![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Sağlık Haberleri Sağlıkla İlgili En Güncel Haberler!! |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mareşal
![]() |
Belçika'da şişmanladı Türkiye'de zayıfladı
Belçika'da yaşayan 60 yaşında bir delikanlı Jacques Mecheri. 123 kiloydu.Türkiye'ye geldi 34 kilo verdi. Nasıl mı?60 yaşında bir delikanlı Jacques Mecheri. Muzaffer Kuşhan'ın kliniğine girdiğinde 123 kiloydu. Azmetti ve 34 kilo verdi. Kilolarından dolayı depresyona girmese de kendinden utanacak duruma gelen Jacques'ın Fransa'da başlayıp Belçika Brüksel'de devam eden ve İstanbul'a kadar uzanan hayatı oldukça enteresan10 yıl evvel kilo almaya başladım. Çok çalışıyordum. Kafamı kaşıyacak zamanım yoktu. Hep işime konsantreydim. İşimi önemsemekten kendimi önemseyemez duruma gelmiştim. Bu şekilde kilo aldım. Devamlı restoranlarda yiyip içip işe gidiyordum. Hayatım iş ve restoranlar arasında geçiyordu. Çünkü her saniyem çok değerliydiJacques Mecheri'nin Belçika'dan İstanbul'a uzanan yolculuğunu öğrenmek üzere yola çıktığımda itiraf etmeliyim ki oldukça heyecanlıydım. Hem kafamda milyonlarca soru vardı hem de Belçika'da yaşayan bir Fransız ile röportaj yapacak olmak beni biraz germişti. Aklıma ister istemez Sting'in dünyaca ünlü "Englishman in Newyork" şarkısı takıldı. Acaba bu Fransız beyefendi de şarkının sözleri gibi İstanbul'da kendini bir uzaylı gibi hissediyor muydu? Yabancı bir ülkede kilo vermek için haftalarca kampa girmek oldukça zor olmalıydı. Röportaj yerine gittiğimde ve Jacques'ı ilk gördüğümde Fransızlara özgü hareket ve tavırlarıyla yaşını başını almış bir delikanlı ile karşılaştım aklımdaki sorular birbirini kovaladı. Jacques tam bir delikanlı edasıyla tanıttı kendini röportaj su gibi akıp gitti. En çok merak ettiğim "Neden doğduğu ülke Fransa'da ya da yaşadığı Belçika'da değil de İstanbul'da Dr. Kuşhan'ın diyet merkezini tercih ettiği"ydi. Kafamdaki soruların yanıtlarını ziyadesiyle aldım. Üstelik Jacques'ın büyük bir Atatürk hayranı olduğunu öğrendim. Evet Jacques verdiği kiloların etkisiyle dünyaya farklı bakıyordu artık. Geçmişte onu yok sayan görmezden gelen insanlar artık görüyorlardı. Kiloları yüzünden soluğu İstanbul'da alan Jacques'in hikayesi bir hayli ilginçti… Kuşhan'ın merkezinde ne kadar kaldınız? Kuşhan'da tam sekiz hafta kaldım. Fakat üç hafta aralıklarla geldim gittim. Üç hafta kalıp ardından üç hafta aynı durumu dışarıda devam ettirdim. Sonra tekrar girdim üç hafta daha kalıp bir ay kadar dışarıda geçirdim ve ardından iki hafta daha kaldım. Ama bu dinlenme süreçlerinde aynı diyeti dışarıda devam ettirdim.n Öğrendiğim kadarıyla çocukluğunuzda kilolu değildiniz sonradan kilo almışsınız…10 yıl evvel kilo almaya başladım. Çünkü çok çalışıyordum. Egzersiz ve spor yapmayı bırakın kafamı kaşıyacak zamanım yoktu. Her zaman işime konsantreydim. İşimi önemsemekten kendimi önemseyemez duruma gelmiştim bu şekilde kilolar artmaya başladı. Devamlı restoranlarda yiyip içip işe