hastalıklarında önemli bilgi verir.


    İdrar Rengi, İdrar dansitesi, İdrar PH, İdrar Glukoz Miktarı, Lökosit Esteraz, İdrar bilirubin, İdrarda kan, İdrarda Protein:


    Eskiden beri idarın renginin, vücudumuzun sağlığı hakkında bilgi verdiği iddiası, günümüzde yapılabilen ayrıntılı idrar testleri ile o zamanlarda inanılan kriterlerin doğruluğunu destekleyici yöndedir. İdrar rengi normal koşullarda berrak ve açık sarıdır. İdrarın konsatrasyonu ile bu renk koyuluğu değişebilir. İdrarın kırmızı olması idrarda kan bulunduğuna yada ürenin çok yüksek olduğuna işaret olabilir. Ancak raifampisin türevi ilaçlar idrarı boyayarak renginin değişmesini sağlayabilir. İdrar dansitesi idrar içerisinde bulunan şekilli elemanların, idrarın su kısmına oranı olarak da açıklanabilir. Akut böbrek yetmezliklerinde ve günlük tüketilen su miktarı ile idrar dansitesinde değişimler görülebilir. İdrar PH’ı; geçirilen idrar yolu iltihaplarında normal değerlerin üzerine çıkabilir. İdrar glikozu sağlıklı bir insanda negatif değerdedir. Ancak kan değerlerinde glukoz miktarının artmış olması, idrarda glukoz bulunmasına neden olabilir. Lökosit esteraz pozitifliği idrarda varolan lokositi, nitrit pozitifliği ise idradaki bakteri varlığının duyarlı olmayan göstergeleridir. İdrarda protein varlığı dikkat edilmesi gereken bir değerlendirmedir. Çok su içen yada idrara sık çıkan dilüe olmuş idrarda protein miktarı normal değerleri şaşırtıcı boyutta az çıkabilir. Bu nedenle idrarda protein miktarına genellikle 24 saat idrar toplanarak yapılır.


    BUN (KAN ÜRE NİTROJEN):


    Genellikle renal yani böbrekten kaynaklı problemlerde istenen bir tetkiktir. Ancak BUN değeri karaciğerde sentezlendiği ve tübüler rezabzorsiyonu da olduğu için renal fonksiyon bozukluğu yaşanmadığı durumlarda da değişimler görülebilir. Fazla protein alımı, aminoasit infüzyonu, Gastrointestinal sistem kanamaları (örneğin mide kanaması) ve kortikosteroid ve tetrasiklin türü ilaçların kullanımı da BUN düzeyini artıran nedenlerdir. Yine protein eksikliği ( malnütrisyon, çölyak hastalığı, nefrotik sendrom gibi), herhangi bir nedenle oluşmuş akut ve kronik ağır karaciğer hastalığı gibi durumlarda kan BUN düzeyler düşük çıkabilmektedir.


    KREATİNİN:


    Kreatinin düzeyi kas :-):-):-):-)bolizması ile yakından alakalı bir değerdir. İlerlemiş böbrek fonksiyon hastalıklarında kreatin miktarı iki katına çıkabilir. Bu tür durumlarda 24 saat biriktirilen idrarda yapılan kreatinin klirens hesaplamaları renal fonksiyonlar hakkında bize bilgi verilebilir. Ancak kreatinin miktarının yüksek olması sadece böbrek fonksiyon bozukluklarında ortaya çıkmaz. Ağır spor yapan sporcularda kas :-):-):-):-)bolizmasının hızlı olması nedeniyle kreatinin düzeyi de yüksek çıkabilir. Serum kreatinin denilen ve kanda bakılan kreatinin miktarı genel anlamda renal fonksiyonumuzun ne durumda olduğu hakkında bilgi verir. Yapılışı ve tam kan tetkiki ile birlikte istenilmesi genel bir değerlendirme açısından oldukça pratiktir.


  2. #2

    Standart

    TİROİT HASTALIKLARININ TEŞHİSİ
    Tiroit hastalıkları nasıl teşhis edilir?
    Hastanın vereceği öykü tanıda ilk adımdır. Yakınmaların nasıl ve ne zaman başladığı nasıl seyrettiği hekime tam olarak anlatılmalıdır. Ayrıca daha önceden geçirilmiş sorunlar ayrıntıları ile belirtilmeli ve ailede tiroit ile ilgili sorunu olan bireyler hatırlanmalıdır. Bu bilgilerden elde edilenler hekime isteyeceği tetkikler hakkında fikir vereceği gibi gereksiz tetkiklerin de yapılmasını bir ölçüde önleyecektir.
    Tanıda ikinci önemli adım hastanın hekim tarafından muayenesidir. Gerek tiroit bölgesinin gerekse diğer sistemlerin muayenesi hastalık hakkında önemli ipuçları verecektir. Böylece tiroitte büyüme olup olmadığı, varsa büyümenin şekli ve kanseri çağrıştırıp çağrıştırmadığı belirlenir ve tiroidin çalışması hakkında fikir sahibi olunabilir. Bu bölümde de hasta ile hekim arasındaki uyum olması önemlidir.


