Seni düşündüm dün gece yine; öyle bir anda geldin aklıma

hesapsızca. Dur! Hiddetlenme hemen gidişinden banane; ben

bendeki senle kendime sakladığım yanınla konuştum dün gece. Eski günlerden konuştuk uzun uzun. Ne kadar da çok şey varmış konuşulacak sabahladık yine eski günlerdeki gibi ve uzun uzun seyre dalmış uyumuşum gözlerinin hayalinde.
Birkaç dostla oturduk dün gece

özenle hazırlanmış bir masanın başında. Güzel bir rakı iyi giderdi dedi bir tanesi ve hemen getirdim. Sen içmeyecek misin? der gibi oldular ben sevmem rakıyı dedim. Doğru ben sevmezdim rakıyı ama senle içecektik bir gün sözümüz vardı birbirimize. Güzel bir balığın yanında birde rakı içeriz demiştik karşılıklı. Bir kadehte senin için doldurdum ve kendime de bir kadeh şarap. Yokluğunla sana içtik

seni andık. Bir ara yokluğuna gidişinden banane ve sanane bendeki senden demek istedim ama o da sensizdi söyleyemedim… Şimdi hangi uzak gecelerin bilmediğim köşesinde kimin gözlerine bakıyorsun kim bilir? Ama ben sana içiyorum

gidişinin seni geri getirme ihtimaline kadeh kaldırıyor ve her seferinde bir kadeh daha diyorum; işte bundan sonra gelecek ve bana bir kez daha sarılacak diyorum. Gelmiyorsun! Ne şarap unutturuyor seni bana ne de yokluğun bir yudum alıyor önündeki rakıdan.
Gecenin zifiri karanlığı kapladığında isyan ediyorum

bağırıyorum

bütün öfkemi haykırıyorum yüzüne

ses çıkarmıyor; serseri rüzgârlara kızıyorum senide getirmediler diye gelirken gözlerini kaçırıyorlar. Ve anlıyorum ki sevgilim ne onlar getirebilir seni

ne kadehler dindirebilir gidişini.
Son kez gel; bir sigarayı içelim beraber

bir kadeh rakıyı yudumlayalım ve sensizliklerimdeki geceye inat sabahlayalım
alıntıdır