![]() |
![]()
|
|
||||||
| Özel Günleriniz Üyelerimizin özel ve güzel günlerinin kutlamaları (Doğumgünü, evlilik yıldönümü, çocuğu olanlar, terfi edenler) |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
![]() DAHA BİR HAFTA VAR BİLİYORUM AMA ANNELERİMİZ ÇOK ÖZEL VARLIKLARIMIZDIR VE BENDE ANNEMİ ÇOK ÖZLÜYORUM BURDA PAYLAŞTIKLARIM BENİM CANIM ANNEME VE TÜM ANNELERE HEDİYEM OLSUN![]() ![]() Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü’dür. Anneler Günü evrensel bir gündür. Dünyada milyonlarca ana bugün çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır. Anneler Günü ülkemizde 1955 yılından bu yana kutlanıyor. Türk Kadınlar Birliği ülkemizde her yıl çocukları için büyük fedakarlığa katlanan annelerden birini yılın annesi seçer. Yılın annesinin kişiliğinde tüm annelere iyi dilekler sunulur. Amerika’nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1966 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven Jarvis’in üzüntüsü aylarca sürdü. Hayatla kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını, yaşama sevincini yitirdi. Yemedi, içmedi bir ara ölmeyi bile düşündü. Jarvis’in bu durumunu yakından izleyen komşusu Jarvis’le arkadaş oldu. Bir gün yaşlı komşu söyleşi sırasında Jarvis’e «İnsanlar doğar, yaşar, ölür. Bu bir doğa kanunudur.» dedi. Bu iki cümle, Jarvis’i çok etkiledi. Ölümün de doğmak, yaşamak gibi bir doğa olayı olduğunu düşündü. Ancak bu doğruyu bulmak Jarvis’in annesine olan sevgisini azaltmadı. Aradan geçen süre içinde ölüm sözcüğünün soğukluğu gitti. Yerine anne sevgisinin sıcaklığı geldi. Artık Jarvis annesini gözyaşları ile değil, severek anmaya başladı. Acıları azaldı. İçinde arı, duru bir sevgi oluştu. Aradan bir yıl geçti. Bu süre içinde Jarvis, hemen her gün annesinin mezarına çiçekler götürdü. Jarvis’in annesinin ölüm yıldönümünde bütün arkadaşları eve geldi. O gün Jarvis arkadaşlarına : — Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti «Dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim.» dedi. Arkadaşları Jarvis’in önerisini çok beğendiler. Birlikte hemen kentin Belediye Başkanına gittiler. Başkan onları dinledi. Öneriyi içtenlikle benimsedi. Daha sonra bu öneri gazetelere, yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı. Daha sonra bütün uygar ülkelerde kutlanmaya başlandı. Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü gazetelerde annelerle ilgili yazılar, anılar, şiirler yayınlanır. Radyo ve televizyonda ana sevgisini konu eden konuşmalar yapılır. Türk Kadınlar Birliği’nin şubesi olan illerde yılın anneleri seçilir. Okullarımızda ayrıca Anneler Günü nedeniyle toplantılar düzenlenir. Bu toplantılarda okunan şiirler, söylenen türküler, şarkılar, annelere armağan edilir. Filimler gösterilir. Sergiler düzenlenir. Anneler Gününde annemize bir demet kır çiçeği armağan ederek, bir güzel sözcükle yanağından öperek onu çok mutlu ederiz. ![]()
__________________
![]() Yeter ki yaralarım kanamasın artık...
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Anneciğim! Evlatlar vardır başarılarını, zaferlerini yazarlar... Sana yazacak bir başarım, bir ödülüm yok anne. Keşke olsaydı da, seni sevindirebilseydim. Keşke, benim de anneme yazacak, anlatacak başarılarım olsaydı. Ama yok anne... Sevdiğin, okşadığın saçlarıma aklar düştü anne. İlk evvel saçlarım hayat mücadelesinde yenildi. Düşmanlarım hep benden güçlü oldu anne. Onların tahta kılıçları benim çelikten kılıcımı paramparça etti. Onlar beni yenmek için ne senaryolar yazdı, ne iftiralar attılar. Ben, ‘masumum’ bile diyemedim. Düşmanlarıma hep yenildim anne. Ve ne yazık ki, dostlarıma da... Dostlarım da beni hep yendi... Ben onları dost bilirken onlar beni meydanlarda tuş ettiler. Arkamda hep bir hançer yarası oldu anne. Senin anlayacağın, dostlarım beni düşmanlarımdan daha beter etti! Kahkahayı unuttum, tebessümle dost oldum. Yüzümde acı bir tebessüm var şimdi. Bahtıma yenildim anne! Çocukluk yıllarımın özlemiyle seni aradım anne... Senden daha şefkatlisini, daha merhametlisini bulamayacağımı bilerek... Her şey küçükken güzelmiş anne. Şimdi büyüdüm ve yenilmeyi öğrendim anne. Gülü çok sevdim, hele alını, pembesini... Bahtıma hep beyazı düştü anne... O çok sevdiğim güllerin, dikenlerine yenildim anne... Açlığa-tokluğa, hastalığa-sağlığa, dosta-düşmana... Hepsine ama hepsine yenildim... Senin anlayacağın hayata yenildim anne... Yenildim...
