USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > NE ARARSAN KÖŞESİ > Sağlık ve Yaşam > Sağlık Konuları
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Sağlık Konuları Bütün Sağlık Konuları Hakkında Bilgiler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-27-2008, 02:21 PM   #1 (permalink)
Co-Admin
 
Gulii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Exclamation Suyla İlgili Tehlikeler

Her yıl ülkemizin yüzlerce vatandaşı yaz aylarında ve özellikle ailece suda boğularak kaybedilmektedir.
Suyla ilgili tehlikeleri
1.
Yüzme ilgili kazalar
2.Dalış sorunları
3.Sel kaza ihmal veya intiharlar sonucu suya düşmelere bağlı boğulmalar olarak üç kategoride ele alabiliriz. Son saydığımız neden grubunun özellikle ülkemiz için oldukça önemli bir yere sahip olduğu kanısındayım. Aynı grupta ülkemizde çok sık karşılaşılmamakla beraber tekneler sportif su araçları ve tehlikeli sualtı canlılarının neden olduğu yaralanmalar da unutulmamalıdır.
Solunumla İlgili Temel Bilgiler
Suyla ilgili tehlikelerde ana tema boğulma olduğundan öncelikle boğulma mekanizmasını anlamak gerekir. Bunun için dilerseniz kısa bir anatomi ve fizyoloji turuna çıkalım.
Solunum sistemimiz; göğüs kafesimiz içerisinde yerleşimli akciğerlerimizağız ve burundan başlayıp alveol adını verdiğimiz en uç hava keseciklerinde son bulan hava yollarıkarın ve göğüs boşluğunu birbirinden ayıran diyafram adı verilen çizgili kasın en önemli rolü üstlendiği esas ve kaburgalar arasında bulunan yardımcı solunum kasları ile tüm bu sistemleri koordine eden ve beyin sapında bulunan solunum merkezinden ibarettir.

Gırtlak veya diğer adıyla larenksin üst bölümündeki boğazağız ve burunu içeren kısım üst solunum yollarını; larenks trakea olarak da bilinen ana soluk borusu sağ ve sol ana bronşlar bronşiyol olarak adlandırılan daha ince hava yolları ve alveol olarak bilinen gaz değişiminin yapıldığı hava keseciklerinden ibaret kısmı ise alt solunum yollarını oluşturur. Her iki akciğerde toplam olarak ortalama 700 milyon alveol bulunur ki bu alveollerin toplam yüzeyi ile bir basketbol sahasının dörtte biri kaplanabilir. Soluk verme sırasında birbirlerine yaklaşan nemli alveollerin yapışmasını iç yüzeylerinde bulunan ve sürfaktan adı verilen madde engeller. Göğüs boşluğunun dış ortamla teması sadece trakea ile sağlanır. Yani Akciğerin bulunduğu göğüs boşluğunda hava yokturvakum vardır.

Dakika solunum sayımız 12-15 arasında değişir;kalp atım sayımız ise bunun yaklaşık 5 katı kadar olup dakikada 60-75 arasındadır. Normal olarak soluduğumuz havanın deniz seviyesindeki basıncı 760 mmHg (milimetre-civa) olup; %79’unu Azot gazı (NO2) %21’ini Oksijen gazı (02) ve %1’ini ise başta Kükürtdioksit (SO2) olmak üzere diğer eser miktardaki gazlar oluşturur.
Soluk alıp-verme eylemimiz kısmen istemlidir. Soluk alıp-verme eylemimizi kısa bir süre için durdurabilir derinliğini ve hızını artırabilir veya azaltabiliriz. Tabii ki solunumunuzu sonsuza dek durduramazsınız. Yarı otomatik olarak çalışan bu sisteminin kontrolünü beyin sapının oldukça korunaklı bir bölgesinde bulunan Solunum Merkezi yapar. Atardamar kanındaki karbondioksit düzeyi solunum merkezinin esas uyaranıdır; Karbondioksit düzeyinin çok az artışı bile solunum hızını artırırken karbondioksit düzeyinin azalışı ise solunum hızını yavaşlatır. Bunun içindir ki kafa travmalı hastalara gerekmedikçe çok yüksek düzeylerde Oksijen vermemek gerekir. Profesyonel dalgıçların suya dalmadan önce sık sık soluk alıp vererek kan karbondioksit düşürüp solunum merkezini kısmen yanıltarak enstrüman kullanmaksızın su altında uzun bir süre kalabilmeleri de karbondioksitin solunum regülasyonundaki önemini gösteren bir başka örnektir. Solunum merkezinin solunum regülasyonunu her bir solunumda bile değiştirebildiğini ve bu regülasyonda atardamar kanındaki Oksijen düzeyinin de önemli bir etken olduğu unutulmamalıdır.
Vücudumuzun bütün hücreleri temel enerji kaynağı olan Glukozu Oksijenle beraber yakarak Enerji Karbondioksit ve Su açığa çıkarırlar