gidiyordum. Hayatım iş ve restoranlar arasında geçiyordu. Çünkü bir saniyem bile çok değerliydi. Kendimi ihmal etmeye başladım. Dikkat etmedim en çok önem vermem gereken şeyi sağlığımı ihmal ettim. Kendinizi bu denli ihmal ettiğiniz iş neydi? Ne iş yapıyordunuz? İş adamıydım risk sermayesi işindeydim. Küçük ve orta ölçekli şirketlerin finans işiyle ilgileniyordum. Fakat bir yıl evvel radikal bir kararla şirketimi sattım. Yeni işler yapmak için. Ama öncesinde kilo vermek zorundaydım. Yeni bir hayat istiyordum bunun için başlangıç kilo vermekti. İyi bir zamanlama sanıyorum sizin için… Evet bu benim için iyi bir zamanlamaydı. Yapacak bir şeylerim olmalıydı artık kendime bakmaya karar verdim. Kendime bakmaya ve kendimi önemsemeye karar verdiğim için zayıflama kararını da aldım. Şişmanken günlük ihtiyaçlarınızı kolaylıkla yapabiliyor muydunuz? Hayatım çok basitti daha doğrusu kolaydı. Yerken oturuyordum işe gittiğimde işimi yaparken oturuyordum arabamı kullanırken oturuyordum. Hiç hareket etmiyordum ki… Oturarak tüm işlerimi hallediyordum en fazla yürüyüşüm işten otoparka evden otoparka oluyordu. Bedeninizden dolayı kendinizi nasıl hissediyordunuz? Kilolarımdan dolayı utanıyordum. Hiçbir zaman depresyona girip krizler geçirmedim ama kendimden utandım. Çünkü aynaya baktığımda "Aman Allahım önceden ne kadar da iyi görünüşlü bir adamdım" deyip hayıflanıyordum. Eski zayıf ve düzgün halime geri dönmek istiyordum. Kilo sorununuz karşı cinsle ilişkilerinize de yansıdı mı? Kadınlarla ilişkilerim zayıfken şişman halime göre çok daha iyiydi. Çünkü o zaman kendime güveniyordum vücuduma güveniyordum. En önemlisi kendimden utanmıyordum. Ama kilo almaya başladıkça ve şişman bir insan haline gelince ister istemez vücudumdaki değişiklik güvenime de yansıdı. Kilo verdikten sonra yani şimdi çok daha iyiyim karşı cinsle. Kadınlarla daha iyi iletişime girebiliyorum. Kendimden utanmıyorum artık.Peki kilolu olmak cinsel hayatınızı etkilemiş miydi?Kesinlikle hayır. Neden Muzafer Kuşhan'ın merkezini tercih ettiniz? Yaşadığınız yerde bu tür merkezler vardı mutlaka. Evet dünyada benzeri yerler çok var ama Kuşhan aslına bakarsanız tek. Çünkü Kuşhan'da iki önemli şeyi aynı anda yapabiliyorsunuz. Birincisi diyet yapabiliyorsunuz. Yani yediklerinizi kısıyorsunuz ikincisi de bununla birlikte egzersiz yapabiliyorsunuz. Muzaffer Kuşhan'ın diyet merkezi zorlayan kilo vermeniz için çabalayan dünyadaki tek merkez. Biliyorum çünkü çok araştırdım. Doktor Kuşhan herkesle teker teker ilgileniyor. Öğretmen öğrenci ilişkisi gibi hastalarına yaklaşıyor. Devamlı bizlerle çabalıyor. Ama Fransa'daki İngiltere'deki İspanya'daki Amerika'daki diğer diyet merkezlerinde kimse kimseyi zorlamıyor. Hepsini araştırdım. "Şunu şunu yapacaksın" diyorlar ama takibini yapmıyorlar. Kuşhan'ı tercih etmemin sebebi açıkçası buydu. Hastasıyla ilgilenen parasını alıp ortadan kaybolmayan kilo vermeye zorlayan ve bunu isteyen tek merkez burası.Fransa'da diyet merkezlerinde durum böyle değil