__________________
![]() Yeter ki yaralarım kanamasın artık...
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
DenemeModerator
![]() |
eline sağlık...
çok incesin herzamanki gibi.
__________________
KAN REVAN İÇİNDE HEP KANAMAZ DENEN YERLERİM...!!!
![]() |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Sizin Hiç Anneniz Oldu mu? Benim oldu Kalk anam kalk, Allah askına kalk Bak mevsim umut mevsimi papatya mevsimi, gul mevsimi mevsim bahar daglar kar suların cosup tastıgı zamandır kalk yarasına merhem oldugum kalk ben geldim uyan da bir bak yatma oyle sessiz, oyle nefessiz nolur yatma oyle caresiz ac gozlerini yasadıgını bileyim gulersen guleyim aglarsan gozyasını sileyim oynat kirpiklerini bulutlar ucsun gozlerinde bahar yagmurları yıkasın saclarını olmek gerekiyorsa ben oleyim... kalk anam allah askına kalk ben geldim bak kime bu nazın, kime bu kusun bu inat niye konus benimle, allah askına konus yatma oyle sessiz, oyle nefessiz kurban oldugum bir ses ver, bir nefes yasadıgını bileyim kalk anam kalk allah askına kalk ben geldim uyanda bir bak saklandıgımız kovuklarda siddetli yagmurlar yagsın yine ruzgarlar essin, fırtınalar kopsun, simsekler caksın koynuna al beni, sarıl sımsıkı basımı gogsune yaslayayım yeneyim butun korkularımı ve sen beni hic bırakma koynuna al yine, sarıl sımsıkı, usuyorum korkuyorum yıldızlar uykuya yattıgında tut elimden gunese gotur beni sacları sumbul anam, yanagı gul anam sayki, kuçuk bir kizim daha hiç buyumedim simdi ben ne yaparım, nereye giderim kime gosteririm kanayan dizlerimi uyan anam bak sumbul vakti, gul vakti bin hayat tomurcugu umuda kızarır dallarda usul, agır, yorgun uyuyor bedenin ah ne kadarda guzelsin anam uyan kurban olduğum uyan bak ruzgar vakti daglarda tut elimden kırlara gidelim beyaz papatyalar toplayayım sana dusersen yalnız kalırım gidersen oksuz tasıyamaz yuregimin agrısını hic bir beden kalk allah askına kalk boyle yapayalnız boynu bukuk koma beni senin sıcaklıgından ayrı, sevginden uzak kime kosarım, nasıl yasarım böyle bir başıma teninin kokusunu ozledim anne, sımsıcak nefesini yavrum diyen o nazlı yumusacık sesini hadi uyan canyoldasım, gozbebegim sarı gulum, altın kalplim, iyilik melegim gozlerime acılar yagdıran kalk ki, yine sana türküler söyleyeyim (alıntı)
__________________
![]() Yeter ki yaralarım kanamasın artık...
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
ANNEYE MEKTUP Kokun sinmiş yatağımın baş ucuna be anne Beni uyandırmak için yanıma otururdun ya Yüzümü her gece, tam oraya yaslıyorum Nefes alamıyorum ama kokuna doyamıyorum Ne yapayım, sensiz yapamıyorum anne..... Şimdi artık hayat anlamsız, ayrılık zamansız Yokluğuna alışmam anladım artık imkansız Sokağımıza yağmur ağır ağır çiseliyor Odama sağak sağnak hasretin yağıyor Hava kararınca dışarı çıkmamı istemezdin ya Şimdide çıkmıyorum o sokaklar beni boğuyor Yatarken sıkıca giydirirdin üzerimi Artık ince bir gecelikle yatıyorum Üşümüyorum ama yokluğunla yanıyorum anne Hayat boş, gönlüm sarhoş Ne olur gel artık dünya gözümde bir hoş Sevdiğin çiçekleri koydum odama Menekşeni, kırmızı gülünü bide sarmaşık ... Sensiz hayat inan anne karma karışık Bazen bayraksız vatan Bazen de vatansız bayrak gibi Anlamsızım Sen yürekteki sızım Sen en büyük yaram Söyle anam Sensizliğe nasıl dayanam
__________________
![]() Yeter ki yaralarım kanamasın artık...