Glukoz + Oksijen--- Enerji + Karbondioksit + Su


Yukarıdaki formülle ifade etmeye çalıştığımız döngüye aaaabolizma veya kısaca Yaşam Formülü denilebilir. Yukarıdaki denklemin bozulması yaşamla bağdaşmaz. aaaabolizma sonucu açığa çıkan Karbondioksitin hızlıca vücuttan uzaklaştırılıp enerji elde edebilmek için Oksijenin hızlıca dokulara taşınması gerekir. İşte kanın şekilli elemanlarının çoğunluğunu oluşturan Kırmızı Küre veya Eritrosit olarak adlandırılan ve disk şekilli iki tarafı da içbüaaa olan kan hücreleri üzerindeki hemoglobin bu işlemler için biçilmiş kaftandır. Tabii ki hemoglobinin kanımıza ve bayrağımıza kırmızı rengini vermek dışındaki en önemli görevi budur. Hemoglobinin Kandaki Karbondioksit düzeyi artınca veya Oksijen düzeyi düşünce solunum merkezimizden verilen direktifle diyafram kası ve göğüs kafesimizdeki diğer esas ve yardımcı solunum kasları kasılarak göğüs kafesimizde yaklaşık –6 mmHg’lik negatif basınç oluşturur. İçerisindeki bronşlar ve damarlar hariç tutulursa yapısında kas bulunmayan ve elastik yapıda olan Akciğerler kendini saran zarlar arasındaki bu vakum etkisi yapan negatif basınç sayesinde yanlara ve aşağıya doğru genişleyerek içerisine 760 mmHg atmosferik basınçtaki dış ortam havasını alır. Üst solunum yollarından alt solunum yollarına doğru hızla ilerleyen havanın yolculuğu gaz değişiminin yapılacağı ve sayıları milyonlarca olan hava keseciklerinde yani alveollerde son bulur. aaaabolizma sonucu açığa çıkan ve Kırmızı Kürelerdeki Hemoglobine bağlanan Karbondioksitin yolculuğu dokular arasındaki kılcal toplardamardan başlayıp alveollerin etrafındaki kılcal atardamarda son bulur. İşte karbondioksitten zengin kan ile oksijenden zengin hava burada karşılaşırlar ve Pasif difüzyon kurallarına göre bu ince ve nemli zarlar üzerinden taraflar elinde çok olanı verir az olanı alır. Böylece kırmızı kürelerdeki Hemoglobine bağlanan Oksijenin yolculuğu bu defa alveol etrafındaki kılcal toplardamarlardan başlayıp dokular arasındaki kılcal atardamarlarda son bulur. Bunu bizim nefes alıp vermemizin öyküsü olarak kabul ediniz. Akciğerler içerisindeki havanın basıncı nefes alırken 759 mmHg’ye düşerken nefes verirken ise 761 mmHg’ye kadar yükselir. Nefes alma sırasında karın ön duvarı kaslarının gevşemesinin nedeni bu esnada diyafram kasının aşağı doğru kasılıp karın içi basıncını artırmasının karın içi organları üzerindeki etkilerini nötralize etmektir. Kılcal atardamarlardaki kan bütün oksijenini dokulara vermez. Bunun içindir ki verdiğimiz nefesteki havada % 16 Oksijen (O2) %5 Karbondioksit ve yine %79 Azot gazı (NO2) bulunur ve bu düzeydeki Oksijen suni solunum için yeterli olacaktır.

Dr.Mehmet DOKUR
Özel Kadıköy Hastanesi
İlkyardım ve Acil Uzmanı

Gulii isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Yatağınızdaki görünmeyen tehlikeler.... RebelliouS Sağlık ve Yaşam 0 06-13-2008 08:42 AM
Yatağınızdaki görünmeyen tehlikeler.... HeLLs anGeL Ev ve Dekor 0 06-12-2008 06:03 PM
Klimadaki tehlikeler rekap Güncel HABERLER 0 06-27-2007 08:53 AM
Mutfağımızdaki Tehlikeler!!! ByemonaR Sağlık ve Yaşam 0 05-10-2007 07:41 PM
İlaçlardaki Gizli Tehlikeler HeLiN Sağlık ve Yaşam 0 04-14-2007 10:19 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:02 AM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİME veya 0555 582 46 56 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of UslanmaM control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules CONTACT or dial +90555 582 46 56