    Kan testleri

    • Kanda TSH ve tiroit hormonlarının (T3 ve T4) düzeylerinin ölçülmesi: Tiroidin çalışması hakkında önemli bilgiler verir. Başlangıçta öykü ve muayenede çalışma bozukluğu belirlenememişse tek başına TSH'nın ölçülmesi yeterli olabilir. Duyarlı bir sonuç elde edilebilmesi için TSH' ya sensitif ya da ultrasensitif yöntemle bakılması tercih edilir. Üstünde önemle durulması gereken nokta: Bu tetkiklerin normal olması tiroidin çalışmasının normal olduğunu gösterir. Hastada guatr, tiroit kanseri gibi diğer hastalıkların olmadığını belirlemez. Bunlar için diğer tetkiklere gereksinim olabilir.
    • Bağışıklık sistemini kontrol eden testler: Bunlar antitiroglobulin antikor ( ATA ), anti TPO antikor ( AMA ) ve Anti TSH-R ( TRAb ) gibi isimler almaktadır. Graves hastalığı, Hashimoto hastalığı ve bazı tip tiroiditlerin tanısında yardımcı olurlar.
    • Tiroglobulin tayini: Bu test özellikle tiroit kanseri nedeniyle ameliyat olmuş hastaların izlenmesinde önemli ip uçları vermektedir. Ancak bu testin tam olarak değer kazanabilmesi için bireyde gözle görülebilir tiroit dokusunun kalmamış olması gerekmektedir.
    • Medüller kanserlerin tanı ve tedavisinde kanda tirokalsitonin: adı verilen bir hormonun ölçülmesi faydalı bilgiler verir.
    • Yine medüller kanser olan ailelerde diğer bireylerin taranması için ret genindeki mutasyonları gösterecek genetik çalışmalar yapılabilir.
    TİROİT HASTALIKLARININ TEŞHİSİ

    Tiroidin görüntülenmesi:
    Tiroidin şekli, genel olarak büyüyüp büyümediği, nodül içerip içermediğinin tam olarak belirlenebilmesi için başvurulan testlere görüntüleme yöntemleri denir.
    Hastaya küçük dozlarda, tiroit tarafından tutulabilen radyoaktif bir madde verildikten sonra özel bir kamera aracılığıyla bu maddenin tiroit tarafından ne oranda ve nasıl tutulduğu gösterilebilir. Bu yönteme tiroit sintigrafisi adı verilmektedir. Böylece tiroidin yapısı ve belli oranda çalışma şekli belirlenebilir. Resim 9'da bu yöntemle yapılmış bir tetkik görülmektedir.


    Resim 9a:
    Sintigrafide normal tiroit


    Resim 9b: Sintigrafide nodül (beyaz ok)

    Ultrason ise ses dalgalarını kullanarak tiroidin yapısını göstermeye yönelik bir tetkiktir. Bu yöntemle ele gelmeyen çok küçük nodüller gösterilebilir . Ayrıca nodülün çok önemli olabilen iç yapısı hakkında da fikir edinilir. Resim 10 da görüldüğü gibi tiroidin sol tarafında bulunan bir nodülün içinin sıvı ile dolu olduğu ( kistik nodul ) belirlenmiştir. Bu bulgu büyük olasılıkla bu nodülün kanser olmadığını gösterir.


  3. #3

    Standart

    HEMOGLOBIN VE HEMATOKRIT


    Normal Değerler :
    Hemoglobin: 14-18 g/dL (erkek); 12-16 g/dL (kadın)
    Hemotokrit: % 42-52 (erkek); %36-46 (kadın)


    Açıklama :

    Hemoglobin ve hematokrit sıklıkla beraber istenen ve kanın oksijen taşıma kapasitesini ölçmek için kullanılan testlerdir. Hemoglobin kırmızı kürelerde bulunan ve temel olarak oksijenin taşınmasından sorumlu maddedir. Hematokrit ise kırmızı kürelerin kan içerisindeki yüzdesini gösterir. Genellikle hematokrit değeri hemoglobin değerinin üç katıdır. Hemoglobin ve hematokrit bebeklerde, gebe kadınlarda, bakım evlerinde yaşayan yaşlılarda, adet gören kadınlarda mutlaka kontrol edilmelidir. Bu testlerin en önemli yanı aneminin tespit edilebilmesini sağlamasıdır.

    Artığı Durumlar :
    Polisitemilerde, doğuştan var olan kalp hastalıklarında, aşırı su kaybında yüksektir. Orak hücre anemisi gibi kırmızı küre şekil bozukluklarında hemotokrit hatalı olarak yüksek çıkar, bunlarda hemoglobin miktarına bakılmalıdır.

