Türkiye

"milli marş" ile Kurtuluş Savaşı yıllarında tanıştı. Daha önceleri marşın ne olduğunu bilmediğimiz için uluslararası toplantılarda garip vaziyetlere düşerdik. Meselá

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Almanya’da yapılan bir askeri törende sıra bize gelince subaylarımız marş niyetine hep bir ağızdan tekbir getirmiş ve büyük alkış almışlardı.
BİZ

"milli marş" kavramı ile Kurtuluş Savaşı yıllarında tanıştık. Daha önceleri milli marşın ne olduğunu bilmediğimiz için uluslararası toplantılarda garip vaziyetlere düşer

toplantıya başka milletlerden katılanlar kendi milli marşlarını okurlarken biz bakakalırdık.
Birinci Dünya Savaşı’nın son yıllarında

Brest-Litovsk’daki Alman karargáhında bir koşuşturma vardı. Avusturya İmparatoru Karl’ın doğum günü kutlanacaktı. Her şeyiyle eksiksiz bir tören yapılması gerekiyordu ve Almanlar müttefikimiz oldukları için

koşuşturanlar arasında Türk subayları da vardı. Türk tarafı

kutlamalarda askeri murahhasımızın yaveri olan Teğmen Abdülkadir Bey’i görevlendirmişti.
Sonraki senelerde "Karamürsel" soyadını alacak ve Beşiktaş Kulübü’nün başkanlığını yapacak olan Abdülkadir Bey’e

kutlama hazırlıkları sırasında önemli bir haber gelmişti. Rusya’da esaretten kurtularak Türkiye’ye dönmekte olan 37 kişilik bir Türk subay kafilesi

bir gece konaklamak üzere istasyona inmişlerdi. Kutlamaya

bu subaylar da davet edildi.
Tören başladı ve ziyafet sofrasına geçildi. Yemeğin sonunda ayağa kalkan Alman komutan

sözü esaretten dönen subaylarımıza getirerek Türk askerinin kahramanlığını övdü. Konuşma biter bitmez bütün Almanlar hep bir ağızdan "Deutschland Deutschland über alles" diye başlayan Alman milli marşını okumaya başladılar ve bitirince Türklere dönüp "Şimdi sizi dinlemek istiyoruz" dediler. Bizde milli marş olmadığını hatırlayan Abdülkadir Bey hemen vaziyete el koydu. Askerlere "Ordumuz etti yemin’i okuyabilir miyiz?" diye sordu ama "Unuttuk" cevabını aldı. "Kalkalım ey ehl-i vatan" dedi

hatırlamadıklarını söylediler.
Abdülkadir Bey

bunun üzerine "Arkadaşlar

haydi tekbir getirelim" dedi ve subaylar "Allahu ekber Allahü ekber..." diye başlayıp tekbiri bitirince salonda bir alkış koptu. Almanlar

Tekbir’deki basit melodinin verdiği ruhani hava içerisinde subaylarımızı dakikalarca alkışladılar.