1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: Osmanlının Son Vilayeti: Yemen

  1. #1
    Administrator
    ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Osmanlının Son Vilayeti: Yemen



    OSMANLI’NIN SON VİLAYETİ : YEMEN


    Osmanlı Devleti, onbinlerce vatan evladına mezar olan Yemen meselesini halletmek için devletin egemenlik hakkı saklı kalmak kaydıyla, orada özel bir yönetim kurulması kararını almıştı. Uzun süren görüşmelerden sonra 11 Ekim 1911 tarihinde imzalanan antlaşmayla, 400 yıldır akan kan durmuş, aynı zamanda Trablusgarb ve I. Dünya Savaşları ile Kurtuluş Savaşı süresince, hep dost olan güvenilir bir müttefik kazanmıştır.

    Ancak, 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 16. Maddesine göre, Yemen ve Asir’deki Osmanlı kuvvetlerinin en yakın İtilaf devletleri garnizonlarına teslim olmaları gerekiyordu. Yemen Valisi Mahmud Nedim Bey ise, merkezi hükümetten resmen emir almadıkça İtilaf ordularına teslim olmaktan kaçınıyordu. Aynı görüşü paylaşan İmam Yahya da, İstanbul’dan özel bir memurun gönderilmesini şart koşuyordu. Bunun için Mütareke hükümlerini kendilerine bildirmek üzere yüzbaşı Ömer Subhi Bey gönderildi. Ancak Subhi Bey’in de gelmesi durumu değiştirmemiş, Mahmud Nedim Bey, zaman kazanmak için olsa gerek, bu kere Dahiliye Nezaretinden kesin bir emir gelmedikçe teslim olmayacağını ilgili makamlara bildirdi.

    Yemen İmamı Yahya bin Hamideddin de, Yemen’in İtilaf devletleri tarafından işgaline razı olmadığı gibi,Osmanlı birliklerinin kesinlikle teslim olmasını istemiyordu. Birinci Dünya Savaşı sırasında gerek hükümet ve gerekse ordu nezdinde, siyaseten ve maddeten çok büyük yardımlarda bulunmuştu. Bu süre içinde hiç bir yabancı devlet veya Osmanlı Devleti’ne düşman bir devletle münasebete geçmedi. İmam Yahya, yabancılar tarafından yapılan her türlü teklifi reddetti. O, ordunun ve idarecilerin İngilizler’e teslim olmasıyla, memleket için doğacak büyük mahzurlar ve vahim sonuçlara dikkat çekiyordu. Onlara, teslim olmaları durumunda meydana gelebilecek her türlü sorumluluğu üzerine alarak, durumu vilayet makamı ve ordu kumandanlığı ile tüm yerleşim birimlerine tebliğ etti. O, tek bir neferin bile Yemen’den ayrılmaması taraftarıydı.

    Ayrıca Osmanlı Devleti ile yapmış olduğu antlaşmaya dayanarak, tüm yabancı devletler ve bilhassa İngiltere hükümetine sert protestolar gönderdi. Yemen’in her türlü müdahale ve yabancı saldırılardan korunması için mahalli gelirlerin tümüyle ordu ve mülki memurlara harcanacağı beyan edip, teminat verdi. O, teslim olma konusundaki itirazı için, sarf edilen çabalardan yegane maksadının, Osmanlı ordusunun ve Osmanlı idaresinin eskiden olduğu gibi Yemen’de devam edip, Osmanlı kimliğinden ayrılmama olduğunu söylüyordu .

    Yemen’in bir başka yüzü de, burada görev yapan askeri ve sivil memurlardı. Neredeyse 40 aydır maaş alamayan bu insanlar, büyük bir yokluk ve sefalet içindeydiler. İmam Yahya dahi , son derece sıkıntı içinde olan bu memur ve ailelerine geçinebilecekleri ölçüde para ve hububat yardımında bulunmuştu. Bu durumu defalarca dile getirmiş olan Yemen Valisi Mahmud Nedim Bey, hükümete başvurarak, Yemen'de bulunan komutan ve subaylarla, bunların ailelerinin hak ettikleri maaşların hiç olmazsa bir kısmının ödenmesini talep etti. Üstelik, Yemen'deki tüm idari teşkilat görevlerine fiilen devam ediyordu. Bu gelişme üzerine, 18 Nisan 1922 tarihinde toplanan Meclis-i Vükela, Hariciye Nezaretinin yazısını da gündemine aldı. Yapılan görüşme sonucunda, Osmanlı Hükümeti ile İtilaf devletleri arasında kesinlik ve geçerlik kazanmış bir antlaşma mevcut olmamasına ve hukuken Osmanlı Devleti'nin hiçbir parçasının terk edilmiş ve ayrılmış sayılamayacağına göre, her türlü maddi ve manevi bağlarını korumakta olan Yemen'in, Osmanlı Devleti'nden ayrılmış sayılmasının caiz olamayacağı, bu nedenle Yemen'de bulunup da, Mondros Mütarekesi'nden sonra üstlerinin izniyle orada kalan komutan ve subaylarla, askeri memurların maaşlarının derhal ödenmesi için Harbiye Nezaretinden gelen yazı üzerine, gerekli işlemin derhal başlatılması konusunda Maliye Nezaretine talimat verilmesini karar altına aldı.

