Kısırlıkta erkekler kadınları geçti

Çocuk sahibi olamama sorununda

erkeğe bağlı faktörlerin daha hızlı artış gösterdiği

daha önce yüzde 15-20 olan bu oranın son araştırmalara göre yüzde 60'ı bulduğu bildirildi..
Adana'da faaliyet gösteren bir tüp bebek merkezinin kurucularından Prof.
Dr. Turan Çetin

dünya ortalamasında olduğu gibi Türkiye'de de her 100 çiftten 15'inde üreme sorunları yaşandığını belirtti.
Prof. Dr. Çetin

tıp imkanlarının henüz gelişmediği yıllarda çocuk sahibi olamama sorumluluğunun yüzde 100'ünün kadınlara yüklendiğini

bu yüzden eşlerini boşayanlara sıkça rastlandığını anımsatarak

şunları söyledi; ''Daha önce yüzde 15-20 seviyesinde olan erkekten kaynaklı çocuk sahibi olamama sorunu yüzde 60'lar seviyesine ulaştı. Bu konuda kadınlar yüzde 40 sorumluluğa sahip. Kadınlar tedavi konusunda oldukça istekli

ancak erkeklerde aynı duyarlılığın bulunduğunu söyleyemeyiz. Erkeklerin

kısırlığı (iktidarsızlık) gibi algılaması işimizi zorlaştırıyor.
Kadınlar ve sağlık ekibi erkeği tedaviye güçlükle ikna ediyor.''
''ERKEKTE KISIRLIK NEDENLERİ''
Çetin

çevre kirliliğinden alkole

sigaradan bazı ilaçlara ve hatta mesleğe kadar pek çok etkenin erkekte kısırlık sebebi olabildiğini vurgulayarak

aldıkları hasta öyküleri

deneyimleri ve istatistik çalışmalarıyla da kısırlıkta sıcağın da olumsuz etkenlerden biri olduğunu gördüklerini bildirdi.
Sıcak havanın canlı sperm sayısını azalttığını

dar pantolonların ise kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de üreme sorunlarına yol açtığını vurgulayan Çetin

şunları kaydetti; ''Yüksek ateşli hastalıklarda

karaciğer ve böbrek hastalıklarında

sperm yapımı ve kalitesi düşer. Ayrıca şeker hastalığı

nörolojik hastalıklar

travma sonucu bel omurlarının hasarlanması

mesane ya da idrar yolları ile ilgili ameliyatlar sperm oluşumunu olumsuz etkiler. Bazı ilaçların ve radyasyonun da testisi bozarak kısırlığa yol açtığını biliyoruz. Bunların başında kanser kemoterapisi gelir. Kemoterapi ilaçları da sperm hücrelerini öldürür.''
PSİKOLOJİK FAKTÖRLER
Çetin

merkezlerinde sürekli psikolog bulundurarak

tedavi gören kadın ya da erkeğe destek sağladıklarını belirterek

''Öncelikle hastanın bu sorunu aşacağına inanması

karamsarlığa kapılmaması ve doktoruna güvenmesi gerekiyor. Aksi takdirde umutsuzluktan kaynaklı stres biz ne kadar çaba harcarsak harcayalım çocuk sahibi olmayı engelliyor'' dedi. Kısırlık sorununun giderilmesindeki başarı oranının da hem kadınlarda hem de erkeklerde yüzde 60 olduğuna işaret eden Çetin

şöyle devam etti:
''Artan kısırlık oranlarına rağmen

kadın ya da erkeklerden kaynaklı olsun çocuk sahibi olamama probleminin çözümünde tıp imkanları oldukça gelişti. Hatta

tek bir canlı spermi bile bulunmayan erkeklerin testislerine kadar inerek canlı spermi buluyor ve laboratuvar ortamında kadından alınan yumurta ile dölleyebiliyoruz.''