|
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
BEN YATIYORUM
Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı. Annem, "Geç oldu," dedi, "zaten yorgunum, ben yatıyorum." Annem kalktı, mutfağa gitti. Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı. Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu. Şekerliğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi. Kahvaltı için buzluktan ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu. Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı. Telefonu şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu. Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu. Banyodaki çöp sepetini boşalttı. Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı. Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti. Çiçekleri suladı. Esneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu. Çalışma masasının yanından geçerken durdu, öğretmene aaakere yazdı, okul gezisi için para sayıp ayırdı, eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu. Kek tarifleri defterini çıkardı,arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu. Bakkaldan alınacakları not etti, notu da çantasına koydu. Sonra gitti, 3'ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı,dişlerini fırçaladı. Gece kremini ve kırışık önleyici nemlendiricisini sürdü. Tırnaklarına baktı, törpüledi. İçeriden "sen yatmaya gitmemiş mıydın" diye seslenen babama "şimdi gidiyorum" deyip köpeğin su kabını doldurdu. Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı. Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş, lambasını söndürdü, bilgisayarını kapattı,gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete attı. Bana geldi, "haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın," dedi. Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı. 6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi. Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi. İşte o sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir "ben yatıyorum" dedi ve gitti yattı. Sizce bu işte bir gariplik yok mu? Kadınların neden daha uzun yaşadığını merak etmiyor musunuz? ÇÜNKÜ ONLARI YAPISI UZUN ÇEKİŞLİ (ve işleri bitirmeden öyle çabuk çabuk ölemezler)! Şimdi bu yazıyı tanıdığınız olağanüstü kadınlara okutun - emin olun, hepsi bayılacaktır. SONRA DA ARTIK SOYLEYIN YATSINLAR!
__________________
![]() Yeter ki yaralarım kanamasın artık...
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Senden sonrası nasıl anlatmalı nasıl yaşanmalı , bir bile bilsem.... yollarımı kaybettim ardından o yolların çıktığı kapıları ; oysa hayatın başında ne güzel yollarım vardı. her biri ayrı ayrı kapılara çıkıyordu. Sevgi kapısına açıcak kalbim vardı senin sevginle beslenen, Aşk kapısı oysa anahtarını senin verdiğin sevginle açacaktım, mutluluk kapısı.... ve diğerleri her biri birbir kaybettim..senden sonra Özlem kavurdu her tarafımı kalbim buz kesti senden sonra sevgi bana yabancı, aşk bana yabancı, mutluluk bana yabancı.... senden sonra neyi yaşayacağımı karıştırdım. anahtarlar hangi cebimde yada nerede kaybettim bilmiyorum.. Biliyormusun senden sonra korkar oldum. mutlu olmaktan , yada aşkı tatmaktan , oysa ne güzel hayallerim vardı. senden sonra hayaller bir kuş oldu ellerimin arasında uçsuz ufuklara doğru bir daha dönmemecesine uçup gitti. İçimin hiç bu kadar üşüdüğünü hatırlamıyorum. kalbim buz kesti senden sonra o kadar uzaksın ki bana oysa yanıbaşımdaydın. bir hiçlik kaplamış duygularımı neyle ve nasıl dolduracağımı inan bilmiyorum yada nasıl öğrenicem bir okulu yada öğreteni varmı onuda bilmiyorum. isyanlarda yüreğim ihtirasların kurbanı olmak daha çok acı çekmek istiyorum...taki acılar kalbimi