![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Özel Günleriniz Üyelerimizin özel ve güzel günlerinin kutlamaları (Doğumgünü, evlilik yıldönümü, çocuğu olanlar, terfi edenler) |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Kurmay Albay
![]() ![]() |
TÜRK olduğu için gurur duyan tüm uslanmam ailesindeki arkadaşlarımın TÜRKÇÜLÜK VE TURANCILIK BAYRAMI şimdiden kutlu olsun
bu günün milli bayram olması umduyla ![]() TÜRK IRKI SAĞ OLSUN RUHUN ŞAD OLSUN HEY KOCA ATSIZ TANRI DAĞLARINA SELAM OLSUN |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Banned
![]() |
TÜRK IRKI SAĞ OLSUN
RUHUN ŞAD OLSUN HEY KOCA ATSIZ TANRI DAĞLARINA SELAM OLSUN Abi çok güzel bir konuya değinmişsin.Eline sağlık. Tüm TÜRK IRKININ TÜM BOZKURTLARIMIZIN VE ASENALARIMIZIN 3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK Günü kutlu olsun.Bizler Başbuğumuz Atatürk ve fikir babamız Atsız’ın izinden giderek hadlerini bilmeyenlerin hadlerini bildirip Türkiye’yi hak ettiği konuma getireceğiz. Bir gün o gün de gelecek! Sen rahat uyu BAŞBUĞUM MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE ATSIZ ATAM.Sizlerdne aldığımız TÜRKÇÜLÜK BAYRAĞINI son nefesimize kadar dalgalandıracağız ve sizlere layık birer evlat olacağız. |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Banned
![]() |
Koca Bozkurt ulu Türk yol göstericimiz ve fikir babamız Atsız Ata'nın yeniden yaktığı Türkçülük ateşi 3 Mayıs 1944'te büyük bir milli yangına dönüşmüştü. Bir program yapmadan birbirlerinden habersiz tek tek birer kartopu misali Ankara'ya Atsız Ata'larına destek olmaya giden Türkçü gençlerin birleşmesi sonucu oluşan çığ Türklük düşmanı İnönü'nün ödünü patlatan büyük bir kitlesel harekete dönüşmüştü. Bu büyük hareket Türk milleti'ni komünizme karşı uyandıran ve gözünün açılmasına neden olan milli bir harekettir. 3 Mayıs 1944 olayları sonucu fikir babamız Atsız Ata ve diğer Türkçüler büyük eziyet ve ıstıraplara maruz kalmışlar fakat onurlu bir duruş sergileyerek "Istırabı kanına kat da göz kırpmadan iç! Varsın gülsün ardından ne çıkar bir iki piç!" diyerek katlanmışlar ve tabutluklardan kurtuldukları günden itibaren de mücadelelerine kaldıkları yerden devam etmişlerdir. Bugün bizler yani Atsız'ın çerileri komutanlarının izinden sapmadan söylediklerini harfiyen uygulayarak O'nun emir ve tavsiyeleri doğrultusunda mücadelemize yılmadan pes etmeden devam etmekteyiz. Atsız Atamız'dan devraldığımız Türklük bayrağını bizden sonraki kuşaklara teslim edinceye kadar layıkıyla taşıyıp dalgalandırmazsak Gök girsin kızıl çıksın! Başımızda ruhunu Arap'a ve Batı'ya satmış olan devşirmeler de olsa sonunda zindanlara ya da mezara girmek de olsa "Türk Ülküsü"nü gerçekleştirme yolunda hiçbir engel hiçbir baskı hiçbir aleyhte uygulama velhasılıkelam hiçbir şey bizi yolumuz ve ülkümüzden geri döndüremeyecektir. Bu kutlu savaşta birilerimiz yere düşse bile ardımızdan gelen yeni Bozkurtlar düşenlerin yerlerini alacaktır. Bugün resmi olarak "Türkçü" kelimesinin kullanılması bile kanunen suçtur. Türk'ün yurdunda Türk'ün ülküsünün bir ifadesi olan Türkçülüğün kullanılmasına engel olanlar; bir gün bunun faturasını ödeyeceklerini bir gün başlarına Tanrı'nın gazabı inmezse daha da müthişi olan Türk'ün yıldırımının ineceğini bilsinler! Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış misali Türk soyundan gelmeyip de Türk Budunu'nun engin hoşgörüsü sayesinde bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olan zatlar bu cennet vatanda kendilerine kucak açan ve yaşama şansı veren; bu iyi kalpli hoşgörülü soylu millete reva gördükleri muamelelerin karşılığını aldıklarında sızlanıp dövünmeye hiç hakları olmayacaktır. Türkiye Türklerindir. Bu ülaaae Laz'ı Çerkez'i Kürt'ü Boşnak'ı v.s etnik kimlikleri ortak etmeye çalışmak kimsenin haddi değildir. Türkler'i Türkler'in yurdu olan Türkiye'yi ve bu yurda TÜRK-İ-YE adını veren ulu Türk'ü yani ATA-TÜRK'ü sevip ihanet etmeyen herkes yaşayabilir. Ancak binanın tapusunun kime ait olduğunu unutup binayı üzerine geçirmek ya da kendisini binaya ortak etmek isteyenlere; Türk Budunu'nun dünyanın en hoşgörülü en iyi niyetli ve en sabırlı budunu olduğunu sabrı taşar ve kükrerse de önünde dağların taşların duramayacağını bir kez daha hatırlatmak isteriz. Bizler Başbuğumuz Atatürk ve fikir babamız Atsız’ın izinden giderek hadlerini bilmeyenlerin hadlerini bildirip Türkiye’yi hak ettiği konuma getireceğiz. Bir gün o gün de gelecek! Sonuç bu bayrağın Turan adlı ulu Türk ülkesinde dalgalanması olacaktır. Bu kesindir. Er ya da geç bu gerçekleşecektir. Tanrı'nın verdiği "Kut"la bu soylu budun bunu başaracak ve Türk'ü yeniden Acunun Beği yapacaktır. Türkçülüğün yeniden uyanıp dirildiği kutlu gün olan 3 Mayıs 1944'ün 62'nci yıldönümü Türk Budunu'na ve tüm Türkçülere kutlu olsun! Atsız Atam sen rahat uyu; emanetinin yılmaz bekçileri olan ATSIZCI BOZKURTLARIN senden devraldıkları Türkçülük bayrağını son nefeslerine kadar dalgalandıracak ve senin kutlu tinini şad edeceklerdir. Kutlu tinin şad mekânın uçmak olsun! ATSIZCILAR |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Banned
![]() |
3 Mayıs Türkçülüğün tarihinde bir dönüm noktası oldu. O zamana kadar yalnız duygu ve düşünce olan |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Banned
![]() |
Bundan 29 yıl önce Ankara'da yapılan bir yürüyüş
bugün farkına varılmamış olmakla beraber Türk tarihinin gidişi üzerinde son derece tesirli olmuştur. Havadaki zehirli gazla boğulacak hale gelmiş bir insana oksijen verilmesi aşırı humma içinde kıvranan hastaya bir antibiyotik şırıngası yapılmasının yaratacağı şifa gibi dikta idaresi altında yaşayarak o diktanın hiç umursamadığı komünizm propagandasının çökertmeye çalıştığı bir toplumu 3 Mayıs 1944'te Ankara'da yapılan bir gençlik yürüyüşü uyarmış tehliaaai gördükleri halde ses çıkaramayanlara cesaret ve ümit vermiş tek partili idare olduğu halde Millet Meclisi'nde de görülen heyecanla Türkiye'yi bir "içten vurulma" tehlikesinden kurtarmıştır.Bu kurtarışın kahramanları büyük çoğunluğu yüksek okul ve üniversite öğrencisi olan birkaç bin gençtir. 