mi? Hayır. Bakın size bir hikaye anlatacağım. Fransa'da işletme okulumdaki öğretmenlerimden Paul Dubrule dünyaca ünlü otel Accor'un kurucularından. Aynı zamanda Fransa'da en iyi bilinen diyet merkezinin de sahibi. Dubrule'ün diyet merkezi Quiberon adlı küçük ama lüks bir şehirde bulunuyor. Quiberon lükstür az nüfusludur ve mutlu insanlarıyla bilinir. Kuşhan'a gitmeden önce ona Türkiye'de bir diyet merkezi olduğunu ve kalanların diyetle birlikte spor da yapabildiklerini söyledim ve "Neden aynısını siz de Quiberon'daki diyet merkezinizde yapmıyorsunuz?" diye sordum. Bana dedi ki "Bunun en iyisi olduğunu biliyorum ama eğer bunu yaparsam otel kapasitemi bölmüş olurum. Çünkü insanlar efor harcamayı sevmezler." İşte işin anahtar kısmı bu bence. Kuşhan bunu yapabiliyor. Çözüm çok basit. Efor!Hiç bilmediğiniz bir kentte kilo vermek ve yabancı olmak nasıldı? Başta çok zordu; fakat her geçen gün daha iyi hissetmeye başladım. Merkezdeyken ilk kez ormandaki yürüyüşe çıkmam benim için tam bir felaketti. Ter içinde ve nefes nefese kalmıştım. Parkur benim için hiç bitmeyecek gibiydi. Sonraki hafta biraz daha az zorlandım. Şimdi ise benim için o ormanda yürümek büyük bir zevk. Kuşhan'da aralıklı kalmışsınız; bu başarınızı etkilemedi mi? Daha önce bahsettiğim gibi üçer hafta arayla kaldım. Doktor Muzaffer Kuşhan özellikle dışarıda geçen zaman için bazı öğütler verdi. "Kilo verdikten sonra dışarı çıktığında senden sadece iki şey istiyorum. Birincisi her gün tartılman ikincisi ise her gün 50 dakika yürümen. Bu şekilde kilonu koruyacaksın" Gerçekten üç haftalık dinlenme süreçlerimde bir gram dahi almadım. Zaten dışarıda et yiyeceğimiz zaman balığı tercih etmemiz gerektiğini ya da patates yerine diğer sebzeleri tüketmemiz gerektiğini tereyağı yerine daha sağlıklı olan zeytinyağını kullanmanız gerektiğini her zaman söylüyor. Merkezdeyken ilk hafta zorlandığınızı söylediniz. "Yapamayacağım" dediğiniz oldu mu? Dediğim gibi ilk hafta benim için çok zordu. Ama sonrası kolaydı. Şişman olmanız hayatınızda kısıtlamalar yapmanızı gerektirdi mi hiç? Şişmanken hiçbir şey yapamıyordum ki… Kayamıyordum ama şimdi rahatlıkla kayabiliyorum. Koşamıyordum. Bu çok saçma geliyor ama koşamıyordum. En önemlisi kendimi sevmiyordum. En önemlisi bu bence. Kilolarımı verişimle birlikte kendime geldim ve kendimi kazandım. Yeniden kendimi beğenmeye başladım. Atatürk'ün özgünlüğü beni çok etkiledi Türkiye hakkında ne biliyorsunuz? Atatürk hayranıyım. Atatürk hayatta örnek aldığım ender isimlerden. Hatta şu anda bir Fransız yazarın Atatürk ile ilgili kitabını okuyorum. Onun ileri görüşlülüğü özgünlüğü önderliği herkesi peşinden şevkle götürüşü yeni bir ulus yaratması beni çok etkiliyor. Atatürk'e hayranım. Ayrıca İstanbul çok güzel bir kent. Geleneksel öğeleri taşıyıp modernleşmeye çalışan bir şehir. Bence çok etkileyici. Kıymetini bilin derim. Türkiye'de kaldığınız süre boyunca hiç Türkçe kelime öğrendiniz mi? Türkçe hiçbir şey bilmiyorum. Sadece yoğurt. (Gülüyor.) |
|
|
|