    İmam Yahya’nın, bu konudaki tüm gayret ve uğraşıları, Osmanlı kuvvetlerine verilen teminat ve defalarca yaptığı açıklamalar, hiç bir zaman kabul görmemiştir. Dört sene içinde, Osmanlı ordusu ve yerli gönüllüler tarafından elde elde edilen büyük zaferler, âdeta yok sayılarak harp malzemesi ve cephanenin büyük kısmının depolandığı Lühec bölgesi kuvvetleri, tüm mühimmatıyla birlikte İngilizler’e teslim olmuştur. Bu gelişme üzerine, derhal tertibat alan İmam yeni kuvvetler toplayarak, cephe almış ve bunda da başarı sağlamıştır. Durum bu merkez iken,İmamın teslim olma konusundaki tüm uyarılarına rağmen, ordunun bazı komutan, asker ve memurları İngilizler’e teslim olmaya karar vermiştir. İmam Yahya, almış olduğu tedbir ve kararlarla Yemen’in Osmanlı Devleti’nden ayrılmasını kabul etmeyerek, devlete olan samimiyet ve bağlılığını ispat etmiştir.

    Sertoğlu, Mithat; Yemen Macerası,

  2. #2
    Administrator
    ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Havada bulut yok bu ne dumandır
    Mahlede ölü yok bu ne figandır
    Şu Yemen elleri ne yamandır

    Ah o yemendir gülü çimendir
    Giden gelmiyor acep nedendir

    Burası Huş’tur yolu yokuştur
    Giden gelmiyor acep ne iştir

    Kışlanın önünde redif sesi var
    Bakın çantasında acep nesi var
    Bir çift kundurayla bir de fesi var

    Ah o yemendir gülü çimendir
    Giden gelmiyor acep nedendir

    Burası Huş’tur yolu yokuştur
    Giden gelmiyor acep ne iştir


    Bu türküyü ne zaman dinlesem duygulandırır beni 300bin vatan evladı Yemen'de yatar yalnız başlarına..

    Yemen’den çıkan son Osmanlı kafilesinde yer alan Zeki Ehiloğlu, Yemen hatıralarını kaleme alırken bu hazin öyküyü de bütün aşamalarıyla yaşayan birisi olarak defterine şu notları düşer: “Zavallı Yemen şehitleri! Siz bu volkan artığı yalçın topraklarda ılgın ılgın kan döktünüz, can verdiniz. Fakat sizi hatırlatacak hiçbir iz yok. Cezayir’de, Plevne’de, Sivastopol’da savaşanlar gibi sizin için marşlar söylenmedi, adınıza abideler dikilmedi. Çünkü sizi vuranlar kendi vatandaşlarınız sayılıyordu. Hatta o zamanlar bütün dünyaya karşı İslamlığı müdafaa eden sizler, milliyetinizi açığa vuramazken onlar sizden üstün olarak millet-i necibe sıfatını taşıyorlardı. Emin olunuz, sizi unutmayacağız. Kendi eseriniz olan Yemen türküsü ebedi hatıranız olarak söylenecektir.”

Benzer Konular

  1. Osmanlının İlk Kanunu
    By ABYSS in forum Osmanlı Tarihi
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 01-12-2007, 02:38 AM
  2. Hüdâvendigâr Vilayeti...
    By ABYSS in forum Osmanlı Tarihi
    Cevaplar: 2
    Bölüm Listesi: 01-11-2007, 08:25 PM
  3. Osmanlının Sonunu Hazırlayan Jön Türkler...
    By ABYSS in forum Türk Kültürü
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 12-27-2006, 12:01 AM
  4. ARABİSTAN CEPHESİ-yemen
    By xCaLiBrEx in forum Tarih
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 12-08-2006, 12:31 AM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]