![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Orgeneral
![]() ![]() |
Sinüsler
kafatasının daha çok ön bölümüne yerleşmiş bulunan içi hava dolu boşluklardır. Yeni doğan bir bebekte hepsi tam olarak gelişmiş olmasa da sinüs bulunur. Erişkin yaşa kadar gelişerek büyümeleri tamamlanır. Sinüsler ne işe yarar? Bu sorunun tek bir yanıtı yoktur. Kafatasına gelen darbelere karşı etkiyi azaltıcı oldukları ısı yalıtımı yaptıkları ses karakterine katkılarının olduğu söylenebilir. Sinüsler 4 ana gruba ayrılır. Frontal sinüs alında; maksiller sinüsler yanaklarda; etmoid sinüsler burun tavanına yakın ve her iki göz küresinin arasında; sfenoid sinüs ise etmoid sinüslerin yerleşmiştir. Sinüsler dar kanallarla burun içine açılırlar. Bu kanallardan sinüslere hava girişi olurken sinüs içinden salgılanan ve tüylü hücrelerle taşınan salgılar burun içine oradan da genize akar. Erişkin bir insanda ortalama olarak günde 500 cc kadar normal burun ve sinüs akıntısı genize akar ve yutulur. Bu akıntı hastalık belirtisi değildir. Akıntıyla birlikte hava yoluyla buruna ve sinüslere girmiş olan toz parçacıkları ve bakteriler de taşınır. Mideye giden bakteriler mide asidi tarafından parçalanarak etkisiz hale gelir. Ancak bazı durumlarda akıntı rahatsız edici hale gelebilir. Allerjik burun hastalığında akıntı bol miktarda ve su gibidir; kıvamı arttığında yapışkan hale gelir ve yutulması zorlaşır; sinüzit durumunda ise akıntı hem yapışkan hem de iltihap nedeniyle sarımsı yeşil renkte olabilir. Sinüslerin görevlerini normal olarak yerine getirebilmesi için kanalların açık salgı yapısının normal ve bunları taşıyan tüylü hücrelerin de sağlıklı olması gerekir. Sinüzit terimi bahsedilen sinüslerden biri birkaçı ya da hepsinin iltihaplanması demektir. Sinüzite bağlı şikayetler yüzde ağrı burun tıkanıklığı iltihaplı akıntı koku alma bozukluğu ağız kokusu dişlerde ağrı öksürük ateş ve halsizliktir. Bunların hepsi her zaman olmayabilir. Nadir olmayarak sinüzit ve bronşit bir arada görülebilir. Sinüzitin tedavisi akciğerlerin de iyileşmesini sağlar. Sinüzit nadiren komşu olduğu göz ve beyine enfeksiyonlarına neden olur. Sinüzit tanısı bazen yanlış olarak kullanılmaktadır. Özellikle hastalar burun ve sinüslerdeki dolgunluk ve tıkanıklık için olduğu kadar hemen her baş ağrısını sinüzit olarak yorumlamaktadırlar. Günlük yaşamda karşılaşılan baş ağrılarının aslında küçük bir kısmını sinüzitler oluşturmaktadır. Sinüzite bağlı baş ağrıları tipik olarak soğuk algınlığı ve burun tıkanıklığının arkasından başlar. Nedeni sinüslerin kanalının tıkanması ve sinüs içerisinde oluşan vakumun ağrı oluşturmasıdır. Daha çok alın göz çevresi ve yüzde ağrı olur. Yere eğilmekle artar. Migrende olduğu gibi bulantı yoktur ve krizler halinde gelmez. Sinüzit oluşması için koruyucu mekanizmaların bozulması gerekir. Bu mekanizmaların en önemlisi tüylü hücrelerin yaptığı temizliktir. Hücrelerin çalışması daha çok soğuk algınlığı denilen viral hastalıklar sırasında bozulur. Ayrıca sinüslerin içini döşeyen örtü kalınlaşır. Bu durum sinüslerin burunla bağlantısını sağlayan kanalların da tıkanmasına yol açar. Bunun ardından bakteriler sinüs içerisinde çoğalarak sinüzit dediğimiz hastalık tablosunu oluşturur. Ancak sinüzit her zaman bakterilerle oluşmaz. Virüsler ve mantarlar da sinüzit yapabilir. Sinüzit bazı durumlarda daha sık görülebilir. Sık soğuk algınlığı geçirenlerde allerjisi olanlarda septum denilen burun orta bölmesinin sinüs kanallarının olduğu yerlerde çıkıntı yapması durumunda polipleri olanlarda hava kirliliğinde sigara içenlerde salgı yapısı çok yapışkan olanlarda sinüzit daha sık görülür. Ayrıca soğuk algınlığı bulguları olmayan tek taraflı sinüzitlerin diş hastalıkları ve diş çekiminden kaynaklanma olasılığı akla gelmelidir. Basit bir soğuk algınlığında görülen şikayetler ortalama 1 hafta sürmektedir. Bu süreden sonra devam eden şikayetler hekime başvurmayı ve sinüzit tedavisini gerektirir. Muayenede burun içi yapıları ve akıntının niteliği görülür. Gerekli görüldüğünde röntgen tetkiki yapılabilir. Özel durumlarda sinüs kanallarında gelen akıntı bakteri araştırması için laboratuvara gönderilebilir. Sinüzit tedavisinde sinüslerin havalanmasını kolaylaştıran dekonjestanlar (tablet süspansiyon ve burun damlası şeklinde) ve bakterilere karşı antibiyotikler sıklıkla kullanılır. Şikayetlerin 2 ay kadar devam etmesi veya sık sık tekrarlaması durumunda kronik sinüzit söz konusudur. Bu durumda sinüslerin yapısını ve hastalık nedenlerini ayrıntılı olarak görebilmek için bilgisayarlı tomografi tetkiki yaptırılır. Eğer belirlenen durumun ilaçlarla tedavisi mümkün olmayacaksa cerrahi tedavi önerilir. Son zamanlarda yaygın olarak kullanılan "Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi (FESS)" kronik sinüzitlerin tedavisinde eskiye oranla son derece başarılı sonuçların elde edilebilmesini sağlamıştır. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | UslanmaM | Cevaplar | Son Mesaj |
| sinüzit | EniCmA | Sağlık ve Yaşam | 0 | 07-03-2008 12:36 AM |
| Sinüzit | GALADRİEL | Anne, Çocuk ve Bebek | 1 | 02-23-2008 12:54 PM |
| Sinüzit | DeViL | K.B.B Tedavisi | 1 | 12-01-2007 04:26 PM |
| Sinüzit | EXiR | Hastalık Türleri | 0 | 09-05-2007 09:15 PM |
| Sinüzit | EXiR | Hastalık Türleri | 1 | 09-03-2007 09:55 AM |