    Azaldığı Durumlar :
    Anemilerde

  4. #4

    Standart

    ALBUMIN

    Normal Değerler : 3.5-5.5 g/dL

    Açıklama :
    Albümin karaciğerde sentezlenen bir protein türevidir. Sağlıklı yetişkin karaciğerinde günde 12-14 gram kadar albümin sentezi yapılır. Sağlıklı kişilerde rutin olarak albümin bakılmasına gerek yoktur. Sağlıklı bir kişide albümin düzeyinin biraz yüksek ya da düşük çıkması da klinik bir önem taşımaz. Kan albümin düzeyi ölçümü özellikle ödemi olan, karaciğer hastalığı bulunan veya beslenme bozukluğu düşünülen kişilerde önem taşır.

    Arttığı Durumlar :
    Albümin düzeyinin yüksek ölçülmesi genellikle vücuttan su kaybı bağlıdır. Önemli değildir.

    Azaldığı Durumlar :
    Yaşlı insanlarda, karaciğer hastalığı olanlarda ve beslenme bozukluğu bulunan kişilerde albümin azalır. Bazı hastalarda idrar ya da bağırsak yolu ile albümin kaybı gerçekleşmektedir. Sonuçta albüminin kan düzeylerinde azalma (hipoalbüminemi) kan onkotik basıncının düşmesine bu da dokular arasında sıvı birikimine neden olarak özellikle bacaklar ve sırtta ödeme neden olur.

  5. #5

    Standart

    ALKALEN FOSFATAZ - ALP


    Normal Değerler :
    30-1 20 U/L

    Açıklama :
    Vücutta neredeyse bütün dokularda bulunan ama ne iş yaptıkları tam anlaşılamamış bir enzimdir. Normal yetişkinde kanda ölçülen ALP ın yarısı karaciğer yarısı da kemik kökenlidir. ALP özellikle safra akımının durması ya da yavaşlamasına bağlı olarak görülen karaciğer hastalıkları için iyi bir testtir.


    Artığı Durumlar : Çocuk ve gençlerde hızlı kemik büyümesi nedeniyle normal yetişkine göre ALP değerleri 2-4 kat daha fazla olabilmektedir. Yine doğuma yakın gebelerde de plasenta tarafından sentezlendiğinden ALP değerleri yüksektir. Safra yollarındaki tıkanma sonucu ALP değerleri yükselir. Ayrıca kemik hastalıklarında da (özellikle Paget hastalığı) ALP değerleri yükselir. Pek çok ilaç da ALP düzeylerini yükseltebilir, bu nedenle ALP yüksekliği çoğu zaman bir hastalık belirtisi olmayabilir.

  6. #6

    Standart

    TRANSAMINAZLAR ( Aspartat (AST, SGOT) - Alanin (ALT, SGPT) )


    Normal Değerler : Aspartat (AST, SGOT) : 0-35 U/L
    Alanin (ALT, SGPT) : 0-35 U/L

    Açıklama : Transaminazlar karaciğer hücrelerinde bulunan enzimlerdir. Karaciğer hasarında hücre dışına sızarlar.


    Artığı Durumlar : Kan seviyelerinin yükselmesi, karaciğer hasarına bağlı olarak bu iki enzimin hücre dışına sızması anlamını taşımaktadır. Genellikle bu enzimlerin kan seviyeleri karaciğer hasarının şiddetini yansıtır.ALT karaciğere daha özgül iken, AST kalp ve iskelet kası harabiyetinde de yükselmektedir. Bu nedenle AST aynı zamanda myokard enfarktüsünün izlenmesinde de kullanılmaktadır. Karaciğerin hastalıklarında alkole bağlı karaciğer hasarı hariç ALT, AST den daha yüksektir.


    Azaldığı Durumlar : ALT ve AST değerlerinin normalden düşük olması nadiren görülen bir durumdur. Eğer bilinen bir karaciğer hastalığı yoksa genellikle önem taşımaz.


Benzer Konular

  1. İdrar Tutamamak İdrar Kaçırma Gebelik
    By HeLiN in forum Hamilelik
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 08-14-2007, 12:42 AM
  2. Biyokimya
    By BoDyGuArD in forum Meslek Grupları
    Cevaplar: 2
    Bölüm Listesi: 06-30-2007, 03:06 PM
  3. Tarımsal Laboratuvar
    By BoDyGuArD in forum Meslek Grupları
    Cevaplar: 2
    Bölüm Listesi: 06-30-2007, 11:01 AM
  4. Laboratuvar
    By BoDyGuArD in forum Meslek Grupları
    Cevaplar: 2
    Bölüm Listesi: 06-30-2007, 09:08 AM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]