3 Mayıs’ın gerçek değerinin kavranmamış olması o zamanki idarenin hepsi kendi elinde bulunan basın ve radyo ile yaptığı aralıksız propaganda yüzündendir. Sosyalist maskesi altındaki komünizmin Türkiye'yi Rusya'ya katmak konusundaki niyetini memleket mukadderatına hâkim olanlar anlayamamışlardı. Yirminci yüzyılda idare başında bulunanların mutlaka herkesten iyi ve doğru düşüneceğini kabul etmeye imkân yoktur. Türkiye'de de ehemmiyetsiz görevlerde bulunan veya henüz okuma çağında olan bir takım gençlerin tehliaaai baştakilerden daha çok isabetli görmüş olmasında hiçbir fevkalâdelik aramamalıdır. Bu bir dereceye kadar mizaç ve yaratılış meselesidir.Uzun süre devleti idare etmiş olan Halk Partisi'nde 1938'den sonra bir İnönü'yü yüceltme çağı başlamış evvelce Atatürk için kullanılan "Millî Şef” deyimi ona mal edilmiş pullardan ve paralardan Atatürk'ten üstün olduğu havası yaratılmak istenmiştir. Halbuki bu çok yanlış bir davranıştı. Çünkü Atatürk Rusya'da ortaya çıktığı zaman hakkında kimsenin ve tabiî kendisinin de bir şey bilmediği komünizmi ve onun Türkiye için tehlikesini anlamış tedbirlerini almış olduğu halde İnönü komünizmin nasıl bir belâ olduğunu bir türlü idrak edememiş "Sağcılar" dediği Nurcu vesaire makule-sini gözünde büyüttüğü halde bugün toplu olarak anarşist adı altında anılanların gayesini bir türlü kavrayamamıştır. Anarşistler üniversiteyi işgal ettiği zaman boykotla işgalin aynı şey olduğunu söyleyecek kadar vahim bir hatâ yapmış bu da yetmiyormuş gibi Türkiye'yi mahvetmek istedikleri için idama mahkûm edilen üç komünistin idamını durdurmak teşebbüsü ile ilerde tarihin çok olumsuz hüküm vereceği bir harekette bulunmuştur.Kafa ve gönül yapısı bu olan İnönü'nün 3 Mayıs 1944 yürüyüşüne iyi gözle bakmasına şüphesiz imkân yoktur. Bu sebepledir ki "Türkçü" kelimesinden ömrü boyunca ürkmüş bu ürkmede çevresinin de büyük ölçüde tesirinde kalmıştır. Onda Batı’ya karşı garip bir kompleks vardır. Türkiye'nin manevi kalkınmasını klâsiklerin Türkçe’ye çevrilmesinde görmesi bunun delilidir. Halbuki artık roman ve piyeslerle yahut eski Yunan felsefesiyle milletlerin kalkınma imkânının olduğu çağda değiliz. Bugün her zamankinden çok milletçilik çağıdır. Beynelmilelci olduklarını iddia eden komünist devletler bile aşırı bir milliyetçiliğin içindedir. Bu sosyal bir kanundur: Toplumlar yayılmak ve büyümek için çatışır çarpışır; bunun için her vasıtadan faydalanır. Böyle bir sosyal kanun olmasaydı barışçı İsa'nın dinindeki milletler asırlarca savaşmaz Budist Japonlar savaşın sözünü dahi etmez kardeş Müslümanlar birbirinin canına kastetmezdi.Bu sebeple yabancı klâsiklerin tercüme edilerek Türk gençliğine okutulması onlarda bir aşağılık duygusu yaratmaktan başka sonuç vermemiştir. 20-25 yaşındaki gençlerin şaheser diye hep Yunan Lâtin Batı Acem Arap Rus eserlerini okursa "demek benim milletimin şaheseri yokmuş- düşüncesine kapılmasından tabiî ne olabilir?