ANKARA (ANKA) -CHP
İzmir Milletvekili Ahmet Ersin

polisin
son derece ağır koşullarda görev yaptığını belirterek “Kendisi huzursuz olan bir kişinin başkasının huzurunu sağlayabilmesi

kendisi
insan haklarına aykırı koşullarda çalışan birinin başkalarının insan haklarına saygılı olabilmesi mümkün mü?” dedi.
Ersin

polis teşkilatında atamalar ve yükselmelerin liyakata göre değil torpil ve cemaat bağlantılarına göre yapıldığını savunarak “Atamalarda ve yükselmelerde

TSK'da olduğu gibi siyasetçilerin müdahil olmadığı polis şurası etkin bir şekilde devreye sokulmalıdır” önerisinde bulundu.
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin

Meclis'te düzenlediği basın toplantısında polis teşkilatının 163. kuruluş yıldönümünün kutlandığını hatırlatarak polisin sorunlarını gündeme getirdi. Polisin son derece ağır koşullarda görev yaptığını

diğer kamu görevlileri haftada 40 saat çalışırken

polisin haftada en az 72 saat çalıştığını ifade eden Ersin

“AB ülkelerindeki meslektaşlarından bir misli daha fazla ve ağır koşullarda çalışmalarına karşılık maaşları onların dörtte biri kadarıdır” dedi.
Polis Vazife ve Selahiyetleri Yasası'nın 1. maddesine göre polisin genel asayişi ve mesken masumiyetini korumakla görevli olduğunu ifade eden Ersin

şöyle konuştu:
“Yasanın 4'ncü maddesine göre polis

hiçbir surette vazifesinden başka bir işte kullanılamaz. Ancak yasa hükümlerine rağmen polis

bir sandviç karşılığında maçlarda

konserlerde ve bazen düğünlerde görevlendirilmekte hatta postacı olarak kullanılmaktadır.“
-“EMNİYET TEŞKİLATINDA CEMAAT KADROLAŞMASI VAR”-
Ersin

Emniyet teşkilatında çok ciddi ve tehlikeli boyutlarda cemaat kadrolaşması olduğunu da savunarak

”Öyle ki kendilerini AKP'nin arka bahçesi ve AKP'nin silahlı ve istihbarat gücü olarak gören bu kadrolar

zaman zaman TSK ile emniyetin arasını açmaya bile çalışmıştır. İktidardan aldıkları güçle

zaman zaman aaafi davranışlar içine girebilmektedirler” dedi. Emniyet teşkilatında atamalar

yükselme ve görev dağılımının liyakata ve beceriye göre değil torpile ve cemaat bağlantılarına göre yapıldığını ifade eden Ersin bu durumun gruplaşmalara ve çekişmelere neden olduğunu söyledi. Ersin “Atamalar ve yükselmelerde

TSK'da olduğu gibi siyasetçilerin müdahil olmadığı Polis Şurası etkin bir şekilde devreye sokulmalıdır” dedi.
-“KENDİSİ HUZURSUZ OLAN BAŞKASININ HUZURUNU SAĞLAYAMAZ”-
İnsan haklarına aykırı çalışma koşulları ve geçim sıkıntısı yüzünden polisin rahatsız ve huzursuz olduğunu söyleyen Ersin

kamu görevlileri arasında en fazla intihar ve istifanın olduğu meslek grubunun da polisler olduğunu kaydetti. Ersin

2007 sonu itibariyle son 5 yılda

44 polisin şehit olduğunu

yine bu sürede 146 polisin intihar ettiğine dikkat çeken Ahmet Ersin

yine son 5 yılda 423 personelin çalışma koşullarına dayanamayarak istifa ettiğini söyledi.
Emniyet teşkilatı rakamlarına göre bin 53 personelin psikolojik tedavi gördüğünü

sicil endişesi ile gizli psikolojik tedavi görenlerinin sayısının bunun birkaç misli fazla olduğunu belirten Ersin

“Kendisi huzursuz olan bir kişinin

başkasının huzurunu sağlayabilmesi

kendisi insan haklarına aykırı koşullarda çalışan birisinin

başkalarının insan haklarına saygılı olabilmesi mümkün mü? Bütün olumsuzlara ve zaman zaman aralarından çıkan çürüklere rağmen

Türk polisi suça ve suçlulara karşı özveri ile mücadelesini sürdürmektedir“ diye konuştu.