acıtmayana kadar..... Hayatımda ilk kez canım yanıyor. Hayatta ilk kez ağlamaktan korkuyorum, ya gelmezsin diye gözyaşlarımı sıcak ellerinle silmezsin diye korkuyorum. Hayatımda ilkkez yanlızım hemde hiç olmadığım kadar.. Özlem meğer ne güçlü bir duyguymuş... sevgiyi unutmak aşkı hatırlamak istemiyorum ama özlemin yokmu içimi kavuruyor... senden sonra buz kesen kalbimde hissettiğim tek duygu yada içimi ısıtan özlem... Bir yunus olmak okyanusun derin mavisinde en derine yüzmek isterdim..taki yukarıya çıkamayana kadar anılarımı su üstünde bırakıp derinlerde bir yerde güneş görmeyen karanlıklarda yaşamak isterdim. Yüreğim isyanlarda hemde hiç olmadığı kadar ne kadarda güzeldi herşey taki senden sonra bu öyle büyük bir fırtınaki kurtulmam imkansız. yokluğunun verdiği sevgisizlik her yanımı kaplamış... kimsenin beni sevmesini istemiyorum kalbimin belki sevgisizlikten yaşayamayacağını umuyorum. ne garip öyle değilmi gözyaşlarıda faydasız.hiç bir şey ruhumdaki sensizlikten doğan sevgisizliği unutturamıyor... yaşamak meğer senmişsin bunu anlamak sen gidince nasip olacakmış. hayatta aldığım en ağır ders bana... Bir kez için neler vermezdim biliyorsun dimi... bir kez bana bakman için , bir kez saçımın okşaman için en acı şerbetten bile içmem gerekse en ağır diyeti ödeyeceğimi bilsem yinede hiçbiri sensizliğin verdiği acıdan daha büyük olamaz. Aşka beslediğim sevginin kaynağı senmişsin ,, Hayatımın rengi senmişsin,, Sensiz renksiz bir dünyada yaşar gibiyim. oysa maviyi ne çok severdim..şimdi deniz koca bir siyah hayallerini bile kuramıyorum.oysalar ve keşkeler senden sonra bana artı kalanlar. ne çok yapacak şeyimiz varmış meğer seninle, oysa hiçbirini yapamadık... senden sonra batıyorum her geçen gün birazdaha yok oluyorum... ortada bir yerlerdeyim burası neresi yada nereye koşuyorum bilmiyorum. bir senden öncesi birde senden sonrası var,, senden sonrasını yaşamak istiyorum fakat seninle olan zaman hep engel oluyor hayat o kadar tatsız ki senden sonrasını yaşamak istemiyorum... bir toprak olmak isterdim seni koynuna alan toprağı o kadar kıskanıyorum ki anlatamam sana. Bir masalda yaşıyorum senden sonra bir rol beğendim kendime sürekli mutluluk oyunu oynuyorum gülücükler salıyorum çevremdeki insanlara... meğer ne kolaymış rol yapmak hayata bağlıymış gibi görünüyor... sanki sevgiyi yaşıyorum..oysa senden sonra yaşayamadım bu hayatı... oysa ne güzel yollarım vardı..ama yolların çıktığı her kapıda bir anahtar vardı hepside sende sana vermiştim. her kapıyı bana sen açacaktın oysa şimdi sen yoksun... hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım hayatta şimdi sudan çıkan balığın neler hissettiğini biliyorum... bir an dalıyorum ve kendimi seninle olduğum yerlerde buluyorum... ilk kez ramazanın gelmesini istemiyorum yada bir bayram sabahı uyanmak istemiyorum..biliyorum sen yoksun.. bunu bilmek ayrı katlanmak canımı yakıyor...senin hayatımda olmayışını bilmek ve bunu kabullenme zorunluluğu içimi çok yakıyor... anlatmak mümkün değil aklıma hep mevlananın o meşhur lafı geliyor AŞKI sorduklarında BEN olda gör demiş... banada sensizliği sorduklarında BEN olda anla demek geliyor ama kimsenin bunu yaşamasını istemem.... Her yeni birgün belki bir nebze olsun mutlu ediyor beni hayatımdan anların gitmesi sona yaklaşmam tek tesellim... Sensizliğe alışmak istemiyorum..seni hayatımda olmadığına inanmak istemiyorum.. Bütün bu karmaşanın , bu yaşananların tek sebepi var.SENİ ÇOK ÖZLEDİM.... CANIM ANNECİM bu iki sözcüğün ne kadar değerli olduğunu sana anlatamam..... bu iki cümle sensiz bir hançer her duyduğumda yada söylemek istediğimde kalbimi parça parça ediyor..
__________________
![]() Yeter ki yaralarım kanamasın artık...
|
|
|
|