İşte Türkçüler Türk milletin manevî kalkınmasını önce komünizmin yok edilmesinde sonra millî kültürün diriltilmesinde anladıkları için İnönü ile bağdaşamamışlar onun tarafından Türkiye'yi bütün dünya ile düşman etmek için uğraşan kişiler diye ilan edilmişlerdir.Türkçüler şu memlekette hiçbir zaman iktidara geçmedi. İnönü ve partisi uzun yıllar iktidarda kaldı ve istediği icraatı propagandayı yaptı. Acaba zaman kime hak verdi? Tecrübesiz çoluk çocuk sayılan 1944'ün gençlerine mi yoksa tecrübeli kaptan olduğu ilân edilen İnönü'ye mi?Onun tecrübeli kaptan olduğu hakkındaki sözü İkinci Cihan Savaşı'nda Türkiye'nin harbe girmemesi ve bunun İnönü'ye mal edilen bir başarı olarak kabul edilmesinden doğmuştur. Acaba gerçek böyle midir?Türkiye bilfarz Yugoslavya'nın topraklarında kurulmuş bir devlet olsaydı veya İngilizler vaat ettikleri savaş malzemesini bize verebilselerdi tecrübeli kaptan onu yine savaşın dışında tutabilir miydi. Bunlardan başka Türkiye'nin savaşa girmeyişinde Von Papen'in büyük rolünü asla unutmamak lâzımdır.3 Mayıs yürüyüşü milletin gözünü komünizme karşı açan bir millî harekettir. O tarihten başlayarak okullarda hakikî milli tarih okutulsaydı mîllî eğitimin bazı kilit noktalarına komünistlerin sızmasına meydan verilmeseydi 12 Mart muhtırasına sebep olan anarşi doğmayacak bir takım gençler Türk milletinden zorla koparılmayacak ahlâk değerleri çökmeyecekti. Anarşi hareketleri dediğimiz kargaşalıklar dikkatle mütalâa olunursa gayet korkunç bir ruh halinden doğmakta âdeta bir milletin intihar etmek istemesi gibi bir manzara göstermektedir.Komünizm sosyal bir isteriden başka bir şey değildir. Onun hâkim olduğu hiçbir ülkede sosyal adalet ve iktisadî refah sağlanamadığı halde faşist veya kapitalist denilen demokrat ülkelerin pek çoğunda bu iş başarılmıştır.Komünizmin iktidara geçtiği günden beri Rusya'nın Türkiye hakkındaki kötü niyetleri Çarlık Rusya'sının kötü niyetlerinden bir parça bile sapmamıştır. Boğazlarda üs istemenin başka mânâsı var mıydı? 3 Mayıs'ı yapan Türkçülerin şuurla ve inançla bildikleri gerçek: Komünizmin Türklüğe kasteden bir tehlike olduğu idi. Son iki yılın olayları sürüp giden Sıkıyönetim mahkemeleri bu mahkemelerde ortaya dökülen hakikatler Türkçülere hak vermiştir.3 Mayıs bir çok Türkçünün büyük sıkıntı ve ıstırabı ile kapanmıştır. Fakat 3 Mayıs devam etmektedir: Ötüken'in Yazı İşleri Müdürü Kayabek aşağı yukarı 6 yıl önce başlayan bir davanın sonucu olarak mahkûm edildiği 15 aylık hapis etmek üzere eşini ve birisi bebek olan dört çocuğunu İstanbul'da bırakarak doğum yeri olan Eğin'e hareket etmiştir.Önümüzdeki yüzyılın tarafsız tarihçileri 3 Mayıs'ın bir dönüm noktası olduğunu elbette tespit edeceklerdir. 3 Mayısa selâm olsun!.. 3 Mayıs ruhu ebediyen yaşasın!.. (11 Nisan 1973) ÖTÜKEN 1973 Sayı: 5HÜSEYİN NİHAL ATSIZ |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Banned
![]() |
Her millette olduğu gibi bizde de birçok günler kutlanır |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|